{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/783 Esas<br>KARAR NO: 2024/694<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 26/01/2021<br>NUMARASI: 2020/36 E. - 2021/28 K.<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 04/04/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirkete ait https://...com.tr ve https:/...com.tr/...  web siteleri ile bunlara bağlantılı sekmelerde kullanılan \"...\" ibaresinin, müvekkili adına tescilli bir marka olduğunu, bu markanın tanıtımı için müvekkili şirketçe masraf ve emek verildiğini, davalının anılan markayı izinsiz kullandığını, bu kapsamda davalıya izinsiz kullanımlarının durdurulması talepli olarak ihtarname gönderildiğini ancak davalı şirketin ihtarnameye cevap vermediğini, davalı şirkete adına tescil edilmiş https://...com.tr ve https:/...com.tr/... alan adları ve bağlantılı tüm adreslerin kullanımının durdurulmasını, erişimin ve devrin önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, ... tarafından sürdürülmekte olan haksız kullanımın 6739 Sayılı SMK ya ve özellikle de SMK md. 7/3-d ye aykırılık oluşturulması sebebiyle, tecavüzün durdurulmasına karar verilmesi talep edilmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin blok zincir teknolojisi kullanarak  çalışan dijital para  birimleri  olan coin ve  alt-coinlerin  nakit karşılığı yahut kredi kartı ile alımını ve satımını sağlayan bir teknoloji firması olduğunu, müvekkilinin ticari faaliyetlerini https://...com.tr internet sitesi üzerinden sürdürdüğünü, davacı yana ait markaya ilişkin herhangi bir görsel, yazı, ibare kullanılmadığını, davacının iddia ettiği gibi https:/...com.tr/... şeklinde bir web sayfalarının bulunmadığını, müvekkilinin herhangi bir şekilde fiziksel ve online satış ortamlarında “...\" ibareli herhangi bir logo, marka, yazı, evrak, tabela, ilan vs. kullanmadığını, ayrıca ...com’a ait herhangi bir kaynak kodu da kullanmadığını, “...\" markasını da herhangi bir şekilde sayfasında kullanmadığını, Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde araştırma yapıldığında\"...\" ibareli bir markanın da bulunmadığını, \"...\" olarak bulunduğunu, ... ve ... kelimeleri jenerik/cins isimler olup herhangi bir hususiyet arz etmediğini, davacının keşide etmiş olduğu Beyoğlu ... Noterliği'nin 18 Aralık 2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamenin akabinde, müvekkilinin iyi niyetli olduğunu göstermek adına, davacının markası '...” olsa da ve davacının markasına web sayfasının herhangi bir yerinde yer vermese de, ihtarnameyi aldığı 19.12.2019 tarihinde, https:/...com.tr/... sayfasını https:/...com.tr/...\" haline getirdiğini ayrıca davacının markasını tescil ettiği sınıf ile müvekkilinin tescilli markasının bulunduğu sınıfların farklı olduğunu haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; \"Davalı eyleminin davacının marka hakkına tecavüzün tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, Mahkememizce verilen ihtiyati tedbirin devamına, İhtiyati tedbire itirazın reddine karar kesinleştiğinde kalıcı olarak erişime kapatılması için ESB'ne yazı yazılmasına,\" şeklinde karar verilmiştir. <br>İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının iddia ettiği üzere müvekkilin “https://...com/tr/... veya https://...com/tr/...” şeklinde bir web sayfası bulunmadığını, bu sebeple, bulunmayan bir web sayfasına ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesinin de mümkün olamayacağını, Davacı tarafın keşide etmiş olduğu ihtarnamede “https://...com/tr/...” web sayfasından bahsettiği ve “...” ifadesini müvekkilin internet sitesinden, meta anahtar kelimelerin ve meta betimlemelerin dahil olmak üzere kaldırılmasını, müvekkilin web sayfası kaynak kodundan ...com’a  ait tüm kaynak kodların silinmesini, müvekkile ait fiziksel satış ortamlarında bulunan “...” ibareli tüm yazı/evrak/tabela/ilan ve sairin imha edilmesini ihtar ettiğini, ilk olarak, müvekkilin herhangi bir şekilde fiziksel ve online satış ortamlarında “...” ibareli herhangi bir logo, marka, yazı/evrak/tabela/ilan vs. kullanmadığını, ayrıca ...com’a ait herhangi bir kaynak kodu da kullanmadığının da belirtildiği, \"https://...com/tr/...\" şeklinde bir sayfasının bulunmadığı, keza halihazırda işbu istinafa konu yerel mahkemece dosya kapsamında yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan raporda da, bilirkişice \"12.03.2020 tarihinde, https://...com.tr/... veya https://...com.tr/... alan adları üzerinden gerçekleştirilen incelemede, SAYFA BULUNAMAMIŞTIR. Site içeriğinde davacı yanın ... numaralı \"...\" ibareli markasının kullanımına rastlanılmamıştır.\" denilmekte olduğunu, her ne kadar mahkemece yapılan bilirkişi incelemesi açılan dava yönünden lehe de olsa yerel mahkemece dikkate alınmadığını ve savcılık dosyasında alınan bilirkişi raporu doğrultusunda haksız bir hüküm kurulduğunu belirterek, ve keza 24.11.2020 tarihinde verilen ihtiyati tedbir kararına karşına istinaf yoluna başvurulduğu da belirterek, yerel mahkemece verilen gerekçeli kararın ve 24/11/2020 tarihli ihtiyati tedbir kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İstinafa Cevap: Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalı vekili tarafından sunulmuş olan ihtiyati tedbir kararına itiraz dilekçesine bakıldığında; Davalı bu markayı kullanmadığını ancak bu markayı kullanmasının yasaklanmasının kendisine zarar verdiğini aynı dilekçe içinde ifade etmekte olduğunu, davalının, uzun uzadıya ve tekrarla ... değil ... ifadesini kullandığını açıkça söylemekte olduğunu, davalının ... yerine ... ifadesini kullanarak yani sondaki harfi çıkartarak haksız kullanımdan kurtulduğunu düşünmekte olduğunu, bu taktiğin pek çok taklitçi tarafından denendiği ve sonucun her zaman hüsran olduğunu, herhangi bir kişinin, tescilli markanın benzerini dahi kullanırsa, bu kullanım yüzünden tüketicilerin yanılmaları olasılığı varsa, bu kullanıma karşı itiraz edebilme hakkının bulunduğunu, hele ki tek bir harf çıkartarak bire bir aynı kullanımın “ben markayı kullanmıyorum ki” iddiasıyla yargı mercilerine adeta “yutturulmaya” çalışılması abesle iştigal olduğunu, önce tescilli markamızı bire bir kullanıp, sonra sondaki harfi çıkartmakla tecavüz son bulmuş olmadığını, aksine tüketicinin yanıltılması çabası adeta perçinlemekte olduğunu, bu durumda markaya tecavüzün devam ettiğinin bariz ortada olduğunu ileri sürerek davalı tarafın istinaf taleplerinin gerçeği yansıtmadığını belirterek istinaf taleplerinin reddine, yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava,  marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi ve durdurulması istemine ilişkindir. Davacı vekili, davacı adına tescilli \"...\" ibareli markanın davalıya ait web sitesinde ve bağlı sekmelerinde izinsiz olarak kullanıldığı iddiasıyla marka hakkına tecavüz edildiğini beyanla davalıya ait https://...com.tr ve https:/...com.tr/... alan adları ve bağlantılı tüm adreslerin kullanımının durdurulması, erişimin  durdurulması talep etmiştir. ... numaralı \"...\" ibareli markanın davacı adına 05.01.2018 tarihinden itibaren 35.sınıfta  yer alan  “Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. iş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithaiat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel  görevlendirme (başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi İş takibi) hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri'' hizmetleri bakımından tescil edildiği , ... numaralı, \"...\" ibareli markanın 36. Sınıfta yer alan \"“sigorta hizmetleri, Finansal ve parasal hizmetler. Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri. Gümrük müşavirliği” bakımından davalı adına tescilli olduğu görülmektedir. Dosyada mevcut bilirkişi raporu ile, https://..com.tr alan adının davalı şirket adına 27.03.2018 tarihinde oluşturulduğu, davalı tarafından sunulan hizmetlerin, “Finansal ve parasal hizmetler. Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri.” şeklinde olduğu, davalının alan adı içeriğinde ve websitesi içeriğindeki markasal kullanımlarının \"...” şeklinde olduğu, web sitesi üzerinde inceleme gerçekleştirilen 12.03.2020 tarihi itibariyle davalının \"...’ ibareli markasının kullanımına rastlanılmadığı tespit edilmiştir. Davalı hakkında İstanbul C.Başsavcılığının 2020/14993 sor. nolu dosyası üzerinden yürütülen soruşturma kapsamında davalıya ait internet siteleri üzerinde 16.07.2020 tarihinde  bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, bilirkişi ... tarafından sunulan raporda;  davalıya ait site içerisinde davacının ... ibareli markasının kullanıldığı, google arama motorunda ... ibaresi aratıldığında listelenen sonuçta davalıya ait sitenin ikinci sırada yer aldığı ekran görüntüsü rapora alınmak suretiyle tespit edilmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde müvekkilinin sahip olduğu https://...com/tr web sayfasında, Kapalıçarşı’da bulunan fiziki şubesinden nakit ile coin alımını duyurduğu ayrı bir sayfayı (https://...com/tr/...). nitelemek üzere “...” ibaresini kullandığını beyan etmiştir. Sınai Mülkiyet Kanununun 29. maddesi markaya tecavüz hallerini düzenlemiş olup, markanın sahibinin izni olmaksızın 7. maddede belirtilen şekildeki kullanımlarının markaya tecavüz olduğu belirtilmiş, yapılan bu atıfla, SMK'nun 7/3-d maddesine göre, markayı kullanan kişinin, markanın kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla markanın aynısının veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması marka hakkına tecavüz olarak tanımlanmıştır. Yine Sınai Mülkiyet Kanununun 149. maddesinde marka hakkına tecavüz edilen marka sahibinin fiili tecavüzün olup olmadığının tespitini, muhtemel tecavüzün durdurulmasını, tecavüz fiillerinin durdurulmasını, tecavüzün kaldırılmasını, maddi ve manevi tazminat ile hükmün ilanı talebinde bulunabileceği düzenlenmiştir. Dosya kapsamına göre, davalının kendi internet alan adında davacıya ait markayı anahtar kelime/yönlendirici kod olarak kullandığı ayrıca site içeriğinde ... ibaresini ticari etki yaratacak şekilde markasal olarak kullandığı  tespit edilmiştir. Davalının bu şekildeki kullanımı ile ülkemizde en fazla kullanılan arama motorunda davacıdan hemen sonra ikinci sırada listelendiği, davacının markası arandığında davalının internet sitesine çok kolay bir şekilde ulaşılabildiği, arama motorunda \"...\" sözcüklerini tıklayan ortalama bir internet kullanıcısının, taraflara ait internet siteleri ile karşılaştığında bağlantı kurmasının  yüksek bir ihtimal olduğu, ... ortak sözcüğü nedeniyle markalar arasında karıştırılma ihtimalinin gündeme geleceği, davacıya ait markanın anahtar sözcük olarak kullanılmasının ticaretin dürüstlük içinde yürütülmesine aykırılık teşkil ettiği, kullanımda \"...\" yerine \"...\" şeklinde kullanımın karıştırılma ihtimalini ve  ihlali ortadan  kaldırmaya yeterli olmadığı davalının iştigal alanına göre ... kelimesini kullanması mümkün olmakla birlikte bu kelimenin davacının tescilli markası ile aynı şekilde anahtar  sözcük olarak kullanmasının SMK 7/3-d maddesinde  ifade edilen marka hakkının  ihlal halini oluşturacağı anlaşıldığından mahkemece marka hakkına tecavüzün tespitine, durdurulmasına, önlenmesine,  karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı hukuka ve dosya kapsamına uygun olduğu, ancak tedbir talebine gelince, tespit tarihinde ihlal oluşturan içeriklerin kaldırılmış olduğu, davacı markasının izinsiz kullanımının bulunmadığı gözetildiğinde tedbir talebinde davacı yanın hukuki yararının bulunmadığı, bu nedenle verilen  tedbir kararının hatalı olduğu,  davalı vekilinin tedbire ilişkin istinaf başvurusunun kabulü ile \"ihtiyati tedbirin devamına, İhtiyati tedbire itirazın reddine karar kesinleştiğinde kalıcı olarak erişime kapatılması için ESB'ne yazı yazılmasına\" şeklindeki hükmün kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Davalı vekilinin İstinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, yeniden davanın kabulüne, karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf isteminin kısmen KABULÜ ile, 2-İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 26/01/2021 tarih, 2020/36 E., 2021/28 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, 3-Davalı eyleminin davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, 24.11.2020 tarihinde verilen ihtiyati tedbir kararına yönelik itirazın kabulü ile ihtiyati tedbir kararının  kaldırılmasına, 4-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL karar harcından peşin alınan 54,40 TL'nin mahsubu ile 373,2‬0 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan, yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 4/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine  göre 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 5/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 310,70 TL istinaf yoluna başvurma harcının davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 5/c-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan ayrgılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5/ç-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 04/04/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bc40d915e28b5883","SID":"e39c0fa91f3cc615"}}