{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/822 Esas<br>KARAR NO: 2024/684<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 02/03/2021<br>NUMARASI: 2019/35 E. - 2021/31 K.<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 04/04/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin uzun yıllardır müzik aletlerinin üretimi, satımı, pazarlanması, tamiratlarının yapılması alanında gerek yurt dışı gerekse yurtdışı alanında çalışma ve faaliyet gösterdiğini, müvekkiline yönelik davalının babası, müvekkilinin ise kardeşi olan ... tarafından müvekkiline, ... ile ...'a İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi'nen 2012/59 esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, bu dava neticesinde ...\" markasının kullanılmasının yasaklanmasına, yine \"...com\" ve ...com internet adreslerinin yasaklanmasına karar verildiğini, kararın temyiz edilmesi üzerine dosyanın yargıtayda olduğunu, saz müzik aletlerinin satılmasında \"...\"markasının bilindiğini, satış ve pazar alanında saz satımının daha çok gerçekleştiğini, davalı ve babasının haksız kullanımı nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını, davalı ve babası tarafından \"...\" markası adı altında müvekkilinin yurt dışında satış ve pazarlamasını yapmaya çalıştığı müzik aletlerine gümrüklerde el konulduğunu ileri sürürek davalıya ait ... “... EVİ”, ... “... EVİ”, ... “... EVİ” ve ... “... EVİ” markalarının 15 ve 35. sınıflarda hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; mahkemenin yetkisiz olduğunu, dosyanın yetkisizlikle  İstanbul Anadolu Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesini ve İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2012/59 esas sayılı dosyası birleştirilmesini, aksi takdirde \"...\" markasının müvekkili ve babası tarafından uzun süredir kullanılan bir marka olduğunu, 2005 yılından beri 15. sınıfta ... numarası ile tescilli olduğunu, \"...\" markasının davacının marka tescil tarihi olan 2014 yılından çok daha öncesinde de bu şekilde kullanıldığını, müvekkilinin saz üretimi ve satışı yaptığını ve bunun da markası olduğunu, müvekkili ve babası tarafından bu davadan ve davacının tescil tarihinden önce de kullanıldığını bildirerek davanın reddini ile yargılama giderlerinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını, yetkisizlik ve birleştirme taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; Gerek bilirkişi raporunda tekrarlanan gerekse mahkeme kararında belirtilen ... ın ... markasının ilk kullanıcısı olduğu VE 1986 yılında ... adında dükkan açtığı yönündeki tespitin hatalı olduğunu, Mahkemenin gerekli nitelikli araştırmayı yapmadan sadece tanık beyanları ile yetinmiş ve yanlışa düşmüş olduğunu, kardeşler arasındaki en büyük kardeş ... olup, bütün kardeşlerine ağabeylik yapan ve ... adındaki ilk işyerini açan kişi olduğunu, Tanık olarak diğer kardeş ...' ın beyanları yanlış olup bu davada davalı tarafın da yer aldığı yalan beyanda bulunduğunu, bu beyanın gerçek olmadığının Kartal Vergi Dairesi Müdürlüğü' nün 05.06.2018 tarihli resmi yazısından anlaşıldığını, bu yazıda müvekkili ...' ın ... vergi kimlik numarası ile 21.02.1984 tarihinde işe başladığının anlaşıldığını, bu durumda ...' nin ilk kurucusu ve bu ibareli markayı da ilk kullananın ... değil müvekkili ... olduğunu, hatta yine ekte sunulan 2003 tarihli faaliyet belgesi (EK 2) ve o tarihleri gösteren vergi levhasından da (EK 3) anlaşılacağı üzere ... adlı işletmenin tam ünvanı ''... ...\" biçiminde olduğunu, o tarihte davalının ... ile ilgisi olmadığını ve kendisinin ...' nin Fransa' daki bayisi durumunda olduğunu, Müvekkili ... idaresindeki ...  yıllar içinde kendini geliştirmiş ve Türkiye' nin en ünlü bağlama imalat ve satış noktalarından biri haline gelmiş olduğunu, ... evinin ilk hali ve 2006 yılındaki tadilat görmüş halinin ekte sunulduğunu, Davalı ise her ne kadar bağlama ustası olduğunu iddia etse de aslında imalatçı olmadığını, kendisini ...' ın talebesi olarak tanıtmasının ise bağlama imalatçısı olmadığını gösterdiğini, çünkü ... herkesin bildiği bir bağlama çalan sanatçı olup, ...' ın talebesi olmanın bağlama imalatçısı olmak anlamı taşımayacağını, Müvekkilinin ailenin büyük kardeşi olup 1971 yılında Adana' da bağlama imalatına başladığını, yıllar içinde usta elleri ile imal ettiği bağlamalar Türkiye' nin en ünlü bağlama sanatçılarının tercihi olduğunu, ünlü ... Müziği sanatçısı ...' in kendi fotoğrafı üzerine yazmış olduğu imzasını taşıyan yazıda pek çok bağlama denediğini fakat ... sazında karar kıldığını yazdığını,Ünlü bağlama ustası müvekkilim ... geleneksel bağlamayı biraz daha geliştirerek ikili tümleşik bağlama yapmış ve bu yeni saza ... adını vermiş olduğunu, bu ürünün şu anda pek çok sanatçı tarafından kullanılmakta olup (EK 9), aynı zamanda Türk Marka ve Patent ve Marka kurumunda endüstriyel tasarım olarak da tescilli olduğunu, ürün görsellerini içeren tasarım tescil belgesinin ekte sunulduğunu,<br>GEREKÇE İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava davalı adına tescilli olan  ..., ..., ...,  ... iabreli markaların 15 ve 35. sınflarda hükümsüzlüğüne ilişkindir. Dosyaya celbedilen Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları incelendiğinde; Davacıların baba oğul, davalının ise davacı ...' ın kardeşi olduğu, davacıların ... numaralı \"...\"  markasının 15. ve 41. sınıflarda tescilli olduğu, davaya konu davalı markalarının ise; ... numaralı \"... \" markasının 15, 35, 41. sınıflarda ...  numaralı \"...\" markasının 35, 37 ve 41. sınıflarda, ... numaralı \"...\" markasının 15. Sınıfta, ... numaralı \"...\" markasının ise 15. sınıfta tescilli olduğu görülmektedir. Davacı; \"...\" markası üzerinde önceye dayalı gerçek hak sahibi olduğunu, davalının tescillerinin kötü niyetli olduğunu beyan ederek, markalar arasındaki benzerlik nedeniyle markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. Toplanan delillere, tanık beyanlarına, denetime elverişli bilirkişi raporuna, vergi ve işyeri kayıtlarına göre; ''...'' ibaresinin tarafların soyadı olduğu, davalının ... Evini kuran ve markayı ilk kullanan kişi olduğu, daha sonra işyerinin ...'a devredildiği, tarafların marka üzerinde birlikte hak sahibi oldukları, davalının bu markayı davacıların da haberdar olduğu şekilde yurt dışında kullanımına devam ettiği, davacılar tarafından dava konusu ... markası ile davalının yaşadığı Fransa'ya ürün gönderildiği ve davalının bu ürünleri sattığı, davalının 2001 yılından beri internet sitesinde ... markasını kullanıp buna yönelik tanıtımda bulunduğu, internet üzerinden bu marka adı altında satışlar yaptığı, tarafların marka üzerinde birlikte hak sahibi olmalarına rağmen, davalının markayı kendi adına tescil ettirmesinin TMK'nun 2.maddesi anlamında dürüstlük kuralı ile bağdaşmadığı anlaşılmıştır.Mahkemece her ne kadar, davacıların davalının ... markasını 2001 yılından beri kullandığını bildikleri ve bu kullanıma karşı çıkmadıkları gerekçesiyle, sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğranıldığı değerlendirmesinde bulunulmuş ise de; markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi talepli eldeki davada, dava konusu markanın tescilinden dava tarihine kadar 5 yıllık sürenin geçmediği, bu nedenle sessiz kalma yoluyla hak kaybının gerçekleşmediği anlaşıldığından, Mahkemece bu yönde yapılan değerlendirme yerinde görülmemiştir. Davacının ... sayılı ''...'' markası ile davalı markaları arasında benzerlik bulunduğu, aksi yönde bir iddianın da bulunmadığı, ancak tescilde teklik ve öncelik ilkesi gereğince ortak sınıflarda davalı markalarının yukarıda açıklanan nedenlerle hükümsüzlüğüne karar vermek gerektiği, ancak toplanan delillere göre, davacı ...'ın marka üzerinde bir hak sahibi olmadığı, dolayısıyla davada aktif husumet ehliyetinin de bulunmadığı anlaşıldığından, açmış olduğu davanın reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Açıklanan sebeplerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun  6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesine göre İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden davanın kabulüne dair yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacılar vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,2- İstanbul Anadolu 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 02/03/2021 tarih, 2019/35 E., 2021/31 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, Bu kapsamda; 3- Davacı ... hakkında açılan davanın aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine, Davacı ...'ın davasının KABULÜNE, -Davalı adına tescilli ... “...”, ... “...”, ... “...” VE ... “...” markalarının tüm sınıflarda hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, 4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL karar harcından peşin alınan 31,40 TL'nin mahsubu  ile 396,2‬0 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 31,40 TL başvurma harcı, 31,40 peşin harç, 4,60 TL vekalet harcı, 100,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 167,4‬0 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacı ...'a verilmesine, davacı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 274,80 TL yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,4/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine 13/(1). maddesine göre 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacı ...'a verilmesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı ... tarafından yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davacı ... tarafından yapılan 162,10 TL istinaf yoluna başvurma harcının davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, davacı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 04/04/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5ebf1bba508c2c94","SID":"b67fe628c3aaf0d8"}}