{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/440 <br>KARAR NO: 2024/465<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO: 2019/833 <br>KARAR NO: 2020/434<br>KARAR TARİHİ: 30/09/2020<br>DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 03/04/2024<br>6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün .. E. sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalı tarafından 20.05.2019 tarihli faturaya ilişkin borcun kabul edilerek ödendiğini, 01.06.2019 tarihli fatura bedeline ise itiraz edildiğinden kalan miktar yönünden takibin durduğunu, davacının davalı şirketle yaptığı şifahi anlaşmaya dayanarak \"çöp atma\" ve \"eskavatör paletli kepçe ile lawbet dahil peyzaj altyapısı için toprak aktarması\" hizmeti verdiğini, bu hizmetler neticesinde 20.05.2019 tarihli KDV dâhil 3.363,00-TL bedelli fatura ve 01.06.2019 tarihli KDV dâhil 10.030,00-TL bedelli faturaları düzenlediğini, davalı şirket tarafından bu faturaların kayıtlara işlendiğini fakat fatura bedellerinin ödenmediğini, yapılan icra takibine itirazının iptalini,  ve takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesin talep ve dava etmiş ve harca esas değer olarak 10.030,00 TL olarak belirtilmiştir. <br>CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Takibe konu faturalardan 20.05.2019 tarihli ve 3.363,00-TL bedelli olan faturaya ilişkin hizmetin davalı şirkete sunulmuş olması sebebiyle ödeme yapıldığını, 01.06.2019 tarihli 10.030,00-TL tarihli faturaya konu hizmetin davalı şirkete davacı tarafça sunulmamış olması sebebiyle icra takibine kısmi itiraz sunulduğunu, davacı tarafından peyzaj altyapısı için davalı şirkete hizmet verildiğinden bahisle davaya konu fatura düzenlenmiş ise de, peyzaj işlerine ilişkin davalı şirket ile dava dışı ... firması arasında akdedilen sözleşme ile peyzaj işlerine ilişkin anlaşma sağlandığını, işin tamamlanması üzerine ... firmasına hak ediş karşılığı ödeme yapıldığını, anahtar teslim sistemi ile yüklenici ... firması arasında yapılan sözleşme gereği davalı şirket üzerine düşen sorumluluğu yerine getirdiğini, sözleşmeye konu işin ifasına ilişkin davalı şirketin herhangi bir şahıs veya şirkete borcu bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece ''... tarafların ticari defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi ile davacı tarafça dava konusu faturanın 01/06/2019 tarihinde düzenlendiğinin, davalı tarafça 26/06/2019 tarihinde söz konusu fatura ile ilgili olarak iade fatura düzenlendiğinin tespit edildiği anlaşılmıştır. Davacı taraf davalının faturaya süresinde itiraz etmediğinden ispat yükünün davalı taraf üzerinde olduğunu iddia etmiş ise de, davacı tarafça davaya konu faturanın tebliğine ilişkin belge sunulmadığından davalının faturaya itirazının süresinden sonra olduğunun tespiti mümkün olamamıştır. Kaldı ki, faturaya itiraz edilmemesi sadece fatura içeriğinin cins ve miktar itibariyle kabul edildiği anlamına gelip ürün veya hizmetin teslim edildiğinin ayrıca ispatlanması gerekmekte olup, faturaya konu hizmetin sunulduğunun davacı tarafça ispatlanması gerekmektedir. Davacı tarafça dava konusu faturaya konu hizmetin verildiğine ilişkin her hangi bir belge sunulmadığı, dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli bilirkişi raporu ile de davacının hizmetin sunulduğunu ispata yarar bilgi ve belgenin dava dosyasında var olmadığı yönünde rapor düzenlendiği anlaşılmış, davacı tarafın hizmetin davalıya verildiği iddiasını ispata elverişli deliller vasıtasıyla kanıtlayamaması nedeniyle alacağın varlığı kanıtlanamadığından davalı borçlu tarafça icra takibine yönelik yapılan itirazın haklı olması nedeniyle davacı tarafça açılan itirazın iptali davasının reddine\" dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; davalı tarafça faturaya süresinden sonra itiraz edildiği ve faturanın davalı defterlerine kaydedildiği, sonradan düzenlenen iade faturası dikkate alınarak hüküm tesis edilmesinin usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiği belirtilmiştir<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nin 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;  Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklı fatura alacağının tahsili talepli davalı aleyhine başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası incelendiğinde; davacının 10.030,00 TL+ 3.363,00 TL fatura+140,14 TL diğer faiz+353,66 TL diğer faiz olmak üzere toplam 13.886,80 TL'nin tahsili için takip başlatıldığı, davalının yasal süresinde ödeme emrine itiraz ettiği, davanın yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Ödeme emrinde takibe konu faturanın ''ekskavatör paletli kepçe çalışması, peyzai alt yapısı için toprak aktarma işi, gitti geldi lawbet dahili'' açıklamasıyla düzenlendiği anlaşılmıştır.  Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde, taraflar arasında şifahi anlaşmaya dayanarak davacının davalı tarafa ''çöp atma'', '' eskavatör paletli kepçe ile lawbet dahil peyzaj altyapısı için toprak aktarması'' hizmeti verdiği ve iş bu hizmetler neticesinde 20.05.2019 tarihli KDV dahil 3.363,00 TL bedelli ve 01.06.2019 tarihli KDV dahil 10.030,00 TL bedelli faturaların düzenlendiği belirtilmiştir.Mali müşavir tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda özetle: tarafların ticari defterlerinin lehlerine delil olma vasfına haiz olduğu, davacının takip tarihi itibariyle 13.393,00 TL davalıdan alacaklı olduğu, fakat davacı tarafından düzenlenen 3.363,00 TL fatura tutarının davalı tarafından 21.08.2019 tarihinde icra müdürlüğüne ödendiği ve 30010 numaralı 10.030,00 TL bedelle faturayı itiraz ederek iade faturasının düzenlediği, davalının icra takip dosyasında 7 günlük yasal süre içerisinde itiraz ettiği görüşünde bulunulmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine dair karar verilmiş olup, davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Sunulan istinaf sebeplerinin incelenmesi: 6102 sayılı TTK'nin 21/2 maddesinde \"Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.\" hükmü yer almaktadır. Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 08/02/2016 tarihli 2015/4521 E. 2016/549 K. sayılı ilamı; \"...Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27/062003 tarih ve 2001/1 E., 2003/1 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere; Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. (Faturalar ve dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nin m. 21/2.) Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır... Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nin 222. (6762 sayılı TTK'nin 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir..\" şeklindedir. Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 10/02/2016 tarihli 2015/4576 E. 2016/621 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 08/02/2016 tarihli 2015/5485 E. 2016/550 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 09/12/2015 tarihli 2015/2467 E. 2015/7975 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 11/01/2016 tarihli 2015/4473 E. 2016/19 K. sayılı ilamları da aynı mahiyette olup, uyuşmazlıkta dava konusu fatura davalı tarafında iade edildiği belirtilmiş ise de; öncelikle uyuşmazlığa konu 10.030,00 TL tutarlı faturayı süresinde itiraz edip etmediğini tespiti gerekmektedir. Nitekim sunulan istinaf yolu başvuru dilekçesinde davalı şirket tarafından 01.06.2019 tarih ve 10.030,00 TL bedelli faturanın 01.06.2019 tarihinde ticari defterlerini işlediği, yasal süre içerisinde itiraz edilmediği ileri sürülmüştür. Hükme esas alan 20.04.2020 tarihli bilirkişi raporunun 5. sayfasında 6.2. maddesinde davalı şirket yasal defter kayıtlarına göre 2019 yılında davacı ile yapılan işlemlerin TL olarak liste halinde gösterilmiştir. İş bu listenin incelenmesinde, 01.06.2019 kayıt tarihi ile takibe konu edilen 30110 numaralı faturanın kaydedildiği ve iş bu faturaya ilişkin olarak 26.06.2019 kayıt tarihi ile iade faturasının düzenlendiği belirtilmiştir. Bu haliyle; uyuşmazlıkta dava konusu fatura davalı tarafın ticari defterlerinde de kayıtlı olduğu ve süresinden sonra iade edildiğinden hizmetin verilmediği iddiasını ispatla yükümlü olan tarafın davalı olduğu anlaşılmaktadır. Somut davada, davalı ile dava dışı ... Ltd. Şti. arasında düzenlenen sözleşme ile her ne kadar Avcılar İlçesi ... Mahallesi ... ve ... numaralı parsellerdeki konut inşaatındaki peyzaj işlerinin yapılması konusunda 12.10.2018 tarihli sözleşme uyarıca anlaşmaya varıldığı ve hizmetin anahtar teslimi ile yapıldığı belirtilmiş ise de; bu sözleşmenin varlığı davacı tarafça faturaya konu hizmetin verilmediği iddiasını ispatlamaya yeterli olmadığından yani takibe konu faturaya dayanak hizmetin verilmediğinin davalı tarafça ispatlanamadığı anlaşıldığından davanın kabulüne dair karar verilmesi gerekmektedir. HMK'nin 353/(1)-b-2 maddesinde, \"Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında ...\" duruşma yapılmadan karar verileceği hükmü düzenlenmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile, 6100 Sayılı HMK'nin 353/(1)-b-2. maddesi uyarınca, kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin, 2019/833 Esas, 2020/434 Karar sayılı ve 30/09/2020 tarihli kararının HMK'nin 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Davanın KABULÜNE, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası davalı tarafın 10.030,00 TL asıl alacağa yaptığı itirazın İptaline, Takibin bu miktar üzerinden takip şartları doğrultusunda aynen devamına,10.030,00 TL alacağın %20'si oranında İcra İnkar Tazminat bedelinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 3-İlk derece mahkemesi yönünden: a-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 685,14 TL nispi karar ve ilam harcından alınması gereken 171,29 TL peşin harcın mahsubu ile kalan 513,85 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye İrad Kaydına,b-Davacı tarafından sarf edilen 222,09 TL harçlar, 700,00 TL bilirkişi masrafı ve 60,20 TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplamda 982,29‬ TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, c-Davalının yapmış olduğu yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,ç-Yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran taraflara iadesine,d-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan ...Ü.T uyarınca hesaplanan 10.030,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 4-İstinaf aşaması yönünden;a-Davacının yatırdığı162,10 TL başvuru harcının Hazineye gelir kaydına,b-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, davacı tarafından yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,3‬0 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye GELİR KAYDINA,c-Davacı tarafça sarf edilen 221,4‬0 TL harç ve 40,00 TL posta masrafları olmak üzere toplam 261,4‬0TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,ç-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,d-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 03.04.2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8dec0c834ae11fbf","SID":"e2fd7de1d9183f18"}}