{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2022/433 - 2024/700<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2022/433 <br>KARAR NO\t: 2024/700<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                        K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 30/12/2021<br>NUMARASI\t\t: 2021/123 E.  -  2021/426 K.<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: Marka YİDK Kararının İptali, Hükümsüzlük<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 30/12/2021 tarih ve 2021/123 E. - 2021/426 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı ile davalı ... vekilleri tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili,  müvekkili şirkete ait \"...\" markasının cep telefonu emtiasında kullanıldığını, davalı şahsın 30.12.2019 tarihinde, 2019/135248 sayı ile işlem gören “... www.....com şekil” markasını tescil ettirmek amacıyla davalı ... nezdinde başvuruda bulunulduğunu, 11 ve 35. sınıfta tescil edilmek istenen marka başvurusunun yayımına müvekkili şirketin “...” esas unsurlu markaları gerekçe gösterilerek itiraz edildiğini, davalı Kurum Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından itirazın reddine karar verildiğini, müvekkili şirketin söz konusu karara yaptığı itiraz üzerine ise YİDK tarafından itiraz kısmen kabul edilerek dava konusu marka başvurusu kapsamından 9. sınıf malların perakendeciliğine dair 35. sınıf hizmetlerin çıkarıldığını, oysa dava konusu markanın kapsamında kalan tüm mal ve hizmetler bakımından reddinin gerektiğini, taraf markalarının ayniyet derecesinde benzer olduğunu, başvurunun iltibasa sebebiyet vereceğini, halk tarafından tanınan ve Kurum nezdinde de tanınmış marka olarak tescil edilmek suretiyle özel koruma verilen \"...\" ibaresinin, müvekkiline ait çatı markasını oluşturduğunu, markalar arasındaki benzerlik değerlendirmesinde “...” ibaresinin ayrı tutulması ve karşılaştırmanın “...” - “...” ibareleri üzerinde yapılması gerektiğini, markaların kapsamındaki emtiaların benzer tüketici kitlesine hitap ettiğini, davalıya ait markanın elektronik aletler ile ilgili olduğunu, SMK'nın 6/5 maddesi şartlarının oluştuğunu, dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli olarak yapıldığını ileri sürerek, 2021-M-1172 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu markanın dava devam ederken tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Diğer davalı şirket vekili, taraf markaları ile kapsamlarındaki mal ve hizmetlerin farklı olduğunu, 09. sınıfa dahil malların başvurunun 35.sınıf içeriğinden çıkarıldığını, hükümsüzlük gerekçesi olarak ileri sürülen markaların dava tarihi itibariyle beş yıllık tescil süresinin dolduğunu, dava tarihinden önceki beş sene içerisindeki ciddi kullanımının davacı tarafından ispatının gerektiğini, ciddi kullanımının ya da kullanmamaya dair geçerli sebeplerin sunulmaması halinde davanın SMK'nın 6/1. maddesi kapsamında reddedilmesi gerektiğini, taraf markalarının birbirinden tamamen farklı tasarlandığını, dikkat seviyesi yüksek bilgili tüketicilerin söz konusu markaları birbirinden ayırt edebilmelerinin sağlandığını ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, markaların dikkat seviyesi yüksek ve makul düzeyde bilgili tüketici kesimine hitap ettiğini, şahsına ait markanın, şekil ve kelimeden oluşan bileşke bir marka olduğunu, davalı tarafından davacı markalarının tanınmış olmadığını, davacının haksız yarar sağlama, markalarının itibarının zarar gördüğü ve ayırt edici karakterinin zedelendiğine ilişkin bir delil sunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalı marka başvurusunun kapsadığı “11/04 İklimlendirme ve havalandırma cihazları. 11/05 Soğutucular ve dondurucular. 11/06 Pişirme, kurulama ve kaynatmada kullanılan elektrikle ve gazla çalışan aletler, makineler ve cihazlar: fırınlar, elektrikli tencereler, elektrikli su kaynatıcıları, mangallar, barbeküler, elektrikli çamaşır kurutucuları, saç kurutucuları ve el kurutma cihazları”nın günümüzde beyaz eşya mağazalarının yanı sıra, büyük teknoloji marketlerinde, davacının \"...\" ibareli markalarının kapsadığı televizyon emtiası ile birlikte, yan yana satıldıkları, özellikle çeyiz/düğün paketi diye adlandırılan ve yeni evlenecek veya evini yenileyecek kişilere, beyaz eşya ile büyük ev elektroniği ürünlerini aynı ürün yelpazesinde bir paket dahilinde satıldığını, ayrıca, kullanım yöntemleri-amaçları, hedeflenen halk kesiminin de aynı olduğunu, bu nedenle anılan emtialar açısından benzerlik bulunduğu; öte yandan, davalının \"...\" ibareli marka başvurusunun kapsadığı mallar ile davacının \"...\" ibareli markalarının kapsadığı “Makine ve cihazların elektroniğinde kullanılan elemanlar: yarı iletkenler, elektronik devreler, entegreler, yongalar (çipler), diyotlar, transistörler, manyetik kafalar, saptırıcılar; elektronik kilitler, fotoseller, elektronik açma kapama mekanizmaları, algılayıcılar (sensörler). Elektrik enerjisini iletim, dönüştürme, depolama kontrol cihazları ve araçları: fişler, buatlar, anahtarlar, şalterler, sigortalar, balastlar, starterler, elektrik panoları, rezistanslar, soketler, transformatörler, adaptörler, şarj cihazları, elektrik, elektronikte kullanılan kablolar, piller, aküler” mallarının da somut olayın koşulları dahilinde benzer emtia olarak değerlendirildiği, zira 11. sınıftaki çekişme konusu malların elektronik aksamı içinde yer alan, bir başka ifade ile yarı mamulü olan ve özellikle bakım/tamir süreçlerinde ihtiyaç duyulan işbu emtialar, aynı marka altında tamamlayıcı ürün algısı yaratan ilişkili mallar olduğu; bunların yanı sıra davalı marka başvurusu kapsamındaki “35. Sınıf: 35/05 Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için (11/04) İklimlendirme ve havalandırma cihazları. (11/05) Soğutucular ve dondurucular. (11/06) Pişirme, kurulama ve kaynatmada kullanılan elektrikle ve gazla çalışan aletler, makineler ve cihazlar: fırınlar, elektrikli tencereler, elektrikli su kaynatıcıları, mangallar, barbeküler, elektrikli çamaşır kurutucuları, saç kurutucuları ve el kurutma cihazları mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmetleri bakımından da somut olayda benzerlik durumunun söz konusu olduğu, YİDK ve hükümsüzlük davaları yönünden davalı başvurusu kapsamında yer alan “11. Sınıf: 11/04 İklimlendirme ve havalandırma cihazları. 11/05 Soğutucular ve dondurucular. 11/06 Pişirme, kurulama ve kaynatmada kullanılan elektrikle ve gazla çalışan aletler, makineler ve cihazlar: fırınlar, elektrikli tencereler, elektrikli su kaynatıcıları, mangallar, barbeküler, elektrikli çamaşır kurutucuları, saç kurutucuları ve el kurutma cihazları. 35. Sınıf: 35/05 Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için (11/04) İklimlendirme ve havalandırma cihazları. (11/05) Soğutucular ve dondurucular. (11/06) Pişirme, kurulama ve kaynatmada kullanılan elektrikle ve gazla çalışan aletler, makineler ve cihazlar: fırınlar, elektrikli tencereler, elektrikli su kaynatıcıları, mangallar, barbeküler, elektrikli çamaşır kurutucuları, saç kurutucuları ve el kurutma cihazları mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” bakımından taraf markalarının emtia listelerinin benzer ve ilişkili mal/hizmetlerden oluştuğu ve markalar arasında işbu mal/hizmetler itibariyle SMK'nın 6/1. maddesi anlamında iltibas ihtimali bulunduğu; davacının ... ... ibareli markasının tanınmış olduğu iddiasının marka işlem dosyası kapsamında ispatlanamadığı, başvurunun kötüniyetle yapıldığının kanıtlanamadığı; hükümsüzlük talebi yönünden davacı markalarının 09. sınıfta yer alan “CEP TELEFONU” emtiası üzerinde, dava tarihinden itbaren geriye doğru 5 yıllık süre içinde ülkemizde, ciddi biçimde kullanıldığının ispatlandığı, davacının \"...\" ibareli markasının “09. sınıf: Cep telefonu” emtiası bakımından tanınmış marka olduğu; ancak somut olayda SMK'nın 6/5. maddesinde sayılan koşulların gerçekleşmediği, gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, TÜRKPATENT YİDK'nın 2021/M-1172 sayılı kararının “11. Sınıf: 11/04 İklimlendirme ve havalandırma cihazları. 11/05 Soğutucular ve dondurucular. 11/06 Pişirme, kurulama ve kaynatmada kullanılan elektrikle ve gazla çalışan aletler, makineler ve cihazlar: fırınlar, elektrikli tencereler, elektrikli su kaynatıcıları, mangallar, barbeküler, elektrikli çamaşır kurutucuları, saç kurutucuları ve el kurutma cihazları. 35. Sınıf: 35/05 Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için (11/04) İklimlendirme ve havalandırma cihazları. (11/05) Soğutucular ve dondurucular. (11/06) Pişirme, kurulama ve kaynatmada kullanılan elektrikle ve gazla çalışan aletler, makineler ve cihazlar: fırınlar, elektrikli tencereler, elektrikli su kaynatıcıları, mangallar, barbeküler, elektrikli çamaşır kurutucuları, saç kurutucuları ve el kurutma cihazları mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” bakımından iptaline, davaya konu markanın belirtilen mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine  karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde, kararın gerekçe ile hüküm kısmının emtia benzerliği yönünden çelişkili olduğunu, davalının kullanmama definin hatalı değerlendirildiğini, davalının kendi markası kapsamında yer alan mal ve hizmetler bakımından yani 11 ve 35. sınıf mal ve hizmetler bakımından kullanım ispatı talebinde bulunduğunu, müvekkilinin markalarının bu sınıflarda tescilli olmadığını, tescil kapsamında yer almayan mal ve hizmetler için müvekkilinin kullanma yükümlülüğünün bulunmadığını, bu nedenle kullanmama definin dikkate alınmaması gerektiğini, dava konusu markaların tüm mal ve hizmetler yönünden benzer olduğunu, müvekkili markalarının tanınmış olduğunu ve SMK'nın 6/5. maddesi şartlarının oluştuğunu, başvurunun kötüniyetli olarak yapıldığını ve haksız rekabete de sebebiyet vereceğini ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.   <br>\tDavalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, başvuru kapsamından çıkartılmayan mal ve hizmetler yönünden YİDK kararının yerinde olduğunu, tüketici nezdinde iltibas oluşmayacağını, kısmen kabule konu mal ve hizmet yönünden tüketicinin bilinç seviyesinin yüksek olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, marka YİDK kararının iptali, hükümsüzlük istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tYargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2013/21-1791-1676 sayılı kararında “... mahkeme kararlarının gerekçeli olması Anayasal bir zorunluluktur. Mahkeme kararının gerekçesi, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiği, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayanıldığını ortaya koyar; kısaca maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterir, tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtay'ın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için ortada usulüne uygun şekilde oluşturulmuş; hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün bulunması zorunludur” denilmiştir. Keza bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılması gerektiğini öngören Anayasa'nın 141/3. maddesi ile ona paralel bir düzenleme içeren HMK'nın 297. maddesi de bu amacı gerçekleştirmeye yöneliktir. İstinaf denetiminin de gerekçeli karar üzerinden yapılması gerekir. <br>\tDiğer yandan, 6100 sayılı HMK’nın 294. maddesi gereğince mahkeme, yargılamanın sona erdiği duruşmada hükmü vererek tefhim eder. Hükmün tefhimi, her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Zorunlu nedenlerle sadece hüküm sonucunun tefhim edildiği hallerde, gerekçeli kararın tefhim tarihinden başlayarak bir ay içinde yazılması gerekir. HMK’nın 297/2. maddesi gereğince, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Yine HMK’nın 298/2. maddesi gereğince de gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. Kararın gerekçesi ile hükmün birbirine uyumlu olması gerekir. Öte yandan, kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili olması, yargılamanın aleniyetine ve kararların alenen tefhim edilmesine ilişkin Anayasa’nın 141. maddesine de aykırı bir durum yaratır. Ayrıca anılan husus kamu düzeni ile ilgili olup, gözetilmesi yasa ile hakime yükletilmiş bir ödevdir. <br>\tYargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2009/19-109 E. - 2009/123 K. sayılı ilamında değinildiği üzere, 10.04.1992 tarih, 1991-7 Esas 1992-4 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, hâkimin tefhim etmiş olduğu kısa kararla gerekçeli kararın uyum içinde olması gerektiğini öngörmektedir. Yargı erkinin görev ve yetkisi, Anayasa ile yasaları amaçlarına uygun olarak yorumlayıp uygulamak, keza İçtihadı Birleştirme Kararlarının bağlayıcılığını gözetmekten ibarettir. Kısa kararla gerekçeli karar ve hüküm arasındaki çelişkiye cevaz verilmemesinin amacı, kamunun mahkemelere olan güveninin sarsılmamasına yöneliktir. Tefhim edilen hüküm başka, gerekçeli karardaki hüküm veya gerekçe başka ise bu durumun, mahkemelere olan güveni sarsacağı tartışmasızdır. İçtihadı Birleştirme Kararında bu konuya çok büyük bir önem verilmiş, çelişkinin varlığı tespit edildiği takdirde, başka hiçbir incelemeye gerek görülmeksizin ve tarafların bu konuyu temyiz sebebi yapıp yapmadıklarına bakılmaksızın, kararın salt bu nedenle bozulması gerektiğine işaret edilmiştir.<br>\tSomut uyuşmazlıkta da, taraf markalarının emtia listesi önce sadece 11. sınıfın 04, 05 ve 06. alt sınıfı yönünden benzer bulunmuş, daha sonra 11. sınıftaki malların tamamının benzer olduğunu belirtilip, dava, 11. sınıfın 04, 05 ve 06. alt sınıfları bakımından kabul edilmiştir. Böylece, hem gerekçe kendi içinde çelişmiş, hem de gerekçe ile hüküm arasında çelişki oluşmuştur. <br>Bu husus, az yukarıda açıklanan gerekçeli kararın uyum içinde olması gerektiğine ilişkin ilke ve yasa hükümlerine aykırı olduğu gibi, kararın HMK'nun 391. maddesine uygun bir karar olmadığı, HMK'nın 297. ve Anayasa'nın 141/3. maddesi bağlamında yasal gerekçe içermediği açıktır.<br>\tHer ne kadar bölge adliye mahkemeleri, hukuki denetimin yanında aynı zamanda maddi vakıa incelemesi de yaparak, tahkikat sonucuna göre yeniden esas hakkında hüküm kurabilir ya da yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde, veyahut kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında karar verebilirse de somut olayda, hukuki ve maddi vakıa denetimine elverişli bir hüküm bulunmamaktadır. \t<br>\tBu nedenle HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca, davanın yeniden görülüp yeni bir karar verilmesi için ilk derece mahkemesine ait kararın esası incelenmeden kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. <br>\t2-İstinaf kararının neden ve şekline göre, davacı ile davalı ... vekillerinin diğer istinaf itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.<br>\t<br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı ile davalı ... vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 30/12/2021 gün ve 2021/123 E. - 2021/426 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA;<br>\t2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,<br>\t3-Davacı ile davalı ... vekillerinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,<br>\t4-Davacı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 80,70-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacıya iadesine, <br>\t5-Davalı ... tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 80,70-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde anılan davalıya iadesine, <br>\t6-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>\t7-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, <br>\t8-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,\t<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 04/04/2024 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 03/05/2024\t\t\t<br><br>Başkan<br><br><br>Üye<br><br><br>Üye<br><br><br>Katip<br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ca273df807dc0222","SID":"7fec5b3a7ab671af"}}