{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t\t: 2021/1564 <br>KARAR NO\t\t: 2024/627<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 19/10/2020 (Dava) - 23/09/2021 (Karar) <br>NUMARASI\t\t: 2020/554 Esas - 2021/702 Karar<br>DAVA\t\t: İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 17/04/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 17/04/2024<br>İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/554 Esas- 2021/702 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA:<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı ... Bankası nezdinde 25.05.2017 tarihinde müvekkili adına vadesiz TL hesabı açıldığını, işbu hesabın, ...nun kefaleti ile tesis edilen krediye ilişkin olarak açıldığını ve ... numaralı kredilerin kullandırıldığını, kullandırılan işbu kredilerin geri ödemesinde davalı bankanın zaman zaman müvekkilinin müşteri çeklerini de kabul ettiğini, davalı bankaya teslim edilen 15.000-TL bedelli çekin davalı banka tarafından tahsil olunduğunu, ancak ... numaralı kredi hesabından mahsup edilmediğini, bu surette sebepsiz zenginleşen davalıdan işbu çek bedelinin tahsili talepli icra takibi başlatıldığını, davalının haksız itirazı neticesinde de işbu itirazın iptali davasını açma zaruretinin hasıl olduğunu, davalının, müvekkilinin kredi taksitlerini ödememesi sebebiyle 08.08.2018 tarihinde davadışı İzmir 4. İcra Müdürlüğü'nün 2018/9919 takip sayılı dosyasında icra takibine giriştiğini, işbu icra takibinin müvekkilinin alacaklı olduğu hastanelerden yapılan ödemeler ile 10.10.2019 tarihinde infazen kapatıldığını, müvekkili şirket yetkilisinin bizzat davalı ... Bankası ... Şubesi'ne 31.03.2019 keşide tarihli 15.000 TL bedelli ... Bankasının ... numaralı çekini teslim ettiğini, bu çekin müvekkilinin ... numaralı kredi hesabına mahsuben kabul edildiğini ve 02.04.2019 tarihinde tahsil edildiğini, ancak bankanın bu tahsilatı müvekkili alacaklının kredi hesabından düşmediği gibi, İzmir 4. İcra Müdürlüğü'nün 2018/9919 takip dosyasına da haricen bildirmediğini, özetle itirazın iptali talep olunan icra dosyasına konu çekin fazladan tahsil edildiğini, bu bedelin sebepsiz zenginleşme hükümlerince tahsilat tarihinden itibaren reeskont faiziyle tahsili için icra takibi başlattıklarını, çek fotokopisi de eklenerek ödeme emri gönderdiklerinden, belirlenebilir ve likit bir alacak olduğunun izahtan vareste olacağını belirterek, davalı bankanın, İzmir 13. İcra Müdürlüğü'nün 2019/14900 numaralı takibe vaki itirazlarının iptaline ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tCEVAP:<br>\tDavalı vekili süresinden sonra sunduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın, kredi borcu nedeniyle davacı borçlu yandan alacaklı olduğunu, davacının imzalamış olduğu 25/05/2017 tarihli genel kredi sözleşmesine istinaden kredi kullandığını, ancak kredi borcu ödenmediğinden kredi hesaplarının kat edildiğini, sözkonusu kredi borcunun ödenmesi için keşide edilen senede istinaden işbu davaya konu İzmir 4. İcra Müdürlüğünün 2018/9919 sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, müvekkili bankanın sadece takibe konu olan senet alacağının icra dosyasına ödenen tutarla kapatıldığını,  bu icra dosyasında fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak senet alacağı için takip açıldığını, senet borcunun tahsil edildiğini ve icra dosyasının 10/10/2019 tarihinde infazen kapatıldığını, fakat bu ödemelerle tüm kredi borcunun kapanmadığını, bankanın kredi alacağının devam ettiğini, davacı tarafça verilen çekin ödemesinin de kredi alacağından mahsup edildiğini, davacının iddia ettiği gibi fazla bir tahsilatın söz konusu olmadığını, söz konusu çekin tahsil edilmesi ile elde edilen tutarın davacı/borçlunun kredi alacağından düşüldüğünün banka kayıtlarında yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde de ortaya çıkacağını, davacı tarafından açılan tüm davaların müvekkili banka lehine sonuçlandığını, davacının kötü niyetli olarak itirazlarda bulunduğunu, yapılan her işleme itiraz eden davacı-borçlunun bu kez de mahkemeyi meşgul ettiğini, davacı tarafından iddiasını ispatlayacak nitelikte bir belge de sunulmadığını belirterek, davanın reddine ve takibin iptaline, müvekkili bankaya karşı kötü niyetli olarak  ve farazi alacak kalemi oluşturan davacı aleyhine reddedilen alacağın %20' sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>Mahkemece, \"....Tüm dosya kapsamından ve benimsenen bilirkişi raporundan davacı şirket ile davalı banka arasında kredi ilişkisi bulunduğu, kullandırılan kredilerin geri ödemesinin yapılmaması üzerine kredi hesaplarının davalı banka tarafından Üsküdar 6. Noterliğinin 01/12/2017 tarihli ihtarnamesi ile kat edildiği, davacı aleyhine davalı banka tarafından İzmir 4. İcra Müdürlüğünün 2018/9919 sayılı  dosyası ile icra takibi yapıldığı ve 08/08/2018 tarihi itibariyle davalı bankanın davacı şirketten 365.016,73 TL alacaklı olduğu halde 257.816,10 TL tutarında alacak için icra takibi başlatıldığı, takipte fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğu, bu itibarla davalı bankanın takip başlattığı tutar dışında davacıdan 107.200,63 TL tutarında daha alacağının bulunduğu, bu tutarın takip konusu yapılmadığının görüldüğü, diğer yandan, davacı tarafın iddia ettiği 31/03/2019 keşide tarihli 15.000 TL bedelli çekin davalı banka tarafından tahsil edildiği, davacının iddiasının aksine bu tahsilatın davacının yasal takip hesabına aktarılarak davacının kredi borcundan mahsup edildiğinin anlaşılmakta olduğu, buna göre davalının davacıdan fazladan herhangi bir tahsilat yapmadığı, davacı tarafça iddia edilen çekin tahsil edildiği fakat davacının kredi hesabından mahsup edildiği, davalının takipte kredi alacağının tamamını talep etmediği, bu şekilde davalının davacı zararına sebepsiz zenginleşmediği takdir ve sonucuna ulaşıldığı, davacı şirket yetkilisinin dosyada rapor düzenleyen bilirkişi hakkında CBS'na şikayette bulunduğunu ve bilirkişinin görevini kötüye kullandığını iddia etmiş ise de bilirkişinin tarafları tanımadığı, yerinde inceleme yapmak suretiyle banka kayıtları, icra dosyaları ve dosya üzerinde inceleme yaparak rapor düzenlediği hususları gözetilerek bu iddialara itibar edilmediği, diğer yandan, davacı tarafça kredinin, Kredi Fonu kefaleti ile kullanıldığı ve kredi geri ödemesinin ... tarafından davalı bankaya yapılıp buna rağmen davalı banka tarafından davacıdan da tahsilat yapıldığı iddialarına ilişkin olarak dosyada herhangi bir ispatın davacı tarafça yapılamadığı, somut olayda davacı tarafın, davalının fazladan tahsilat yapmak, ... tarafından ödenen kredi borcunu davacıdan da  tahsil etmek ve kredi borcunun ödenmesi kapsamında tahsil edildiği hususunda ihtilaf bulunmayan çek tutarını davacı borcundan mahsup etmemek şeklinde eylemlerde bulunmak suretiyle kendi zararına sebepsiz zenginleştiğini ispat edemediği, bu itibarla ilamsız icra takibine vaki davalı itirazının haklı ve hukuka uygun bulunduğu, davanın reddi gerektiği, davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebi kapsamında, davacının benzer iddialarla başka mahkemelerde ve yargı mercilerinde bu talepleri ileri sürmüş olması, davacının tacir olup basiretli davranma ve bu kapsamda borcunu ve alacağını bilme yükümlülüğü altında bulunması, gerekli dikkat ve özen yükümlülüğü ihlal edilmek ve olmadığını bilmesi kendisinden beklenen bir alacağın tahsili için takip başlatmak suretiyle kötü niyetli olduğu hususunda oluşan vicdani kanaat ile sonuç olarak, DAVANIN REDDİNE, takip konusu alacağın %20'si oranında 3.307,64 TL tazminatın, takibinde haksız ve kötü niyetli görülen davacıdan alınarak davalıya verilmesine....\" şeklinde karar verilmiştir.\t<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili tarafından, \"...Mahkemenin, talep ettikleri delillerin hiçbirini toplamayarak haksız ve mesnetsiz bir şekilde davayı reddettiğini, bilirkişi raporuna göre karar verdiğini, dava dilekçesinde celbini talep ettikleri hiçbir delilin getirtilmediğini, hesap dökümlerinin dahi getirtilmediğini, dosyadan bu hali ile bilirkişi raporu alındığını, bilirkişi raporunun hatalı olduğunun somut delillerle ispat edilmiş olmasına karşın mahkemenin bilirkişi raporunu dayanak göstererek hüküm kurduğunu, davalı bankanın, Bankacılık Kanununa aykırı davranarak müvekkilinin hesaplarını müvekkilliyle paylaşmadığından  mahkeme aracılığıyla celp edilip incelenmesinin talep edildiğini, her ne kadar bilirkişi yerinde inceleme yetkisi almış ise de, bilirkişi raporunda yerinde inceleme yaptığına dair herhangi bir ibare bulunmadığını, takip konusu çekin hangi tarihte tahsil edildiği, hangi hesaba girdiği, hangi işleme konu olduğu, işlem dekontu vs hususlarında hiçbir ibare ve belge bulunmadığını, karara esas alınan bilirkişi raporunda, dosyada yer almayan iddia ve savunmaların re'sen incelenerek rapor düzenlendiğini, bilirkişinin, dosyada delil olarak yer almayan Üsküdar 6. Noterliği'nin 01.12.017 tarih 87167 yevmiye numaralı ihtarname üzerinden bir kısım hesaplamalar yapıp, faiz işlettiğini ve müvekkili şirketi borçlu çıkardığını, bilirkişinin dosyada delil olarak yer almayan ve kendisinin dosyayı rapor düzenlemek üzere fiziken almasından çok sonra bir şekilde davalı vekili tarafından sunulan beyan dilekçesi ve eklerini esas alarak rapor düzenlendiğini, davalı tarafın, süresinde cevap ve delil dilekçesi sunmadığını, süresinden sonra sunulan hiçbir belge ve savunmaya muvafakatlerinin bulunmadığının yerel mahkemeye bildirildiğini, yine burada bilirkişinin, hesap dökümlerini incelemediğinin çok açık olduğunu, bilirkişinin 01.12.2017 tarihli ihtarname üzerinde yazılı bedelden takip tarihi olan 08.08.2018 takip tarihine kadar kendince faizler işlettiğini, oysa hesap dökümlerini incelemiş olsaydı davalı bankanın bu hesap kat'inden vazgeçtiğini, kredi taksitlerinde öteleme ve yapılandırma yaptığını, bunların masraflarını aldığını, 31.07.2018 tarihine kadar da dava konusu takibin dayanağı çekin mahsuben verildiği ... numaralı hesaba tam 54.850,00 TL kredi taksidi yatırıldığını, bu bedellerin kredi geri ödemesi olarak düşüldüğünü tespit edecek olduğunu, bilirkişinin ... numaralı hesap dökümlerini incelemediğinin izahtan vareste olduğunu, müvekkili şirket muhasebecisinin hesap dökümlerinin bir nüshasını Şubat 2021 sonunda almayı başardığını, hesap dökümlerinin sağ üst köşesinde yer alan 'gizli' ibaresinin müvekkili şirketten gizlemek anlamında olan bu dökümleri müvekkili davacının rızaen yerel mahkeme dosyasına sunduğunu, bu dökümlerle bilirkişi raporu arasındaki bariz çelişkiye rağmen ek rapor alınmadığını, müvekkili şirkete ait ... numaralı hesabın 01.08.2018 tarihinde 0,00 TL bakiye ile sonlandığını, bu hesapta borç yahut alacak kalmadığını, ... numaralı hesabın ise 31.07.2018 tarihinde takibe alındığını ve yasal takip hesabı olarak işlem gördüğünü, bu dökümlerde 02.04.2019 tarihinde tahsil edilen 15.000,00 TL çek bedelinin nereden düşüldüğü, ne kadarının faiz, ne kadarının ana para olduğununu görünmediğini, keza İzmir 4. İcra Müdürlüğü'nün 2018/9919 takip numaralı dosyasına da bu haricen tahsile ilişkin bildirimde bulunulmadığını, yine aralarındaki anlaşma gereği tahsil olunan her bedel üzerinden hesaplanan garame bedelin ...'ye gönderilmediğini, celbi talep olunan İzmir 4. İcra Müdürlüğü'nün 2018/9919 takip numaralı dosyası ve davalı bankanın tüm alacaklarını takibe koyduğunu beyan ettiği İzmir 8. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2018/696 E. sayılı dosyasının da celp edilmediğini, davalarının kabulüne karar verilmesini...\" beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, banka ile kredi ilişkisi içerisinde kredi borcuna mahsuben verilen müşteri çeki bedelinin borçtan düşülmediği iddiasına dayalı olarak başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; yukarıda yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.<br>Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; somut uyuşmazlıkta davacı taraf, bankaya olan kredi borcuna mahsuben ödeme amaçlı verdikleri 15.000-TL bedelli çekin banka tarafından tahsil edildiği halde kredi borcundan düşülmediğini ileri sürmüş, davalı banka ise, davacıya karşı başlatmış oldukları davadışı icra takibinde davacının verdiği 256.000-TL'lik senet bedeli ile sınırlı olarak icra takibi yaptıklarını ve bu takibin infazen kapandığını, ancak davacının kredi borcunun takibe konu ettikleri bu senet bedelinden daha fazla olup, halen de alacaklı oldukklarını, davacının verdiği dava konussu çekin de tahsil edilip kredi borcundan düşümünün yapıldığını, banka kayıtları incelendiğinde bu durumun ortaya çıkacağını savunmuştur.<br>Her ne kadar mahkemece bilirkişi raporu alınarak, dava konusu çek bedeli kredi borcundan düşüldüğü halde davalı bankanın davacıdan olan alacağının devam ettiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de, mahkemece dava konusu uyuşmazlığın niteliği gözetilerek bankacı bilirkişiden rapor alınması gerekirken (ara karar da esasen bu yönde iken) avukat bilirkişiden rapor alınmış olduğu, bilirkişiye banka yerinde inceleme yetkisi de verildiği halde, rapor içeriğinde bankada inceleme yapıldığına dair bir cümlelik ifade dışında yerinde incelemeye dair ayrıntılı bir değerlendirmede bulunulmayıp ihtilafa konu belgelerin de bankadan temin edilip denetime elverişli şekilde rapora eklenmediği, yine davacı vekilinin gerekçeli olarak rapora karşı yaptığı itirazları da karşılanmaksızın itiraza uğrayan bu rapora göre hüküm tesis edildiği görülmekle, hükme esas alınan raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşıldığından mahkeme kararının kaldırılması gerekmiştir. Mahkemece yapılması gereken iş; bankacı bir bilirkişiden, bankadaki tüm ilgili evraklar bankada inceleme yetkisi doğrultusunda yerine incelenip denetime elverişli şekilde açıklanıp rapor ekine dayanak belgeleriyle de eklenip, davacı tarafın itirazları, özellikle davacının hesap kattından sonra kredi borcunun yapılandırılıp 31.07.2018'e kadar birtakım tahsilatlar yapıldığına dair savunması üzerinde de durulmak suretiyle karşılanarak, sonucuna göre bir karar verilmesinden ibarettir.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK 353/1-a-6. madde uyarınca kaldırılarak dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesi gerekmiştir.  <br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf itirazlarının KABULÜNE; İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/554 Esas - 2021/702 Karar sayılı kararının HMK 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,<br>3-İSTİNAF AŞAMASINDA; davacı tarafından yatırılan 59,30 TL istinaf  karar harcının istek halinde davacı tarafa iadesine,<br>4-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda ele alınmasına,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.  17/04/2024<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3ff6c7e1b34abfd8","SID":"e1b10fe3ecde1b29"}}