{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   <br>                     T.C.<br>                SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/640 <br>KARAR NO\t: 2024/616<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t: ...         (...)<br>ÜYE\t: ...         (...)<br>ÜYE\t: ...         (...)<br>KATİP\t: ...         (...)<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t:KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t:29/01/2024 (Ara Karar)<br>NUMARASI\t:2023/561 Esas - (derdest)<br><br>İHTİYATİ HACİZ<br>TALEP EDEN/DAVACI:ALLİANZ SİGORTA A.Ş. - ...<br>VEKİLİ\t:Av. ... - ...<br>DAVALILAR\t:1-ERSAY YEDEK PARÇA LOJİSTİK TURİZM OTOMOTİV İNŞAAT GIDA TİCARET İTHALAT İHRACAT LİMİTED ŞİRKETİ - ...<br>\t:2-...-...-...<br>VEKİLİ\t:Av. ... - ...<br>DAVANIN KONUSU\t:İtirazın İptali <br>TALEP KONUSU\t:İhtiyati Haciz<br>DAVA TARİHİ\t:16/11/2023<br>TALEP TARİHİ\t:29/12/2023<br>KARAR TARİHİ\t:29/03/2024<br>KR. YAZIM TARİHİ\t:19/04/2024<br><br>\tİstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı/ihtiyati haciz talep eden vekili dilekçesinde özetle; 28.02.2022 tarihinde müvekkili şirket sigortalısı ...'ya ait ... adresinde yer alan iş yerinde yangın meydana geldiğini, söz konusu bu yangın, Ekin Oto Servis olarak faaliyet gösteren sigortalı işletmeye bitişik nizamlı, davalı ve diğer davalı tarafından işletilen, oto yedek parça deposu Ersay Yedek Parçada çıkan yangının sigortalı işletmeye sıçraması ile meydana geldiğini, yaşanan yangın hadisesi sonucu Müvekili şirket nezdinde sigorta sözleşmesi bulunan ...'ya 1.005.801,00 tutarında hasar meydana geldiğini, yapılan incelemeler sonucu müvekkili şirketçe poliçe teminatları doğrultusunda 31.03.2022 tarihli 200.000,00 TL ve  21.04.2022 tarihli 805.801,00 TL ödeme yapıldığını, TTK 1472 maddesi uyarınca sigortalısının haklarına halef olduğunu, davalılar yaşanan yangın hadisesi sonucu sigortalıya ödenen tutardan sorumlu olacağını, davalı cevap dilekçesinde yangının kendisinden kaynaklı çıktığını da ikrar ettiğini, zararın tazmini amacı ile hadisenin meydana gelmesine sebebiyet veren davalılara rücu mektubu gönderildiği, yazılı ve sözlü başvurular da neticesiz kaldığı, borçlular aleyhine Kocaeli İcra Dairesinin 2023/52306 Esas dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, borçlu taraflarca takibe itiraz edilmiş olup akabinde Kocaeli Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/561 E. sayılı itirazın iptali davası açıldığını, bu nedenlerle alacakları için borçluların borcunu karşılayabilecek derecede menkul ve gayrimenkul malları, taşınır, taşınmaz malları, banka hesaplarındaki mevduatları ve 3. kişilerdeki hak ve alacakları üzerine; öncelikle teminatsız olarak, mahkeme aksi takdirde ise mahkemece takdir edilecek olan teminatın yatırılması karşılığında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ 29/01/2024 TARİHLİ ARA KARARI ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince; \"... Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine  ...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı/ihtiyati haciz talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; \"yerel mahkeme alacağın muaccel olmadığı, yargılamayı gerektirdiği gerekçesi ile ihtiyati haciz talebimizi reddetmektedir. Ancak, (i) Yangının çıkış yeri, (gerek yangın raporu, gerekse de dosyadaki tüm beyanlar ve deliller, (ii) zararın gerçekleştiği ve miktarı (eksper raporu), (iii) Müvekkil sigorta şirketi tarafından ödeme yapılarak halefiyetin gerçekleştiği ve haksız fiil sebebiyle alacağın muaccel olduğu sabittir (Bursa BAM, 5. HD., E. 2021/2120 K. 2022/150), talep dilekçemizdeki hususlar mevcut delil durumuna göre karar tarihi itibariyle yaklaşık ispat koşulunu sağlamaktadır. İddialarımız farazi iddialar olmayıp konuya ilişkin raporlar, eksper inceleme raporu ve iddialarımıza dayanak tüm belgeler dava dilekçemiz ekinde sunulmuştur. ihtiyati haciz koşullarının mevcut olduğu tartışmaya mahal vermeyecek şekilde ortadadır\" beyanı ile yerel mahkeme ara kararın kaldırılmasını, ihtiyati haciz talebinin kabulü ile alacağı için davalıların borcunu karşılayabilecek derecede menkul ve gayrimenkul mallarına, taşınır, taşınmaz mallarına, banka hesaplarındaki mevduatlarına ve 3. kişilerdeki hak ve alacaklarına, öncelikle teminatsız olarak, aksi takdirde ise mahkemece takdir edilecek olan teminatın yatırılması karşılığında ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>DELİLLER:Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/01/2024 tarih, 2023/561 Esas sayılı ara kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>Talep; ihtiyati haciz istemine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince \"Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin REDDİNE\" karar verilmiş karara karşı davacı/ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Dosyanın incelemesinde; 28.02.2022 tarihinde davacı sigorta şirketi sigortalısı ...'ya ait ... adresinde yer alan iş yerinde yangın meydana geldiği, söz konusu bu yangın, Ekin Oto Servis olarak faaliyet gösteren sigortalı işletmeye bitişik nizamlı, davalı ve diğer davalı tarafından işletilen, oto yedek parça deposu Ersay Yedek Parçada çıkan yangının sigortalı işletmeye sıçraması ile meydana geldiği, yaşanan yangın hadisesi sonucu davacı şirket tarafından sigortalısına 1.005.801,00 tutarında hasar ödemesi yapıldığı, yapılan bu ödemenin davalıdan tahsil edilmesi için davacı tarafından eldeki davanın açıldığı, açılan davada davacı tarafından ihtiyati haciz talep edildiği, ilk derece mahkemesince talep edilen ihtiyati haciz isteminin reddine karar verildiği, verilen karara karşı davacı/ihtiyati haciz talep eden vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.<br> Uyuşmazlık, ihtiyati haciz talebinin reddi kararının yerinde olup olmadığı, ihtiyati haczin koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği hususuna ilişkindir.<br> İİK'nın 257-(1) maddesi; \"Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.\"<br>          İİK'nın 257-(2) maddesi \"Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: <br>1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; <br> 2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.\"  <br>İİK'nın 258-(1) maddesi\"  ...Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur...\" hükmü düzenlenmiştir. <br>İhtiyati haciz kararı, geçici hukuki koruma tedbirlerinden olduğu için durumun gerektirdiği hallerde karşı taraf dinlenmeden (İİK m.258) ve tüm deliller toplanmadan yaklaşık ispat şartı yeterli görülerek de verilebilir. Mahkemece ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi şartı olmayıp, alacağın varlığı hakkında yeterli kanaate sahip olunması için mahkemeye bu konuda delillerin sunulması yeterli kabul edilmelidir.<br>Geçiçi hukuki koruma yargılamasını asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. Kanunda açıkça öngörülmemişse ya da işin niteliği gerekli kılmıyorsa, bir davada normal bir yargılamada yaklaşık ispat değil, tam ispat aranır. Çünkü; hakim, mevcut ispat ve delil kuralları çerçevesinde, tarafların iddia ettiği bir vakıa konusunda tam bir kanaate varmadan o vakıayı doğru kabul edemez.<br>Ancak; kanun koyucu bazen ya doğrudan kendisi düzenleme yaparak ya da işin niteliği ve olayın özelliği gereği hakime, bu durumu belirterek, ispat olgusunu düşürme imkanı vermiştir. Bu düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde; tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Doktrinde bu yön karar verilmesi için tam ispat ölçüsü yerine yaklaşık ispat ölçüsü olarak ifade edilmektedir. Ancak; yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez.<br>Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir.<br>Tam ispatın arandığı durumlarda bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez. Bu sebepledir ki; genelde geçici hukuki korumalara, özel de ihtiyati tedbire ve ihtiyati hacze karar verilirken haksız olma ihtimalide dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması öngörülmüştür.<br>Geçici hukuki korumalarda; bazen karşı tarafın dinlenmemesi, tüm delillerin ayrıntılı bir biçimde incelenmesine yeterli zamanın olmaması gibi sebeplerle yaklaşık ispat yeterli görülmüştür; bu çerçevede, aslında ispat ölçüsü bakımından HMK.'unda bir yenilik getirilmemekle birlikte; “yaklaşık ispat” kavramı kullanılarak doktrinde kabul gören ifade tasarıya alınmış; ayrıca, burada hem tam ispatın aranmadığı belirtilmiş hem de basit bir iddianın yeterli olmadığı vurgulanmak istenmiştir.<br> Karar başlığında; taraf vekillerinin adreslerinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.<br>Yukarıdaki açıklamalara göre somut olayda; ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından ileri sürülen maddi vakıalar ve dosya kapsamı delillere göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat koşulunun bu aşamada gerçekleşmediği, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.<br><br>Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, İhtiyati haciz talep eden / davacının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca;  İhtiyati haciz talep eden / davacının istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,<br>3-Alınması gereken harç peşin alındığından, yeniden harç alınmasına yer olmadığına,<br>4-İstinaf yolu için yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine<br>5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,<br>6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>8-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,<br>İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 29/03/2024<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan  ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye  ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye  ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br><br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c62a773ee76838fc","SID":"7507be3ae3ddf19b"}}