{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 10/10/2023<br>NUMARASI\t\t:  Esas Karar<br><br>İSTİNAF EDEN DAVACI\t: ... (T.C. Kimlik No: ...)<br>VEKİLİ\t: Av. ... - <br><br>DAVALI\t: ... (T.C. Kimlik No: ...)<br>VEKİLİ\t: Av. ... - <br>DAVA\t\t: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 04/03/2024<br>YAZIM  TARİHİ\t: 06/03/2024<br>Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .. Esas sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davasında 10/10/2023 tarihinde tesis edilen davanın reddine ilişkin karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;<br>DAVA: Davacı dava dilekçesinde özetle; aleyhine Konya .. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasından kambiyo takibi yapıldığını, takibe konu olarak 06.08.2015 tanzim tarihli 18.12.2015 vadeli ve 60.000,00-TL bedelli senetten kaynaklı şahsının herhangi borcu bulunmadığından bu menfi tespit davasını açma zaruretinin hasıl olduğunu, davalı ile ilgili hiçbir ticari ilişkisinin bulunmadığını, bir taşınmaz alışverişinden kaynaklı olarak emlak dükkanında bir adet borçluları ..., ...ve ... olan senet imzaladığını, fakat bu senedin alacaklı kısmının boş olduğunu ve alacaklı tarafından doldurulduğunu, senedin orijinal boş halinin elinde bulunduğunu, dava dilekçesinin ekinde de mahkememize ibra ettiğini, ayrıca bu emlak alışverişi esnasında doldurulan Gayrimenkul Alım-Satım Sözleşmesinin de bulunduğunu ve dilekçe ekinde yer aldığını, davalı alacaklının bu senedi kötü niyetli olarak doldurup işlemler yaptığını ve adına kayıtlı taşınmazı Konya .. İcra Müdürlüğünün .. E. Sayılı dosyasından cebri icra marifeti ile satışa çıkardığını, ayrıca Konya .. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasında bulunan kambiyo senedindeki tarihlerin ve miktarın şahsının el ürünü olmadığının incelenmesini talep ettiğini, bonoda bulunan miktar ve tarihlerin sonradan doldurulduğunu  ve bununda inceleme sonucu çıkacağını, bu sonucunda davanın seyrinde etkili olacağı kanısında olduklarını, bu nedenlerle davanın kabulü ile Konya .. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasından müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini, dosyadan yapılacak tahsilatların alacaklıya ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu uyuşmazlığın kambiyo senedine ilişkin olduğunu, TTK hükümleri gereğince kambiyo senedinin mutlak ticari davalardan kabul edilmesi ve iş bu davanın alacak davası olması sebebiyle dava şartı olan arabuluculuk şartının yerine getirilmemiş olması sebebiyle davanın öncelikle usulden reddedilmesi gerektiğini, bununla birlikte davacı tarafından dava dilekçesinde icra takibine konu senetten kaynaklı bir borcunun olmadığı beyan edilerek icra takibindeki alacak miktarının tamamına itiraz edildiğini, ancak takipte kesinleşen miktar üzerinden dava esas değerinin belirlenmesi ve harcın yatırılması gerekirken 60.000 TL üzerinden harcın yatırılması usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu kapsamda öncelikle eksik harcın tamamlattırılmasının gerektiğini, dava konusu icra takibinin 2016 yılında başlatılmış olduğunu, davacının bu 6 yıllık süre içerisinde herhangi bir itirazı olmamasına karşılık iş bu davayı ikame etmesinin asıl sebebi icra dosyası kapsamında davalı adına kayıtlı taşınmazın 17/10/2022 tarihinde açık arttırma ile satışının yapılacak olması olduğunu, davacının iş bu dava ile amacının müvekkilinin alacağını sekteye uğratarak zarar görmesi olduğunu, bu aşamada kötüniyetli olan davacının davasının reddinin gerektiğini, dava ve icra takibine konu senedin kambiyo vasfında olduğunu, kambiyo senedinin tanzim edilmesi için taraflar arasında bir ticari ilişkinin varlığının şart olmadığını, zira kambiyo senedinin iki ev hanımı arasında da ortak iradelerinin ürünü olarak usul ve yasaya uygun bir şekilde düzenlenebileceğini, bu kapsamda senedin sebepten mücerret olduğunu aksi ancak senede karşı senet ile ispatlanabileceğini, bu kapsamda davacı tarafından sunulan gayrimenkul alım satımı sözleşmesinde söz konusu kambiyo senedi kapsamında davacının borçlu olup olmadığını gösterir bir evrak olmamakla birlikte senedin ne için kim tarafından kime verildiğinin de bir emaresi olmadığını, bu nedenlerle davanın öncelikle usulden mahkememiz aksi kanaatte ise esastan reddini, davacının iş bu davayı ikame etmesinde tamamen kötüniyetli olmasına ve alacağın likit olmasına karşılık asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince \"...  Yukarıda yapılan açıklamalar, amir kanun hükümleri, ceza soruşturma dosyası, Yüksek Mahkeme ilamları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde her ne kadar davacı tarafından dava ve takip konusu bononun \"boş\" olarak teminat olarak verildiği ve sonradan sözleşmeye aykırı doldurulduğu iddiasıyla eldeki menfi tespit davası açılmış ise de dava konusu bononun teminat olarak verildiğine dair bono üzerine bir şerh ya da ibare bulunmadığı, yine her ne kadar davacı tarafından dava dilekçesi ekinde ibraz etmiş olduğu sözleşmenin teminatı olarak verildiği iddia edilmiş ise de sözleşme üzerinde dava ve takip konusu bononun teminat olarak verildiğine ilişkin bir beyan ya da şerh mevcut olmadığı, davalı tarafından davacı iddialarının inkar edildiği, davacı tarafından T.C. Konya Cumhuriyet Başsavcılığının ... Soruşturma nosu ile davalı hakkında şikayette bulunulduğu, ilgili soruşturma dosyasından takipsizlik kararı verildiği ve davacı tarafından takipsizlik kararına itiraz edildiği, itirazın incelenmesi için dosyanın ilgili Sulh Ceza Hakimliğine gönderildiği, T.C. Konya .. Sulh Ceza Hakimliğinin 31/07/2023 Tarih ve ... D. İş nolu kararı ile itirazın reddine karar verilerek kararın aynı tarihte kesinleşmiş olduğu, yukarıda detayı verilen T.C. Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 21/06/2019 Tarih ve 2018/724 Esas-2019/4002 Karar sayılı ilamı ile T.C. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 24/10/2018 Tarih ve 2017/975 Esas-2018/6640 Karar sayılı ilamı da emsal alındığında 6102 sayılı TTK'nın 778/2-f maddesi  atfıyla  bonolara  da  uygulanan  TTK'nın  680.  madde  hükmü  uyarınca bononun kısmen doldurulmuş ya da sadece imzalanmış olarak tedavüle çıkarılmasının mümkün olduğu, bu eksikliğin senedin ibrazına kadar tamamlanabileceği, davacı/keşidecinin imzalayıp verdiği bononun sonradan anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiasını kanuni delillerle (senet,yemin) ispatlamak zorunda olduğu, dosya kapsamında yer alan mevcut delillerden davacının iddiasını ispat edemediği, yine yukarıda detayı verilen T.C. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 03/03/2017 Tarih ve 2015/2 Esas-2017/1 Sayılı İlamı da emsal alındığında davacının dava dilekçesinde yasal süre içerisinde açıkça yemin deliline de dayanmadığı anlaşılmakla davacının ispatlanamayan davasının reddine karar verilmesi hususunda Mahkememizde vicdani kanaat hasıl olmuştur. <br>Yukarıda detayı verilen T.C. Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 26/11/2019 Tarih ve 2016/29984 Esas-2019/11518 Karar sayılı ilamı da emsal alındığında  Mahkememizin 14/10/2022 tarihli ara karar ile 2004 Sayılı Kanunun 72/3-4 maddeleri gereğince icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir kararı verildiği, davacı tarafından teminatın yatırılması akabinde tedbir kararının infaz edildiği, davacı tarafından takip konusu tutarın icra dosyasına yatırıldığı, Mahkememizin 14/10/2022 tarihli ara kararı ile 2004 Sayılı Kanunun 72/3 maddesi gereğince icra veznesine yatırılacak paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde verilen tedbir kararı uyarınca davalıya herhangi bir ödeme yapılmadığı ve bu sebeple davalı/takip alacaklısının alacağına geç kavuştuğu görülmekle Yasal şartların oluştuğuna kanaat edilmekle 2004 Sayılı Kanunun 72/4. Maddesi gereğince T.C. Konya .. İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı icra dosyasındaki borç miktarı olan 60.000,00 TL üzerinden %20 oranında hesaplanan 12.000,00 TL tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine ...\" gerekçesiyle davanın reddine,  60.000,00 TL üzerinden %20 oranında hesaplanan 12.000,00 TL tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; senedin sonradan doldurulduğu hususunun incelenmesi için dosyanın bilirkişiye gönderilmesi gerekirken bu işlemin yapılmamış olmasının medeni usul yasasına aykırı olduğunu, davacı müvekkilinin tanıklarının mahkeme huzurunda dinlenilmemesinin usule aykırı olduğunu, ortada bir kambiyo senedi olmadığını, kambiyo senedine mahsus icra takibi yapılamayacağını, ilgili kanun maddeleri gereği davanın kabulü gerektiğini, davalının hem senede istinaden hem de sözleşmeye istinaden iki kez söz konusu meblağı tahsil etmeye çalıştığını, davalı ...'ın gayrimenkul alım satım sözleşmesi yapılan taşınmazda bizzat annesininde hissesi olduğunu, dolayısıyla davalı ... ile sözleşme alıcısı ... birlikte hile ve sanialar üzerinde hakikatle hiçbir bağlantısı olmayan kurmaca bir mizansen ile davacı müvekkiline bu yöndeki tasarruflarda bulunduklarını, mahkemece dosyaya yüzeysel olarak bakılmış şartları ve koşulları işbu davayla hiçbir benzerliği olmayan Yargıtay içtihatlarını gerekçe göstererek davayı reddetmiş olduğunu, savcılık ve itirazın ceza hukuku ile ilgili olduğunu, iddialarının özel hukuk ve ticaret hukuku hükümleri çerçevesinde olduğunu, ceza hukukuyla ilgili tasarrufların müvekkili aleyhine kararda delil olmasının mümkün olmadığını belirterek istinaf talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:  <br>Dava menfi tespit istemine ilişkindir. <br>İstinaf incelemesi HMK 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen  kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.<br>Dairemizce yapılan inceleme sonucunda;  Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği,  yargılamanın Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, toplanan delillere göre dava konusu senette davacının, dava dışı ... ve ...ile birlikte keşideci olarak yer aldığı, davacının bonoda yer alan imzasına bir itirazı bulunmadığı,  senedin bir taşınmaz alış verişinden kaynaklı olarak imzalandığı ve bononun anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunun iddiasına dayanıldığı, takibe konu senedin teminat olarak verildiğinin yada anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunun usulünce ispatlanamadığı, davacı tarafça istinaf başvuru dilekçesinde hile olgusu ileri sürülmüş ise de, davada hile hukuksal nedenine dayanılmadığı, yargılamada ileri sürülmeyen hususların, istinaf aşamasında da ileri sürülemeyeceği, davacı tarafından yemin deliline de dayanılmadığı, buna göre davacı tarafça ileri sürülen istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı, mahkemece  delillerin  takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, davanın reddine ilişkin kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacının istinaf sebeplerinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1- Davacının istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,<br>2- Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75‬ TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,  <br>3- İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>4- İstinafa başvuran davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>5- Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>6- Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 04/03/2024 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.  <br>\t\t\t\t\t<br>Başkan ...<br>e-imzalıdır <br>Üye ...<br> e-imzalıdır<br>Üye ...<br> e-imzalıdır<br>Katip ...<br> e-imzalıdır<br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a8b871d942e3f830","SID":"43fdbdb8bd775916"}}