{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2023/431 <br>KARAR NO: 2024/551<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 05/10/2022<br>NUMARASI: 2021/508 Esas - 2022/610 Karar<br>DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)<br>KARAR TARİHİ: 28/03/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;     <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 14/02/2009 tarihinde müvekkilinin eşi olan ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile karışmış olduğu trafik kazasında vefat ettiğini, davacının eşinin ölümüyle müvekkilinin destekten yoksun kaldığını, ... plakalı aracın davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu belirterek  fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 6100 sayılı Yasa 107. maddesine göre belirlenmek üzere müvekkilinin eşinin desteğinden yoksun kalması nedeniyle 500,00 TL ve cenaze defin gideri olarak 1.000,00 TL tazminatın ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, bedel arttırım dilekçesi ile talebini 116.575,40 TL'ye, bedel artırım dilekçesi ile de  talebini   150.000,00  TL'ye yükseltmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının destekten yoksun kalma talep hakkının bulunmadığını, davacının ancak yasal faiz talep edebileceğini, davanın zamaaşımına uğradığını, müteveffanın müterafik kusurlu olduğunu beyan ederek, davanın zamanaşımı nedeniyle ile usulden reddine, taleplerin teminat dışı olması nedeniyle esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda,  \"Davacının davasının dava, talep artırım ve ıslah dilekçelerine göre kabulü ile, 150.000 TL’nin 25/06/2009 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine \" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı tarafın müvekkil sigorta şirketine karşı 3. kişi sayılamayacağından destek yoksun kalma zararını müvekkili şirketten talep etme hakkının bulunmadığını, destek payları arasında poliçe limit üzerinde garamaten paylaşım yapılması gerekirken tüm tazminat tutarı üzerinden payların hesaplanması doğru olmadığını, davacının destekten yoksun kalma zararını talep etmek hakkı olmadığını,  Hukuk Genel Kurulu'nun 01.11.2017 tarihli  2017/1315 Esas 2017/1239 Karar sayılı ilamında bu konuya açıklık getirildiğini, trafik sigortacısının 2918 sayılı kanun gereği işletenin 3. kişilere karşı hukuki sorumluluğunu üstlendiğini, müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, sürücü ve işleten kendi kusuru sonucu meydana gelen kaza sonucu yaşasaydı nasıl müvekkili şirkete karşı herhangi bir tazminat talebinde bulunamayacak idiyse, sürücünün vefatı sonucu desteğinden yoksun kalanların da işletene dolayısıyla işletenin sorumluluğunu teminat altına almış olan müvekkili şirkete tazminat talebi yöneltmeyeceğini   belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Mahkemece ilk verilen hükmün istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 01/07/2021 tarih,  2019/1722 Esas- 2021/1315 Karar sayılı kararı ile \" ... faiz başlangıç tarihinin denetlenmesi, SGK dan rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığının sorulması, dava ihbar dilekçesinin tebliğ edilmesi gerektiği \" gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince  Daire kararı doğrultusunda yapılan araştırma sonucunda SGK tarafından davacıya rücuya tabi ölüm geliri bağlanmadığı ve davalı sigorta şirketinin davacının başvurusunu red ettiği tarih dikkate alınarak temerrüt tarihinin 25/06/2009 tarihi olduğu  tespit edilmiştir. Dosya kapsamından; 14/02/2009 tarihinde davacının eşi olan ... 'ın, sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla yaptığı tek taraflı trafik kazasında vefat etmesi nedeniyle, aracın kaza tarihini kapsar şekilde ZMMS poliçesini düzenleyen davalı sigorta şirketinden destekten yoksun kalma tazminatı talep edildiği,  ... plakalı aracın 01.01.2009/01.01.2010  tarihleri arasında dava dışı ... San. Tic. Ltd. Şti. Adına ZMMS  poliçesi ile trafik  sigortalı olduğu anlaşılmaktadır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin  2021/8413  E. ve  2022/2584 K.  sayılı kararında açıklandığı üzere; Davacının uğradığı zarara bağlı olarak talep ettikleri hak, salt miras yoluyla geçen bir hak olmayıp bilimsel ve yargısal içtihatlarda kabul edildiği üzere destekten yoksun kalanın şahsında doğrudan doğruya doğan, asli ve bağımsız bir talep hakkıdır. Ölüm nedeniyle doğrudan davacı üzerinde doğan destekten yoksunluk zararının oluşumundaki kusur davacıya yansıtılamayacaktır. Dolayısıyla araç sürücüsünün veya işletenin tam kusurlu olması  desteğinden yoksun kalan davacıyı etkilemeyecektir (Aynı yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2014/17669 E. ve 2017/919 K.sayılı kararı ile Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 gün ve 2011/17-142  E. ve 411 K.sayılı kararı, 22.2.2012 gün, 2011/17-787  E. ve 2012/92 K. sayılı kararı, 16.1.2013 gün 2013/17-1791  E. ve 2013/74 K. sayılı kararları). Davaya konu kaza  14/02/2009 tarihinde meydana gelmiş olup bu tarihte yürürlükte olan ve yukarıda açıklanan Kanun ve Genel Şartlar ve konuya ilişkin Yargıtayın yerleşik içtihatlarına göre davacı üçüncü kişi konumunda olduğundan destekten yoksun kalma tazminat davası açabileceğinden aksi yöndeki  istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.  2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 99. maddesinde, sigorta şirketlerinin zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde maddi tazminattan sorumlu olduğu düzenlenmiştir. Dolayısıyla zorunlu mali sorumluluk sigortacısı meydana gelen zararı limit dahilinde gidermekle sorumlu olduğundan yargılama giderlerinden de limiti oranında sorumlu olacaktır. Zarar miktarının limiti geçmesi halinde trafik sigortacısı hükmedilen miktara ilişkin yargılama giderlerinin tamamından değil sadece poliçe limitinin tazminat miktarına oranına göre sorumlu tutulmalıdır. İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan aktüerya bilirkişi ek raporunda poliçe limitine göre garame hesabı yapılmadığı anlaşıldığından Dairemizce bilirkişiden 09/05/2022 tarihli bilirkişi raporundaki veriler esas alınarak dava dışı anne, baba ve davacı yönünden poliçe limitleri gözetilerek garame hesaplaması yaptırılmak üzere ek rapor alınmasına karar verilmiştir. Bu ara karar doğrultusunda bilirkişi raporu düzenlenerek dosyaya sunulmuş olup 2. ek raporda garame hesabı yapılarak davacı yararına eşinin ölümü nedeniyle 102.201,76 TL   destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanmıştır. Bilirkişi raporunun gerekçeli, yeterli ve hüküm kurumaya elverişli olduğu anlaşıldığından bu rapora itibar edilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu nedenle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında  yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:<br>A-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, Buna göre: 1-Davanın kısmen kabulüne, 102.201,76 TL destekten yoksun kalma tazminatının 25/06/2009 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin istemin reddine, 2- Alınması gereken 6.981,40 TL ilam harcından peşin yatırılan 29,20 TL, 393,05 TL talep artırım harcı ve 114,17 TL  ıslah harcı toplamı olan 536,42 TL'nin mahsubu ile bakiye 6.444,98 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,3-Kabul edilen kısım için karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T   gereğince hesap ve takdir olunan 17.900,00 TL  vekalet  ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4- Red edilen kısım için karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T   gereğince hesap ve takdir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya  ödenmesine,5-Davacı tarafından yatırılan 29,20 TL peşin harç ile 393,05 TL talep artırım  harcı, 114,17 TL ıslah harcı, 1.100,00 TL bilirkişi ücreti, 359,68 TL tebligat, müzekkere ve posta giderlerinden oluşan toplam 1.996,10 TL yargılama giderlerinden davanın kabul ve red oranına göre hesap ve takdir olunan 1.360,00 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 6- Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,<br>B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN ; 1-Davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine,2-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan 133,68 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 220,70 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 3-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.28/03/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a93840a592936045","SID":"69e8657ed6e4b9d0"}}