{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2021/2472 <br>KARAR NO: 2024/605<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ: 15/06/2021<br>NUMARASI: 2019/660 Esas - 2021/418 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 18/04/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;     <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  Müvekkilinin işleten sıfatına sahip olduğu ... plakalı minibüsün 09/08/2011 tarihinde kaza yaptığını, dava dışı ...'ün yaralandığını, ... tarafından kaza sonrası açılan maddi .nevi tazminat davasında 3.008,77 TL maddi ve 8.000 TL manevi tazminat olmak üzere toplamda 11.008,77 TL tazminatın kaza tarihi olan 09/08/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müvekkilinden alınarak ...'e ödenmesine karar verildiğini, .. tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine başlandığını, müvekkilinin takipte kesinleşen miktarı yasal faizleri ile birlikte 14.06.2019 ve 01.07.2019 tarihlerinde yaptığı ödemler ile icra müdürlüğüne tamamen ödediğini, bunun üzerine uğradığı zararın tazmin etmek amacıyla... plakalı aracı için yapmış olduğu ... nolu Motorlu Kara Taşımacılığı Birleşik Kasko Sigorta Poliçesine dayanarak davalı sigorta şirketine rücu etmek istediğini, yapılan arabuluculuk görüşmelerinin sonuçsuz kaldığını ve İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icraya dayalı takip başlatıldığını, davalı tarafın itirazı üzerine takibin durduğunu, müvekkilinin yaptırdığı sigorta karşılığı zararını poliçe miktarı ile sınırlı olmak üzere davalıdan talep edebileceğinin izahtan vareste olduğunu, dava ve icra takibi konusu alacağı da davalıya KTK 19/4 maddesi hükmünce rücu ettiğini, KTK hükümleri gereği müvekkilinin davalıya rücu etmesi için başlayacak olan zamanaşımının müvekkilinin borcunu tam olarak ödediği gün olan 01.07.2019 tarihinden itibaren başladığını, bu durumda müvekkilinin davalıya rücuu için başlayan zamanaşımı süresinin henüz dolmadığını, belirterek itirazının iptali ile takibinin devamına, davalı tarafın itiraz ettiği miktarın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu talebin zamanaşımına uğradığını, sigortalının yükümlülüklerini yerine getirmediğini, riziko sözleşmesine göre davacının sorumluluğunu gerektirecek bir olayı haberdar olduğu andan itibaren on gün içinde sigortacıya ihbar etmek kendisine yöneltilen istemi ise derhal sigortacıya bildirmek zorunda olduğunu, rizikoda belirtilen yükümlülüklerin ihlal edilmesi sebebiyle ödenecek tutar artarsa zarar görenlere bu sebeple yapılan ödemenin ihlaldeki kusuru nispetinde sigortalıdan rücuen tahsil edileceğini, maddi tazminat yönünden sorumluluklarının bulunmadığını, ihtiyari mali sorumluluk sigortası genel şartları gereği anılan poliçenin ancak zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatları tükendikten sonra devreye girebileceğini, ZMMS teminatı tükenmeden müvekkili şirketin sorumluluğuna girilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili şirketin poliçe ile işletenin sorumluluğunu teminat altına aldığını, davalının işveren sıfatıyla doğacak olan sorumluluğunun müvekkili şirkete yüklenemeyeceğini, davaya konu olayın haksız fiil niteliğinde olduğunu, ticari işin söz konusu olmadığını, bu nedenle davacı tarafın ticari faiz taleplerinin reddi gerektiğini, davacı tarafından işbu dava açılmadan önce müvekkili şirkete herhangi bir başvuruda bulunulmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep  etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Davanın kısmen kabulü ile davalının İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline, toplam 15.330,96 TL üzerinden takibin devamına, alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %9 oranında ve değişen oranlarda yasal  faiz uygulanmasına,\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Kazanın davalı şirket sürücüsünün ağır kusuru nedeniyle gerçekleştiğini, ağır kusurlardan biri olarak kabul edilen kırmızı ışık ihlali nedeniyle müvekkili şirketin sigorta ettirene rücu hakkı doğduğunu, davacı sigortalının müvekkili şirketten yapmış olduğu ödemeyi talep hakkı bulunmadığını, mahkemece bu yönde yapılan itirazların değerlendirilmediğini, müvekkili aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin yerinde olmadığını, hükmedilen tutarın yüksek olduğunu, faize faiz işletildiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle sigorta şirketi tarafından ödenen tazminatın bedelinin tahsili için başlatılan takipte ödeme yapan borçlunun istirdat  istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. 2918 sayılı yasanın 95/2.maddesinde, zarar gören üçüncü kişiye ödemede bulunan sigortacının, sigorta sözleşmesi ve kanun hükümleri çerçevesinde kendi akidine rücu edebileceğini belirtirken, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B 4. maddesinde ise rücu halleri düzenlenmiştir. Genel Şartlar B.4.a. maddesinde; \"Tazminatı gerektiren olay, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucu meydana gelmiş\" olması halinde sigortacının rücu hakkının bulunduğu kabul edilmiştir. Dosya kapsamından  dava dışı ...'ın yönetimindeki, davacı ...'a ait davalı sigorta şirketine İMSS poliçesi ile sigortalı ... plakalı minibüs ile  09/08/2011 günü saat 18:45 sıralarında, ... mahallesi, ... caddesi üzerinde bulunan ... Hastanesi önünde, yayalar için yeşil ışık yanarken, karşıdan karşıya geçerek kaldırıma çıkmak üzere olan yaya ...'e  sağ omuzundan çarparak yere düşmesi sonucu  yaralanmasına sebep olduğu, ... tarafından işleten, sürücü ve sigorta şirketi aleyhine İstanbul Anadolu 23. Asliye Hukuk Mahkemesi 2013/689 Esas sayılı dava dosyası ile maddi ve manevi tazminat davası açtığı, Mahkemenin 15.12.2015 tarih,  2013/689 E.-2015/392 K. kararı ile 3.008,77 TL maddi tazminat  ve  8.000 TL manevi tazminat üzerinden davanın kabulüne karar verildiği, Mahkeme kararının temyiz incelmesinden de geçerek 18.06.2019 tarihinde kesinleştiği, ... tarafından ilamın İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile takibe konulduğu, takibe konu borcun davacı ... tarafından ödendiği ve İMMS  poliçesi kapsamında olduğu belirtilerek eldeki davanın açıldığı  anlaşılmaktadır.  Davacı taraf dava dilekçesinde her ne kadar İstanbul Anadolu 23. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2013/689 Esas, 2015/393 Karar sayılı gerekçeli kararı uyarınca ödemiş olduğu maddi ve manevi tazminat yönünden başlatılan icra takibi nedeniyle yapmış olduğu ödemelerin davalıdan tahsilini talep etmiş ise de, 05.11.2020 tarihli dilekçesi ile davacının ödemesini gerçekleştirmiş olduğu yalnızca manevi tazminat tutarı ile yalnız manevi tazminat tutarına ilişkin faiz yargılama gideri – ilam vekalet ücreti – icra vekalet ücreti ve icra harç ve masrafları olarak toplam tutar talep ettiklerini beyan etmiştir. Kazaya sebebiyet veren ... plakalı  aracın 08.11.2010 – 2011 tarihleri arasında davalı sigorta şirketi tarafından Motorlu Kara Taşıtları Birleşik Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğu, poliçe de  \"Artan Mali Sorumluluk Manevi Tazminat Klozu (Artan Mali Sorumluluk)\" klozu da bulunduğu anlaşılmıştır. İstanbul Anadolu 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 2011/915 Esas ve 2012/1378 Karar sayılı dosyası ile davalı ... hakkında davacıyı taksir ile yaralamak suçundan açılmış kamu davası açılmıştır. Yargılamada alınan kusur raporunda sürücünün tam kusurlu olduğu tespit edilmiş, Mahkemece sürücü ... asli kusurlu bulunarak cezalandırılmasına kesin olarak karar verildiği görülmüştür. İstanbul Anadolu 23. Asliye Hukuk Mahkemesi 2013/689 Esas sayılı dava dosyası  alınan kusur raporunda  sürücü ...'ın kazasının meydana gelmesinde asli ve %100 oranında kusurlu olduğu, davacı yaya ...'ün kusurunun olmadığı, davalı ...'ın minibüsün  işleteni olması nedeniyle sürücünün kusurundan kendi kusuru gibi  müteselsilen sorumlu olduğu belirtilmiştir. Ceza dosyasından alınan kusur raporuna göre  sigortalı araç sürücüsünün kırmızı ışıklı trafik işaretinde geçme kuralını ihlal etmesi nedeniyle kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu kabul edilmiştir. Kesinleşen bu maddi olgu hukuk mahkemesini bağlayacaktır.  Bilindiği üzere, ağır kusur kavramı özel hukuk kavramı olup kasıt olmamakla beraber kasta yakın bir kusurun mevcudiyetini ifade eder. Dava konusu olayda ise  sigortalı aracın sürücüsünün salt kırmızı ışıkta geçmesi nedeniyle trafik kurallarına aykırı davranışı nedeniyle %100 kusurlu bulunması, başlı başına kasıtlı yada ağır kusuru olduğu anlamına gelmez. Üstelik böyle bir durumda hasarın teminat dışında kaldığını ispat yükü TTK'nin 1282.maddesi hükmü gereğince sigortacıya düşmektedir. Sigorta ettirene rücu sebepleri belirli olup davalı tarafından ağır kusur kanıtlanmadığına göre sonuç olarak davanın kabulüne karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmamaktadır (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2016/3422 Esas - 2016/6357 Karar sayılı kararı). Rücuya konu olay, haksız eylemden kaynaklanmakta olup davalı İMMS sigortacısı  poliçe kapsamında sigortalı aracın 3. kişilere vermiş olduğu, ZMMS poliçe limitini aşan   zarardan sorumludur.  İşleten olan davacının mal varlığındaki eksilme ödeme gününde gerçekleşmiş olup, yapılan ödeme dava konusu edilmiştir. Bu nedenle davacının yapılan  ödeme için ödeme tarihinden faiz isteminde bulunmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Davacı tarafından talep edilen tazminat miktarı likit (muayyen, belirli) olmayıp, gerçek zarar miktarının tespiti ile davacının davalı tarafa rücusu için gerekli şartların oluşup oluşmadığının saptanması, yargılama ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasını gerektirmektedir. Bu nedenle, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmiş olması doğru olmamıştır. İstinaf talebinin kabulü ile hüküm düzeltilmiştir.  Bu nedenle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında  yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: <br>A-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA,  Buna göre:1-Davanın kısmen kabulü ile davalının İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yaptığı İTİRAZIN İPTALİNE, toplam 15.330,96 TL üzerinden takibin devamına, alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %9 oranında ve değişen oranlarda yasal  faiz uygulanmasına, 2-Alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 1.047,26 TL harçtan peşin alınan 337,25 TL  harcın mahsubu ile bakiye 710,01 TL harcın davalıdan tahsili ile hazine adına irad kaydına,4-Davacı tarafından yapılan  337,25 TL harç gideri, 650,00 TL bilirkişi ücreti ve 100,55 TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.087,80 TL yargılama giderinin davanın kabul edilen kısmı dikkate alınarak 848,48 TL'sinin  davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜTT  uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul edilen kısmı dikkate alınarak 1.029,60 TL'sinin davalıdan tahsili ile; 290,40 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 4.080,00TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,7-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 4.080,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,8-Davalı tarafından yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,  9-Karar kesinleştiğinde varsa bakiye gider avansının yatırana iadesine,<br>B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN ;1-Davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine,2-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan 162,10 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 3-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.18/04/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"07377256f841cf25","SID":"b83f909d7b343c2c"}}