{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/279 <br>KARAR NO: 2024/701<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 30/01/2024<br>NUMARASI: 2023/224 E.<br>DAVANIN KONUSU: Patent (Patent Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 04/04/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesi ile, müvekkili şirketin TPMK nezdinde ... tescil nolu patentin hak sahibi olduğunu, davalı tarafın müvekkilinin izni olmaksızın müvekkilin ... sayılı patentten doğan hakkına tecavüz teşkil eder mahiyette makineleri taklit etmekte ve ticari faaliyet konu etmekte olduğunu, bu hususların tespitine ilişkin Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2023/268 değişik iş sayılı dosyasında bilirkişi marifetiyle tespit yaptırıldığını, bu nedenlerle müvekkilinin patentten doğan haklarına tecavüz teşkil eden eylemlerin tedbiren engellenmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın mahkemeyi de yanıltarak sanki rapor lehine gelmiş gibi tespit dosyasına dayalı olarak tedbir talebinde bulunmasının kötü niyetli olduğunun bir göstergesi olduğunu, davacı tarafın hiçbir teknik incelemeye dayanmayan sadece usul itirazları ile tecavüzün olduğunu iddia etmesi ve ispatlaması mümkün olamayacağını, teknik değerlendirmelerin ve tecavüzün mevcut olmadığına dair bilirkişi kurulu raporunun davacının tüm iddialarını çürütmekte olduğunu ve kesin olarak, delil tespiti isteyen ...’ya ait TR ... ve TR ... belgeleri ile korunan patentlerin koruma kapsamında kalmadığının, herhangi bir tecavüzün oluşmadığının ortaya konulduğunu, davacının dosyaya delil olarak sunduğu delil tespiti dosyasında hazırlanan bilirkişi kurulu raporunda bildirilen görüşler ile 6769 s. SMK Patent düzenlemelerine bütünü ile uygun olduğu gibi, denetime ve hüküm kurmaya da elverişli olduğunu, davada davacının iddialarının ispatlanamadığını, davacının ileri sürdüğü tüm iddiaların kabul edilebilir bir yanı olmadığını ve ispat edilmemiş keyfiyet karşısında mahkemenin davanın reddine karar vermesini talep etmiştir. <br>İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; \"Yapılacak esas yargılamada yeniden rapor alınıp, delil durumunda değişiklik olduğunda ihtiyati tedbir talebinin her zaman değerlendirilmesi mümkün olması nedeniyle bu aşamada SMK 159 ile HMK 389 ve devamı maddelerinde aranan koşullar oluşmadığından davacının ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE,  \" karar verilmiştir. <br>İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davcı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davalı tarafın iş ve eylemlerinin hukuka aykırı olduğunu ortaya koyabilmek ve yaklaşık ispat şartını gerçekleştirebilmek adına, elektrik-elektronik mühendisi bilirkişinin de bulunduğu heyetten rapor aldırılarak akabinde tedbir taleplerinin değerlendirilmesini talep etmiş olmaları karşısında mahkemece eksik ve hatalı inceleme içeren değişik iş dosyasındaki bilirkişi raporuna atıf yapılarak yaklaşık ispat koşulunun oluşmaması nedeniyle tedbir talebinin reddine karar verildiğini, Değişik İş dosyası üzerinden yapılan incelemede, davalı tarafın makineleri fotoğraflanmış ve dosya arasına alındığını, fotoğraflardaki makine parçalarını hatalı yorumlayan ve uzmanlığı olmadığı konuda görüş ve kanaat açıklayan bilirkişi seçilmiş olması nedeniyle yaklaşık ispat koşulunun yerine gelmediğine yönelik mahkemece varılan bu kanaatin hatalı olduğunu, yapmış oldukları itirazların doğrudan uzmanlığı bulunmayan bilirkişiden rapor alınması üzerine, mahkemece bu hususun göz önüne alınmadan rapor doğrultusunda karar verilmesinin, adil yargılanma hakkını ihlal etmekte olduğunu, devam eden tecavüzün önüne geçebilmek adına yapılmasını talep etmiş oldukları inceleme yapılmayarak, eksik ve hatalı inceleme doğrultusunda karar verilmesinin uzun yıllar sürecek yargılama safhasında tedbir talebinin usulüne göre incelenmeyerek müvekkilinin patent hakkının bu süreçte ihlal edilmesi sonucunu doğuracağından bahisle yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu  belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak tedbir kararının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>İstinafa Cevap: Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın istinaf dilekçesinde de cevap dilekçesinde olduğu gibi; “...buluş başlığına adını veren ve bağımsız istem olarak korunan, makinenin çalışma prensibinde amaçlanan tüm hususları ve faydaları sağlayan yüksek frekans trafosunun, makine üzerinde yer almasının ... sayılı patent hakkına tecavüz teşkil ettiği sabit olup, eksik inceleme ile varılan ve gerekçesiz şekilde tesis edilen değerlendirme ve tespitlerin hukuken geçerliliği bulunmamaktadır.” ifadesini kullanarak aslında ... dosya numaralı dokümanın patent korumasını sağlayan yeni ve buluş basamağına sahip teknik unsurun “yüksek frekans trafosu” olduğunu ifade etmiş olduğunu, ancak dokümanın bir numaralı bağımsız istemi incelendiğinde “yüksek frekans trafosu” unsurunun önceki teknik özellik olarak tanımlandığı açık biçimde anlaşılmakta olduğunu, ayrıca bilirkişi raporunda yapılan değerlendirmelerde müvekkiline ait tespite konu makine üzerinde “Yüksek Frekans Trafosu” yer almadığının tespitinin yanında; “sac kalınlığını ölçen herhangi bir sensor”, “herhangi bir elektriksel kontrollü pnömatik valf”, “herhangi bir basınç sensoru”, “itici kaynak grubunun hareketini kontrol eden herhangi bir limit sensoru” ve “kaynak işlemi yapılacak olan sac malzemenin uç noktasını tespit etmek için kullanılan herhangi bir lazer sensor” unsurlarının da yer almadığının teknik olarak açık biçimde açıklanmış olduğunu, ancak davacı yanın rapordaki bu ifadelerden hiç birisi için herhangi bir açıklama yapmayıp yalnızca var olmayan “yüksek frekans trafosu” üzerinden tecavüz iddiasını gerekçelendirmeye çalışmakta olduğunu ve bilirkişilerin uzman olmadığını iddia ettiklerini beyan  etmiştir.<br>Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava davacıya ait ... tescil nolu patent hakkına tecavüzün önlenmesi istemine ilişkindir. Davacı vekili, davalının tecavüz teşkil eden fiillerinin tedbiren önlenmesini talep etmiştir. Mahkemece yaklaşık ispat şartı sağlanmadığından tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. 6769 sayılı SMK'nın 159. maddesine göre, \" Bu Kanun uyarınca dava açma hakkı olan kişiler, dava konusu kullanımın, ülke içinde kendi sınai mülkiyet haklarına tecavüz teşkil edecek şekilde gerçekleşmekte olduğunu veya gerçekleşmesi için ciddi ve etkin çalışmalar yapıldığını ispat etmek şartıyla, verilecek hükmün etkinliğini temin etmek üzere, ihtiyati tedbire karar verilmesini mahkemeden talep edebilir. İhtiyati tedbirlerle ilgili bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı\" belirtilmiştir. HMK’nın 389/1. maddesindeki  düzenlemeye göre, tedbir kararına hükmedilebilmesi için; şartlara uygun tedbir kararı verilmemesi halinde mevcut durumda olabilecek değişiklik nedeniyle hakkın elde edilmesinin zor hatta imkansız hale gelmesine yönelik kuvvetli endişenin bulunması gerektiği, ayrıca HMK’nın 390/3. maddesinde, \"Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.\" şeklinde düzenleme yer aldığı, düzenleme gereği, ihtiyati tedbir kararının verilmesi için tam bir ispat aranmadığı, talebin yeterliliği hususunda mahkemeye kanaat verecek delilerin varlığının yeterli olduğu anlaşılmaktadır. Bakırköy 2. FSHHM 2023/268 değişik iş sayılı dosyasında delil tespiti ve bilirkişi incelemesi yaptırılmış, 28/11/2023 havale tarihli  bilirkişi heyet raporunda, aleyhine delil tespiti istenen tarafa ait tespiti yapılan ürünlerin delil tespiti isteyen tarafa ait ... numaralı “Yüksek Frekans Trafosuna Haiz Tel Dikiş Kaynak Makinesinde Yapılan Geliştirme” buluş başlıklı paten koruma kapsamında kalmadığını ve ... , “Servo Sistemli Otomatik Yuvarlak Kanal Makinası” buluş başlıklı patent  koruma kapsamında kalmadığını herhangi bir tecavüzün oluşmadığını belirtilmiştir. Dosya kapsamına göre, davacının tedbir talebini değişik iş dosyası üzerinden alınan bilirkişi raporuna dayandırdığı, yukarıda anılan rapor içeriği ve  mevcut deliller dikkate alındığında  davalının patent hakkına tecavüz ettiğine dair  tedbir uygulanabilmesi bakımından yaklaşık ispat koşulunun bulunmadığı, diğer başvuru sebeplerinin yargılama sırasında esasla birlikte değerlendirilmesi gereken savunma sebepleri olduğu, yeni bilirkişi raporu alınması sonrası  tedbire  ilişkin kararların yargılamanın seyrine göre her zaman değiştirilmesinin mümkün olduğu dikkate alındığında, tedbir amaçlarına, usul ve yasaya, hak ve yarar dengesine göre, ihtiyati tedbir talebinin bu aşamada reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı  sonucuna varılmıştır. Davacı vekilinin İstinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin  30/01/2024 tarih ve 2023/224 E. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.04/04/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9c6b556adad64b9c","SID":"9fa6e06cb7168a28"}}