{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 20/06/2023<br>NUMARASI\t\t:  Esas - Karar <br><br>İSTİNAF EDEN DAVACI\t: ... - T.C Kimlik ...<br>VEKİLLERİ\t: Av. ... & Av. ...<br><br>\t<br>DAVALI\t: <br>VEKİLLERİ\t: Av. ... & Av. ...<br>DAVA\t\t: İtirazın İptali <br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 26/04/2024<br>YAZIM  TARİHİ\t: 26/04/2024<br>Davacı tarafından, davalı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan itirazın iptali davasında 20/06/2023 tarihinde tesis edilen davanın reddine ilişkin karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendi; <br>DAVA:  Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı kooperatif ile ... arasında yapılan 17.05.2012 düzenlenme tarihli sözleşme gereği ödenmesi gereken 33.500,00 TL miktarlı alacaktan kaynaklanan borç nedeniyle Konya .. İcra Müdürlüğü'nün .... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının söz konusu takibe itiraz ettiği için takibin durduğunu, duran takibin devamı amacıyla iş bu itirazın iptali davasının açıldığını, davalı tarafın müvekkili kooperatifle ilgisi olmadığını beyan ettiğini, bu durumun gerçeği yansıtmadığını, çünkü müvekkili kooperatife ait karar defterinde noter onaylı 04.08.2010 tarihli Yönetim Kurulunca Kooperatif üyeliğine kabul edildiğine dair karar bulunduğunu, ilgili defter incelendiğinde bu durumun görüleceğini, aidat ödemeleri konusunda müvekkili kooperatife sonradan üye olduğu için yapmış olduğu ödemenin toplam bir rakamdan ibaret olduğunu, müvekkilinin yaptığı ödemelerin kooperatifin inşası için kullanıldığını, hatta müvekkilinin düzenlemiş olduğu bazı senetleri kooperatife verdiğini, ilgili senetlerin de kooperatifin inşaat işlerini yapan kişilere teslim edildiğini, buna ilişkin mahkemenin gerek görmesi halinde ilgili belgelerin ibraz edilebileceği gibi kooperatifin inşaat işlerini yapan kişilerin beyanlarına dahi tanık olarak başvurulabileceğini, bu nedenlerle davalının Konya .. İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptalini, takibin kaldığı yerden devamını, davalı hakkında alacağın %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili beyan dilekçesinde özetle; müvekkili kooperatif aleyhine gönderilen ödeme emrinde talep edildiği şekilde müvekkilinin bir borcu olmadığını, muaccel olmuş herhangi bir borç olmadığından dolayı faiz borcu da olmadığını, davacının müvekkili kooperatife ödemiş olduğu herhangi bir aidatta olmadığını, zaten davacının müvekkili kooperatife aidat ödemiş olsaydı elinde müvekkili kooperatif tarafından verilen tahsilat makbuzu olacağını, davacı tarafından buna ilişkin bir belge sunulmadığını, taraflar arasında imzalanan geçerli bir sözleşme olmadığını, daha evvel icra dosyasına sunmuş oldukları itiraz dilekçesinde de belirtildiği üzere ...’in şahsi olarak veya .... Ltd. Şti. olarak davacıya daire satışından müvekkili kooperatifin sorumlu tutulamayacağını, çünkü taraf olmadığını, ...’in kooperatif başkanı, .... Ltd. Şti.’nin sahibi olarak yasaya uygun olmayan daire satışları, üye kayıtları genel kuruldan alınmış yetki ve karar olmadan yapıldığından hukuken geçersiz ve batıl olduğunu, ...’in kendisine ait .... Ltd. Şti ve kooperatif ile ilgili olarak yaptığı bazı yasal olmayan işlemlerden dolayı mağdur olanlar tarafından Cumhuriyet Başsavcılığına şikayet ettiklerini, davacının müvekkili kooperatiften herhangi bir alacağı olmadığını, varsa alacağını ...’den veya .... Ltd. Şti’den talep etmesi gerektiğini, ... daire satışı ile ilgili müvekkili kooperatif genel kurulu tarafından yetkilendirilmiş olduğunu, .... Ltd. Şti ’ye yapılan ödemenin müvekkili kooperatif inşaatına ne kadar harcandığı, harcanıp harcanmadığı belirli olmadığını, dosyaya sunulan 17.05.2012 tarihli sözleşmenin 1.maddesinde de “... aldığı miktarları kooperatif ile mahsuplaşmamış olup bu bedel kooperatife girmemiştir. Ama taraflarca bu bedelin kooperatife harcandığı belirtilmiş ve tespit edilmiştir.” şeklinde yazılmış olması Kooperatifler Kanunun 23. maddesindeki “eşitlik ilkesi” ne aykırı olduğunu, Kooperatifler Kanunu ve ana sözleşmeye göre aylık üye aidatlarını genel kurul toplantılarında tespit edildiğini, aynı şekilde peşin ödeme şeklindeki üyelikte genel kurul kararı ile gerçekleştirildiğini, davacının ....Ltd. Şti ’den 33.500,00-TL ödeyerek daire satın almış olması müvekkili kooperatifi ilgilendirmediğini, .... Ltd.Şti yetkilisinin davacıdan aldığı parayı şahsı için harcamış olabileceğini, davacı tarafın dayanmış olduğu 17.05.2012 tarihli sözleşmenin 3. maddesinde; para geri ödenecek olsa dahi kooperatifin ekonomikman uygun olduğu tarihte ödeneceği belirtilmiş olup davacıya para ödenmesi konusunda genel kuruldan alınmış bir kararda olmadığını, bu nedenlerle müvekkili kooperatif hakkında açılmış olan işbu itirazın iptali davasının reddini, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; \"...Yukarıda yapılan açıklamalar, amir kanun hükümleri, bilirkişi raporu, icra dosyası, Yüksek Mahkeme ilamları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde her ne kadar davacı tarafından davalı kooperatifin üyesi olduğu, üyelikten istifa etmesi sebebiyle üyelik sebebiyle ödediğini iddia ettiği bedelin iadesi talepli icra takibine geçilmiş ve eldeki itirazın iptali davası açılmış ise de davacının davasına dayanak 17/05/2012 tarihli sözleşmede ifade edildiği üzere davacının kooperatiften bir üyelik ya da daire satın almadığı, kooperatifin kurulmasından dahi önce dava dışı .... Ltd. Şti yöneticisinden daire satın aldığı, söz konusu sözleşmede bedelin kooperatif hesabına aktarılmadığının ifade edildiği, 23/01/2023 tarihli bilirkişi raporundan anlaşıldığı üzere davalı kooperatife ait genel kurul tutanakları ve hazirun listelerinin incelenmesinden davacı ....  isminin dosyaya ekli genel kurul hazurun listelerinde yer almadığı, T.C. Konya .. Noterliği 24/11/1995 Tarih ve...yevmiye nolu karar defterinde davacı tarafından sureti sunulan 04/08/2010 tarihli 5 nolu kararın yer almadığı, dosyaya ekli karar defterinde böyle bir kararın bulunmadığı, T.C. Konya .. Noterliği 27/12/2012 Tarih ve ... Yevmiye nolu üye kayıt defterinde davacının isminin yer almadığı, dosya kapsamında yer alan ticari defterlerin incelenmesinden, davacının ödediğini iddia ettiği 33.500,00TL'nin davalı kooperatife ait 2011 yılı ticari defterlerinde yer almadığı, nitekim davacı asilin Mahkememizin 10/05/2022 tarihli duruşmasında alınan beyanında \"bu tarihte ben kooperatife üye oldum diye biliyordum, ben bana verilen üyeliğe kabule ilişkin karar defteri aslını görmedim\" şeklindeki anlatımı ve bilirkişi raporu da nazara alındığında böyle bir üyelik kaydı ya da belgelerinin olmadığı dolayısıyla davacının, davalı kooperatif üyesi olmadığı, davalı kooperatife herhangi bir aidat ödemediği de anlaşılmakla davasının reddine karar verilmiş LAKİN davacının takibe geçmesinde haksız ise de kötüniyetli olduğu dosyadaki mevcut delil durumuna göre ispat olunamadığından yasal şartların oluşmadığı....\" gerekçesiyle davanın reddine,  yasal  şartların oluşmadığına kanaat edilmekle davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine  karar verilmiştir. <br> İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının hukuka, mantığa ve hakkaniyete aykırı olması sebebi ile bozulması gerektiğini, yerel mahkemenin davalı taraf kooperatifle müvekkil arasında  geçerli bir sözleşmenin yapılmadığını muhatabın ... olduğunu gerekçe göstererek bir hüküm kurduğunu, oysaki 17.05.2012 tarihli sözleşmenin davalı kooperatif  adına yasalara uygun ve usulünce atanmış yetkili yönetim  kurulunca imzalandığını, üstelik sözleşmede yönetim kurulu başkanı olarak görev yapan ...  ve yönetim kurulunda bulunan ... ve ...'in imzaları ve  davalı kooperatifin kaşesi bulunduğunu, ayrıca ...'in imzaların atıldığı dönemde yönetim kurulu üyesi olduğunu, müvekkillinin \"biz daireyi ...'den aldık\" derken kooperatifi temsilen demek istediğini, kooperatif adına hareket ettiğini gösteren kişilerin bu belgeyi imzalayarak müvekkile teslim etmenin karşılığında müvekkilin parasının tahsili için kooperatife dava açmasının hukuka uygun olduğunu, aksi halde eğer ki sorumlulukları yok ise bu kişilerin yönetimde olduğu dönemdeki yaptığı diğer tüm tasarrufların da hiç bir geçerliliği olmayacağını beyanla mahkemece verilmiş 20.06.2023 tarihli kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>İstinaf incelemesi; Kamu düzenini ilgilendiren konularda resen, diğer yönlerden HMK'nın 355.maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. <br>Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07/05/20147 tarih 2013/23-1051 Esas 2014/627 Karar sayılı ilamı ile \"....1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun (1163 sayılı KK) 10.maddesinde düzenlendiği üzere; “Her ortağın kooperatiften çıkma hakkı vardır. Çıkma keyfiyetinin kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye düşürmesi halinde ayrılmak isteyen ortağın, muhik bir tazminat ödenmesine dahi hüküm anasözleşmeye konulabilir” <br>Kooperatiften çıkma hakkını kullanan veya çıkartılan ortak, \"ayrılma payı\" alır. Ayrılma payının “asgari” miktarı, pay sahibinin sermayeye katılma borcu için ödemiş olduğu bedeldir. Fakat, ana sözleşmelerle, buna ek olarak, ortakların veya mirasçıların kooperatif varlığı üzerinde hakları olup olmadığı ve bu hakların nelerden oluştuğu düzenlenebilir. Bu haklar, yedek akçeler hariç olmak üzere, ortağın ayrıldığı yılın bilançosuna göre hesaplanır. Kanundaki \"yedek akçe\" kelimesi sadece kanuni yedek akçelere inhisar ettirilmelidir (Poroy/Tekinalp/Çamoğlu, Ortaklıklar ve Kooperatif Hukuku, İstanbul 2010, s.887).<br>Ayrılma payının nasıl belirleneceği, 1163 sayılı KK’nun  17.maddesi ve örnek (tip) ana sözleşmenin 15.maddesinde düzenlenmiştir. Kooperatiften ayrılan ortak, ödemiş olduğu aidatın tamamını değil, ayrıldığı yıl bilançosuna göre hesaplanacak olan masraf hissesi düşüldükten sonra bakiyesinin iadesini talep edebilir. Bilançonun genel kurulca kabulü suretiyle kesinleşmesinden itibaren bir ay süre geçtikten sonra bu hak talep edilebilir.<br>1163 sayılı KK’nun 17.madde hükmü aynen; “Kooperatiften çıkan veya çıkarılan ortakların kendilerinin yahut mirasçılarının kooperatif varlığı üzerinde hakları olup olmadığı ve bu hakların nelerden ibaret bulunduğu anasözleşmede gösterilir. Bu haklar, yedek akçeler hariç olmak üzere, ortağın ayrıldığı yıl bilançosuna göre hesaplanır.<br>Kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye düşürecek nitelikteki iade ve ödemeler, anasözleşmede daha kısa bir süre tespit edilmiş olsa bile genel kurulca üç yılı aşmamak üzere geciktirilebilir. Bu durumda kooperatifin muhik bir tazminat isteme hakkı saklıdır. Çıkan veya çıkarılan ortaklar ile mirasçılarının alacak ve hakları bunları isteyebilecekleri günden başlayarak beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.<br>Çıkan veya çıkarılan ortağın sermaye veya mevduatından kısmen veya tamamen yoksun kalacağı hakkındaki şartlar hükümsüzdür” şeklindedir. Bu yasa hükmü uyarınca;  ayrılan ortağın hakları, ortaklıktan çıktığı (istifa) veya çıkartıldığı (ihraç) yılın bilançosu çerçevesinde iade edilir. Hakların geri ödenmesi ise, bu bilançonun kesinleşmesinden, başka bir anlatımla bilançonun genel kurulca kabulünden itibaren bir ay içinde yapılabilir. Dolayısıyla alacak, bilançonun genel kurulca kabulünden itibaren bir ay sonra muaccel hale gelir.<br>Aynı yasa hükmünün ikinci fıkrası gereğince, kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye düşürecek nitelikteki iade ve ödemeler, anasözleşmede daha kısa bir süre tespit edilmiş olsa bile, genel kurulca üç yılı aşmamak üzere geciktirilebilir.<br>Erteleme kararı, kooperatife sadece yapacağı geri ödemeleri üç yıla kadar erteleme hakkı verir. Bu sürenin sonunda ortak, yine aynı yasa maddesi ile tip anasözleşmenin 15/1.maddesi uyarınca, yaptığı ödemelerin iadesini, ayrıldığı yılın bilanço tarihinden itibaren bir ay geçtikten sonraki tarihten itibaren faiziyle birlikte geri isteyebilir. Ancak, davacıya yapılacak geri ödeme, kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye düşürecekse, dolayısıyla erteleme kararı geçerliyse ve dava, erteleme süresi dolmadan açılmışsa, zamanından önce açılan davanın reddi gerekecektir.<br>Bu aşamada hemen belirtilmelidir ki, böyle bir erteleme kararı alınsa dahi, dava edilmesi durumunda, mahkemelerce öncelikle, ortağın istediği iade alacağının, kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye düşürüp düşürmeyeceğinin kooperatif kayıtları incelenerek tespit ettirilmesi gereklidir.  Ayrıca, tip anasözleşmenin 15/2.maddesi aynen; “Ancak ortaklığı sona erenlerin yerine yeni ortak alınması halinde eski ortağın 21.madde uyarınca ödediği gider taksitleri derhal geri verilir” şeklinde düzenleme öngörmekte olup, somut olayda davalı kooperatifin anasözleşmesinde de bu düzenleme aynen yer almıştır.<br>Bu hüküm uyarınca,  ‘daha önceden de boş olan ortaklık payları dışında’, ortaklıktan çıkan ortaklar ‘yerine’ yeni üye alınması halinde, çıkma payının derhal ödenmesi gerekecektir.<br>Somut olayda davacı vekili, dava dilekçesinde erteleme kararının geçerli olmadığı iddiasının dayanağı olarak kooperatifin mali durumuyla ilgili veriler belirtmesinin yanı sıra, ayrılan ortaklara ödeme yapılmasının kooperatifin varlığını tehlikeye düşürmeyeceği iddiasının delili olarak, istifa eden ortakların yerine 32 adet yeni ortak alındığını ileri sürmüş ve dosyaya birtakım taşınmaz bilgilerini içerir kayıtlar sunmuş olup, yerel mahkemece bu iddia hakkında araştırma yapılmamıştır. <br>Bu nedenle, çıkma payının ödenmesinin üç yıl ertelenmesine ilişkin genel kurulun aldığı kararının yerinde olup olmadığı hususunun, ileri sürülen bu iddialar araştırılarak yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde varılacak sonuca göre belirlenmesi gereklidir.  Hal böyle olunca; mahkemece, ortaklıktan çıkan ortaklar yerine erteleme kararından sonra yeni ortaklar alındığına ilişkin iddialar araştırılarak elde edilecek sonuca göre bir karar verilmesi gerektiğinden, kararının bu değişik gerekçeyle bozulması gerekmiştir....\" hususunun belirtildiği, <br>Davacının 17/05/2012 tarihinde kooperatif üyeliğinden istifa ettiği, 01/03/2014 tarihinde yapılan 2012-2013 yılı genel kurulunda alınan kararlar ihraç olan veya istifa eden üyelerin paralarının genel kurul tescilinden itibaren üç yıl sonra ödenmesine karar verildiğinden davacının yerine yeni ortak alınıp alınmadığı araştırılarak davacının alacağının muaccel olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmadığından davacının istinaf başvuru talebinin  kabulü ile, HMK 353/1.a.6 maddesi gereğince; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yukarıda belirtilen şekilde inceleme ve değerlendirme yapıldıktan sonra karar verilmek üzere dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi  yukarıda  açıklandığı üzere;<br>1-Davacının istinaf başvuru talebinin KABULÜ ile; Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/06/2023 tarih ... Esas.. Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,<br>2-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yatırılan 269,85 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, <br>4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>5-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>6-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4 maddesi gereğince; kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 26/04/2024 tarihinde oybirliği ile  HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. <br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan ...<br> e-imzalıdır<br><br>Üye ...<br> e-imzalıdır<br><br>Üye ...<br>e-imzalıdır <br><br>Katip ...<br>e-imzalıdır <br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"dbb5df85420ceb94","SID":"e9b444a385b4114a"}}