{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/455 <br>KARAR NO: 2024/503<br>KARAR TARİHİ: 29/03/2024<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 31/12/2019<br>NUMARASI: 2019/659 Esas -  2019/1080 Karar<br>DAVA: Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 29/03/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Müvekkili tarafından davalı (Worldlight) ... firması'na sözleşmeye istinaden verilmiş olan ... banka'nın  ... çek numaralı 31/12/2016 vadeli 43.000 TL tutarlı, ... çek numaralı 11/02/2017 vadeli 90.000 TL tutarlı çekleri ile davalı (...) ... firmasına sözleşmeye istinaden verilmiş olan ve daha sonra usul ve yasaya aykırı olarak davalı ... San. Tic. Ltd. Şti. tarafından takibe konu edilen ... banka'nın ... çek numaralı 10/12/2016 vadeli 43.000 TL tutarlı çek ile yine davalı (...) ... firmasına sözleşmeye istinaden verilmiş olan  ve daha sonra usul ve yasaya aykırı olarak davalı  ...San. Ve Tic. Ltd. Şti. Tarafından takibe konu edilen ... banka'nın ... çek numaralı 21/01/2017 vadeli 118.000 tutarlı çek bakımından müvekkilin borçlu olmadığının tespitini, müvekkilin davalı (...) ... Şirketinden 20.000,00 TL alacaklı olduğunun tespitini, takibe konu edilen çekler açısından Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı ve İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyalarına başlatılan takibin durdurulması ve dosyalara yatan paranın alacaklıya ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini,  henüz takibe konu edilmeyen veya takibe konu edilip edilmediği bilinmeyen diğer çekler açısından icraya konu edilmesini önleyici nitelikte ihtiyati tedbir kararı verilmesini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.\t<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; \" Ancak sadece konusu \"bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin davalar\" yasa kapsamında zorunlu arabulucuğa tabi görüldüğünden menfi tespit davasının bu kapsama dahil olup olmadığına da açıklık getirilmesi gerekir; İİK 72. Maddesine göre \" borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını tespit için menfi tespit davası açabilir\" tedbir alınmadığı için borç ödenmişse istirdat davası olarak devam olunur. Menfi tespit davası  karşı tarafın potansiyel alacak iddiası ile bir takip başlatma veya dava açma tehdidini etkisiz kılmaya veya dava açılmışsa borcun ödenmesini önlemeye yönelik olduğundan  ara buluculuk şartı öngören yasa anlamında davanın konusunun bir para alacağı olduğu açıktır. Bu alacağın hangi tarafa ait olduğunun önemi yoktur. Yasanın konusu bir miktar para  olan borç ilişkisinin taraflarından birini ara buluculuğa tabi kılarken diğer tarafı buna dahil etmemiş olması yasanın amacına ve menfaatler dengesine aykırı olurdu. Çünkü alacak davası da, menfi tespit davası da maddi hukuk bakımından  taraflarından birinin yükümlülüğünün   para borcu olduğu  bir tek hukuki  ilişki olmasına rağmen usul hukuku bakımından aynı borç için alacaklıya alacak davası açma, borçluya ise söz konusu borcu ödemeden kurtulmasına imkan veren menfi tespit davası açma, ayrıca bütün bunların dışında da açılacak alacak davasında borçluya savunma kapsamında alacağın bulunmadığını kanıtlama hakkı tanınmıştır. Bu nedenler ile menfi tespit davasının da zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olduğu kabul edilmiştir. Dava dilekçesinden davacı yanca arabuluculuğa  başvurulduğu anlaşılamamakla, davacı vekiline arabuluculuk son tutanak aslını veya arabulucu tarafından onaylı suretini ibraz bakımından ihtaratlı ara karar oluşturulup tebliğ edilmiş, verilen yasal sürede arabuluculuk son tutanak aslı veya arabulucu tarafından onaylı sureti ibraz olunmamıştır. Menfi tespit talebi bakımından zorunlu arabuluculuk söz konusu olmakla davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  ikame edilen davanın menfi tespit davası olup davanın açılma tarihinde menfi tespit davaları için arabulucuya başvurma zorunluluğu bulunmadığını, her ne kadar TTK’da yapılan değişiklikle, kanunun 5/a maddesinin birinci fıkrasında yer alan ve “konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında ” ibaresi, “... para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında” şeklinde değiştirilmiş olsa da bu değişikliğin 01.09.2023 tarihinde yürürlüğe girdiğinden dolayı kanunun geriye yürümezliği ilkesi doğrultusunda işbu haklı davanın usulden reddedilmesinin mümkün olmadığını, ticari dava olan itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları, 01.09.2023 tarihinden önce ki uyuşmazlıklara ilişkin açılacak davalarda arabuluculuğun dava şartı olmadığını, huzurdaki 8. ATM'nin  31.12.2019 tarihli kararı ikame edilen işbu davanın, değiştirilmiş kanun hükmüne tabii olmadığını, hukuka ve kanuna aykırı olarak verilen davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi kararılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, İİY'nin 72. Maddesi ayırınca açılan menfi tespit davasıdır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davanın arabuluculuk dava şartına tabi olup olmadığı noktasındadır. 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı TTK'ya eklenen dava şartı olarak arabuluculuk başlıklı 5/A maddesinde; \"(1) Bu kanunun 4'üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.\" düzenlemesi  getirilmiştir. 28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiştir. Madde metni herhangi bir tereddüde ve yanlış anlamaya yer vermeyecek şekilde açık yazılmıştır. TTK'ya bu maddenin eklenmesini sağlayan 7155 sayılı Kanun'un genel gerekçesinin bu konuyla ilgili kısmı ve madde için özel olarak yazılan gerekçe de bu açık anlamı desteklemektedir. Hal böyle iken, menfi tespit davalarının ticari bir dava olduğu için TTK'nın 5/A maddesi kapsamına alınması ve böyle bir davayı açmak isteyen kişinin önce arabulucuya başvurmaya zorlanması, kanuna aykırı olduğu gibi ticari davalarda arabuluculuğa başvuruyu dava şartı olarak öngören madde hükmünün amaçsal yorumundan da Yasa Koyucu'nun bilinçli olarak menfi tespit davalarını arabuluculuk dava şartına tabi tutmadığı anlaşılmaktadır(Yargıtay 11. HD.'nin 24/05/2022 Tarih ve 2021/139 E. - 2022/3987 K.).  Açıklanan nedenlerle ticari nitelikteki menfi tespit davalarında dava açılmadan önce arabuluculuğa gidilmesinin zorunlu olmadığı, davanın açıldığı tarihte arabulucuya gidilmiş olmasının bir dava şartı olmadığı ve değişikliğin eldeki davada uygulanamayacağı hususlarının dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken Mahkemece bu hususlar gözetilmeden arabuluculuya başvurulmamış olması nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece hatalı değerlendirme ve eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.<br>KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,2-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca  kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 29/03/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"58fa2a98dbe44579","SID":"86e9cc93dc9a4ae8"}}