{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2022/1686 - 2024/1099<br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/1686 <br>KARAR NO\t: 2024/1099<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t:...<br>ÜYE\t: ...<br>ÜYE\t: ...<br>KATİP\t: ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 23/03/2022<br>NUMARASI\t: 2020/... Esas, 2022/... Karar<br><br>DAVACI\t: ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVALI\t: ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ  - <br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVA\t: Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat<br>KARAR TARİHİ\t: 02/05/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN <br>YAZILDIĞI TARİH\t: ...<br><br><br>  Adana\t2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 23/03/2022 tarih ve 2020/... Esas, 2022/... Karar  sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ.<br>Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 04/07/2018 tarihinde sürücü ... idaresindeki ... plakalı kamyonet ile seyir halinde iken sürücü ... idaresindeki ... plakalı araç ile çarpışması ve çarpmanın etkisi ile ... plakalı kamyonetin park halinde bulunan ... plakalı araç ile çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında ... plakalı kamyonette yolcu konumunda bulunan müvekkilinin yaralandığını, müvekkilinin görmüş olduğu tedavilere rağmen eski sağlığına kavuşamadığını, davalı sigorta şirketine başvuruda bulunduklarını ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya dair dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla kalıcı iş gücü kaybından dolayı 100 TL, geçici iş gücü kaybından dolayı da 100 TL olmak üzere toplam 200 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilmesini talep etmiştir.<br>ISLAH: Davacı vekili 10/02/2022  tarihli dilekçesi ile dava değerini 100 TL olan geçici iş göremezlik tazminat taleplerini 5,803,64 TL'ye, 100 TL olan kalıcı iş göremezlik tazminat taleplerini ise 156.174,58 TL'ye yükseltmiştir. <br><br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın müvekkili şirket tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, tarafların kusur oranlarının tespiti için Trafik İhtisas Dairesinden veya Karayolları Fen Heyetinden rapor alınması gerektiğini, davacının kaza sırasında emniyet kemerinin takılı olup olmadığının tespiti ile müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacı yanın geçici iş göremezlik tazminat taleplerinin poliçe teminatı dışında olduğunu, davacının maluliyet oranının tespiti için Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece \"04/07/2018 tarihinde dava dışı sürücü ... idaresindeki ... plakalı kamyonetin  dava dışı sürücü ... idaresindeki ... plakalı araça arkan çarptığı, çarpmanın etkisi ile  ... plakalı kamyonetin savrularak  park halinde bulunan ... plakalı aracada çarptığı, kaza nedeniyle ... plakalı kamyonette yolcu konumunda bulunan davacının yaralandığı,  kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğu, 818 sayılı B.K. Nun 46. Maddesi, 2918 Sayılı KTK'nun 85 /1-5. Maddeleri ile  2918 Sayılı KTK'nun 91 /1 maddesi gereğince davalının uğranılan zarardan sorumlu olduğu, mahkememizce kusur oranının tespiti için dosyanın bilirkişiye tevdii edildiği,  04/01/2021 tarihli bilirkişi raporunda: dava dışı sürücü ...'in asli ve % 100 oranında kusurlu, dava dışı sürücü ...'ın ve ... plakalı araç sürücüsünün ise kusursuz tespit edildiği, alınan kusura ilişkin raporun tutanakla uyumlu olduğu aksini gösterir bir belgenin de bulunmadığı anlaşıldığından hükme esas alındığı, maluliyetin tespiti ve oranı hususunda rapor alınmak üzere dosyanın  İstanbul ATK 2. İhtisas Kurulu'na gönderildiği düzenlenen 28/06/2021 tarihli kurul raporunda; davacı da % 0 oranında kalıcı ve 4 aya kadar uzayabilcek nitelikte geçici işgücü kaybı oluştuğunun tespit edildiği, ancak bu raporun son durum muayene raporu gönderilmeden düzenlendiği ilgili evrakın gönderilmesi halinde yeniden düzenleneceği bildirilmekle eksik evrak ikmal edilerek dosyanın yeniden kurula gönderildiği, İstanbul ATK 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 05/11/2021 tarihli raporda; davacı da % 6 oranında kalıcı ve 4 aya kadar uzayabilcek nitelikte geçici işgücü kaybı oluştuğunun tespit edildiği dava dilekçesinde sunulan raporun Erişkinlere İlişkin yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği bu bakımdan raporlar arasında çelişki bulunmadığı anlışılmakla son ATK raporunun kazanın meydana geldiği tarih dikkate alınarak maluliyetin Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmeliğe göre tespit edildiği raporun uygun yönetmeliğe göre hazırlandığı usule, denetime uygun olduğu anlaşıldığından  hükme esas alındığı, hesap için dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği düzenlenen 05/02/2022 tarihli raporda; davacının kalıcı iş göremezlikten dolayı 156.174,58 TL, geçici iş göremezlikten dolayı ise 5.803,64 TL tazminat talep edebileceğini, dava konusu kazaya karışan ... plakalı aracın kullanım amacının hususi olduğunun tespit edildiği, bu şekilde hesaplanan bilirkişi raporunun güncel kararlar dikkate alınarak usule ve denetime uygun olarak düzenlendiği gözetilerek hükme esas alındığı davalı sigorta şirketinin zarardan  2918 sayılı KTK' nın 91. Vd. Ve 88. maddeleri gereğince Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı olarak limitle sınırlı sorumlu olduğu, maluliyet ölçüsünü belirtir raporun incelenmesinde,maluliyetin bilek bölgelerinde meydana geldiği, emniyet kemeri takıp takmadığının belirsiz olduğu, takmış olsa bile bu bölgelerde yaralanmanın gerçekleşmesine etkisinin bulunmadığı, davacının araçtan fırladığına yönelik iddia ve delilin de bulunmadığı anlaşıldığı\" gerekçeleriyle davanın kabulüne; 156.174,58 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı ile 5.803,64 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 161.978,22 TL tazminatın 25/04/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; Karayolları trafik kanununun 98. maddesinin 13.02.2011 tarihinde değiştiği ve bu husustaki genel şart değişikliğinin 01.06.2015 tarihinde yapıldığını, bu sebeple 01.06.2015 tarihinden sonra düzenlenen poliçeler sebebiyle Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı sigorta şirketi geçici iş göremezlik ve bakıcı giderlerinin tazminat istemlerinden  sorumlu tutulamayacağını, hesap bilirkişisi tarafından yanlış tablo kullanılarak hesaplama yapıldığını, TRH Yaşam Tablosu ve 1.8 teknik faiz kullanılarak  hesaplama yapılması gerektiğini, bu nedenle hükme esas alınan raporu kabul etmediklerini, davacı  söz konusu davanın belirsiz alacak davası olarak açmayıp kısmi dava olarak açtığından ıslahla arttrılan miktara itirazlarına rağmen ıslah tarihinden itibaren faize hükmetmeyen yerel mahkeme kararının bozulması gerektiğini, hüküm kurulurken müterafik kusur indirimine gidilmediğini, ancak davacının kocasının kullandığı %100 kusuru ile yaptığı kaza nedeniyle maluliyete uğradığından  hakkaniyet gereği müterafik kusur indirimini yapılması gerektiğini belirterek hatalı ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50 ve 56. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı manevi tazminat davasıdır. <br>İlk derece mahkemesinde yapılan yargılamada tarafların bildirdikleri deliller toplanmış, davacının ekonomik ve sosyal durumu araştırılmış, sigorta poliçesi ve hasar dosyası, davacıya ait tedavi evrakları, ... Cumhuriyet Başsavcılığının .../... soruşturma sayılı dosyası celp edilmiş, makine mühendisi bilirkişiden  04/01/2021 tarihli kusur raporu alınmış, SGK tarafından davacıya rücuya tabi bir ödeme yapılıp yapılmadığı araştırılmış, İstanbul ATK 2. İhtisas Kurulu'nun 05/11/2021 tarihli raporu dosyaya kazandırılmış, hesap bilirkişisinden 05/02/2022 tarihli rapor alınmış, giderek davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmü davalı vekili istinaf etmiştir.<br>İnceleme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Davalı vekilinin geçici iş göremezlik gideri tazminatının teminat kapsamında olmadığına yönelik istinaf başvurusunun değerlendirildiğinde; <br>Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında, rizikonun gerçekleşmesi halinde sigortacının ödeyeceği tazminat, 2918 Sayılı Kanun’un 91. maddesinin yollamasıyla aynı Kanunun 85. maddesine göre belirlenir. Buna göre; sigortacı, sigorta ettiren işleten tarafından, motorlu aracın işletilmesi sırasında ortaya çıkan maddi zararlar ile kişinin yaralanması veya ölmesi gibi bedeni zararlardan sorumludur. Kişinin bedenine gelen zararlarda tedavi giderlerinin ödenmesine ilişkin koşullar 98. maddede düzenlenmiştir. <br>Söz konusu bu madde 25.02.2011 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 13.02.2011 tarih, 6111 Sayılı Yasanın 59. maddesi ile değiştirilmiştir. Değişik 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 98. maddesine göre, trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmeti geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır. (Ek cümle: 4/4/2015-6645/60 md.) Söz konusu düzenlemeye göre, hastanelerce sunulan sağlık hizmet bedelleri yönünden sigorta şirketlerinin ve Güvence Hesabı’nın yükümlülükleri sona ermekte, ancak kazazedelerin bunun dışında kalan bakıcı veya tedaviye bağlı sair harcamaları yönünden ise, sigorta şirketlerinin ve Güvence Hesabının tedavi teminatları kapsamında sorumlulukları devam etmekte olup, teminat kapsamının yasaya aykırı genel şart hükmü ile daraltılması mümkün değildir. <br>Bu nedenle geçici iş göremezlik zararının poliçe teminatı kapsamında olduğu kabul edilmiş olduğundan davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf başvurusuna itibar edilmemiştir. <br>Davalı vekilinin hükme esas alınan hesap raporuna ilişkin yapmış olduğu istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;<br>Davalı vekili TRH 2010 mortalite tablosu esas alınarak 1.8 teknik faiz uygulanmak suretiyle zararın belirlenmesi gerektiğini itirazen ileri sürmektedir. İlk derece Mahkemesi kararında hükme esas alınan 05/02/2022 tarihli hesap raporunda TRH 2010 mortalite ve progresif rant yöntemine göre yapılan hesaplamaya göre hüküm kurulmuştur. <br><br>2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 90.maddesined yer alan “…Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenen hususlar hakkında 11/01/2011 tarihli ve 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır…” hükmü ile aynı Kanunun 92/i maddesinde yer alan; “… Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler…”  şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarih ve 2019/40 Esas, 2020/40 Karar sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanununun 90.maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki  “…ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92.maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. Bu durumda mağdurların zararının ve zararın kapsamının 2918 Sayılı Kanun ve 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiile dair hükümleri ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerekmektedir.<br>Bu çerçevede Yargıtay tarafından verilen emsal kararlarda mağdurların zararının ve zararın kapsamının belirlenmesinde TRH 2010 mortalite tablosunun uygulanması ve progresif rant yönteminin kullanılması içtihat edilmiştir.( Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 24.02.2021 tarih ve 2019/3292 Esas, 2021/1848 Karar Sayılı kararı, Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 14.01.2021 tarih ve 2020/2598 Esas, 2021/34 Karar Sayılı kararı, Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 22.12.2020 tarih ve 2019/5206 Esas, 2020/8874 Karar Sayılı kararı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 21/06/2021 gün ve 2021/ 2457 esas ve 2021 / 3304 karar sayılı kararı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/13625 esas ve 2022/8912 karar sayılı 16/06/2022 günlü kararı) <br> Şu durumda, yukarıda açıklanan yerleşik Yargıtay kararları ile mağdurların zararının ve zararın kapsamının belirlenmesinde TRH 2010 mortalite tablosu ve ayrıca progresif rant yönteminin uygulanması içtihad edildiğinden, davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir. <br>Davalı vekilinin faiz tarihine yönelik olarak istinaf itirazları incelendiğinde;<br>Somut olayda uyuşmazlık, haksız eylemden kaynaklanmaktadır. Haksız eylem faili, ihtar ve ihbara  gerek  olmaksızın, zararın  doğduğu  anda, başka  bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir. <br>  Sigorta şirketinin poliçe kapsamında sorumlu olduğu tazminatı 2918 sayılı KTK 99. maddesi gereğince başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içerisinde ödemesi gerekmektedir. Bu süre içinde ödeme yapılmaz ise bu süre sonra erdikten sonra 9.gün sigorta şirketinin temerrüde düştüğü kabul edilir. Davacı tarafın davadan önce sigorta şirketine bir başvuruda bulunmaması halinde yada başvuru  ispatlanmadığı hallerde  davalı sigorta şirketinin dava tarihi itibari ile temerrüte düştüğü kabul edilerek bu tarihten itibaren faize hükmolunması gerekmektedir. <br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının davalı sigorta şirketine başvurusundan 8 iş günü sonra temerrüte düştüğünün kabulü ile yazılı şekilde faiz başlangıç tarihe hükmedilmesi yerinde görülmekle, davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazları da haksız bulunmuştur.<br>Davalı  vekilinin müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğine ilişkin istinaf sebeplerinin incelenmesinde;<br>Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK'nın md. 52. maddesinde düzenlenmiştir. Zarar görenin kusurunun, zararın meydana artmasına etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir.<br><br>Somut olayda, davacının emniyet kemeri takıp takmadığının belirsiz olduğu ve fakat davacının kaza esnasında araçtan fırlama gibi emniyet kemerinin takılı olmadığının gösterir emarelerin de bulunmadığı, davacının eşinin kullandığı araçta taşınması nedeniyle  müterafik kusur indirimi yapılamayacağı anlaşılmakla; müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğine ilişkin istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.<br>İlk derece mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, yerel mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olmasında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 11.064,73 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 2.766,19 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 8.298,54 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,<br>3-Davalı tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, <br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>6-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar veya değeri üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan (378.290,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.02/05/2024<br>\t\t\t<br>    <br>        Başkan                  Üye                   Üye                    Katip <br><br> <br><br><br><br><br><br><br>   İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f9d78c1751443a50","SID":"9de3972be7e09d61"}}