{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T. C.<br>K A Y S E R İ <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/948<br>KARAR NO: 2024/704<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 08/03/2023<br>NUMARASI: 2021/958 Esas, 2023/134 Karar<br>DAVA: Trafik Kazasından Kaynaklanan Maddi Tazminat<br>DAVA TARİHİ: 27.12.2021<br>İSTİNAF KARARININ<br>VERİLDİĞİ TARİH: 29.04.2024<br>YAZILDIĞI TARİH: 29.04.2024<br>Yukarıda ayrıntılı bilgileri yazılı Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/958 Esas, 2023/134 Karar sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere Dairemize tevzi edilmiş olmakla dosya incelendi.<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Tarafların İddia ve Savunmalarının Özeti: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Müvekkili adına kayıtlı ... plakalı aracın ...tarihinde İncesu-Kayseri yolunda Nevşehir istikametinde seyir halinde iken  davalı şirket adına kayıtlı ... plakalı aracın çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazaya ilişkin bölge jandarma trafik ekipleri tarafında tespit yapılarak tutanak tanzim edildiğini, müvekkilinin aracının ... Şirketi nezdinde kasko sigortasının bulunduğunu, oluşan hasarın eksper tarafından 59.614,85-TL hesaplandığını ve sigorta şirketi tarafından karşılandığını, sigorta şirketinin rücu başvurusu sonrası karşı tarafın kusur oranının %75 olarak belirlendiğini, kusur oranının belli olmasından sonra müvekkili tarafından davalı tarafın trafik sigortası şirketi olan ... A.Ş.'ye başvuru yaptıklarını ve başvuru sonucu 17/11/2021 tarihinde ... numaralı hasar dosyasından  6.722,00-TL değer kaybı ödemesi yapıldığını ancak yapılan ödemenin gerçek değer kaybının çok altında olduğunu, müvekkilinin aracında daha önce tramer kaydı olmadığını, 2020 model kusursuz bir araç olduğunu, sigorta şirketinin eksik ödeme yaptığını, ayrıca kaza sonucu araçta oluşan ağır hasar sebebiyle aracın tamirinin uzun sürdüğünü, 13/07/2021 tarihinde ... servisine çekilen aracın 04/08/2021 tarihinde müvekkiline teslim edildiğini, tamir süresince müvekkilinin kasko poliçesinin ikame araç hizmetinden yararlandığını ve bunun 28/07/2021 ile 04/08/2021 tarihleri arasında olduğunu, kalan tamir süresince müvekkilinin araçsız kaldığını yapılan ara buluculuk görüşmelerinden sonuç alamadıklarından bahisle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkili adına kayıtlı ... plakalı araçta oluşan değer kaybı olarak şimdilik 100,00-TL, tamir süresi boyunca araçsız kalan müvekkilin araç mahrumiyet bedeli olarak şimdilik 100,00-TL olmak üzere toplam 200,00-TL'nin haksız fiil tarihi olan 12/07/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tazminine, yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.<br>Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; Müvekkiline atfedildiği iddia edilen %75 kusurun haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafın emniyet şeridinde seyretmesi ve arkadan çarpması neticesinde kazanın meydana geldiğini, davacının şöförünün %100 kusurlu olduğunu, ayrıca kaza esnasında son derece hızlı olduğunu, ... şirketinden değer kaybı bedelini tazmin etmiş olmasına rağmen açılan bu davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, olay yerinde keşif yapılması halinde davacının kazanın oluşumunda asli kusurlu olduğunun ortaya çıkacağını, araç mahrumiyet bedeli için beyan edilen süre hususunda müvekkiline atfedilebilecek bir kusurun söz konusu olamayacağından bahisle davacının haksız ve hukuka aykırı davasının reddine, davanın ... şirketine ihbarına, yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; Davacının davasının kabulü ile, değer kaybı alacağı olarak 19.528,00-TL'nin kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, araç mahrumiyet bedeli olarak 3.412,50-TL'nin kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği görülmüştür.<br>Taraflarca İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davalı vekili, süresi içinde verdiği istinaf dilekçesinde özetle; Davacı tarafça hatalı sollama yapılmasına rağmen, davacının KTK 54/1-a maddesini ihlal ettiği değerlendirilmeden kurulan yerel mahkeme hükmünün hukuka aykırı olduğunu, öncelikle davacı davalıyı emniyet şeridinden ve sağından geçmeye çalışmış bunun yanında kaza davalı aracı sağa dönmek üzere sinyal verdiği esnada gerçekleştiğini, bu nedenle davacının kazanın oluşumunda asli kusuklu olduğu çık alup; mahkemece kurulan hükmün olayın oluşuna ve hakkaniyete aykırı olduğunu, tüm tanıklar davacının emniyet şeridinden seyrettiğini beyan etmesine rağmen; yerel mahkemece hükümde bu hususa değinilmeden ve deliller değerlendirilmeden eksik inceleme ile kurulan hükmün haksız ve hukuka aykırı olduğunu, kaza fotoğraflarında davacının lastik izlerinin emniyet şeridinde olduğunun açıkça görüldüğünü, ambulansın dahi kullandığı 2 metre genişliğinde emniyet şeridine davacının aracının sığamayacağından; yalnız şeridinde seyretmediği yönündeki bilirkişi raporunun hükme esas alınarak kurulan yerel mahkeme kararının haksız ve yersiz olduğunu, tüm tanıkların davacının emniyet şeridinden seyrettiğini beyan etmesine rağmen; rapor ile adeta davacı lehine sonuç çıkarmak için sağ şerit geniş olduğundan iki şeritin ortasında seyrettiği yönünde oluşan kani ve yapılan hesaplamaların haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacı lehine hükmedilen değer kaybı ve araç mahrumiyet bedelinin fahiş olup kabul edilemez nitelikte olduğunu belirterek; davacı tarafça mahkeme ilamı Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün... sayılı dosyası ile icraya konulduğundan icra müdürlüğünden mehil alabilmek için taraflarına iş bu kararı tehiri icralı istinaf ettiğine dair şerh verilmesini, davacının gerek emaniyet şeridinde seyretmesi, gerekse bu şeritten hatalı sollama yapıp KTK 54/1-A  maddesini ihlal etmiş olması ve asli kusurla olmasına rağmen davacının bu kusurları değerlendirilmeden kurulan yerel mabhkeme kararının hukuka aykırı olduğundan, fahiş değer kaybı, ikame araç bedeli ve davalı aleyhine hükmedilen kusur oranı haksız,yersiz ve olayın oluşuna aykırı olduğundan, davacı lehine hükmedilen yargılama gideri ve avukatlık ücretinin kanuna aykırı olması ve diğer tüm yukarıda iddia ettiği ve mahkemenin resen göz önünde bulunduracağı hususlar dikkate alınarak, kararın bazulmasını ve kaldırılmasını; davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe: Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin değerlendirilerek incelemeye alınabilmesi için Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesinde sayılan ön inceleme koşullarının gerçekleşmiş olması zorunludur. Bu maddede sayılan koşullardan birinin mevcut olmaması halinde istinaf başvurusunun usulden reddedilmesi gerekir. Bu şartlar kamu düzeninden olup yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınmaktadır. İstinaf talebine konu eldeki dosya kapsamı incelendiğinde, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesinde sayılan ön inceleme koşullarında herhangi bir eksiklik bulunmadığı, davalı vekilinin istinaf başvurusunun ön inceleme bakımından kabul edilebilir olduğu ve inceleme aşamasına geçilmesi gerektiği tespit edilmiştir.<br>6100 sayılı HMK'nın 355. maddesinde, Bölge Adliye Mahkemesinin, incelemesini kamu düzenine ilişkin hususlar hariç olmak üzere istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplere bağlı olarak yapması gerektiği hususu düzenlenmiştir. HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince davalı vekilinin istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar ile bağlı kalınarak ilk derece mahkemesine ait dava dosyası esas bakımından incelendiğinde;<br>İstinaf incelemesine konu dava, trafik kazasından kaynaklanan değer kaybı ve ikame araç bedeli nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda: Davacının davasının kabulü ile değer kaybı alacağı olarak 19.528,00-TL, araç mahrumiyet bedeli olarak 3.412,50-TL'nin kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine dair karar verilmiştir. Bu karara karşı sadece davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>Değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır. İlk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda da bu yöntemle değer kaybının doğru şekilde belirlendiği anlaşılmıştır. Dolayısıyla davalı vekilinin, değer kaybı zararının hatalı hesaplandığı yönündeki istinaf itirazları yerinde bulunmamıştır.<br>Mahkemece, davaya konu kaza sebebiyle araçtaki hasarın giderilmesi için gereken onarım süresi içinde emsal nitelikteki bir aracın araç mahrumiyeti bedeli tespit edilerek kusur oranına göre tazminata hükmedilmiştir. Trafik kazalarında araç mahrumiyeti nedeniyle zarar belirlenirken aracın hasar durumuna göre onarımı için gereken makul sürenin belirlenmesi ve belirlenen bu süre üzerinden zarar hesabının yapılması gerekir. Bu hesaplama ise çözümü hukuk dışında özel ve teknik bilgiyi gerektiren bir husus olup mahkemece bilirkişi görüşüne başvurulmalıdır. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda davacının aracının onarımı için gereken makul süre 13 gün olarak belirlenmiştir. Aracın geç onarıma verilmesi, servis yoğunluğu, parça temininde gecikme nedeniyle onarımda geçen süre, aracın kiralayana geç teslim edilmesi vb. hususlar davalıya yüklenemez. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin E:2020/1587, K:2020/4597 sayılı kararında da aynı yönde kabul ve açıklamalara yer verilmiştir.) İlk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda da bu yöntemle ikame araç bedelinin doğru şekilde belirlendiği anlaşılmıştır. Dolayısıyla davalı vekilinin, ikame araç bedelinin hatalı hesaplandığı yönündeki istinaf itirazları yerinde bulunmamıştır.<br>İlk derece mahkemesince temin edilen 01/08/2022 tarihli bilirkişi kök raporu ve 24/10/2022 tarihli ek rapordaki tespit ve açıklamalar, kolluk görevlilerince hazırlanan kaza tespit tutanağındaki bilgiler, tanık beyanları ile dosya kapsamındaki diğer deliller bir bütün olarak dikkate alındığında; ilk derece mahkemesince, dava konusu trafik kazasında davalı tarafın %75 oranında kusurlu, davacı tarafın ise %25 oranında kusurlu kabul edilmesinin dosya kapsamı ve olayın gelişim şekliyle uyumlu ve doğru olduğu kanaatine ulaşılarak davalı vekilinin kusur oranı bakımından yaptığı istinaf itirazlarının yerinde olmadığı ve reddedilmesi gerektiği anlaşılmıştır.<br>6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesinde belirtilen koşulların varlığı halinde, incelenen ilk derece mahkemesine ait dava dosyasındaki kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılması durumunda istinaf incelemesi sırasında istinaf talebinin esastan reddine karar verileceği düzenlenmiştir. Bu durum istinaf incelemesi sırasında duruşma yapılmadan karar verilebilecek haller kapsamında yer almaktadır. <br>Hal böyle olunca yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; istinaf başvurusunda bulunanın sıfatı ve istinaf nedenleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme üzerine; ilk derece mahkemesince taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde esas ve usul bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı ve davalı vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin karar verilmesi gerektiği anlaşılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M : (Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere)<br>1-) Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-) Alınması gereken 1.567,06 TL istinaf karar ve ilam harcından istinaf başvurusu sırasında peşin alınan 391,77 TL'nin mahsubu ile bakiye 1.175,29‬ TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvuru harcının da Hazineye gelir kaydına,<br>3-) İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından AAÜT md. 2/2 uyarınca vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>4-) Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,<br>5-) Davalı tarafından istinaf yargılaması bakımından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının, HMK'nun 333. maddesi, Yönetmeliğin 207/1. maddesi ve HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesi hükümlerine göre yatırana İADESİNE, <br>6-) Kararın kesin olması nedeniyle taraflara tebliği ve gider avansı iadesi işlemlerinin 6100 sayılı HMK md. 302/5 ve 359/3 uyarınca ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair; tarafların yokluğunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 353/1-b-1 uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1 - a maddesi uyarınca uyuşmazlık miktarı itibariyle Yargıtay'da temyiz yolu kapalı (kesin) olmak üzere oybirliği ile karar verildi.29/04/2024 <br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"caf6375fa90fb684","SID":"eea73ff4768aff94"}}