{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi   35. Hukuk Dairesi     Esas-Karar No: 2023/98 - 2024/561<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2023/98 <br>KARAR NO\t: 2024/561<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 04/11/2022<br>NUMARASI\t\t: 2022/127 Esas 2022/876 Karar<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t: <br>\t<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 02/05/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 02/05/2024<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı  davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile  anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde; 13.11.2016 tarihinde sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki  ... plakalı aracın tek taraflı olarak gerçekleştirdiği trafik kazasında , araçta yolcu olarak bulunan müvekkilinin yaralandığını, malul kaldığını, kazanın oluşumunda müvekkilinin kusurunun  bulunmadığını, kaza yapan aracın davalı ... Sigorta nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, davalıya 20.12.2021 tarihinde tebliğ edilen başvuru neticesinde zararın karşılanmadığın belirterek,  fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik  100 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 04.01.2022 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini  talep etmiştir.<br>\tDavacı vekili 07.10.2022 harç tarihli dilekçesiyle talebini 80.514.06 TL'ye yükseltmiştir.<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde,  müvekkiline usulüne uygun başvuru yapılmadığından, dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, teminat limiti ile sorumlu olunduğunu, kusur oranına itirazları bulunduğunu, kaza esnasında davacının emniyet kemerinin takılı olup olmadığının SGK tarafından rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, avans faizi talebinin haksız olduğunu bildirip davanın reddini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, davaya konu ... plakalı araç, davalı sigorta şirketi nezdinde 27.11.2015-2016  tarihleri arasında ZMMS poliçesi ile sigortalı olup, davalı sigorta şirketinin  aracın işletilmesinden doğan zararları poliçe limiti 290.000 TL limit  kapsamında teminat altına aldığı, hükme esas alınan Hacettepe Üniversitesi Ana Bilim Dalı Başkanlığının   24/11/2021 tarihli raporunda, 30 Mart 2013 tarih ve 28603 sayılı RG de yayınlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik  hükümlerine göre  kaza nedeniyle davacının tıbbi iyileşme süresinin 3 hafta ve  kaza  nedeniyle kişinin  özür oranının %2 olduğunun  belirlendiği, 13/06/2022 tarihli kusur bilirkişisinden  alınan raporda, olayın, sigortalı ... plakalı  aracın Ordu ili Karabük ilçesinden Ordu iline  seyir halinde iken ,sürücünün yol yapımı alanında direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu yoldan çıkarak, gidiş istikametine göre yolun sağındaki ihata duvarına çarparak tek taraflı olarak gerçekleştirdiği kaza olduğu,  olayda davalı sigorta şirketine sigortalı olan ... plakalı araç sürücüsü ...'ın, kazaya etken 2918 sayılı karayolları Trafik kanununun 52/1a-b maddelerini ihlalden % 100 oranında tam kusurlu olduğu, davacı ...'ın araç sevk ve idaresinde herhangi bir dahili olmadığından meydana gelen kazada kusursuz olduğunun belirtildiği, hesap bilirkişisinden alınan 18/07/2022 tarihli  raporda ise, 13.11.2016 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu % 2 oranında malul olan ve kusursuz olduğu tespit edilen 2009 doğumlu davacı ... için TRH 2010 yaşam tablosu ve Yargıtay 17 HD nin  AYM nin KTK 92. maddesin iptalinden sonra oluşturduğu içtihatları nazara alınarak yapılan hesaplamada  80.514,06 TL sürekli iş gücü kaybı zararı  hesaplandığı, davadan önce davacı vekili tarafından poliçe teminatının ödenmesi konusunda 20.12.2021 tarihinde davalı ... Sigorta A.Ş'ye başvuruda bulunulduğu , talebin zararın teminat dışı olduğu gerekçesiyle reddedildiği, ancak başvurunun usulüne uygun olduğu görülmekle, KTK' nun 99. maddesi uyarınca başvuruyu takip eden 8 iş günü sonunda davalının 31.12.2021 tarihi itibariyle temerrüde düşürüldüğü anlaşılmakla, bu tarihten itibaren yasal faiziyle birlikte tahsili yönünde hüküm kurmak gerektiği, ayrıca davalının müterafik kusur indirimi talebinin, davacının kaza sırasında emniyet kemerinin takılı olmadığı yönündeki itiraz ispat edilemediğinden tazminattan indirime gidilmediği gerekçesiyle; \"Davacının davasının KABULÜNE, 80.514,06TL'nin  04/01/2022 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte  davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine\" karar  verilmiştir.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı\t ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde,  maluliyet raporuna ilişkin itirazların dikkate alınmadığını, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından hazırlanan 24.11.2021 tarihli raporda; \"Davacının dava konusu kaza sonucunda Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik'e göre %2 maluliyeti olduğu\"nun tespit edildiğini, kendileri tarafından alınan medikal görüşte, \"... Kişinin trafik kazası nedeniyle oluşan yaralanması 24.11.2021 tarihli raporda kayıtlı bulgulara göre; 20.02.2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazete ile yürürlüğe giren \"erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkında yönetmelik\" hükümlerince %0 oranında engelliliğe neden olacak niteliktedir. Kişinin sekel oranı oluşturacak maluliyeti bulunmamaktadır\" şeklinde ifade ile davacı tarafın davaya konu kaza neticesinde herhangi bir maluliyeti bulunmadığının tespit edildiğini,  bu durumda davacı tarafın maluliyeti bulunmadığından davanın reddi gerektiğini, yerel mahkeme tarafından hükme esas alınan bilirkişi raporunda, TRH 2010 tablosu + %1,8 teknik faiz ile hesaplamanın yapılması gerekmekte iken TRH 2010 tablosu progressif rant ile hesap yapılmasının  kabul edilemeyeceğini, davacı tarafından müvekkil şirkete yapılan başvuruda  gerekli belgelerin iletilmediğini, müvekkil şirketin temerrüde düşmediğini, bu nedenle yerel mahkeme tarafından temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesine hükmedilmesinin yerinde olmadığını, ancak dava tarihinden itibaren faize hükmedilebileceğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\tİstinaf talebinde bulunan davalı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; <br>\tDava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.<br>\tMaluliyete yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde, Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, maluliyete ilişkin alınacak raporların 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.<br>\t Somut olayda, kaza tarihi olan 13/11/2016 tarihi itibarıyla raporun Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca düzenlemesi gerekmekte olup,davalı sigorta şirketi tarafından bağımsız medikal kuruluş tarafından düzenlenen raporun ise Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlendiği, oran farkının farklı yönetmelik hükümlerinin uygulanmasından kaynaklandığı ve çelişki bulunmadığı anlaşılmakla, maluliyet raporuna ilişkin istinaf sebeplerine itibar edilememiştir. <br>\tDavalı vekili tarafından hesap raporuna da itiraz edilmiş ise de, davalının da diğer zarar sorumluları gibi teminat limitini aşmamak üzere \"gerçek zarardan\" sorumlu olmasına, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından gerçek zarar hesabında TRH2010 Yaşam Tablosu ve bilinmeyen dönem hesabında \"progresif rant\" yöntemi uygulanmasının kabul edilmiş olmasına, hükme esas alınan raporda hesaplamanın da buna göre yapılmış olmasına göre davalı vekilinin hesaplama yöntemine yönelik istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir.<br>\tFaiz başlangıcına ilişkin olarak, davalı sigorta şirketine yapılan başvuru sırasında maluliyet raporunun da eklenmiş olması nedeniyle hükmedilen tazminatlara temerrüt tarihlerinden itibaren faiz işletilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına göre  davalının tüm istinaf sebeplerine itibar edilmemiştir.<br>\tAçıklanan nedenlerle usul ve yasaya uygun ilk derece mahkemesi kararına karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>\tHÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 5.499,92 TL istinaf karar harcından peşin alınan  1.375,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.124,92 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>\t3-İstinaf edence yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-Gider avansından artan kısım varsa karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>\t5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç tahsil ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, <br><br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 02/05/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t<br>\t<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>Üye <br>Üye <br>Katip <br> <br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1f556f5644c467b2","SID":"cfd77019c16aae35"}}