{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/528 <br>KARAR NO: 2024/455<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 10/09/2019<br>NUMARASI: 2017/949 E. -  2019/802 K. <br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali<br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin nakliye işi ile iştigal ettiğini, müvekkili ile davalı arasında Beypazarı ilçesi ile Kocaeli Derince limanı arasında nakliye hizmetine ilişkin  anlaşma bulunduğunu, bu çerçevede 2017 yılı içerisinde  sunulan taşıma irsaliyelerinde görüleceği üzere 233 defa  taşımacılık faaliyeti gerçekleştirildiğini,  müvekkilinin bu nakliye hizmetlerinden kaynaklı üzerine düşen tüm edimleri tam ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini, bunun  taşıma irsaliyeleri ile de sabit olduğunu, ancak davalının buna rağmen üzerine düşen edimi yerine getirmeyerek hizmet karşılığı ödenmesi gereken bedeli müvekkiline  ödemediğini, davacının bu taşıma irsaliyelerinden kaynaklı alacağı için davalıya toplamda 209.699,49 TL bedeli ödemesi için Sakarya ... Noterliği aracılığıyla 02.08.2017 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarname gönderdiğini, ancak davalının bu ihtarname ve eki faturalara Kadıköy ... Noterliğinin 08.08.2017 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile cevap vererek itiraz ettiğini, bu hususta herhangi bir ödeme de gerçekleştirmediğini, bunun üzerine davalı aleyhine 11.08.2017 tarihinde İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile  icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek,  itirazın iptali ile %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; davacının davasında ve dava dilekçesindeki iddia ve beyanlarının haksız, yersiz ve gerçek dışı olduğunu, davacının müvekkili ile bir ticari ilişkisinin anlaşılmasının bulunmadığını, müvekkilinden herhangi bir alacağı bulunmadığını, davacının haksız ve kötü niyetle, söz konusu faturaları müvekkiline kestiğini, tahsil edilen söz konusu nakliye bedellerini mükerrer şekilde müvekkilinden tekrar tahsil etmeye çalıştığını, takip ve işbu itirazın iptali davasının haksız ve yersiz olduğunu ve reddi gerektiğini, müvekkilinin, müşterisi ... AŞ'ye 2009 yılından bu yana aralarındaki sözleşmeye istinaden Beypazarı'nda bulunan üretim tesislerinden Derince Limanı arasında nakliye ve dağıtım hizmetleri verdiğini, bu nakliye hizmetleri için müvekkilinin bazı taşeron firmalar ile anlaşarak onların araç ve sürücü tedarik etmeleri için anlaşmalar yaptıklarını, müvekkilinin bu kapsamda taşeron ... Dış Ticaret AŞ ile 25.01.2016 tarihli dağıtım hizmetleri tedarik sözleşmesi imzaladığını, taşeron ... Dış Ticaret AŞ'nin Beypazarı-Derince Limanı arasında gerçekleşen dağıtım hizmetleri için müvekkiline hizmet verdiğini, müvekkiline ait taşıma irsaliyelerinin ... firmasına her bir nakliyede düzenlenmek üzere teslim edildiğini, taşeron ... Dış Ticaret AŞ'nin haftalık bazda gerçekleşen dağıtım hizmetleri için müvekkilinin operasyon görevlileri ile elektronik posta üzerinden yazışmalar yapıldığını, taşıma irsaliyelerinde mutabık kalındığını, sonrasında taşımalar için ... firmasının fatura kesmesine onay verildiğini, akabinde ... firmasının kestiği faturaların kayıtlara alındığını, ... firmasının müvekkiline verdiği nakliye hizmetleri için düzenlediği faturalara karşılık ödemelerinin yapıldığını, taşeron ... firmasının işin yoğunluğuna göre, bazen alt tedarikçi nakliyeci firmalar ile çalıştığını, onun  alt tedarikçileri ile olan ticari ilişkilerinin müvekkilini ilgilendirmediğini, tüm borç ve sorumluluğun ... firmasına ait olduğunu, müvekkilinin davacı ... İşletmeciliği firması ile hiçbir ticari ilişkisi veya anlaşmasının olmadığını, davacının müvekkili ile Beypazarı-Derince Limanı arasında nakliye hizmetine ilişkin anlaşma yaptıkları yolundaki beyanının gerçek dışı ve mesnetsiz olduğunu, davacının müvekkili ile yaptığını iddia ettiği anlaşmayı mahkemeye ispat etmesi gerektiğini, müvekkilinin davacının dava dosyasına sunduğu 223 adet irsaliyeleri ve bunun dışında diğer taşıma irsaliyelerini kendisine dağıtım hizmeti veren taşeron ... firmasına teslim ettiğini, taşıma irsaliyelerinin ... firmasına teslim edildiğinin tutanakla sabit olduğunu, davacının müvekkili ile arasında nakliye hizmeti vermesine ilişkin bir anlaşması olmadığını, davacının müvekkili ile ticari ilişkisinin dayanağı olarak gösterdiği 223 adet irsaliyeyi müvekkilinden teslim aldığına dair hiçbir belge ve tutanağın dosyada mevcut olmadığını, bu hususların davacının müvekkili ile hiçbir ilişkisi olmadığı yönündeki beyan ve iddialarını doğruladığını, müvekkilinin davacının dava konusu yaptığı 223 adet sevkiyatın bedelini ... firmasına ödediğini, kimseye borcu olmadığını müvekkilinin defter ve kayıtları incelendiğinde, davacının 03.07.2017 tarihinde tek bir fatura altında müvekkiline fatura ettiği 223 adet nakliyenin taşıma bedeli ile ilgili olarak aynı numaralı irsaliye konusu taşımaların taşeron ... firması tarafından müvekkiline fatura edildiğinin tespit edileceğinin,  müvekkiline karşı bu nakliyatları yerine getiren muhatap firmanın ...  firması  olması sebebiyle ve bu firmaya borcu ödemesi sebebiyle  müvekkilince, davacının müvekkiline bu sevkiyatların bedelini fatura etme hakkı olmadığını, davacının müvekkili adına düzenlediği, 02.08.2017 tarihli ihtarname ekinde müvekkiline gönderilen 03.07.2017 tarih ..., ... ve ... nolu faturaların herhangi bir anlaşmaya mutabakata dayalı olarak düzenlenmediğini, bu nedenle  yasal süresi içinde faturalara itiraz edildiğini ve davacıya ihtarname ekinde iade edildiğini, davacının müvekkiline fatura düzenleme hakkı olduğunu kabul etmemekle birlikte davacının verdiğini iddia ettiği nakliye hizmetleri için faturaları yasal süre  içerisinde düzenlemediğinden 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 231. maddesinin 5. bendine göre; \"...faturanın, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami yedi gün içinde düzenleneceği, bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturaların hiç düzenlenmemiş sayılacağının\" hüküm altına alındığını, davacının Ocak-Temmuz 2017 dönemi içinde verdiğini ve alacaklı olduğunu iddia ettiği 223 adet irsaliye konusu nakliye hizmetleri için 03.07.2017 tarihinde toplu olarak 3 adet fatura düzenlediğini, faturayı davacının müvekkiline haksız ve kötü niyetli olarak düzenlediğini, davacının Ocak 2017 ayında verdiği hizmetin faturasını 6 ay sonra düzenlemesi ve fatura bedelinin ödenmesini istemesinin ticari ve sektörel olarak olağan dışı bir durum olduğunu, davacının gerçekten müvekkiline hizmet verseydi fatura düzenlemek için 6 ay beklemeyeceğini, davanın taşeron ...  firmasına  ihbarını talep ettiklerini savunarak, davanın reddi ile %20'den aşağı olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına karar verilmesi istemiştir. İhbar olunan ... Dış Ticaret AŞvekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalının arasında tedarik sözleşmesi bulunduğunu, müvekkilinin bu sözleşme gereği tüm sorumluluk kendisinde olmak üzere  çeşitli alt nakliyeciler vasıtasıyla davalının müşterisinin  ürünlerinin taşınması için nakliye hizmeti sağladığını, bu firmalardan birinin de ... Lojistik ve davacı ... olduğunu, bu şekilde çalışan nakliyecilerin ve alt tedarikçilerin doğrudan  davalı ile  ticari ilişkilerinin mevcut olmadığını,  davalının  bu firmalar ile muhatap olmamak için müvekkili ile çalıştığını, bu sebeple de alt tedarikçi ve nakliyecilerin davalıdan bir talebi olamayacağını, davalı ile söz konusu taşımalarla ilgili olarak haftalık bazda e-mail yoluyla o hafta yapılan taşımaların irsaliyeleri üzerinden mutabakat yapıldığını, mutabakata istinaden müvekkilinin fatura düzenlediğini, buna ilişkin dosyaya davalı tarafından sunulan evraklar ve bilirkişi raporunda yapılan tespitlerin  doğru olduğunu, davacının dava dosyasına sunduğu 223 adet irsaliye konusu taşıma işlerinin yapıldığını,  bu konuda bir ihtilaf  olmadığını, davalı ile olan sözleşme tahtında gerçekleştirilen bu nakliyelerin müvekkilinin sorumluluğunda gerçekleştirildiğini, davacı tarafından dava dosyasına sunulan irsaliyeler konusu taşımalar için davalı  ile ilgili dönemde mutabakat yapılarak faturalar düzenlendiğini, bu taşımaların nakliye bedellerinin davalıdan  tamamen tahsil edildiğini, müvekkilinin faturaları ve  davalının ödemelerinin şirket defter ve kayıtlarında mevcut olduğunu, nakliyelerin organizasyonunun müvekkili tarafından yapıldığı ve davalıya karşı sorumluluğun ve alacak talep hakkının müvekkilinde olduğunu,  müvekkilinin söz konusu taşıma bedellerini de nakliye işini yaptırdığı alt nakliyecilerine ödediğini, müvekkilinin dosyaya sunulu irsaliyelere konu taşımalardan dolayı borcu bulunmadığını, davacının müvekkili firmayı tanımadığını söylemesinin gerçek dışı bir ifade olduğunu, davacı ve onun sahibi olduğu ... Lojistik'in  müvekkiline  çekici temin ederek müşteriden özel dorse teslim alarak nakliye hizmeti verdiğini,  davacının nakliye işinde kullandığı müşteri ...’nın ... külü yükünü taşımak üzere emaneten teslim aldığı dorselerini müvekkili firmadan teslim aldığını, hatta davacının hakkında müvekkili firma tarafından kendisine teslim edilen dorselerin iade etmemesi sebebiyle suç duyurusunda bulunulduğunu, Sakarya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/333 Esas sayılı dosyasının derdest olduğunu,  bilirkişi raporundaki tespitlere bir itirazlarının olmadığını, davacının da yaptığı taşımaları yasal zorunluluk olmasına rağmen neden haftalık olarak fatura etmediğini, neden 6-7 ay bekleyip sonradan fatura ettiğini de açıklayamadığını, davacının  eğer nakliye bedellerini alamadığı iddiasında ise talep ve iddiasını müvekkiline yöneltmesi halinde, müvekkilinin defter ve kayıtları ile 223 adet irsaliyeye ilişkin taşıma bedellerinin ödemelerinin yapıldığının da anlaşılacağını beyan etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \" ... Dosyada mevcut tüm delillerin değerlendirilmesinde, davacı ile davalı ... arasında dağıtım hizmetleri tedarik sözleşmesi bulunmadığı 25/01/2016 tarihli dağıtım hizmeleri tedarik sözleşmesinin davalı ...  ile ihbar olunan ... Dış Ticaret A.Ş. arasında yapıldığı, davacının takip ve dava konusu ettiği 233 adet irsaliyeli faturanın davalı ... Ticari defterlerinde kaydının bulunmadığı, ancak davalı ... ile  ihbar olunan ... Dış Ticaret A.Ş. 'nin 233 fatura ile aynı dönemde cari hesabın bulunduğu, davalı ... Nin ihbar olunan ... Dış Ticaret A.Ş.'ye 233 adet nakliye bedeli olarak fatura bedelini ödediği, takip tarihi itibariyle ihbar olunan ... Sanayi Dış Ticaret A.Ş. 'den alacaklı olduğu, davacının ihbar olunan ... Dış Ticaret A.Ş. 'nin alt taşeronu olduğu, davalı ...'nin davacının navlun ücretlerini ödeme yükümlülüğü bulunmadığından davacıya takibe dayalı faturalardan dolayı borcunun bulunmadığından davanın reddine, davacının haksız ve kötü niyetli davalı aleyhine takip başlattığından alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmetmek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.\" gerekçesiyle, davacının davasının reddine, takibe konu alacağın %20'si olan 41.939,898 TL  kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;  bilirkişi raporunda söz konusu  dağıtım hizmetleri tedarik sözleşmesinde davalı ve ihbar olunan şirketin kaşe ve imzaları bulunduğu,  ancak davacının kaşe ve imzası bulunmadığının tespit edildiğini,  bilirkişilerce yapılan bu tespite istinaden davacının  taraf olarak bulunmadığı davalı  ile  ihbar olunan arasında ticari ilişki akdedildiği iddia edilen dağıtım hizmetleri tedarik sözleşmesinin, yapılan ödemelerin müvekkilini ilgilendirmediğini, hiçbir bağlayıcılığı bulunmadığını,  davadaki uyuşmazlık konusunun müvekkiline vermiş olduğu nakliye hizmetleri sebebiyle ödeme yapılıp yapılmadığı olduğunu,  mahkemece müvekkilinin ihbar olunan ... Dış Ticaret AŞ'nin alt taşeronu olduğu kanısına nasıl varıldığının  anlaşılamadığını, ne davalı ne de ihbar olunan tarafından bu taşıma işlerinin ücretinin ödendiğine ilişkin bir delil sunulmadığını, bu noktada müvekkili tarafından taşıma işinin yapıldığının  ispat edildiğini, ancak müvekkilin bu taşıma işi sebebiyle ödeme yapıldığının davalı tarafça ispat edilemediğini, bu yönüyle taşıma işine ilişkin olarak taşeronluğa ilişkin müvekkilinin imzasını taşıyan hiçbir evrak bulunmamasına ve müvekkiline ödenen herhangi bir navlun ücreti bulunmamasına rağmen  mahkemece müvekkilinin ihbar olunanın alt taşeronu olduğu ve alacağı bulunmadığı yönündeki değerlendirmenin kabul edilemeyeceğini, davalı ile ihbar olunan arasında akdedilen sözleşmenin hukuken müvekkilini bağlayıcılığının ancak müvekkili şirketin söz konusu sözleşmede taraf olarak bulunması halinde mümkün olduğunu, dolayısıyla davalı ile ihbar olunan arasındaki sözleşme hükümlerinin müvekkili için  bir bağlayıcılığının olmadığını, her ne kadar müvekkili ile davalı arasında  yazılı bir sözleşme akdedilmemiş olsa da müvekkili tarafından taşıma hizmetinin varlığının delillerle sabit olduğunu, müvekkili tarafından yapılan taşıma hizmetine ilişkin davalıya tam 223 defa irsaliye faturası kesilip teslim edildiğini, bu hususta müvekkili ile davalı arasında var olan sözleşmenin varlığı açıkça gösterdiğini, taşımayı yapan şoförlerin ve araçların  müvekkiline ait olduğunu, taşıma hizmetinin tamamının  müvekkili tarafından eksiksiz bir şekilde yerine getirildiğini, bir an için bilirkişilerce yapılan değerlendirmenin kabul edildiği varsayılır ise, müvekkili tarafından davalıya verilen taşıma hizmeti bedelinin üçüncü bir şahsa verilmesi sonucunda haksız ve sebepsiz zenginleşme olacağını, davalı tarafça söz konusu hizmet sebebiyle üçüncü şahsa yanlış bir ödeme yapıldı ise bununda  müvekkilini bağlamadığını,  bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, taşıma hizmeti sebebiyle düzenlenen faturadan doğan  alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız  icra takibe yönelik itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali ile icra inkar tazminatının tahsili taleplerine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf  nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı; Beypazarı ile  Kocaeli Derince limanı arasında nakliye hizmetine ilişkin  anlaşma uyarınca davalıya 233 defa taşıma hizmeti verdiğini, 2017 yılı  taşıma irsaliyelerinde bunun  görüleceğini, bu nakliye hizmetlerinden kaynaklı üzerine düşen tüm edimleri eksiksiz olarak yerine getirdiğini, ancak davalının hizmet bedelinin  ödemediğini, davacının bu taşıma irsaliyelerinden kaynaklı toplamda 209.699,49 TL alacağı bulunduğunu ileri sürmüştür. Davalı ise; müşterisi ... Nakliyat AŞ'ye Beypazarı'nda bulunan üretim tesislerinden Derince Limanı arasında nakliye ve dağıtım hizmetli verdiğini,  bu nakliye hizmeti için ihbar olunan ... Dış Ticaret AŞ ile 25.01.2016 tarihli dağıtım hizmetleri tedarik sözleşmesi imzalandığını, davacı ile bir anlaşmasının bulunmadığını, davacının faturalarının itiraz edilerek iade edildiğini, ihbar olunan ile yapılan sözleşme gereği kesilen faturaları bu firmaya ödediğini, davacıya borcu bulunmadığını savunmuştur. Dosya kapsamında bulunan İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü ... Esas icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu  aleyhine 209.699,49 TL asıl  alacak yönünden 11.08.2017 tarihinde icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı olarak 02.08.2017 tarihli ve  18819 ihtarnameye  konu faturalardan kaynaklı cari hesap alacağının  gösterildiği, ödeme emrinin   14.08.2017 tarihinde tebliğ edildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4bbbdb750fbc3105","SID":"4c7c29149bacf123"}}