{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL BAM   <br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/798 <br>KARAR NO: 2024/636<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 07/09/2020<br>NUMARASI: 2017/548 Esas -  2020/347 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Cismani Zarar Nedeniyle Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/04/2024<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R Davacı vekili dava dilekçesi ile; 10.06.2016 tarihinde dava dışı ...'ın sevk ve idaresindeki tescilsiz motosiklet ile seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybetmesi ile meydana gelen tek taraflı trafik kazasında, motosiklette yolcu olarak bulunan müvekkilinin yaralandığını, dava dışı sürücünün alkollü araç kullanma kuralını ihlal etmesi nedeni ile kazanın meydana gelmesinde tamamen kusurlu olduğunu, davadan önce davalı kuruma yaptıkları başvuruya rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile (belirsiz alacak) şimdilik 50,00-TL geçici ve 50,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama aşamasında sunduğu 14.01.2020 tarihli talep artırım dilekçesi ile; asgari ücret artışından doğan fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile maddi tazminat istemlerini geçici iş göremezlik yönünden 7.805,94-TL'ye, kalıcı iş göremezlik yönünden ise 37.319,69-TL'ye artırdıklarını bildirmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacı tarafça dava tarihinden evvel yapılan başvurunun usulüne uygun olmadığını, maluliyet raporunun sunulmasının istenilmesine rağmen ibraz edilmediğini, kazaya karışan motosikletin tescilsiz olması nedeniyle trafik sigortası yaptırma zorunluluğu bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, geçici iş göremezlik zararının teminat kapsamında olmadığını, tazminat hesabında TRH 2010 yaşam tablosunun esas alınması ve teknik faiz uygulanması gerektiğini, hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, usulüne uygun başvuru yapılmadığından ancak dava tarihinden itibaren ve yasal faiz istenebileceğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; ATK 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen raporda, davacının kalıcı maluliyetinin %5 oranında olduğunun ve iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 6 aya kadar uzayabileceğinin belirtildiği, kazanın meydana gelmesinde tescilsiz motosiklet sürücüsünün tamamen kusurlu olduğu, davacının zararına yönelik alınan aktüer raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu, kaza tespit tutanağına göre davacı ve motosiklet sürücüsünün alkollü oldukları, davacının, alkollü olduğunu bildiği ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği kanaati ile; \"Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile;  1-7.805,94-TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 37.319,69-TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 45.125,63-TL tazminata %20 müterafik kusur indirimi uygulanmak suretiyle bulunan 36.100,50-TL' nin, 23.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine\" karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı vekilinin istinaf nedenleri; Anayasa Mahkemesi'nin 2019/40 Esas 2020/40 Karar sayılı ilamı gereğince tazminat hesabı yapılırken PMF yaşam tablosunun ve progresif rnat yönteminin uygulanması gerektiği, yine iptal kararı doğrultusunda maluliyet oranının Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne göre yapılması gerektiği, maluliyet raporunun davacının gerçek maluliyetini yansıtmadığı, davacının, araç sürücüsünün alkollü olduğunu bilmemesi nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılmaması gerektiği hususlarına ilişkindir.Davalı vekilinin istinaf nedenleri; davadan önce başvuru şartının usulünce yerine getirilmediği, davacı tarafça maluliyet raporu sunulmaksızın başvuruda bulunulduğu, maluliyete ilişkin raporun hükme esas alınamayacağı, Sağlık Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş hastaneden rapor alınması gerektiği, kazaya sebebiyet veren motosikletin tescilsiz olduğu, zorunlu trafik sigortası yaptırma zorunluluğu bulunup bulunmadığı araştırılmaksızın karar verilmesinin hatalı olduğu, maluliyet raporunun Erişkinler için Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmesi gerektiği, geçici iş göremezlik zararının teminat kapsamı dışında olduğu, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiği, davacının, araç sürücüsünden şikayetçi olmaması nedeniyle tazminat talebinin reddi gerektiği, SGK tarafından ödenen tazminat bulunup bulunmadığının tespiti ile var ise mahsubu gerektiği hususlarına ilişkindir.  Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. (1) 10.04.1992 gün 7/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı, hakimin tefhim etmiş olduğu kısa kararla gerekçeli kararın uyum içinde olmasını öngörmektedir. Kısa kararda hükmedilmeyen bir yükümlülüğün gerekçeli kararda hüküm altına alınması çelişki teşkil etmediğini söylemek mümkün değildir.Diğer taraftan, 6100 sayılı HMK'nın 294-297. maddelerinde, hükmün tefhimi, nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiştir. HMK'nın 297/II maddesi; hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin zorunlu olduğu açıklanmıştır. Başka bir anlatımla, tesis edilen hüküm, infazı kabil ve uygulanabilir olmalıdır. Somut olayda; taraflar  arasındaki yapılan yargılamanın son oturumunda \"DAvanın KISMEN KABULÜ ile 7.805,94-TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 37.319,69-TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 45.125,63-TL tazminata %20 müteakip kusur indirimi uygulanmak suretiyle bulunan 36.100,50-TL' nin 23.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine\" karar verilmişken daha sonra yazılan gerekçeli kararda hüküm olarak \"Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile;  1-7.805,94-TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 37.319,69-TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 45.125,63-TL tazminata %20 müterafik kusur indirimi uygulanmak suretiyle bulunan 36.100,50-TL' nin, 23.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,\"  karar verilmekle kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmıştır. Bu durumda, mahkemece; yukarıda açıklanan yasa hükümlerine ve içtihada uygun şekilde; hüküm çelişkisi içermeyen kendi içinde tutarlı, maddi olaya ve talebe uygun, denetime elverişli gerekçeli karar oluşturulmak gerekirken, Anayasa ile 6100 sayılı HMK'nın 297 ve 298. maddelerine aykırı şekilde, hükümde çelişki ve infazda tereddüt yaratacak şekilde karar yazılması doğru değildir. (2) 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 87 nci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 51 inci maddesi uyarınca hatır için karşılıksız yolcu taşıma veya aracı kullandırmada genel hükümlere göre tazminattan uygun bir indirim yapılması, doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiştir. Hatır için yolcu taşıma veya aracı kullandırmadan söz edebilmek için, ölen veya yaralananın bir menfaat karşılığı olmaksızın taşınması veya aracın kullanılması, diğer bir deyişle taşıma veya kullanmada ölen veya yaralananın menfaatinin bulunması gerekir. Bu nedenle taşıma veya kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir menfaatinin bulunması hâlinde hatır taşımasından söz edilemez. Bu bakımdan hatır ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma veya kullanmanın kimin menfaatine olduğunun belirlenmesi önemlidir. Taşıma veya kullandırma, ekonomik yarar için olabileceği gibi ortak toplumsal değerler nedeniyle de olabilir. Ancak yakın akrabaların ve eşin taşınmasında bir menfaatten söz edilemeyeceği için hatır için taşımadan da bahsedilemez. Hâkim, gerekçesini kararında tartışmak ve nedenlerini göstermek koşuluyla tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda da değildir. Somut olayda; davalı vekilince cevap dilekçesinde hatır için taşıma def’inde bulunulmuştur.  Davacının, kazaya karışan tescilsiz motosiklette yolcu olarak bulunduğu anlaşılmaktadır. Ancak soruşturma dosyası, dosya içerisinde bulunmadığından taşımanın hatır için yapılıp yapılmadığı konusu anlaşılamamakta olup soruşturma dosyası da dosya içerisine alınarak taşımanın hatır için yapılıp yapılmadığı değerlendirilmeli, hatır için taşındığının anlaşılması durumunda TBK’nın 51 inci maddesi gereğince Yargıtay ilgili Dairesinin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılmak suretiyle karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile hüküm tesisi doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenle davalı vekilinin istinaf kısmen talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK m. 353/1-a/4-6 gereğince kaldırılmasına, Dairece verilen kaldırma kararının şekil ve gerekçesine göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair istinaf nedenlerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1-Davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜ ile,  İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/09/2020 tarih ve 2017/548 Esas 2020/347 K. sayılı kararının HMK'nın 353/1-a/4-6 madde hükmü uyarınca  KALDIRILMASINA,2-Dosyanın belirtilen şekilde işlem, araştırma ve yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf yasa yoluna başvuran taraflar tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde İADESİNE,4-İstinaf incelemesinin dosya üzerinden yapılması nedeniyle, avukatlık ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5-İstinaf yasa yoluna başvuran taraflar tarafından, istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek müteakip kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a madde hükmü  uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.25/04/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"776e22fcc1ede871","SID":"0d38d8628d63dca8"}}