{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    <br>                      T.C.<br>                 SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t: 2023/544 <br>KARAR NO\t\t: 2024/813<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...       (...)<br>ÜYE\t\t: ...       (...)<br>ÜYE\t\t: ...       (...)<br>KATİP\t\t: ...       (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 07.12.2022<br>NUMARASI\t\t: 2019/154 Esas -  2022/586 Karar<br><br>İSTİNAF YOLUNA<br>BAŞVURAN DAVACILAR\t: 1-... - ...<br>\t\t2-... - ...<br>\t\t3-... - ...<br>\t\t4-... - ...<br>\t\t5-... - ...<br>\t\t6-... - ...<br>VEKİLİ\t:Av. ... - ...<br><br>İSTİNAF YOLUNA<br>BAŞVURAN DAVALILAR\t: 1-... - ...\t<br>\t\t2-...- ...\t\t<br>VEKİLİ\t: Av. ...  - ...<br><br>İSTİNAF YOLUNA<br>BAŞVURAN DAVALI\t: 3 -ANADOLU ANONİM TÜRK SİGORTA ŞİRKETİ<br>VEKİLİ\t: Av. ... - ...<br>İSTİNAF YOLUNA<br>BAŞVURAN DAVALI\t: 4 -UNICO SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ \t  <br>VEKİLİ\t: Av. ... - ...<br><br>DAVALI\t: 5 -TAT GIDA SANAYİ A.Ş. SEK SÜT İŞLETMESİ<br>VEKİLİ\t: Av. ...- ...<br><br>DAVALI\t: 6 -EFE TUR ÖZEMNİYET TAŞIMACILIK PETROL OTOM. YEDEK PARÇA TURİZM SAN. VE TİC.LTD.ŞTİ.<br>VEKİLLERİ\t: Av. ... - Av. ...<br><br>DAVALI\t:7-NEVŞEHİR DİRİKOÇ TURİZM SEYAHAT TİC.LTD.ŞTİ.<br>VEKİLİ\t: Av. ...-...\t<br><br>İHBAR OLUNAN\t: TÜRK NİPPON SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ\t  <br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazm.)<br>BAŞVURU TARİHİ\t: 07.02.2023-20.02.2023-23.02.2023-28.02.2023<br>İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ     : 29.03.2023<br>KARAR TARİHİ\t: 25.04.2024<br>YAZIM TARİHİ\t: 25.04.2024<br><br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;<br><br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ\t: <br>Davacılar  vekili dava dilekçesinde; Müteveffa ...'un 11.06.2018 tarihinde Bursa'dan Kocaeli'nde oturan ablasının yanına gelmek için Efetur Özemniyet firmasından almış olduğu bilet ile ... plakalı araca bindiğini, otobüs seyir halindeyken aniden arıza yaptığını ve şoför tarafından aracın sağ şeride park edildiğini, müteveffanın motordan ve araç arızalarından anlaması sebebiyle otobüsten indiği ve şoför ...'e ışık tutarak yardım etmeye çalıştığını, müteveffalar ... ve ,,,'in aracın arkasında araçla ilgilenirken üzerinde Sek Süt yazan ...'ya ait ve ...'nın idaresindeki ... plakalı aracın (dorse plakası ) Özemniyet firmasına ait 50 DK 189 plakalı otobüse arkadan çarptığını, müteveffa ... ile otobüs şoförü ..'in tırın otobüse arkadan çarpması nedeniyle otobüsün motoru ile tırın arasında sıkıştığını ve feci şekilde hayatlarını kaybettiğini, müvekkillerinden ...'un müteveffanın babası olduğunu, ...'un ise müteveffanın annesi olduğunu, diğer davacıların müteveffanın kardeşleri olduğunu, annesi ve babasının çalışmadığını, aynı evde yaşadığı anne babası ve ihtiyaçlarını karşıladığı küçük kardeşi ...'un müteveffanın vefatı nedeniyle desteğinden yoksun kaldığını, yerleşik mahkeme kararlarında anne ve baba, çocuklar, kardeşler ve ölünceye kadar bakma borçlusu olanlar bakımından destek hali karine olarak kabul edildiğini, bu nedenle ... için 1.000,00 TL, baba ... için 1.000,00 TL ve kardeşi ... için 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı, ... için 60.000,00 TL, ... için için 60.000,00 TL, kardeşi ... için 50.000,00 TL, kardeşi ... için 50.000,00 TL, kardeşi ... için 50.000,00 TL, kardeşi ... için 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı Tat Gıda vekili cevap dilekçesinde; Davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davalı firmanın merkez adresinin bağlı olduğu İstanbul Anadolu Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davanın yetki yönünden reddini talep ettiklerini, davacı tarafın dava dilekçesinde kazaya karışan araçta Sek logosunun bulunduğunu, dalalı ...'nın işveren Sek Süt'ün emir ve talimatı ile hareket ettiğini, dolayısıyla müvekkili firmanın işveren olarak sorumluluğunu beyan ettiğini, davacı tarafın söz konusu beyan ve iddialarının haksız ve dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkili firma ile davalı ... arasında hiçbir sözleşme mevcut olmadığını, herhangi bir işverenlik ilişkisinin söz konusu olmadığını, müvekkili firmanın Bursa bölgesindeki taşıma işleri hizmetini Zer Merkezi Hizmetleri ve Ticaret A.Ş'den almakta olduğunu, müvekkili firma kazaya karışan aracın maliki ve işleteni olmadığını, davayı kabul anlamına gelmemekle dava dilekçesinde belirtildiği üzere otobüs şoförünün ... olduğunu, yedek şoför ... ve muavin ...'nun araçtaki arızaya müdahale etmekte iken otobüste yolcu olan müteveffanın kendi sorumluluğu olmadığı halde araçtan inerek otobüsün arkasına geçip arızaya müdahale etmesi sırasında meydana gelen kazada müterafik kusurunun bulunduğunu belirterek öncelikle yetki ve husumet itirazları yönünden davanın reddine, esas yönünden haksız ve dayanaksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı Anadolu Anonim Türk Sigorta vekili cevap dilekçesinde; Dava konusu kazaya karıştığı ifade edilen ... plakalı aracın 297626618 nolu Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ve ... numaralı Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi bulunduğunu, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü hususları kabul etmediklerini, davanın araç sigorta ettirene, araç sürücüsüne ve SGK'ya ihbarının gerektiğini, davacının herhangi bir ödeme almışsa aynı ödemeyi mükerrer şekilde taraflarından tanzim ettiği takdirde sebepsiz zenginleşmiş olacağını, zorunlu dava şartı olan sigorta şirketine usulüne uygun başvurunun davacı tarafça yerine getirilip getirilmediğinin ispat edilmesi gerektiğini, ZMMS Genel Şartlarında belirtilen ve ibrazı zorunlu olan belgelerle yapılmış bir başvuru bulunmuyor ise dava şartı yokluğundan huzurdaki davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, 2 yıllık dava açma süresinin geçtiğini, davanın zamanaşımı nedeniyle reddini talep ettiklerini, talepte bulunan davacı yada müteveffa, aracın işleteni, sürücüsü veya maliki ise alacaklı ve borçlu sıfatı birleşeceğinden davanın reddinin gerektiğini, kaza ile meydana gelen ölüm arasında illiyet bağının tespitinin gerektiğini, kusur oranlarının tespiti için mahkemece dosyanın İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine Sevk edilmesi gerektiğini, trafik sigortası genel şartları madde 10 gereğince hesaplamaya ilişkin standartlar hazine müsteşarlığı tarafından belirlendiğini, hesap raporunun aktüerya bilirkişi tarafından hazırlanması gerektiğini,  Zorunlu Mali Sorumluluk Genel Şartları Hükmü gereğince tazminat hesaplamasında kullanılması gereken yaşam tablosu TRH 2010 ve hesaplamada esas alınması gereken teknik faiz %1,8 olarak düzenlendiğini, gelirin asgari ücret üzerinden hesap edilmesi gerektiğini, hesaplanacak tazminattan hatır taşıma ve müterafik kusurun tenzilinin gerektiğini, davalı şirketin söz konusu zarardan poliçe teminat limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, dava tarihine kadar herhangi bir ihbar bulunmadığını, davayı kabul manasında olmamak üzere faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiğini, daha ince yapılmış ödemelerin faizi ve güncellemesinin yapılarak mahsup edilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının talep etmiş olduğu manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek haksız ve mesnetsiz davanın usul ve esastan reddine, davanın ihbarına karar verilmesini  talep etmiştir. <br>Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; Davacıların  dava dilekçelerinde bildirilen yerleşim yerinin Gölcük-Kocaeli olduğunu, Gölcük Asliye Hukuk Mahkemesi'nin Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla bu davaya bakabileceğini, bu nedenle yetki itirazında bulunduklarını, müteveffa ... ... plakalı Efetur Özemniyet firmasına bağlı otobüste yolcu iken tüm ışıklarının kapanmasına da sebebiyet verecek şekilde arızalanması nedeniyle yolun kenarında durduğunda arızayı gidermek için otobüsün arkasına geçen şoför ile birlikte hiç bir güvenlik önlemi olmadığı halde bulunuyor iken otobüsü fark edemeyen müvekkili ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı vasıtanın otobüse çarpması sonucunda otobüsün arkasında bulunan şoför ... ve yolcu ...'un hayatını kaybettiğini, müteveffa ...'un vefatının öncelikle yolcusu olduğu otobüsün sorumlularının kusuru ve bizzat kedi kusurundan kaynaklandığını, otobüsün arıza yapması üzerine gerekli güvenlik önlemlerinin alınması, yolcuların güvenliğinin sağlanması araçtan inmelerinin engellenmesi yada güvenli bir noktaya toplanmaları suretiyle olası kazalardan en az etkilenecek şekilde önlem alınmaları gerekirken bunu yapmayıp aksine bir yolcunun araçtan inerek ışıkları dahi yanmayan otobüsün arkasında arızaya şoför ile birlikte müdahale etmesine izin vermeleri nedeniyle otobüsün şoför-yedek şoför ve muavininin asli kusurlu olduğunu, kaza nedeniyle müvekkili ... hakkında birden fazla kişinin ölümü ve yaralanmasına sebebiyet verme suçundan Yalova Ağır Ceza Mahkemesinde açılan 2018/531 Esas nolu kamu davasının halen devam ettiğini, bu davanın sonucunun eldeki dava yönünden de etkili olacağından sonucunun beklenmesini talep ettiklerini, davada kusur oranlarının ayrıca belirlenmesini talep ettiklerini, müteveffanın ailenin tek desteği olduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını, anne ve babasının genç yaştı olduğu ve çalışmaya muktedir durumda olduklarını, bu anlamda destek iddiasının araştırılmalı ve davacı tarafça ispatlanması gerektiğini, davacıların toplamda 320.000,00 TL manevi tazminat talep edilmesinin haksız ve fahiş olduğunu, davacıların taleplerinin kabulü anlamına gelmemek kaydı ile manevi tazminatın hakkaniyete uygun olarak belirlenmesi ve bir tarafın zenginleşip diğer tarafın fakirleşmesi sonucuna sebebiyet verilmemesi ilkelerinin gözetilmek suretiyle tazminata hükmedilmesi gerekmektedir, tazminat belirlenirken müteveffanın kusurunun da dikkate alınması gerektiğini belirterek öncelikle yetki itirazının kabulüne ve dosyanın seçim hakkı nazara alınarak yetkili Mustafakemalpaşa Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini, esas yönünden de haksız ve dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini  talep etmiştir. <br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Davaya bakmakla görevli ve yetkili olan mahkemenin Kocaeli Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, dosyanın Kocaeli Asliye Hukuk Mahkemelerine gönderilmesi gerektiğini, müvekkili şirket ile diğer davalı Nevşehir Dirikoç firması arasında taşıt sözleşmesi akdedildiğini, davalı Nevşehir Dirikoç firmasının aracı kendi nam ve hesabına çalıştırdığını, müvekkili aracın maliki ve işleteni olmadığı için müvekkiline atfedilecek bir husumet bulunmadığını, davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, kaza nedeniyle başlatılan savcılık soruşturma dosyasında alınan bilirkişi raporu ve soruşturma sonrasında açılan ceza davasında alınan Adli Tıp Raporu ile müvekkilinin herhangi bir kusuru ve sorumluluğunun olmadığının tespit edildiğini, kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olan davalı ... olduğunu, hal böyle olunca davacıların taleplerini kusur ve sorumluluğu bulunmayan müvekkili şirkete yöneltmesinin hukuken mümkün olmadığını, müteveffa ...'un görev ve sorumluluğunda bulunmamasına ve hiç kimse kendisinden böyle bir talepte bulunmamasına rağmen araçtan inerek arızaya müdahale etmeye çalıştığını, iş bu durumun müteveffanın müterafik kusurunun bulunduğunu ve kaza nedeniyle zararın artmasına sebep olduğunu gösterdiğini, müteveffanın desteklik şartının oluşmadığını, davacıların taleplerinin haksız ve mesnetsiz olduğunu, talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu, talep edilen miktarların davacıların sebepsiz zenginleşmesine sebep olduğunu, manevi tazminatın zenginleştirilmesi ilkesine aykırı düştüğünü, Yalova Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2018/531 Esas sayılı dosyasının işbu dava için bekletici mesele yapılması gerektiğini belirterek öncelikle usule ilişkin açıklamalar doğrultusunda, mahkeme aksi kanaatte ise esasa ilişkin savunmaları doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı Nevşehir Dirikoç vekili cevap dilekçesinde; Davalı şirket yönünden dava dilekçesinde her ne kadar müteveffa yolcunun seyehat ettiği  ... plaka sayılı aracın kayıt malikinin davalı şirket olduğu ve KTK uyarınca sorumluluğunun bulunduğunun beyan etmişse de davacının iddialarının kabulünün mümkün olmadığını, müteveffa ...'un yolcu olmak dışında başkaca herhangi bir görev ve sorumluluğunun söz konusu olmadığı gibi müteveffadan herhangi bir yardım talebi de söz konusu olmadığını, bu bağlamda müteveffanın sorumluluğunun söz konusu olduğunu, müteveffaya araca geri dönmesi gerektiği konusunda gerekli uyarıların yapıldığını, davalılardan Efe Tur şirketi tarafından her ne kadar kusur ve sorumluluk kabul edilmemekle birlikte müvekkili firmanın diğer davalı Özemniyet şirketinin sahibi olduğu yetki belgesi kapsamında taşımacılık yaptığını ve araç içi çalışmaların Nevşehir Dirikoç şirketinin çalışanları oluğu beyan edilerek bu şirket tarafından kendi nam ve hesabına işletildiği ileri sürülmüş ise de mahkemenin takdir edeceği üzere kazaya karışan müvekkili şirket aracının üzerinde açıkça Efe Tur Özemniyet şirketinin unvanının yazılı olması gerekse müteveffanın almış olduğu biletin Efe Tur Özemniyet firmasından kesilmiş olması nedeniyle müvekkili şirketin söz konusu aracı yalnızca kendi nam ve hesabına işlettiğini ileri sürmenin hukuken mümkün olmadığını, Yalova Ağır Ceza Mahkemesi dosyası kapsamında tanzim olunan Adli Tıp Kurumu raporundan anlaşılacağı üzere davalı şirketin herhangi bir kusur yahut sorumluluğunun söz konusu olmadığını,  söz konusu trafik kazasının meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu olan tarafın ... plaka sayılı aracın şoförü olduğunu, müvekkili şirketin kazada herhangi bir kusur yahut sorumluluğunun olmadığını, kusur ve sorumluluğu kabul manasına gelmemekle birlikte talep edilen maddi ve manevi tazminat tutarlarının fahiş olduğunu, Yalova Ağır Ceza Mahkemesi dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, davacının her ne kadar toplamda 230.000,00 TL tutarında manevi tazminat talebinde bulunmuş ise de yukarıda arz ve izah ettiği üzere söz konusu kazanın müteveffanın ve ... plaka sayılı araç şoförünün kusurlu fiili neticesinde meydana geldiğini, müvekkiline atfedilecek herhangi bir kusur yahut sorumluluk bulunmadığını, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş ve sebepsiz zenginleşmeye sebebiyet verebilecek nitelikte olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı Unico Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde; davalının adresinin İstanbul ili Kadıköy İlçesi olduğunu, davanın Kocaeli Mahkemeleri değil İstanbul Anadolu Mahkemelerinde açılması gerektiğini, kazaya karışan ... plaka sayılı aracın ... poliçe numarası ile müvekkili şirket nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalandığını, manevi tazminatın ve tedavi taleplerinin teminat dahilinde olmadığını, meydana gelen kazada müvekkili şirketin kusurunun bulunduğunun ispat edilmesi halinde sigortalı araç sürücünün kusuru oranında poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, dosyada ATK Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınmasını talep ettiklerini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte destekten yoksunluk hesabı yapacak olan bilirkişi raporunun Yargıtay değişen içtihatları neticesinde yetersiz kalmaması gerektiğini, davacı tarafın destekten yoksun kaldıkları makul ve muteber delillerle ispatlanması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere yeni genel şartlar gereği TRH tablosu kullanılarak hesaplama yapılması gerektiği ve zarar hesabı için seçilecek bilirkişinin aktüerya siciline kayıtlı kişilerden olması gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle şirket yalnızca dava tarihinden itibaren işleyecek faizden sorumlu olabileceği ve dava konusu olaya uygulanması gereken faizin yasal faiz olması gerektiğini, müteveffanın kardeşlerine destek olacağının ileri sürülemeyeceğini, müteveffanın takması zorunlu olan emniyet kemerini takıp takmadığı netleşmesi gerektiğini, ortaya çıkacak sonuçta müterafik kusurun bulunup bulunmadığı hususlarının mahkemece tespit edilmesi gerektiğini, rücu şartlarının sorgulanması gerektiğini belirterek haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İlk derece mahkemesi tarafından Maddi Tazminat Yönünden; Davanın Kısmen Kabulü ile; Davacı ... için müterafik kusur indirimi sonrası hesaplanan 437.254,43 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... için 11.06.2018, davalı Unico Sigorta ve Anadolu Sigorta için dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ..., Unico Sigorta ve Anadolu Sigorta'dan (davalı Unico Sigorta dan 240.508,02 TL bakiye kısmının kasko poliçesi kapsamında Anadolu Sigortanın İMSS teminatından tahsil edilmek üzere) alınarak davacı ...'ya verilmesine, Davacı ... için müterafik kusur indirimi sonrası hesaplanan 217.241,80 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... için 11.06.2018, davalı Unico Sigorta ve Anadolu Sigorta için dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ..., Unico Sigorta ve Anadolu Sigorta'dan (davalı Unico Sigorta dan 119.491,97 TL bakiye kısmının kasko poliçesi kapsamında Anadolu Sigortanın İMSS teminatından tahsil edilmek üzere) alınarak davacı ...'e verilmesine, Davacı ... yönünden maddi tazminat talebinin Reddine, Davalılar Nevşehir Ltd.Şti. ve Efetur ve Tat Gıda yönünden davanın Reddine,  Manevi Tazminat Yönünden; Davacı ... için 60.000,00 TL , Davacı ... için 60.000,00 TL, Davacı ... için 30.000,00 TL, Davacı ... için 30.000,00 TL, Davacı ... için 30.000,00 TL, Davacı ... için 30.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... için 11.06.2018 davalı Anadolu Sigorta için dava tarihi itibariyle işleyecek avans faiziyle birlikte (kasko poliçesi kapsamında Anadolu Sigortanın İMSS teminatından poliçe limiti dahilinde alınarak) anılan davacılara verilmesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine,  karar verilmiştir. <br>Yerel mahkemenin bu kararına karşı davacılar vekili, davalı Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi vekili,  davalı Unico Sigorta A.Ş. Vekili, davalı ...  vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacıların murisinin seyahat ettiği aracın yolda kalması nedeniyle yardım amacıyla araçtan indiğini ve bu sırada ölümlü trafik kazasının meydana geldiğini, kazada davacıların murisinin herhangi bir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını,  dosyada alınan raporlardaki kusur dağıtım oranlarını kabul etmediklerini, mahkemece yapılan müterafik kusur indirimini kabul etmediklerini, itirazları bulunduğunu, kusur indirimine gidilerek verilen mahkeme kararının hatalı olduğunu, ayrıca hükmedilen manevi tazminat miktarlarının da düşük olduğunu belirterek usul ve yasaya aykırı ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>Davalı  Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece hükmolunan manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, dosyada mevcut kusura ilişkin hesap raporlarına itirazları olduğunu, kusur yönünden bulunan çelişkilerin mahkemece giderilmesi gerektiğini, 26.04.2016 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Trafik Kanununda yapılan değişiklik ile hesaplamanın zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarında öngörülen usul ve esaslara göre yapılacağının açıkça belirtildiğini, zorunlu mali sorumluluk genel şartları hükmü uyarınca da tazminat hesaplamasında kullanılması gereken yaşam tablosunun TRH 2010 ve hesaplamada esas alınması gereken teknik faiz %1,8 olarak düzenlendiğini, iş bu nedenle tazminat hesaplanmasında bu tablonun kullanılmasını ve teknik faizin %1,8 olarak esas alınması gerektiğini, destek payları hususunda davalı şirket yönünden poliçe teminat limiti gözetilerek garame hesabı yapılması gerektiğini, yapılan hesaplamanın bu yönüyle eksik ve denetime elverişsiz ve hükme esas alınabilir nitelikte olmadığını, hesaplanacak tazminattan hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı Unico Sigorta A.Ş. Vekili istinaf dilekçesinde; davanın yetkisiz yerde açıldığından reddi gerekirken hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, yetkisiz yerde açılan davanın usulden reddi gerektiğini, davanın başvuru şartı yoklunu nedeniyle reddi gerekirken hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte İTÜ'den alınan kusur raporunda sigortalı aracın %100 kusur oranı üzerinden hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, kusur incelemesi yönünden Adli Tıp Kurulu Trafik İhtisas Kurumundan rapor alınması taleplerinin mahkemece dikkate alınmadığını, zorunlu mali sorumluluk genel şartları hükmü uyarınca da tazminat hesaplamasında kullanılması gereken yaşam tablosunun TRH 2010 ve hesaplamada esas alınması gereken teknik faiz %1,8 olarak düzenlendiğini, iş bu nedenle tazminat hesaplanmasında bu tablonun kullanılmasını ve teknik faizin %1,8 olarak esas alınması gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla davalı şirketin yalnızca dava tarihinden itibaren faizden sorumlu olabileceğini, dava konusu olaya uygulanması gereken faizin yasal faiz olacağını, yerel mahkemece avans faizi üzerinden tazminata karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek usul ve yasaya aykırı ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; davaya kusur yönünden itirazları olduğunu,  böyle bir kazanın tüm kusurunun davalıya yüklenmesinin son derece ağır ve haksız olduğunu, her şey bir yana otobüs yolcusunun arızalanan otobüsün arkasına arızaya müdahale etmesinin ölüm olayının en büyük sebebi olduğunu, bu kazada başkaca hiç bir yolcunun ölmediğini,  çünkü hepsinin otobüsün içerisinde koltuklarında oturduklarını, ne kurallara aykırı biçimde gece karanlığında bir yolcuyu otobüsün arkasındaki arazıya müdahale ettiren otobüs şoförü ve diğer görevlilere, ne de koltuğunda oturarak beklemesi gerekirken otobüsün arkasına geçerek ölüme zemin hazırlayan davacıların murisine hiç bir kusur verilmemesinin adil olmadığını, maddi tazminat hesaplaması yönünden itirazları bulunduğunu, müteveffanın ailenin tek desteği olduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını, mahkemece hükmolunan manevi tazminat miktarlarının fahiş ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davacıların avans faizi taleplerinin de yasal dayanaktan yoksun olduğunu, yasal faize hükmedilmesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Dava, haksız eylemden kaynaklanan (trafik kazası) ölüm  nedeni ile  destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.<br>Davaya konu olayda, davacılar desteği olduğu ileri sürülen ...'un, yolcu olarak bulunduğu şehirler arası yolcu otobüsünün  karışmış olduğu  çift taraflı trafik kazası nedeni ile vefat etmiş olduğu eldeki davanın, müteveffanın aile fertleri tarafından davacının içerisinde yolcu olarak bulunduğu otobüsün malikine, işletene ve bilet kesen bağlı olduğu teşebbüsün sahibine ve sigortacısı ile karşı aracın sürücüsü, malik ve işleteni ile sigortacına karşı birlikte açıldığı anlaşılmaktadır.<br> HMK'nın 1. maddesinde görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında re'sen gözetileceği düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 355. maddesindeki \"İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak, bölge adliye mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir.\" şeklindeki düzenlemeyle kamu düzenini ilgilendiren hususların istinaf incelemesi sırasında resen gözetileceğine işaret edilmiştir.<br>Mahkemelerin görevlerini belirleyen usul hukuku kuralları kamu düzenine ilişkindir; görev itirazı yargılamanın her aşamasında, usul hukukuna ilişkin hiçbir sınırlamaya tabi olmaksızın taraflarca ileri sürülebileceği gibi, davayı gören mahkeme de, bu yönde bir itiraz olmasa bile, görevli olup olmadığını kendiliğinden değerlendirmekle yükümlüdür. Her dava, usul hukukunun kamu düzenine ilişkin kurallarının gösterdiği görevli mahkeme hangisi ise orada görülür. Bu konuda kazanılmış hak da olmaz. <br>Taşıma sözleşmesinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunda düzenlenmiş olduğu uyuşmazlık dışıdır. Her ne kadar taşıma sözleşmesi TTK'da düzenlenmişse de, 28.05.2014 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6502 sayılı Yasa'nın 3/k bendinde \"Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi\" tüketici, 3/ı bendinde ise \"Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem\" tüketici işlemi olarak tanımlanmıştır. Aynı Yasa'nın 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu  işlemler  ile  ilgili  diğer  kanunlarda  düzenleme  olmasının,  bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve 6502 sayılı Yasa'nın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceğine değinilmiştir.<br>\tSomut olayda davanın açıldığı 06.04.2019 tarihi itibariyle , 6502 sayılı Kanunun yürürlükte olduğu, davacının davalılardan Efe Tur Özemniyet Taşımacılık Petrol Otomotiv Yedek Parça Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin bilet kesen teşebbüs sahibi olduğu, Nevşehir Dirikoç Turizm Seyahat Ticaret Limited Şirketi'nin ise malik işleteni olduğu, müteveffa ...' in ise şoförü olduğu  ... plakalı otobüste seyahat etmekte iken 11/06/2018  tarihinde, otobüsün arızası nedeni ile emniyet şeridine çekili iken arkadan gelen üzerinde  Sek Süt markasının logosu bulunan, işletenin ... olduğu, ve ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı çekici ve ... dorse plakalı aracın ... plakalı otobüse arkadan çarptığı  şehirler arası yolculuk yaptığı, mteveffanın kazaya karışan ... plakalı araçta yolcu olarak bulunmakla, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici sıfatına haiz olduğu, dava konusu taşıma işleminin de tüketici işlemi sayıldığı kabul edildiğinden; davalılardan  Efe Tur Özemniyet Taşımacılık Petrol Otomotiv Yedek Parça Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ve Nevşehir Dirikoç Turizm Seyahat Ticaret Limited Şirketi yönünden yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca davaya bakma görevi Tüketici Mahkemesine ait bulunmaktadır. <br>Davanın müstakilen diğer davalılar, yolcu otobüsünün zorunlu trafik sigortacısı ile haksız eylemin faili karşı araç sürücüsü ile karşı aracın işleteni ve zorunlu trafik sigortacısına açılması halinde  esasen sigorta sözleşmesinden kaynaklanan davalardaki özel yetki kuralı gereğince 6102 sayılı TTK 4.maddesi gereğince, sürücü ve işleten ile birlikte sigortacıya karşı birlikte açılan davada sigorta şirketleri yönünden Ticaret Mahkemesi özel görevli mahkeme olması nedeni ile  Asliye Ticaret Mahkemesinde davanın görülmesi gerektiği düşünülebilecek idi.<br>Ancak, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 30. maddesinde usul ekonomisi ilkesi düzenlenmiş, hâkimin, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlü olduğu belirtilmiştir. Aynı Kanun'un 57. maddesinde \"ihtiyari dava arkadaşlığına\" yer verilmiş, 166/4. maddesinde \"davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantının varsayılacağı\" hükme bağlanmıştır. Yukarıda açıklanan kanun hükümlerinde hangi davaların birlikte görüleceği ayrıntılı bir şekilde açıklanmıştır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 61. maddesinde ise \"Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde aralarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır\" düzenlemesine yer verilmiştir.<br>\tSomut uyuşmazlıkta, davacı ile yolcu  otobüsünün sigortacısı ve karşı aracın sürücüsü ve işleteni olan davalılar arasında yolcu taşıma sözleşmesi ve bir taşıma ilişkisi bulunmadığından; bahsi geçen davalılar yönünden uyuşmazlığı inceleme görevi tüketici mahkemesine ait değil ise de, iş bu dava, araç işleteni, teşebbüs sahibi ve malik olan ve hizmet veren konumda olan diğer davalılara karşı birlikte açılmıştır. Bu durumda davalılar arasında bağlantı olduğu, biri hakkında verilecek kararın diğerini etkileyeceği de muhtemeldir. <br>Hal böyle olunca usul ekonomisi, daha isabetli bir karar verilmesi ve davaların makul bir süre içinde bitirilmesi yükümlüğü açısından, davaların birlikte görülmesi gereklidir. Ayrıca, davaya konu temel uyuşmazlığın, tüketici işlemi sayılan taşıma ilişkisinden kaynaklanması ve anılan davalılar hakkındaki davanın da Asliye Hukuk Mahkemesi ve Ticaret Mahkemesine  göre daha özel nitelikteki tüketici mahkemesinde görülmesi, göreve ilişkin usul kurallarına da uygun düşecektir. Nitekim, Yargıtay HGK'nın 14.02.2019 tarih, 2017/409 Esas, 2019/159 Karar sayılı ilamı da bu yöndedir. ( aynı yönde Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2018/5725 Esas, 2019/601 Karar- Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2015/19421 Esas,  2018/9990 Karar- Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin  2016/6054 Esas,  2016/8577 karar sayılı vb. ilamları)<br> HMK'nın 353/1-a-3 maddesinde mahkemenin görevli ya da yetkili olmamasına rağmen davaya bakmış bulunması Bölge Adliye Mahkemesince dava dosyasının esası incelemeksizin kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için kararı veren mahkemeye veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği başka bir yer mahkemesine, ya da görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine kesin olarak karar verilecek haller arasında gösterilmiştir.<br>Asliye Hukuk Mahkemesince açıklanan olgular ve yasal düzenlemeler gözetilerek; Tüketici Mahkemesinin görevli olması nedeniyle, davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken davaya bakılıp, esas hakkında karar verilmesi usul ve yasaya aykırı  görüldüğünden; taraf vekillerinin diğer istinaf itirazları bu aşamada incelenmeksizin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-a-3 maddesi uyarınca kamu düzeni nedeni ile kabulüne ve ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. <br><br>H Ü K Ü M\t\t: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacılar vekili ile davalılar vekillerinin istinaf başvurularının KABULÜ İLE, Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07.12.2022 tarih 2019/154 Esas, 2022/586 Karar sayılı kararının HMK'nun 353/1-a-3 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,<br>2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3-Peşin alınan istinaf karar harçlarının talep halinde yatıranlara iadesine,<br>4-Tarafların istinaf başvurusu için yaptığı giderin esas hakkında verilecek kararda değerlendirilmesine, harcanmayan istinaf gider avansının yatırana iadesine,<br>5-Karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 25.04.2024<br><br>Başkan ...<br>  e-imzalıdır<br>Üye ..<br>  e-imzalıdır<br>*Üye ...<br> e-imzalıdır <br>Katip ...<br>  e-imzalıdır<br><br><br>             *İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. Maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır*<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e5825c082a8400e9","SID":"2362c58f398c3014"}}