{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2024/475 <br>KARAR NO\t\t: 2024/864<br>KARAR TARİHİ\t: 18/04/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN ARA KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: MUĞLA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 24/10/2023<br>NUMARASI\t\t: 2023/1039 Esas  <br>DAVA\t\t: Menfi Tespit<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 18/04/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 18/04/2024<br><br>\t    Taraflar arasında görülen tedbir talebinin reddine dair ara kararına karşı yasal süresi içerisinde ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya, Dairemize gönderilmiş olmakla HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.\t<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:              <br>DAVA: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, ... ili ... İlçesi içerisinde \"...\" isimli işyerinde kasap işi yaptığını, Yapmış olduğu iş gereği davalı şirket 425.000 TL bedel karşılığı malzeme satın almak maksadıyla 31.10.2023  ödeme tarihli 0783497 seri numaralı çek teslim ettiğini, bahsi konu çek karşılığı malzeme (temizlik, dükkan malzemesi vb.)  almak için anlaşıldığını,  ancak; karşı tarafa herhangi bir şekilde ulaşılamadığını, müvekkiline de herhangi bir mal teslim edilmediğini, davalı tarafa ulaşılamayınca Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğunu ve akabinde Fethiye 5. Noterliği 11370 Yevmiye Numaralı 20.10.2023 tarihinde çekin iadesi hususunda ihtarname gönderildiğini, taraflar arasında ki anlaşma gereği, davalı taraf herhangi bir şekilde mal tesliminde bulunmadığını, ödeme tarihinin yakın olması, sonrasında telafisi imkansız zararlar meydana gelebileceğini, ... Bankası Fethiye Şubesine ait 31.10.2023  ödeme tarihli 0783497 425.000,00 TL bedelli çek ile ilgili ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve  borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.   <br>MAHKEMECE: \"...Dava,  menfi tespit istemine ilişkindir.<br>Taraflar arasındaki uyuşmazlık, avans çeki olarak verildiği iddia edilen çekin karşılığı malların teslim edilmemesi nedeniyle bedelsiz kaldığı iddia edilen çekler nedeniyle açılan menfî tespit davasında, çekin bankaya ibrazı halinde ödenmemesi ve açılması muhtemel icra takiplerinin durdurulması yönünde ihtiyatî tedbir kararı verilip verilmeyeceği noktasında toplanmaktadır. <br> 6100 sayılı HMK m. 389 vd. hükümlerinde geçici hukukî himayenin bir türü olan ihtiyatî tedbirlere ilişkin düzenleme genel nitelikte olup; 2004 sayılı İİK m. 72 hükmünde menfî tespit davaları hakkındaki tedbirlerin özel olarak düzenlenmiş olması, bu davada, 6100 sayılı HMK m. 389 vd. hükümlerinin uygulanmasına engel teşkil etmeyecektir. <br>Geçiçi hukuki koruma yargılamasını, asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri, ispat ölçüsüdür. Kanunda açıkça öngörülmemişse ya da işin niteliği gerekli kılmıyorsa, bir davada yaklaşık ispat değil, tam ispat aranır. Çünkü hâkim, mevcut ispat ve delil kuralları çerçevesinde, tarafların iddia ettiği bir vakıa konusunda tam bir kanaate varmadan o vakıayı doğru kabul edemez. Oysa, 6100 sayılı HMK m. 390(3) hükmünde, ihtiyati tedbire karar verebilmek için yaklaşık ispat gerekli ve yeterli görülmüştür. Madde gerekçesinde ise, HMK m. 390(3) hükmündeki düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. <br>Ancak, yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. <br>  Bilindiği gibi, kural olarak çek bir ödeme aracı olup, mevcut bir borcun tasfiyesi amacıyla verilmektedir. Çekin ödeme dışında başka bir amaçla (örneğin avans olarak) verildiğini iddiasının davacı tarafça (HMK’nın 200. maddesi gözetilerek) ispatlanması gerekmektedir.<br><br>Yukarıda anılan ilke ve esaslar çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafın dava dilekçesinde dava konusu çeklerin sipariş ettiği mallar nedeniyle davalıya verildiğinin beyan edildiği, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı, 6098 sayılı TBK m. 207/2 hükmü uyarınca satış sözleşmelerinde sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir âdet bulunmadıkça, satıcı ve alıcının borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlü oldukları, bu çerçevede çekin ödeme vasıtası olması nedeniyle avans olarak verildiğinin davacı tarafça 6100 sayılı HMK m. 200 hükmündeki ispat kuralları uyarınca ispat edilmesi gerektiği, bu itibarla dosya mevcuduna yansıyan delillere göre yaklaşık ispat olgusunun somut olayda gerçekleşmediği 6100 sayılı HMK'nın 389. maddesine göre ihtiyati tedbirin şartları; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması ya da tamamen imkansız hale gelmesi veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğmasından endişe edilmesi olarak açıklanmıştır. Ayrıca tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verileceği belirtilmiştir. Yine aynı Yasa'nın 390/3. maddesinde haklılığın yaklaşık olarak ispat edilmesi zorunluluğu koşulu ve uyuşmazlık konusu olması aranmıştır.<br>Tedbirler, geçici hukuki koruma niteliğinde olup esasın varlığına karine oluşturmazlar. Bu nedenle mevcut durumda bir değişiklik olduğu takdirde hakim edindiği kanaate göre kararı da değiştirebilir. Kural olarak bir davada tarafların ileri sürdüğü iddia ve savunmaların ispatı için tahkikat yapılması ve delillerin toplanması gerekir. Hakim tüm delilleri inceleyip değerlendirdikten ve tam bir karara ulaştıktan sonra nihai kararını verir. Bu husus asıl davanın kabulü için geçerli olup, bu nedenle tam ispat aranır. İhtiyati tedbirlerde ise tam değil yaklaşık ispatın yeterli olacağı HMK'nın 390/3 maddesinde düzenlenmiştir. Değişik ifade ile ihtiyati tedbire karar verebilmek için iddia olunan vakıanın subutu yönünde gerçeğe yakın bir ispatın başarılması yeterlidir.<br>Buna göre; somut olayda davacı tarafça, davalıya karşı borçlu olmadığının tespiti amacıyla iş bu dava açılmış ve  ... Bankası Fethiye Şubesine ait 31.10.2023  ödeme tarihli 0783497 425.000,00 TL bedelli çek üzerine alacaklılara ödenmemesi yönünde tedbir konulması  talep edilmiş ise de;  tedbirin  yalnızca dava konusu uyuşmazlık hakkında verilebileceği, dava konusu çeklerin ödeme vasıtası olması nedeniyle davacı tarafından çeklerin avans çeki olarak verildiği yönünde dosyamızda yaklaşık ispat bulunmadığından, uyuşmazlığı nihayete erdirecek şekilde tedbir kararı verilemeyeceğinden; davacı vekilinin tedbir talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. '' gerekçesi ile; <br>KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1- 6100 sayılı HMK'nın 389/1 ve 390/3 maddesi gereğince davacı vekilinin TEDBİR TALEBİNİN REDDİNE, \" şeklinde karar verilmiştir. <br>Mahkeme kararına karşı, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:<br> İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi'nin davalı şirkete karşı 0783497 numaralı çeke dayalı menfi tespit davası açıldığını ve çek üzerine ihtiyati tedbir konulmasının talep edildiğini, mahkemece, tedbirin yalnızca dava konusu uyuşmazlık hakkında verilebileceğini, dava konusu çeklerin ödeme vasıtası olması nedeniyle davacı tarafından çeklerin avans çeki olarak verildiği yönünde yaklaşık ispat bulunmadığı gerekçesiyle tedbir taleplerinin reddedildiğini, İcra İflas Kanunu madde 72 icra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkemenin, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebileceği hükmünün düzenlendiğini,  verilecek tedbir kararının icra takibine girişilmesine engel olmayacağını, fakat, tedbir kararı verilmemesi halinde müvekkilinin hak kaybına uğrayacağını, mahkemece verilen red kararı nedeniyle müvekkilinin ciddi boyutta maddi zarara uğrayacağını belirterek, yerel mahkemenin 24/10/2023 tarihli ara kararının kaldırılması gerektiğini  istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.  <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava: menfi tespit, talep; ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.<br>HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. <br>İhtiyati tedbir isteyen davacı taraf; davalıyla aralarında satım sözleşmesi olduğunu , dava konusu çeki davalıya verdiğini, ancak kendisine mal teslimi yapılmadığını çek için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. <br>Mahkemece talebin reddine karar verilmiştir.<br>İhtiyati tedbir şartları değerlendirildiğinde; geçici hukuki koruma tedbirlerinden olan ihtiyati tedbir, geçici bir hukuki koruma tedbiridir.(HMK m. 406)<br>Geçici hukuki koruma tedbirlerinin amacı, yargı organları önünde hak arayan kişilerin nihai olarak elde etmeyi umdukları haklarına erişimi kolaylaştırmaktır. Bu amacın gerçekleşmesi için, elde edilmesi umulan hakların ya da onların konularının ortadan kalkması, yok olması, değiştirilmesi gibi olasılıkların bertaraf edilmesi gerekir. Elde edilmesi umulan hakka kavuşulmasını kolaylaştırıcı tedbirler hak arama özgürlüğünü, adil yargılama hakkını ve hukuk devleti ilkesini de yakından ilgilendirir.(TC Anayasası m.36, HMK m.33) ihtiyati tedbir istekleri değerlendirilirken geçici hukuki koruma tedbirlerinin açıklanan bu amacının gözden uzak tutulmaması gerekir.<br>6100 sayılı HMK'nun 389/1. Maddesinde; \" mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.\" şeklinde, <br> HMK'nın 390/3. maddesinde; \"tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.  \" şeklinde düzenleme bulunmaktadır. <br>İhtiyati tedbir isteminin dayanağı, mal teslimi olmadığından çekin bedelsiz kaldığı iddiası olup,  tedbir talep edenin davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmesi gerektiği, çek bir ödeme aracı olduğundan çekin avans çeki olduğunun somut delillerle  ortaya konulması gerektiği,  davacının,  çekin sözleşme kapsamında verildiği hususunda yaklaşık ispat koşulunu sağlayacak bir delil sunmadığı,  bu durumda çekin avans olarak verildiğinin   ve bedelsiz kaldığının ancak yargılama sonucu anlaşılabileceği, davada taraf olmayan üçüncü kişilerin haklarını ihlal edici nitelikte tedbir kararı da verilemeyeceğinden ihtiyati tedbir isteminin  reddedilmiş olması isabetli görülmüştür.<br>Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle uyuşmazlığın yargılama gerektirmesine, ihtiyati tedbir koşullarının oluşmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu ara kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.  <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/10/2023 tarih ve 2023/1039 Esas sayılı ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin olarak verilen ARA KARAR, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf başvurusu sırasında alınması gereken 427,60 TL maktu karar harcından peşin olarak alınan 269,85 TL harcın tenzili ile bakiye 157,75 TL harcın ihtiyati tedbir talep eden davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,  \t<br>3-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan ihtiyati tedbir talep eden davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından istinaf kanun yoluna başvuran ihtiyati tedbir talep eden davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,  \t<br>5-Kararın tebliği ve gider avansı iadesine ilişkin işlemlerin yerel mahkemece yerine getirilmesine, <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/(1)-f maddesi gereğince kesin olmak üzere 18/04/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"89b19d3ab5030a5d","SID":"c8f44b0762272572"}}