{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>53.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO: 2024/217 <br>KARAR NO: 2024/454<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 29/12/2023<br>NUMARASI: 2023/839 Esas (Derdest) <br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 25/04/2024<br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasında; alacağın muaccel olduğunu ileri sürülerek borçlunun mevcut tüm taşınır ve taşınmaz malları ve 3. kişilerdeki hak ve alacakları ile araçlarının üzerine ihtiyati haciz konulması yönünde karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, ara kararı ile alacağın varlığı ve miktarı ile muacceliyetinin yargılamayı gerektirdiği, dolayısı ile İİK.'nın 257. maddesindeki ihtiyati haciz koşullarının gerçekleşmediği, diğer yandan İİK.'nın 257/2. maddesindeki koşulların varlığına ilişkin herhangi bir kanıt sunulmadığı gerekçesi ile İhtiyati haciz talebinin REDDİNE, karar verilmiş karara karşı, ihtiyati /haciz talep eden davacı vekili istinafa başvurmuştur. İhtiyati haciz talep eden davacı vekili istinaf dilekçesi ile, taraflar arasında davalıya ait otelde  \"... binası ve oda elektrik tadilat\" işinin yapılması konusunda anlaşıldığını, buna göre gerekli işler tamamlandığını ve davalıya ait otelin sezonda hizmet de verdiğini, ancak kararlaştırılan işlerin tamamlanıp teslim edilmesine rağmen davalının, 4.550.181,81TL tutarındaki toplam borcunun  3.179.260,49 TL'lik kısmını ödediğini, bakiye 1.370.921,32 TL'nin ödenmediğini, alacaklarının tahsili için başlatılan takibe de haksız olarak itiraz edildiğini, TTK’nin 21/2. gereği  faturayı alan kişinin, aldığı tarihten itibaren 8 gün içerisinde faturanın içeriğine itiraz etmemişse fatura içeriğini kabul etmiş sayılacağını, buna göre vadesi geçen ve ödenmeyen borcun güvence altına alınması adına ihtiyati haciz kararı verilmesi gerekirken, fatura ve sair evraklara rağmen alacağın yargılamayı gerektirdiği gerekçesi ile talebin reddedilmesinin hatalı olduğunu, esasen, geçici hukuki koruma yöntemi olan ihtiyati haciz talebinin kabulü için daha ağır bir şart aranmasının da, işlemin özüne uygun olmadığını, dava dosyası içerisinde yer alan sözleşme, ihtarnameler, hesap tablosu, ödeme emri gibi tüm evrak karşısında davalı tarafından dosyaya sunulan bilgi ve belgeler dairesinde, müvekkili şirketin alacağının varlığının yaklaşık olarak ispat edildiğini, bu nedenle ihtiyati haciz talebinin kabulü gerektiğini belirterek  istinafa başvurmuştur. Talep, eser sözleşmesi kapsamında faturaya dayalı alacağın tahsili için yapılan takibe itirazın iptali  davasında ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine ilişkindir.İhtiyati haczin şartları İİK 257. Maddesinde \"Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa;\" şeklinde belirtilmiştir. Somut olayda davadaki talebe ilişkin alacağın varlığı, miktarı ve muacceliyeti yargılama ile belirlenecek olup muayyen ve muaccel bir alacağın varlığına ilişkin yaklaşık ispat koşulunun bu aşamada gerçekleştiğinden bahsedilemeyeceğinden, mahkemece bu gerekçelerle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi yerinde olmuştur. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/12/2023 tarih ve 2023/839 Esas sayılı ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince REDDİNE,2-İstinaf harçları peşin alındığından ayrıca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-f bendi gereğince  KESİN olmak üzere 25/04/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c16ba91fdea52beb","SID":"f13231435963cde7"}}