{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2021/99 <br>KARAR NO\t\t: 2024/885<br>KARAR TARİHİ\t: 25/04/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 24/12/2019<br>NUMARASI\t\t: 2018/542 Esas 2019/922 Karar<br>DAVA\t\t: İtirazın İptali<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 25/04/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 25/04/2024<br><br>\t      Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkili ile davalı şirket arasında mal alım satımı ile ilgili ticari ilişki bulunduğunu, müvekkilinin davala şirkete mal satması sonucu sattığı mallara karşılık olarak tanzim ettiği faturalardan kaynaklı bakiye alacağının bulunduğunu, davalı tarafın söz konusu borcunu ödememesi üzerine, müvekkilinin davalı taraf aleyhine taraflar arasındaki cari hesap ekstresine dayalı olarak İzmir 21. İcra Müdürlüğünün 2018/14632 Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, takibin her ne kadar 26.984,46 TL üzerinden başlatılsa da, takibin başlatılmasına müteakip borçlu tarafından 8.000,00 TL ödeme yapıldığını, borçlu tarafın haksız bir şekilde borca ve takibe itiraz ettiğini, bakiye alacağının devam ettiğinden borçlu tarafça yapılan bu itirazın haksız ve kötüniyetli olduğunu, bu nedenlerle davalı tarafın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun borca, faiz ve ferilerine itirazının iptali ile takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br><br>CEVAP:  davalı taraf usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiş,  yargılama aşamasında davalı vekili beyanlarında; müvekkili şirket tarafından 23/12/2019 tarihinde davacı şirkete 2.160,86 TL ödendiğini, bu ödemeyle alacağın tamamının ödendiğinden itirazın iptali davasının konusuz kaldığını, alacağın tamamının ödendiği gözetildiğinde itirazın iptali davasının konusuz kaldığını bildirerek karar verilmesine yer olmadığına ve icra inkar tazminat talebinin reddine karar verilmesini savunmuştur.   <br>MAHKEMECE: \"...Dosyaya toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve  tüm dosya kapsamının değerlendirilmesinde; taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğu ve bu kapsamda davacı tarafça davalı adına düzenlenen faturaların toplam bedelinin 51.700,36 TL olduğu, icra takibinin Bursa 20 İcra Müdürlüğünün 2018/13089 sayılı dosyası ile başlatıldığı ve yetki itirazı üzerine tevzi edilen  İzmir 21 İcra Müdürlüğünün 2018/14632 sayılı dosyasındaki takip ve dava tarihi itibariyle davacının alacak bakiyesinin 18.984.46 TL olduğu, Mahkememizdeki davanın İzmir 21 İcra Müdürlüğünün 2018/14632 sayılı dosyasında ki icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptaline yönelik 18.984,46 TL üzerinden açıldığı, icra takibinden sonra davalı tarafça takip konusu borcun ödendiği ancak yapılan ödemelerin TBK 100, BK 84 kapsamında icra müdürlüğünce dikkate alınması gerektiğinden davanın kabulüne ve alacak likit nitelikte olduğundan icra inkar tazminatına ilişkin aşağıdaki karar verilmiştir. '' gerekçesi ile;<br>KARAR:Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davanın kabulüyle davalı tarafın İzmir 21 İcra Müdürlüğünün 2018/14632 Sayılı dosyasında itirazının 18.984,46 TL üzerinden iptaliyle takibin devamına,<br>2.Takipten sonra yapılan ödemelerin İcra Müdürlüğünce nazara alınmasına, <br>3.Alacak likit nitelikte olduğundan %20 icra inkar tazminatının davalı taraftan tahsiliyle davacı tarafa verilmesine\" şeklinde karar verilmiştir. <br>Mahkeme kararına karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı müvekkil şirket arasında mal alımı gerçekleşmesi sebebiyle aralarında bakiye alacağı oluşması neticesinde İzmir 21. İcra Müdürlüğünün 2018/14632 E. Sayılı dosyası davalı tarafından takip başlatıldığını, ancak borçlu müvekkil şirket tarafından yapılan ödemeler nedeniyle asıl alacak miktarının üzerinde başlatılan takibe itiraz ettiklerini, 17.07.2019 tarihli bilirkişi raporuyla, müvekkil şirketin davacı şirkete 51.700,36 TL borcunun bulunduğunu, müvekkil şirket  tarafından 49.539,50 TL'nin ödendiğini ve davacının 2.160,86 TL alacaklı olduğuna kanaat getirildiğini, müvekkil şirket tarafından 23.12.2019 tarihinde, davacı şirkete 2.160,86 TL ödenmiş olup işbu ödemeye ilişkin dekontun yerel mahkemeye sunulduğunu, müvekkil şirket tarafından alacağın tamamının ödendiği gözetildiğinde işbu itirazın iptali davasının konusuz kaldığı açık olup davacı yanın talepleri hakkında karar verilmesine yer olmadığı kararının verilmesi gerektiğini, davacı yan tarafından her ne kadar dava değeri üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği belirtilmişse de, icra inkar tazminatı isteminin kabulünün, niteliği gereği itirazın iptali davası sonucunda davanın tamamen veya kısmen kabulüne karar verilmesi şartına bağlı olduğu gözetilerek icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken İzmir 6.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/12/2019 tarih sayılı ilamı şeklinde karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, itirazın iptali davasının konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmesi gerektiğini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava: itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. <br>Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına;    denetime elverişli ve açık bilirkişi raporuna göre de davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 18.984,46 TL alacaklı olmasına, takipten ve davadan sonra yapılan ödemelerin icra müdürlüğünce infazda dikkate alınacak olmasına,  davacının dava açmakta haklı olmasına, icra borcunun tüm ferileri ile ödendiğinin davalı tarafça ortaya konulamamasına, sadece asıl alacak yönünden ödeme yapılmış olmasına, bu nedenle davanın konusuz kaldığının kabul edilemeyecek olmasına, alacak likit olup icra inkar tazminatına hükmolunmasında bir isabetsizlik bulunmamasına, göre davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.  <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 24/12/2019 tarih ve 2018/542 Esas 2019/922 Karar sayılı kararına karşı davalının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı taraftan alınması gereken 1.296,82 TL istinaf nispi karar harcından başlangıçta alınan 324,20 TL'nin mahsubu ile eksik yatırılan 972,62 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>3-Davalı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına, <br>4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. 25/04/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a721a35987c85e80","SID":"ba21adf3fd96658a"}}