{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2023/1762 <br>KARAR NO: 2024/545<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 26/04/2023<br>NUMARASI: 2021/52 Esas - 2023/374 Karar<br>DAVA: Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 28/03/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;     <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Mülkiyeti müvekkiline ait olan ... plakalı ... marka aracın, Bolu il sınırları içinde otoban kesiminde seyir halinde iken davalı ... işletmesine ait ... plakalı yolcu otobüsünden fırlayan lastiğin müvekkilinin aracına çarpması sonucu müvekkile ait araçta maddi zarar  meydana geldiğini, Almanya'da tamir edilip bedelinin müvekkilince karşılandığını, söz konusu kaza nedeniyle müvekkilinin faturalandırılan 16.350,25 Euro maddi hasarı bulunduğunu, araç sürücüsü ve sigorta şirketinin kusur ve teminat limitleri ölçüsünde sorumlu olduğunu, bu nedenlerle 52.258,66 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan (sigorta şirketi yönünden poliçe limitlerini aşmamak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde 10/04/2014-10/04/2015 tarihlerini kapsayan ZMSS poliçesi ile sigortalı olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek üzere, davacı eğer kaza sonrasında müvekkili şirkete başvurmuş olsa idi, burada ekspertizi yapılıp, onarımı yapılabilecekken, tamamen keyfi olarak aracını yurt dışına götürüp, onarımını orada yaptırdığını iddia ettiğini, bu nedenle artık aracın gerçek hasarı hakkında bilgi sahibi olmanın engellendiği gibi eğer gerçekten iddia edilen hasar oluştu ise Almanya'daki onarım fiyatlarının Türkiye'dekinin üzerinde olacağından davacının bu yöndeki taleplerini kabul etmediklerini, davacının dava öncesinde müvekkil şirkete müracaatı olmadığından olay tarihinden itibaren faiz talebinin yasal olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinde belirtilen ve tazminat talebinin dayanağını oluşturan herhangi bir belge ibraz edilmediğini, araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru bulunmadığını, dolayısıyla müvekkilinin  bir sorumluluğunun olmadığını, mahkemece kusur incelemesi yapılması gerektiğini, Türkiye dışında yapılacak işçilik ücretleri ve araç parçaları daha pahalı olacağından fiyat farkı olacağını, bu nedenle de davacının bu eyleminden müvekkil şirketin sorumluluğu olmayacağını, davacının dava öncesinde müvekkiline kazayı bildirmediğinden kaza tarihinden itibaren faiz talep edilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda,  \"Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; Davacının aracında meydana gelen toplam 10.271,18 TL hasar bedeli tazminatının davalılardan ... ve ... A.Ş. yönünden 04/09/2014 kaza tarihinden itibaren, davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden dava tarihi olan 29/12/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine \" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili ile  davalı ... Tic. A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; 12/01/2023 tarihli bilirkişi raporu ile 14/02/2022 tarihli bilirkişi raporu arasında çelişki bulunduğunu bu çelişki giderilmeden karar verildiğini, 12/01/2023 tarihli bilirkişi raporunda, hukuka aykırı bir değerlendirme yapılarak esasen 16.350,25 € olan hasar bedelinin bilirkişi raporunda 3.617,38 € olarak belirlendiğini bu bedelin nasıl ve neye dayandığının anlaşılamadığını, bilirkişi tarafından tamponun hasar gördüğü kabul edilmişken sağ çamurluğun bu kazadan hasar görmeyeceği varsayımının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu,  kazanın sanki olay gece vakti, otoyolda, yüksek hızda meydana gelmemiş de yavaş bir hızda seyir halindeyken meydana gelen sıradan bir kazaymış gibi hafifsenerek  hakkaniyete aykırı hazırlandığını, raporda marşbiyel hasarı nedeniyle sağ yan eşik (marşbiyel kaplama) ve sağ taban kalkanı parçalarının da hasarlı değerlendirilmesi gerektiğini ancak onarımı yapılan diğer parçaların hesaba alınmadığını, gerçek zarar 16.350,25 Euro'nun kaza tarihindeki karşılığı olan 52.258,66TL bedel olmasına rağmen haksız bir şekilde dosyada mevcut son rapor esas alınarak çok düşük bir bedelde tazminata hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalı ... Tic. A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davaya konu olayın gerçekleşmesinde müvekkili şirketin kusuru dolayısıyla sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkilinin davaya konu aracın sahibi ve işleteni olmadığını, ayrıca araç üzerinde fiili egemenliğinin bulunmadığını, hesap ve tehlikesi kendine ait olmak üzere araç işlettiğinden aracın işletilmesinden doğan külfete de ...'nin katlanması gerektiğini, müvekkilinin yalnızca taşımacılık belgesini yasanın tanıdığı imkan çerçevesinde kiraya verdiğini, aracın periyodik bakım ve kontrollerinden kiracının sorumlu olup müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, dosya kapsamında tanzim edilen kusur raporunda olay anını görüntüleyen güvenlik kamerası ve mobese kamerası kaydının bulunmadığını, kazaya neden olan lastik kaplama parçasının ... plakalı otobüse ait olup olmadığı yönünde bir tespit, delil, fotoğraf olmadığının belirtildiğini, bu halde davacının aracının hasar görmesine sebebiyet verdiği iddia edilen lastik parçasının ... plakalı araçtan ayrılıp ayrılmadığının net olmadığını, buna rağmen soyut dayanaklarla kusur oranı tespit edilmesinin hukukla bağdaşmayacağını, davacının kaza sonrası meydana geldiğini iddia ettiği hasara yönelik ekspertiz yaptırmadığı gibi tamir masraflarına ilişkin bir belge dahi dosyaya sunmadığını, bilirkişi raporunda onarım bedelinin yabancı para üzerinden hesaplanmasının hatalı olduğunu, mahkemece her ne kadar TL 'ye çevrilerek hüküm kurulmuş olsa da aracın Almanya'da tamir ettirildiğinin meçhul olduğunu, dava konusu olay Türkiye sınırları içerisinde meydana geldiğinden aracın Türkiye sınırları içerisindeki onarım bedeli üzerinden ve Türk Lirası üzerinden bir değerleme yapılması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava,  maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Mahkemece ilk verilen \"davanın kısmen kabulüne\" ilişkin hükmün davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 10/12/2020 tarih,  2020/1193 Esas- 2020/4085 Karar sayılı kararı ile \" ... İlk Derece Mahkemesince kusur oranının net olarak belirlenmesi için ATK'dan, İTÜ Makine Mühendisliği bölümünde görevli akademisyenlerden oluşturulacak bilirkişi kurulundan veya Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek uzman bilirkişi kurulundan itirazları da karşılar şekilde kazanın oluşumunda kusur dağılımını belirleyen gerekçeli kusur raporu alınması; Davalı sigorta şirketine  sigortalı olan araç sürücüsüne  kusur verilmesi halinde  kusur oranı ile sınırlı olarak daha önce rapor düzenleyen  bilirkişiden tüm dosya kapsamı, fotoğraflar, kaza tespit tutanağı, araç ruhsatı vs. delliler göz önünde bulundurularak davacıya ait araçta oluşan hasarlı parçalarda açıklanarak  hasarın kazayla uyumu, illliyet bağı, aracın ağır hasarlı olup olmadığı, oranımının ekonomik olup olmadığı, aracın onarılması halinde gerekli onarım giderinin ne kadar olacağı hususlarında ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporu hükme esas alınarak ... plakalı otobüs sürücüsü ...'un % 25 oranında kusurlu bulunduğu açıklanmış iken hasarın tamamından sorumlu tutularak karar verilmesi eksik incelemeye dayalı olmuştur. Kabule göre de; davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sorumlu olduğu ifade edilmiş olmakla birlikte, yargılama giderleri ve vekalet ücreti açısından poliçe limiti ile oranlama yapılmadan hüküm kurulması doğru olmamıştır.\" gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.Karayolları Trafik Kanunu işleten ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin hukuki sorumluluğu başlıklı 85. Maddesinde; “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.\" hükmü amirdir. T.T.K. hükümlerine göre de yolcuların kalkış yerinden varış yerlerine kadar uluşmaları taşıyanın sorumluluğu altındadır. Otobüs firmalarının da kendi teşebbüsleri altında işlettikleri tüm araçların karıştığı trafik kazalarından dolayı teşebbüs sahibi olarak meydana gelen zararlardan araç malik ve sürücüsü ile birlikte müşterek ve müteselsilen sorumlu olması gerektiği yasal sorumluluktur. Bu nedenle davalı ... Tic. A.Ş.'de belirtilen yasal düzenlemeler gereğince işleten sayılacağından İlk Derece Mahkemesince  tazminattan sorumluluğuna karar verilmesinde  usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Davalı ... Tic. A.Ş. vekili İlk Derece Mahkemesince  verilen ilk kararını,  kusur,  olay anını görüntüleyen güvenlik kamerası veya mobese kamerası kaydının bulunmadığını, kazaya neden olan lastik kaplama parçasının ... plakalı otobüse ait olup olmadığı yönünde bir tespit, delil, fotoğraf olmadığını belirtilerek ve tazminat hesabı bakımından istinaf etmediğinden davacı yararına usulü kazanılmış hak oluştuğundan  istinaf talepleri  yerinde görülmemiştir. Dairemiz kararı doğrultusunda alınan kusur raporunda olayın  oluşu 2 ayrı şekilde irdelenerek kusur belirlenmiştir. Mahkemece alınan kusur raporu ile ceza yargılaması sırasında alınan kusur raporlarının birbiriyle örtüştüğü  ve olayın oluşuna uygun düştüğü nazara alındığında İlk Derece Mahkemesince \"Davaya konu trafik kazası sebebiyle Bolu 3. Asliye Ceza Mahkemesinde davalı sürücü / sanık ... hakkında kamu davası açılmıştır. Bolu 3. Asliye Ceza Mahkemesi 2014/751 E. 2015/614 K.sayılı dava dosyasında; davalı otobüs sürücüsü sanık ... hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçundan yapılan yargılama sonucunda bu suçun yasal unsurları oluşmadığından sanığın CMK 223/2-c maddesi gereğince beraatine karar vermiştir. Ancak, davaya konu trafik kazasının meydana gelmesinde, özellikle ceza mahkemesince \"...sanık ...'un kullandığı otobüsten TEM otoyoluna düşen lastik parçalarının müştekilerin ve katılanın araçlarına zarar vermesi olayında, sanığın yola saçılan lastik parçalarını kasıtlı olarak bıraktığının sabit olmadığı...\" maddi vakıa olarak kabul edilmesi karşısında; artık dava konusu trafik kazasına ... plaka sayılı sigortalı otobüsten kopan lastik kaplama parçalarının sebep olduğunun kabulü zorunludur. Ayrıca, ceza dosyasında sabit olduğu üzere ... plaka sayılı sigortalı otobüsten kopan lastik kaplama parçalarından dolayı, davacı dışında başkaca şahısların da kaza yaptığı ve araçlarının hasara uğradığı belirlenmiştir.  Bu halde, Mahkememizce kabul edilen kazanın oluş şekline göre, kusur tayini noktasında 11/10/2021 tarihli bilirkişi heyeti raporundaki I. Duruma / Değerlendirmeye itibar edilmiştir. I. Durumda bahsedildiği üzere; dava konusu trafik kazasına ... plaka sayılı sigortalı otobüsten kopan lastik kaplama parçalarının sebep olduğu, bu nedenle kazada davacıya ait ... plakalı otomobil sürücüsü ...'un olayda kusursuz olduğu, davalıya sigortalı ... plakalı otobüs sürücüsü ...'un olayda %25 oranında kusurlu olduğu, sigortalı ... plakalı otobüsün işleteni diğer davalı ... şirketinin olayda %75 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir.\" gerekçesiyle ... plakalı otobüs sürücüsünün  kazanın oluşumunda %75 oranında kusurlu kabul edilmesinde  isabetsizlik bulunmamaktadır. İlk Derece Mahkemesince  hükme esas alınan  (dosyada bulunan hasar tespitine ilişkin raporlara arasındaki çelişkiyi gidermek amacıyla) 12/01/2023 tarihli bilirkişi raporunda;  dosyada aracın hasarlı haldeki fotoğrafları bulunmadığından dosya kapsamında bulunan  kaza tespit tutanağı, kolluk kuvvetlerince düzenlenmiş görgü tutanağı, olay ile ilgili ifadeler ve  tüm delililer irdelenerek kazanın oluş şekline göre illiyet bağı  da açıklanarak davacıya ait ... plakalı aracın  hasarlı parçaları tespit edilerek trafik kazası ile  hasar bedelinin  belirlendiği,  hasara uğrayan parçaların kaza ile uyumu ve gerekliliği ve değerleri yönünden tek tek değerlendirme yapılarak yedek parça ve işçilik bedelleri de belirtilerek ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli olarak hazırlandığı, raporlar arasındaki çelişkinin de giderildiği anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesince  bu rapor hükme esas alınarak karar verilmesinde  isabetsizlik bulunmamaktadır. Davacı tarafından bilirkişi raporunda tespit edilenler dışında kalan ve talep konusu edilen aracın diğer parçalarının kaza nedeniyle hasarlandığı onarım faturası,  fotoğraf, kamera görüntüsü, delil tespiti raporu sunularak  ispat edilemediğinden hasar araç parçalarının eksik belirlendiğine ilişkin istinaf talebi yerinde görülmemiştir. Bu nedenlerle; davacı vekili ile  davalı ... Tic. A.Ş.  vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.  <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı vekili ile davalı ... Tic. A.Ş. vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Yasası'na göre davacıdan alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 717,05 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 289,45‬ TL nin talebi halinde ilk derece mahkemesi tarafından davacıya iadesine, 3-Harçlar Yasası'na göre davalı ... Tic. A.Ş.'den alınması gereken  701,62  TL harçtan peşin alınan 359,8‬0 TL harcın mahsubu ile bakiye 341,82‬ TL harcın adı geçen davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 5-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.28/03/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e8c2adf87f7a9740","SID":"2a40084be48c51ec"}}