{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/281 <br>KARAR NO: 2024/404<br>KARAR TARİHİ: 14/03/2024<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 21/10/2020<br>NUMARASI: 2014/1419 Esas -  2020/251 Karar<br>DAVA: Menfi Tespit (Kurtarma Ve Yardımdan Kaynaklanan)/Alacak<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/03/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün  Birleşen dosya davacısı Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü ve Birleşen dosya davalısı ... İle ... Anonim Şirketi vekillerince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Asıl Davada <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin acenteliğini yaptığı Cezayir Bayraklı ... adlı geminin taşımakta olduğu likit gaz emtiasının alıcı olaın ...'ın Marmara Ereğlisi tesislerine boşaltmak amacıyla Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğüne bağlı römorkörler refakatinde Çanakkale Boğazında 27/10/2014 tarihinde seyretmekte iken makinede meydana gelen arıza nedeniyle en yakında bulunan karanlık limana yöneltilerek demir atmasına müteakip arıza giderildikten sonra geminin kendi imkanları ile Marmara Ereğlisi'ne giderek yükün ... Tesislerine boşalttığını, davalı tarafın refakat hizmeti veren iki römorkör dışında iki römorkör daha çağırılarak gemiye çekme hizmeti verildiği ileri sürülüp, verilen hizmetin kurtarma niteliğinde olduğu iddiası ile gemi, yük ve navlun değerlerinin tümünü kapsayacak şekilde 9.000,000,00 USD tutarında ödeme yapılması ya da teminat gösterilmesi talebinde bulunulduğunu, davalı tarafın söz konusu alacak iddiasından dolayı Çanakkale 1.Asliye Hukuk Mahkemesine müracaat ederek  9.000,000,00 USD üzerinden ihtiyati haciz talebinde bulunduğunu mahkemenin 1.560,000,00 USD üzerinden ihtiyati haciz kararı verdiğini, daha sonra da ihtiyati haciz kararının teminat mektubu üzerine kaydırıldığını, olayda ... gemisinin Çanakkale Boğazını geçişi sırasında tahsis edilen römorkörlerin kendilerinden beklenebilecek cer hizmetini sağlamada yeterli olmamalarından dolayı ek römorkörlerin müdahalesine gerek görüldüğünü, bu durumun işletmeye yani Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğüne yüklediği sorumluluk bir yana herhalükarda gemiye tahsis edilmiş bulunan römorkörlerin yetersizliğinden doğan mükellefiyet ve mali sonuçlara davalının katlanması gerektiğini, aksi düşünülecek olsa dahi boğaz geçiş kuralları uygulaması dışında verildiği iddia edilen çekme hizmetine karşılık talep edilen kurtarma - yardım ücretinin fahiş olduğunu, ileri sürerek davalı tarafından 27/10/2014 tarihinde Çanakkale Boğazında yapıldığı ileri sürülen hizmetin kurtarma hizmeti taşımadığı, hizmetin römorkaj refakati (Cer) hizmetinden ibaret olduğu tespitine, Çanakkale 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/176 D.iş sayılı dosyası üzerinden verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına, ihtiyati haciz kararı nedeni ile müvekkili tarafından verilen ... Bankası Çanakkale Şubesinin düzenlemiş olduğu 06/11/2014 tarihli teminat mektubunun iptali ile müvekkiline iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu geminin 27/10/2014 tarihinde Kurtarma 3 ve Kurtarma 10 isimli refakat römorkörleri ile boğaziçinde seyir halinde iken makine arızası yaparak tehlikeye maruz kaldığı geminin ve yükünün emniyetini teyit etmek için refakat römorkörlerine ek olarak kurtarma 2 ve kurtarma 5 isimli römorkörlerin olay mahaline sevk edildiği verilen hizmet neticesinde emniyet altına alınan geminin Çanakkale Karanlık Limana demirletildiği, bundan sonra da tahliye limanı olan ... Terminaline kadar sefer yapmasına müsade edildiği, verilen kurtarma hizmetten dolayı gemi,yük, navlun ve yakıt için belirlenen 9.000,000,00 USD tutarındaki teminatın yatırılmasının gemi acentesine ve ... Genel Müdürlüğüne bildirilmesine rağmen teminatın yatırılmadığını, bu nedenle Çanakkale 1. Asliye Hukuk Mahkemesinden ihtiyati haciz kararı verilmesi talebinde bulunulduğunu, 30/10/2014 tarihinde ihtiyati haciz kararı verildiğini, daha sonra yatırılan teminat bedeli ile gemi üzerindeki seferden men kararının kaldırılarak geminin seferine izin verildiğini, İstanbul 17. ATM 'nin 2014/1435 esas sayılı dosyasında kurtarma hizmetinden kaynaklanan alacağın tahsili için ... Acentesi ve ... aleyhine alacak davası açıldığını, Kıyı Emniyeti' ne ait römorkörlerin verdiği hizmetin kurtarma hizmeti niteliğinde olduğunu, denize elverişliliği sona eren gemiye verilen hizmetin römorkaj olduğunun kabul edilemeyeceğini savunarak TTK 'nın 1298-1319 maddeleri tahtında verilen hizmetin kurtarma hizmeti olduğunun tespitine ihtiyati haciz kararının kaldırılması ve teminat mektubunun iadesi talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Birleşen Mahkemenin 2014/1435 Esas 2015/93 Karar Sayılı Dava Dosyasında <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  27/10/2014 tarihinde saat 09:05 civarında refakat römorkörleri ile Boğaziçinde seyir halinde iken Kilitbahir önlerinde makina arızası yaparak tehlikeye maruz kalan Cezayir Bayraklı ... isimli gemiye ve yüküne Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü tarafından seyir, can, mal ve çevre emniyetini teminen refakat tarihindeki kurtarma 3 ve kurtarma 10 römorkörlerine ilave olarak  derhal kurtarma 2 ve kurtarma 5 römorkörlerinin de olay mahaline sevk edildiğini, verilen kurtarma hizmeti neticesinde kazazede geminin emniyet altına alınarak römorkörler eşliğinde Çanakkale Karanlık Limana demirletildiğini, geminin kurtarılan değerinin yaklaşık 20.000.000,00 USD olarak belirlendiğini, gemide bulunan ... miktarının 80 milyon sm3 olarak hesaplanmasından dolayı yaklaşık değerinin 41.163.310,00 USD olarak hesaplandığını, gemideki 2042 metrikton F-O nun ise yaklaşık 1.162.385,00 USD değerinde bunker bulunduğunu, toplam 62.325.695,00 USD kurtarılan değer üzerinden 9.000.000,00 USD kurtarma hizmeti teminatı talep edildiğini, istenilen teminat gösterilmediğinden müvekkili kuruluşun talebi üzerine Çanakkale 1 Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından 1.560.000,00 USD üzerinden ... gemisini ihtiyaten haczine karar verildiğini, müvekkili kuruluş bünyesinde oluşturulan heyet marifetiyle kurtarma operasyonunun idari, teknik ve hukuki açıdan değerlendirilmesi sonucunda toplam 62.325.695,00 USD kurtarılan değer üzerinden gemi ve bunker için 1.560.000,00 USD, yük ve navlun için de 3.000.000,00 USD olmak üzere 4.560.000,00 USD kurtarma yardım ücretinin belirlendiğini, yapılan  sulh görüşmelerinden netice alınamadığından dava açma zarureti hasıl olduğunu ileri sürerek yalnızca kurtarılan gemi üzerinde 3.000.000,00 USD teminat bedeli üzerinden davacı kuruluş lehine kanuni rehin hakkı tanınmasına, gemi ve bunkere şamil olmak üzere kurtarma hizmetinden kaynaklanan 1.560.000,00 USD alacağın devlet bankalarının USD için bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile birlikte gemi donatanına izafeten ... AŞ'den tahsiline, yük ve navluna şamil olmak üzere kurtarma hizmetinden kaynaklanan 3.000.000,00 USD alacağın devlet bankalarının USD için bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile birlikte ... ile ... AŞ Genel Müdürlüğünden tahsiline, Çanakkale 1  Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/176 D İş sayılı ihtiyati haciz dosyasına yatırılan 1.560.000,00 USD teminatın karar kesinleşinceye kadar tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı davalı gemi donatanına izafeten ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; gemi hakkında istenilen kurtarma ücretinin fahiş, haksız, usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı tarafından verilen hizmetin refakat hizmeti olduğunu, geminin başlangıçta iki adet römorkörden refakat yardımı aldığını, bunların haricinde davacı kurum tarafından kendi insiyatifleri ile ve hiçbir suretle gemi kaptanını talebi olmaksızın gönderilen iki römorkör sebebiyle ücret talebinin haksız ve yersiz olduğunu, imzalanan bir kurtarma yardım sözleşmesinin bulunmadığını, ayrıca bunker için istenilen kurtarma ücreti talebinin de hiçbir dayanağının gösterilmediğini, gemi karanlık limanda demirli durumda iken boşaltma limanı olan ... Terminaline kadar seferine müsaade edilmesinin gerekçesinin davacı tarafça doğru aktarılmadığını, talep edilen ücretin hesaplanmasında iddia edilen gemi değerinin fahiş olduğunu, belirlenen değerin takdir elemanının beyanına dayandırıldığını, geminin yaşı ve dünya gemi alım satım piyasasındaki kriz nedeniyle davacının bahsettiği kıymetin hayli altında kaldığını, gemiden Marmara Ereğlisine boşaltılacak gazın tahliyesinde meydana gelebilecek bir veya birkaç günlük gecikmenin güvenliği sarsabilecek bir durum oluşturmayacağını savunarak öncelikle işbu dosyanın aynı konuda daha önce açılmış bulunan 2014/1419 esas sayılı dosya ile birleştirilmesine, Çanakkale 1 Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına, ihtiyati haciz dosyasına sunulan teminat mektubunun iadesi ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ile ... AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili kuruluşun  talep edilen kurtarma alacağının borçlusu olmadığından davanın öncelikle husumet yokluğundan reddi gerektiğini,  öte yandan gemi üzerindeki malın müvekkiline ait olmadığını, malın teslimat noktasında ... gemisi bağlantı borusu ile ... Terminali yükleme hattı bağlantı kollarının birleştiği nokta olduğundan malın mülkiyetinin de teslimat noktasından sonra müvekkiline geçtiğini, bu nedenle kurtarma hizmeti alacağının muhatabının müvekkili kuruluş olamayacağını, ayrıca eşyanın teslimi anında kurtarma ücreti ödeneceğinden müvekkilinin haberdar olmadığından TTK'nun 1306.maddesine göre davanın reddi gerektiğini, davacı tarafından verildiği iddia edilen hizmetin TTK hükümlerine göre kurtarma hizmeti olarak nitelendirilemeyeceğini, dava konusu olayda geminin stop etmediğini, yara almadığını, batma tehlikesinin sözkonusu olmadığını, dolayısıyla kurtarma hizmetine konu olabilecek herhangi bir teknik olayın vuku bulmadığını, kaptan raporuyla bu hususların sabit olduğunu, iddia edilen kurtarma hizmetinden kaynaklı alacağın varlığı ve hesaplama yöntemi kabul edilmemekle birlikte gemideki malın değerinin 41.163.310,00 USD 'nin altında kaldığını, zira satıcı firma tarafından düzenlenen fatura tutarının 33.892.606,94 USD olduğunu savunarak açıklanan nedenlerle davanın husumet yokluğu ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>LK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"Yapılan yargılama, toplanan deliller ve bilirkişi raporlarına göre; asıl dosya davacısı birleşen dosya davalısı ...'nın donatanı olduğu ... isimli geminin 27/10/2014 tarihinde sıvılaştırılmış doğalgaz yükü ile Kıyı Emniyetine ait kurtarma 3 ve kurtarma 10 römorkörleri refakatinde Çanakkale Boğazından Marmara Ereğlisi Terminaline gitmek üzere seyir halinde iken gemide black-out yani enerji kesilmesi meydana geldiği, buna bağlı olarak da hem ana makina hem de jeneratörlerin çöktüğü, geminin kumanda edilemez duruma düştüğü, bu nedenle gemiye refakat eden römorkörlere ilave olarak kurtarma 2 ve kurtarma 5 römorkörlerinin olay yerine sevk edilerek, römorkörlerin yardımıyla geminin Çanakkale Boğazındaki karanlık limana demirletildiği, burada makina arızasının giderilmesinden sonra kurtarma3, kurtarma 5 ve kurtarma 10 römorkörleri eşliğinde Çanakkale Boğazındaki seyrini emniyetli bir şekilde tamamlayarak tahliye limanına vardığı anlaşılmaktadır. TTK'nun 1298. maddesinde seyrüsefere elverişli sularda tehlikeye uğramış bulunan su aracının ve diğer eşyanın kurtarılması için yapılan her fiil veya hareketin kurtarma faaliyeti oluşturacağı kabul edilmiştir. Somut olayda, gemideki makina arızasından önce Kıyı Emniyeti tarafından verilen hizmetin bir refakat hizmeti olduğu ancak arıza nedeniyle geminin manevra gücünü kaybetmesi, kumandadan acil duruma düşmesi, arızanın geminin sığlığa ve karaya sürüklenmesine neden olacak bir mevkide meydana gelmiş olması nedeniyle makina arızasından sonra geminin \"tehlikeye maruz kaldığı\" kabul edilmiştir. Gemi, tehlike altında iken can, mal ve çevre açısından risk oluşturduğundan TTK'nun 1298.maddesi uyarınca makina arızasından sonra Kıyı Emniyeti tarafından yapılan faaliyetin de kurtarma faaliyeti olduğu değerlendirilmiştir. Gerçekleştirilen kurtarma faaliyeti sonucunda dava konusu ... gemisi emniyet altına alındığından faydalı netice elde edilmiş olup, davalı TTK'nun 1304.maddesi gereğince kurtarma ücretine hak kazanmıştır. Kurtarma ücretinin taraflarca belirlenmediği durumda ücretin belirlenmesinde gözönünde bulundurulacak esaslar TTK'nun 1305/1. maddesinde sevkedilmiştir. Dava konusu olayda taraflararasında önceden belirlenmiş bir kurtarma ücreti bulunmayıp, bu husus uyuşmazlık konusu olduğundan Kıyı Emniyetinin hak kazandığı kurtarma ücretinin belirlenmesinde geminin ve üzerindeki yükün kurtarıldıktan sonraki değeri, çevre zararının önlenmesi ve sınırlandırılması için kurtaranın gösterdiği çaba ve beceri, kurtaran tarafından elde edilen başarının derecesi, kurtarılan gemi ve içindeki insanların ve yükün karşılaştıkları tehlike ile kurtarmaya takılmış olanların kendileri ve araçları için göze aldıkları tehlikenin niteliği ve büyüklüğü, araç ile diğer eşyanın ve insan hayatının kurtarılması için kurtaranın gösterdiği çaba ve beceri, kurtaranın harcadığı zaman ile yaptığı giderler, uğradığı zarar, yüklendiği sorumluluk rizikosu ve teçhizatının uğradığı diğer rizikolar, verilen hizmetlerin nekadar çabuk sağlandığı, kurtarma faaliyetin ayrılmış araçların ve diğer teçhizatın kullanıma hazır bulundurulmuş ve fiilen kullanılmış olması, kurtaranın teçhizatının kurtarmaya hazır olması, etkinliği ile değeri dikkate alınmalıdır. Kurtarılan geminin değeri birinci bilirkişi raporunda 20.000.000,00 USD, ikinci bilirkişi kurulu raporunda 15.000.000,00 USD olarak tespit edilmiştir. Ticaret gemilerinin ekonomik ömrünün 25 yıl olduğu, ... gemisinin ise olay tarihinde 33 yaşında olması nedeniyle ekonomik ömrünü tamamlamış olmasından dolayı geminin değerinin hurda olarak ölçülebileceği tüm raporlarda ortak görüş olarak kabul edilmiştir. Önceki raporlar arasındaki çelişkilerin değerlendirildiği hükme esas alınan 09/11/2019 tarihli üçüncü bilirkişi raporuna göre, ... gemisinin çelik tekne ağırlığının 30.000ton olduğu, gemi Geri Dönüşüm Sanayicileri Derneğinin 11/06/2018 tarihli yazısına göre olayın meydana geldiği Ekim 2014 tarihi itibariyle gemi hurdası ana fiyatının ton başına 315,00 ABD Doları olduğu, bu birim fiyat üzerinden ... gemisinin hurda değerinin 9.750.000,00 USD olarak hesaplandığı, ancak gemide ayrıca geminin temel parçalarından olan ve diğer ticari sınıf gemilerde bulunmayan paslanmaz çelikten üretilmiş, kalındığı fazla, basınçlı kap özelliğine sahip doğal gaz tankları bulunduğundan, sözkonusu tankların hurda değerinin tespitinde hesaba katılması gerektiği, bu nedenle dava konusu geminin hurda değerinin 9.750.000,00 USD'den fazla olması gerektiği, bu çerçevede yapılan değerlendirme sonucunda ... isimli doğal gaz gemisi için üçüncü bilirkişi raporunda takdir edilen 13.000.000,00 USD 'lik değerin makul ve yerinde olduğu kabul edilmiştir. Yine hükme esas alınan 19/11/2019 tarihli bilirkişi raporunda, gemideki yakıtın (bunker) değeri de 1.162,385 Dolar olarak tespit edilmiştir. Davalı ... vekilinin dosyaya sunduğu, dava konusu gemide taşınan doğal gazın satıcısı ... firması tarafından ...'a hitaben yazılmış active commer jiavisation (etkin pazarlama)  başlıklı yazıda ... isimli gemide taşınan doğal gaz yükünün mali değerinin 33.892.606,94 ABD Doları olduğu, satım anlaşmasının 25/08/2014 tarihinde yapıldığı, yükün ... gemisi ile taşınacağı ve ...'a ait Marmara Ereğlisine boşaltacağı bilgileri yer aldığından sözkonusu belgeye göre dava konusu gemi ile taşınan doğalgaz yükünün olay tarihindeki değerinin 33.892.606,94 ABD Doları olduğu kabul edilmiştir. TTK'nun 1305.maddesinde düzenlenen kurtarmaya ilişkin kıstaslar ile somut olayın meydana geldiği yerin yarattığı risk, geminin tipi, yükün çeşidinin tehlikeli niteliği, kazanın yarattığı tehlikenin sonucunda meydana gelebilecek olası riskler ile bunların yaratacağı zararlar, kurtarma hizmeti için yapılan çalışmalar, verilen hizmetin niteliği, çabukluğu ve etkinliği ve kurtarma faaliyetinin başarılmış olması hususları gözönüne alınarak mahkememizce benimsenen üçüncü bilirkişi raporuna göre Kıyı Emniyetinin isteyebileceği kurtarma ücretinin kurtarılan değerlerin % 5'i kadar olabileceği değerlendirilmiştir. Buna göre, 13.000.000,00 USD değerindeki gemi ve 1.162,38 USD yakıt için istenebilecek kurtarma ücreti alacağının 708.119,25 USD olduğu, 33.892.606,94 USD yük değeri üzerinden hesaplanan kurtarma ücreti alacağı ise 1.694.630,35 USD olması gerektiği kabul edilmiştir. TTK'nun 1307/1.maddesi maddesi uyarınca gönderilen eşyayı teslim alırken kurtarma ücreti ödeneceğini biliyor ise eşya teslim edilmiş olmasaydı bunların paraya çevrilmesi halinde ücret ne oranda ödenecek idi ise o oranda kurtarma ücretinden şahsen sorumlu olması gerekmektedir. Dava konusu taşımaya ilişkin 20/10/2014 tarihli konişmentodaki kayıtlardan ... gemisi ile taşınan doğal gaz yükünün gönderilenenin birleşen dosya davalısı ... olduğu anlaşılmaktadır. Anılan yasa maddesine göre ... yükü teslim alırken kurtarma ücreti ödeneceğini biliyor ise yüke ilişkin kurtarma ücretinden sorumlu olacaktır. Dosyada bulunan 29/10/2014 tarihli \"...\" başlıklı belgede ... yükünü taşıyan .. gemisinin 28/10/2014 tarihinde varma limanına ulaştığı ve yükünü boşaltarak 29/10/2014 tarihinde limandan ayrıldığı belirtilmiştir. Kıyı Emniyeti tarafından ...'a gönderilen 28/10/2014 tarihli yazıda ise tehlikeye maruz kalan Cezayir bayraklı ... gemisi ve yüküne kurtarma hizmeti verildiği, kurtarılan değerlere ilişkin kurtarma ücreti alacağına karşılık takdir edilen teminatın sağlanmaması halinde yasal yollara başvurulacağı bildirilmiştir. Davalı ... tarafından dosyaya sunulan fax örneğinden sözkonusu bildirimin 28/10/2014 tarihinde saat 11:54'te yapıldığı belirlidir. Kıyı Emniyetinin aynı tarihli bir başka yazısında ise davalı ... Terminal İşletme Müdürlüğünden 27/10/2014 tarihinde kurtarılan yükün ulusal doğalgaz rezervinin etkilenmemesi için tesliminin talep edildiğine ilişkin bir yazı alındığı, ...'ın da gönderilen sıfatıyla kurtarma ücretinin borçlusu olduğu, davalı ..., ... Terminali İşletme Müdürlüğü ve Tekirdağ Liman Başkanlığına iletilmiştir. Dosyada bulunan \"...\" başlıklı belgeden ... gemisinin 27/10/2014 tarihinde saat 23:45'te varma limanına ulaştığı, 28/10/2014 tarihinde saat 11:50'de boşaltmanın başladığı, 29/10/2014 tarihinde saat 10:45'te boşaltma ekipmanlarının görevinin sona erdiği anlaşılmaktadır. Açıklanan belge ve bilgilere göre birleşen dosya davalısı ..., doğal gaz yükünün boşaltılmaya başlandığı 28/10/2014 tarihi saat 11:50'den 4 dakika sonra Kıyı Emniyetinden gelen fax ile ... yükü için kurtarma ücreti ödeyeceğini öğrenmiş olduğundan ...'ın TTK'nun 1307/1.maddesine göre yüke ilişkin kurtarma ücretinden sorumlu olduğu kabul edilmiştir. Sonuç olarak, Cezayir bayraklı ... gemisinde makina arızası meydana geldikten sonra geminin kumandadan acil duruma düştüğü, bu aşamadan itibaren gemi tehlikeye maruz kalmış olduğundan makina arızasının başlamasından sonra Kıyı Emniyetine ait römorkörler ile geminin karanlık limana çekilip, buraya güvenli bir şekilde demirletilmesine kadar ki sürede verilen hizmetin kurtarma hizmeti olduğu, TTK'nun 1304.maddesine göre Kıyı Emniyetinin kurtarılan değerler yönünden ücrete hak kazandığı, TTK'nun 1305.maddesine göre gemi ve içindeki yakıt için istenebilecek kurtarma ücretinin 708.119,25 ABD Doları, yüke ilişkin kurtarma ücretinin de 1.694.630,35 ABD Doları olduğu, gemi donatanının gemiye ve yakıta ilişkin kurtarma ücretinin borçlusu olduğu, birleşen dosya davalısı ...'ın da TTK'nun 1307.maddesine göre teslim aldığı yükün kurtarma ücretinden sorumlu olması gerektiği kanaatine varıldığından, bu kanaat ışığında Kıyı Emniyetinin hizmetinin refakat (cer) hizmeti olduğunun tespitine ilişkin asıl davanın reddi ile kurtarma ücreti alacağından dolayı gemi donatanı ve ... aleyhine açılan birleşen davanın kısmen kabulüne, 708.119,25 USD'nin 31/10/2014 (gemi hakkında Çanakkale 1 Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından 2014/176 D iş sayılı ihtiyati haciz kararı 31/10/2014 tarihinde verilmiş olduğundan) tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince işleyecek Dolar faizi ile birlikte davalı gemi donatanı ...'ndan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, kabul edilen 708.119,25 USD alacak ile, bu alacağa tahsil tarihine kadar işletilecek faiz, icra ve yargılama giderlerini kapsar şekilde TTK'nun 1321 ve 1322.maddeleri gereğince davalı donatan ... adına verilen teminat mektubu üzerine davacı lehine kanuni rehin hakkı tesis edilmesine, 1.694.630,35 USD'nin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince işleyecek dolar faizi ile birlikte davalı ... ile ... AŞ 'den tahsil edilerek davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, ...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Birleşen dosya davacısı Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın asıl dava yönünden usul ve mevzuata uygun olup, birleşen dava yönünden kısmı olarak usul ve yasaya uygun olmakla birlikte red edilen tutar yönünden haksız olduğunu, huzurdaki dava konusu kurtarma hizmeti ile ilgili olarak müvekkil Kuruluş yetkilileri ile Cezayir Bayraklı ... adlı gemi ve bunker ilgilileri arasında 06.01.2021 tarihinde sulh protokolü yapıldığını, bilahare; anılan sulh protokolü taraflarca birlikte mahkemeye sunularak HMK 315. Maddesi kapsamında 06.01.2021 tarihli sulh protokolünün taraflar arasında geçerli olacağına dair ek karar talep edilmiş,  talep zımnında yerel mahkemece 08.01.2021 tarihinde Ek Karar verildiğini, mezkur Sulh Protokolü kapsamında, 883.215,50 USD (Sekizyüzseksenüçbin İkiyüzonbeş virgül elli Amerikan Doları) Kurtarma ücreti müvekkil Kuruluşun ... Salıpazarı şubesinde kaim ... numaralı vadesiz Amerikan Doları hesabına 14.01.2021 tarihinde gemi ilgilileri tarafından intikal ettirildiğini, mahkeme kararı birleşen davanın 1 Nolu  davalısı ... gemisi donatanı ...’ye izafeten ... Ac. A.Ş. yönünden sulh yoluyla neticelendiğini, belirtilen açıklamalar doğrultusunda; dava konusu uyuşmazlık ile ilgili olarak Cezayir Bayraklı ... adlı gemi ve bunker ilgilileri ile kuruluş yetkilileri arasında sulh protokolünün yapılması ve akabinde ücretinin kuruluş hesaplarına geçirilmesi, huzurdaki dosyada verilen hizmetin TTK'nın 1298-1319 maddeleri tahtında Kurtarma hizmeti olduğunu teyit ettiğini, mahkeme kararının yukarıda belirtilen gerekçe kısmında belirtildiği üzere; Mahkemece benimsenen üçüncü bilirkişi raporuna göre Kıyı Emniyetinin isteyebileceği kurtarma ücretinin kurtarılan değerlerin % 5'i kadar olabileceği değerlendirilerek, 33.892.606,94 USD yük değeri üzerinden hesaplanan kurtarma ücreti alacağının 1.694.630,35 USD olması gerektiğinin kabul, ancak, bu meblağın isabetli olmadığını, çünkü; TTK’nun 1305 maddesi kurtarma ücretinin nasıl belirleneceğinin düzenlemiş, önceki beyanlar  ve dosyada mübrez belgelerde görüleceği üzere 80 milyon sm3 ... yüklü tankerinin Çanakkale Boğazının en dar yerinde, rüzgârın ve akıntının süratinin çok yüksek olduğu bir zamanda, tehlikeli yük taşıyan gemiye karşı patlamadan, karaya oturmadan, çevreye ve insana en küçük bir zarar verilmeden kurtarılmış olması durumunu göz ardı etmekte, yapılan operasyonu basite indirgemekte olup önceki dilekçelerinde de belirtildiği üzere Kuruluşunun, Ana Statüsünde belirlenen alanlarda Tekel Şeklinde olmak üzere tüm denizlerimizde Kurtarma-Yardım hizmeti verdiğini, bu amaçla da, kamu iktisadi kuruluşu olan kuruluşun; personel, araç, gereç ve ekipman açısından oldukça pahalı ve organizasyonel, profesyonel bir örgütlenme içerisinde olup zaman zaman aylarca, bu tür hizmetlerin verilmesi zımnında tüm imkan ve kabiliyetleri ile 7/24 kurtarmaya hazır halde bekletmekte ve hazır halde bekletmenin maliyetine katlanmak zorunda kaldığını, birleşen dosyada 2. Nolu davalı ... ile ... A.Ş.  den talep ettiğimiz kurtarma ücreti toplam 3.000.000,00 USD meblağ  Dünya üzerinde en çok kullanılan  mübrez LOF (Lloyd Açık Kurtarma Formu) istatiksel verilerinde de görüleceği üzere makul bir ücret olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın 3.000.000,00 USD üzerinden  kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Birleşen dosya davalısı ... İle ... Anonim Şirketi  vekili istinaf dilekçesinde özetle; işbu davanın gemide bulunan doğal gazın satıcısı ... Firması ihbarına yönelik talebin Mahkemeye sunulmuş olup, ilk ihbar dilekçesinin iade dönmüş ise de ikinci ihbar talebinin neticesi beklenmeden (tebligat yapılıp yapılamadığına yönelik tebligat parçası Mahkemeye gönderilmeden) karar verilmiş olması açıkça hukuki dinlenilme hakkını ihlal eder nitelikte olduğunu, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü tarafından verilen hizmet kurtarma hizmeti olmadığından ...’nün kurtarma hizmeti ücretine hak kazandığı yönündeki Mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu, her ne kadar iddiasının ... tarafından verilen hizmetin kurtarma hizmeti olmadığı yönünde ise de aksinin kabulü halinde kurtarma hizmetinin borçlusu davalı Kuruluş olmadığından, davalı Kuruluş açısından davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, TTK’nun 1306/1 maddesi; “Kurtarma ücretinin borçluları, kurtarılan aracın ve diğer eşyanın kurtarma faaliyetinin tamamlandığı andaki malikleridir.” hükmünü havi olup, anılan maddede kurtarma ücreti borçlusunun kurtarma faaliyetinin tamamlandığı andaki malik olduğunun belirtildiğini, EGM’nün faaliyeti esnasında malın sahibi ve dolayısıyla kurtarma hizmetinin borçlusu davalı Kuruluş olmadığından Kuruluş açısından husumet yokluğu yönünden davanın reddi gerektiğini, malın teslimat noktası ... gemisi bağlantı borusu ile ... Terminali yükleme hattı bağlantı kollarının birleştiği nokta olduğundan ve malın mülkiyeti de teslimat noktasından sonra Kuruluşa geçtiğinden, ... tarafından verildiği iddia edilen kurtarma hizmetinin muhatabının Kuruluş olmadığını, zira kurtarma ücreti borçlusu kurtarma faaliyetinin tamamlandığı andaki malik olup, Kuruluş'un o aşamada henüz malik olmadığını, bu nedenle davalı Kuruluş yönünden husumet yokluğu sebebiyle davanın reddi gerektiğini, mahkemece yük boşaltılmaya başlandıktan 4 dakika sonra ...’den gelen fax ile davalı Kuruluşun kurtarma ücreti ödeneceğinden haberdar olduğundan bahisle sorumlu olduğunun kabul edildiğini, TTK 1307/1 maddesi uyarınca boşaltım işlemi başladığı sırada yani eşya teslim alınırken ... kurtarma ücreti ödeyeceğinden haberdar olmadığından ...’ın kurtarma ücretinin borçlusu olduğunun söylenemeyeceğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, TTK 1305/3 maddesi gereğince kurtarma ücreti aksi kararlaştırılmadıkça kurtarılan şeylerin değerlerinin bir yüzdesi olarak belirlenemeyeceğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, kurtarma ücreti hesaplanırken dava konusu gemi ile taşınan doğal gazın olay tarihindeki değeri dikkate alınarak hesaplama yapılması gerekirken, Mahkemece bu husus dikkate alınmadan hesaplama yapılan bilirkişi raporu hükme esas alınmış olup, anılan hukuka aykırı kararın kaldırılması gerektiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE: Asıl dava, denizde kurtarma faaliyeti nedeniyle borçlu olmadığının tespiti(menfi tespit); birleşen dava kurtarma ücreti alacağının tahsili davasıdır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, birleşen dava yönünden davalı ... yönünden davacının kurtarma ücretine hak kazanıp kazanmadığı ve kurtarma ücretinin miktarı noktasındadır. Cezayir Bayraklı ve doğalgaz yüklü ... gemisi Çanakkale Boğazını geçmekte iken 27/10/2014 günü saat 09:05 sularında kilitbahir önlerinde makina arızası yapmış ve sonrasında Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü tarafından gemiye hizmet verilmiştir. Birleşen dosya davacısı Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü tarafından, gemiye kurtarma hizmeti verildiğinden bahisle kurtarma ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesi istemiyle eldeki birleşen dava açılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 1298/1. Maddesine göre,  Seyrüsefere elverişli sularda tehlikeye uğramış bulunan su aracı veya diğer eşyanın kurtarılması için yapılan her fiil veya hareket, kurtarma faaliyeti oluşturur. Su aracı” teriminin kapsamına, her türlü gemi ve seyrüsefere elverişli yapı girer; “eşya” terimi ise, kıyıya sürekli ve iradi olarak sabitlenmiş olmayan her türlü şey ile hak kazanılmış olmayan navlun alacağını ifade eder. Kanunun gerekçesine göre ise, kurtarma faaliyetinin konusunu teşkil edebilecek eşya kavramına, en geniş anlamında suda kullanılan her türlü araç, yük dahil olmak üzere her türlü şey ve henüz kazanılmamış navlun alacağı girmektedir. Somut olayda, ...'nın donatanı olduğu ... isimli geminin 27/10/2014 tarihinde Çanakkale Boğazından Marmara Ereğlisi Terminaline gitmek üzere seyir halinde iken gemide black-out yani enerji kesilmesi meydana gelmiş ve  buna bağlı olarak da hem ana makina hem de jeneratörler çökerek gemi kumanda edilemez duruma düşmüştür. Bu haliyle gemi manevra kabiliyetini kaybetmiştir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda geminin manevra gücünü kaybetmesine neden olan arızanın  geminin sığlığa ve karaya sürüklenmesine neden olacak yerde meydana geldiği ve buna göre kurtarma faaliyeti kapsamında olacak şekilde \"tehlikeye uğramış olma\" şartının gerçekleştiği belirtilmiştir. Yine bilirkişi raporunda, geminin üzerindeki yük ciddi çevre kirliliğine sebep olacak ve patlama ve yangın riski taşıyan tehlikeli bir sıvı madde olduğu, olayın meydana geldiği mevkii olan Kilitbahir ile Nara Burnu arasının Çanakkale Boğazının en dar yeri olup, gemi jurnalinde ve ... gemisi kaptan raporunda ayrıca kılavuz kaptanların raporlarında geminin Kuzeyli Rüzgârlar (4-5 bofor kuvveti) ve yerel akıntı (4-5 knot Güneye) ile sürüklendiğinin belirtildiği, gemi kaptanının arızanın uzun süre giderilemeyeceğini bildirdiği hususları tespit edilmiştir. Her ne kadar gemi yara almamış, batma tehlikesi geçirmemiş, karaya oturma, yangın veya çatma, çatışma gibi bir durum olmamış ise de, kurtarma faaliyeti için illa söz konusu edilen bu ve benzer durumların meydana gelmiş olması gerekli olmayıp, bilirkişi raporunda da atıf yapılan LOF(Loyd Açık Kurtarma Forumu) istatiksel verilerinde makine arızası(breakdown) hali de kurtarma faaliyeti kapsamında değerlendirilmiştir. Dava konusu geminin makine arızasının gerçekleştiği yer ve taşıdığı yükün niteliği nazara alındığında birleşen dosya davacısı Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğünün faaliyetinin kurtarma faaliyeti olduğu ve TTK'nın 1298 vd maddelerinin uygulanması gerekti açıktır. Gemi kaptanın kurtarma talebi olmadığı ileri sürülmüş ise de, yapılan kurtarma faaliyeti reddedilmemiş olup, bu haliyle kurtarma faaliyeti açısından kaptan tarafından talep edilmiş olma şartının gerçekleştiğinin kabulü gerekir.Birleşen dosya davalısı ... vekilince, TTK'nın 1298/4-c maddesine göre, tehlike doğmadan önce kurulmuş bir sözleşmenin ifası amacıyla yapılan veya yapılması gereken hizmetlerin kurtarma faaliyeti kapsamına girmeyeceği ve birleşen dosya davacısı Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğünün birleşen dosya davalısı ... gemilerine halihazırda klavuzluk ve römorkörcülük hizmeti verildiğini, aradaki sözleşme gereği davalı ...'ın kurtarma hizmeti borçlusu olamayacağı ileri sürülmüş ise de, anılan klavuzluk ve römorkörcülük hizmeti sözleşmesi dışında bir de kurtarma faaliyetine ilişkin sözleşme bulunduğu iddia ve ispat edilmediğinden davalı ... vekilinin söz konusu iddiası yerinde görülmemiştir. TTK'nın 1306. maddesindeki düzenlemelere göre, kurtarma ücretinin borçluları, kurtarılan aracın ve diğer eşyanın kurtarma faaliyetinin tamamlandığı andaki malikleridir. Kurtarma ücreti, kurtarılan aracın maliki ve diğer eşyanın malikleri arasında kurtarılan değerler oranında paylaşılır. Kurtarma ücretinin borçluları arasında teselsül yoktur. TTK'nın 1307/1. maddesine göre de, gönderilen, eşyayı teslim alırken onlar için kurtarma ücreti ödeneceğini biliyor ise, eşya teslim edilmiş olmasaydı, bunların paraya çevrilmesi hâlinde ücret ne oranda ödenecek idiyse o oranda ücret alacaklılarına karşı şahsen sorumlu tutulur. Kurtarılan yükün maliki, kurtarma ücreti borcu bakımından TTK'nın 1306. maddesine tabidir. Dolayısıyla, üçüncü kişi konumundaki gönderilen, kendisine mülkiyet hakkını intikal ettiren bir konişmentoya dayanarak yükü tesellüm ederse 1306. madde uygulanacaktır(1307. maddenin gerekçesinden). TTK'nın 1228/1. Maddesinde, konişmento, bir taşıma sözleşmesinin yapıldığını ispatlayan, eşyanın taşıyan tarafından teslim alındığını veya gemiye yüklendiğini gösteren ve taşıyanın eşyayı, ancak onun ibrazı karşılığında teslimle yükümlü olduğu senettir, şeklinde; konişmentonun eşyayı temsili başlığı altında 1234/1. Maddesi ise, eşya, kaptan veya taşıyanın diğer bir temsilcisi tarafından taşınmak üzere teslim alınınca konişmentonun, konişmento gereğince eşyayı teslim almaya yetkili olan kişiye teslimi, 1235 inci madde hükümleri saklı kalmak şartıyla, Türk Medenî Kanununun 957 ve 980 inci maddelerinde yazılı hukuki sonuçları doğurur, şeklinde düzenlenmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu(TMK)'nun 763/1. maddesine göre, taşınır mülkiyetinin nakli için zilyetliğin devri gerekir. TMK'nın 980/1. maddesi de, bir taşıyıcıya veya umumi mağazaya bırakılmış emtiayı temsil eden kıymetli evrakın teslimi, emtianın teslimi gibi sonuç doğurur, şeklindedir. Davaya konu taşıma konişmento tahtında yapıldığına ve davalı ... tarafından yük teslim alındığına göre, taşınan emtianın mülkiyeti davalı ...'a ait bulunmaktadır. Davalı ... ile satıcı ... şirketi arasındaki sözleşmedeki mülkiyetin nakline ilişkin düzenlemenin, sözleşmenin tarafı olmayan birleşen dosya davacısı Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğünü karşı ileri sürülmesi mümkün değildir. Buna göre, davalı ... taşınan emtianın maliki olarak kurtarma faaliyetinin borçlusudur.TTK'nın 1304/1. maddesinde, faydalı bir sonuç vermiş olan her türlü kurtarma faaliyetinin, kurtarma ücreti istemine hak kazandıracağı, 1305. maddesinde de, ücretin belirlenmesine ilişkin kıstaslar düzenlenmiştir. Kurtarma faaliyeti faydalı bir sonuç vermiş olup, birleşen dosya davacısı Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü kurtarma ücretine hak kazanmıştır. TTK'nın 1305. maddesindeki kıstaslar nazara alınarak, geminin sadece makine arızası vermesi ve yüzer vasfını kaybetmemesi, arızanın geminin kendi imkanları ile giderilmesi, kurtarma faaliyetinin zorluk derecesi,  kurtaranın gösterdiği çaba ve beceri ile kurtarmanın şekli, yükün nevinin tehlikeli madde olmasına rağmen yükün kurtarılması için özel ve ayrıca bir çabanın gerekmemesi, kurtarmaya katılan araçların bir tehlikeye maruz kalmamış olmaları, kurtarma faaliyeti süresi, kurtarma faaliyetinin yeterli araç ile ve zamanında yapılması, kurtarma faaliyeti için yapılan giderler, kurtarma faaliyetinin tam bir başarı ile gerçekleşmesi ve kurtarılan yükün herhangi bir şekilde zarara uğramamış olması ile kurtarıldıktan sonraki değeri gibi hususlar nazara alındığında mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı ...'ın sorumlu olduğu kurtarma ücreti olarak belirlenen  1.694.630,35 USD makul ve yerindedir. Birleşen dosya davacısı Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü tarafından yükün değerinin ...'dan 2014 yılı ekim ayı için alınan tarifede belirtilen ... terminal(...) çıkış fiyatının dikkate alınması gerektiği ileri sürülmüş ise de, söz konusu değer ... çıkış fiyatı olup, davalı ...'ın yurt dışından ithal ederek yurt içi piyasaya arz ettiği doğal gaz hakkında ileri sürülen fiyatın uygulanması mümkün değildir. Ayrıca, birleşen dosya davacısı Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü diğer davalı bakımından mahkemece hüküm altına alınan tutar itibariyle sulh olmuştur. Bu nedenlerle, ilk derece mahkemesince, davalı ... yönünden birleşen davanın 1.694.630,35 USD yönünden kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Davalı ... vekili, mahkemenin ... şirketine ihbarı işleminin sonucunu beklemeden karar vermesinin hukuki dinlenilme hakkının ihlali niteliğinde olduğunu ileri sürmüştür. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 61/1. Maddesine göre, taraflardan biri davayı kaybettiği takdirde, üçüncü kişiye veya üçüncü kişinin kendisine rücu edeceğini düşünüyorsa, tahkikat sonuçlanıncaya kadar davayı üçüncü kişiye ihbar edebilir. Mahkemece ihbar talebinin yerine getirilmesi için birkaç kez uluslararası tebligat çıkarılmış olması nazara alındığında, tebligat akıbeti beklenmeksizin karar verilmesi hukuki dinlenilme hakkının ihlali niteliğinde görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle birleşen dosya davacısı Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü vekilinin ve birleşen dosya davalısı ... İle ... Anonim Şirketi vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı reddi HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından  birleşen dosya davacısı Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü vekilinin ve birleşen dosya davalısı ... İle ... Anonim Şirketi vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurularının ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiştir.<br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Birleşen dosya davacısı Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü vekilinin ve birleşen dosya davalısı ... İle ... Anonim Şirketi vekilinin vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 91.730,00 TL harcın, alınması gerekli olan 366.916,65 TL harçtan mahsubu ile bakiye 275.186,65‬ TL istinaf karar harcının davalı ... İle ... Anonim Şirketi'nden alınarak hazineye irat kaydına, 4-Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, 5-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 14/03/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"401264d4eb93f89b","SID":"970ddbf6eb301ff1"}}