{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br>KARAR TARİHİ  : 18/03/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ: 13/04/2021<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 18/03/2024<br><br>İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili,  davacının davalı şirket ile aralarında yapılan ... Numaralı Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi yapıldığını, taraflar arasındaki ilgili poliçe gereği davalı şirket, davacının mali mesuliyet sigortacısı olduğunu, poliçe tarihleri arasında davacının otelinde işçisinin iş kazası geçirdiğini, söz konusu kaza ile ilgili dava Antalya 4. İş Mahkemesi’nin ... E. ... K. sayılı dosyasında görüldüğünü, söz konusu davanın, davalı sigorta şirketine ihbar edildiğini, bu ihbara rağmen, davalı sorumluluğunda olan bedeli ödemediğini, davaya da katılmadığını, bu dava neticesi verilen hükmün davacı işçi tarafından, Antalya 9. İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasından icraya konulduğunu, bu icra işlemi nedeni ile davacının icra dosyasında hüküm altına alınan 264.145,24-TL ana para tazminat alacağını tüm ferileri ile birlikte ödemek zorunda kaldığını, ödenen bedelin tamamının poliçe limitleri dahilinde davalının sorumluluğunda olduğunu, bu nedenle ile şimdilik ödenen bedelin 395.000,00-TL’ye tekabül eden kısmının ödeme tarihi olan 14.01.2019 tarihinden itibaren, en yüksek ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilmesine karar verilmesini, talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 27/11/2020 tarihli ıslah dilekçesi ile; 575.150,94-TL yi  müvekkilin rucuya tabi alacağı icra dosyasına ödeme tarihi olan 14/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili,  davalı şirketin ticaret merkezinin Şişli/İstanbul’da olması sebebi ile huzurdaki davanın İstanbul Mahkemelerinin yetkisinde kaldığını, huzurdaki yetkili mahkemelerin de İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, huzurdaki davanın bu neden ile yetkisizlik sebebi ile usulden reddinin gerektiğini, davacıya ait işyeri ve bu işyerinde çalışan personelin meydana gelebilecek kazalar sonucu uğrayabileceği zararlar, 31.12.2006 başlangıç- 31.12.2007 bitim tarihi ve ... Numaralı İşveren Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile iş kazasında kişi başına 250.000,00-TL azami tazminat limiti ile sigortalı olduğunu, söz konusu tazminat miktarı ve oranı davalı müvekkil sigorta şirketinin işbu poliçeden doğan sorumluluklarının üst limiti olduğunu, manevi tazminat talepleri işbu poliçe ile teminat altına alınmadığını, davacının dava dilekçesinde, davacının personelinin poliçe vade süresi içerisinde iş kazası geçirdiğini, söz konusu kaza sebebi ile davacı aleyhine Antalya 4. İş Mahkemesi’nin ... E. sayılı davanın açıldığını, bu dava neticesinde, davacı aleyhine Antalya 9. İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, icra takibi sonucunda davacı tarafından ödenen, 264.145,24-TL ana para olmak üzere tüm ferileri ile birlikte fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 395.000,00-TL’nin davalı sigorta şirketinin sorumluluğunda olduğunu belirttiğini ve huzurdaki davayı ikame ettiğini, davalı sigorta şirketi poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olduğunu, gerçek zararın karşılanması ilkesi gereğince, yalnızca gerçek zarardan sorumlu olduğunu, davaya konu 04.06.2007 tarihli iş kazası sebebi ile davacı aleyhine ikame edilen Antalya 4. İş Mahkemesi’nin ... E. sayılı dosyasının davalı şirkete 24.04.2014 tarihinde ihbar edilmesi üzerine, davalı sigorta şirketi ihbar olunan sıfatı ile davaya dâhil edildiğini, söz konusu davada, davacı aleyhine 234.145,24-TL maddi ve 30.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmesi üzerine davacı tarafından, davalı şirketten borcun tüm ferileri ile birlikte ödeme yapmasını talep edildiğini, davacı ile yapılan görüşmeler neticesinde, davacıya poliçe sorumlulukları gereği poliçe teminatında yer alan 234.145,24-TL maddi tazminat ve kazanın taraflarına ihbar edildiği tarihten itibaren işleyecek yasal faiz ve diğer ferileri ile birlikte ibra karşılığında ödeme teklif edildiğini, davacı tarafından bu teklifin kabul edilmediğini, davacı lehine davalı sigorta şirketi nezdinde tanzim edilen İşveren Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi’nde manevi tazminat teminatı bulunmadığını, bu sebep ile davacı yanca icra dosyasına ödenen manevi tazminat bedelinden müvekkil sigorta şirketinin sorumluluğu bulunmamakta olduğunu, diğer taraftan, davaya konu kaza müvekkil sigorta şirketine 24.04.2014 tarihinde ihbar edildiğini, edilen Antalya 4. İş Mahkemesi’nin ... E. sayılı dosyasında verilen karar göre her ne kadar davacının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden sorumlu tutulmuş ise de davalı sigorta şirketi kazanın kendisine ihbar edildiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizden sorumlu olduğunu, 04.06.2007 tarihinde meydana gelen kaza müvekkil şirkete 24.04.2014 tarihinde ihbar edildiğini, davacının ihbar etme yükümlülüğüne aykırı davranması sebebi ile kabul anlamına gelmemek kaydı ile müvekkili sigorta şirketi ancak kazanın ihbar edildiği tarihten itibaren işleyecek faizden sorumlu olduğunu, sigorta ettirenin, sigorta konusu rizikonun gerçekleştiğini öğrendiği tarihten itibaren Poliçe Genel Şartlan’nda belirtilen süre içerisinde sigortacıya ihbar etme yükümlülüğü olduğunu, davaya konu iş kazası 04.06.2007 tarihinde meydana geldiğini, kaza müvekkil şirkete 24.04.2014 tarihinde ihbar edildiğini, bu halde davacı aleyhine kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmiş ise de müvekkil şirketin sorumluluğunun ihbar tarihinden itibaren başladığından, davacı tarafından icra dosyasına ödenen faizin ancak müvekkili şirkete ihbar tarihinden itibaren işleyecek kısmından sorumlu olduğunu, savunmuş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, \"  ...Davacı işveren mali mesuliyet sigortası poliçesine dayanarak, dava dışı işçiye ödenen tazminat miktarları ile ferilerinin tazmini istemi ile dava açmıştır. Dava dışı ... tarafından davacı aleyhine açılan Antalya 4. İş Mahkemesinin ... E. Sayılı dava dosyasında, davacının davalıya (... Sigortaya) davanın ihbar edilmiş olması, nedeni ile davacının ihbar yükümlülüğünü yerine getirdiği sonucuna varılmıştır. Davacının dava dışı işçiye ödenen tazminatları ve ferilerini talep etmiş olması, sigortacı kendi temerrüdünün sonuçları ile sigortalı aleyhine açılan dava ve takip dolayısıyla yapılan giderler ile vekalet ücretinin, poliçe limitine tekabül eden kısmı ile de sorumlu olması, İşveren Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının 8. maddesinde; rizikonun meydana gelmesi, dava açılması veya takip yapılması hallerinde, işveren konumundaki sigortalıya sigorta şirketine ihbar yükümlüğü öngörülmüş olup, sigorta şirketinin sorumluluğu sigorta sözleşmesinden kaynaklanmakta ve sigorta sözleşmesi ile sınırlı olduğundan, ihbar tarihinden itibaren faizle sorumluluğuna karar verilebilecek olması, sigortacının dava ve takip dolayısıyla yapılan giderler ile vekalet ücretinin, poliçe limitine tekabül eden kısmı ile de sorumlu olması nazara alınarak, bilirkişi raporundaki hesaplamalar yerine mahkememizce anılan ilkeler nazara alınarak yeniden hesaplama yapılmıştır. Buna göre; davacının 234.145,24TL maddi tazminat, 19.998,71TL vekalet ücreti, 998,01TL (taleple bağlı kalınarak), 1.165,65TL yargılama gideri (taleple bağlı kalınarak), 107.386,06TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 363.693,67TL ile icra dosyasında yapılan 15.539,67TL (234,145,24TL + 107.386,06TL x %4,55 = 15.539,67TL) tahsil harcı, 26.441,88TL icra vekalet ücreti, 29,92TL başvurma harcı (341.531,30TL üzerinden oranlama yapıldığında), masraf 24,18TL (341.531,30TL üzerinden oranlama yapıldığında), olmak üzere toplam 42.027,65TL olmak üzere icra dosyası ile dava dosyasının toplamı olarak 363,693,67TL + 42.027,65TL = 405.721,32TL olduğu sonucuna varılmıştır. Anılan miktarın sigorta poliçesi kapsamında olması, dava dilekçesi ile davalının temerrüte düşmüş olması, tarafların tacir olması nedeni ile reenkont faiz istenebilecek olması, manevi tazminatın sigorta poliçesi kapsamında yer almaması nedeni ile dava dilekçesindeki buna ilişkin talepler ile ve fazlaya ilişkin taleplerin reddi nedeni ile davanın kısmen kabul ve kısmen reddine  \" karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkemenin vermiş olduğu 13.04.2021 tarihli kararın hatalı olduğunu, yerel mahkemenin gerekçeli kararının denetime elverişli, açık, net, anlaşılır olmadığını, yerel mahkemenin 234.145,24 TL maddi tazminata ilişkin olarak kabul edilen 107.386,06 TL faizin nasıl bulunduğunu, hangi tarihten hangi tarihe kadar hangi oranda faiz işletildiği belli olmadığından yerel mahkemenin kararının hatalı olduğunu, dava konusu olaya ilişkin Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin ... Esas ... Karar sayılı ilamında ele alınan hukuksal sorunun birebir isabet ettiğini, yine Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin ... Esas ... Karar sayılı ilamında belirtilen faizin başlama tarihi çözümüne göre sonuçlandırılması gerektiğini, TTK'nın 1292.maddesinde süresinde ihbar yükümlülüğünün yerine getirilmiş olması kaydıyla sigortalının 3. şahsa ödediği tazminatın temerrüt faizinin tamamının da sigortacı tarafından karşılanması gerektiğini, dava konusu kaza 04.06.2007 yılında gerçekleştiği halde söz konusu davanın 2013 yılında ikame edildiğini, müvekkili şirket tarafından da bu suretle haberdar olunduğunu, iş bu davanın davalısı konumundaki sigorta şirketine ihbarını talep ettiklerini,  davaya konu sigorta poliçesinin konusu ve kapsamının klasik bir kaza ve/veya can sigortası olmadığını, bir tür sorumluluk sigortası olan iş bu sigorta kapsamında kalan riziko, sigortalının ödemek zorunda kaldığı tazminat vs bedeller olup, rizikonun gerçekleşmesinin ise ancak dava neticesinde sigortalının bedel ödemesine karar verilmesi ile ortaya çıktığını,  kazanın meydana geldiği tarihin rizikonun gerçekleştiği tarih olarak kabulü ve süresinde davalıya ihbar edildiğinden davalı yanın kaza tarihinden itibaren işleyecek faizden sorumlu olacağının açık olduğunu, rizikonun davacı müvekkilinin Antalya 4. İş Mahkemesinin ... Esas ... Karar sayılı dosyası üzerinden görülen dava neticesinde davacı müvekkili aleyhine verilen karar ile doğduğunu, davacı yanca davadan haberdar olunması üzerine işbu davada davalı olan sigorta şirketine ihbarı talep edildiğini,  mahkeme kanalı ile davanın ihbar edildiğini, böyle bir durumda rizikonun süresinde ihbar edilmediği yollu maddi gerçeğe aykırı ve soyut iddiaların dinlenebilmesinin mümkün olmadığını, yerel mahkemenin gerekçeli kararında taleple bağlı kalınarak 998,01 TL, 1.165,65 TL şeklinde hesaplama yapmasının hatalı olduğunu, sunmuş oldukları ıslah dilekçesinde yapılan hesaplama ve farklı kalemlerin belirtilmesinin mahkemeye kolaylık sağlanması için olduğunu,  taleplerinin bedel olarak bölünemez nitelikte olduğunu, toplam taleplerine göre karar verilmesi gerekirken sanki iş davasında farklı alacak kalemleri varmış gibi taleple bağlı kalınarak denmesi ve buna göre kabule gidilmesinin mümkün olmadığını, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın kabulüne ya da kaldırma neticesi dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere mahkemeye iadesine karar verilmesini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı yana yükletilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, İşveren Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. <br>Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir. <br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Dava işveren sorumluluk sigorta poliçesine dayalı alacak istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkili şirketin çalışanı olan kişinin 04/06/2007 tarihinde geçirdiği iş kazası sebebi ile 07/11/2013 tarihinde açılan dava ve akabinde yapılan takip sonucu kazazedeye 629.133,51 TL ödendiğini ileri sürerek iş bu davada ödenen bedelin şimdilik 395.000,00 TL 'sinin, 07/04/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile de bu bedelin 575.150,94 TL'sinin rücuen tahsilini talep etmiştir. Davalı tarafça, yalnızca gerçek zarardan sorumlu olunduğu, manevi tazminattan sorumluluklarının bulunmadığı, açılan davanın 24/04/2014 tarihinde taraflarına ihbar edildiği, ihbar tarihinden daha önceki bir dönem için faiz talep edilemeyeceği savunulmuş, mahkemece de 6762 sayılı TTK'nın 1292.maddesi uyarınca davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun riskin gerçekleştiğini öğrendiği tarihte başladığı gerekçesi ile davalının sorumluluğu bu esaslar doğrultusunda belirlenmiş ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>Mahkemece bilirkişi ... rapor alınmış, 13/07/2020 tarihli raporda bilirkişi manevi tazminatın sigorta kapsamında yer almadığını, sigortacının borcunun muacceliyet tarihinin iş mahkemesinin kararının kesinleştiği tarih olduğunu belirtmiş, ardından mahkemece dosyanın yeni bir bilirkişiye tevdine karar verilmiş, bilirkişi ... 25/11/2020 tarihli raporunda özetle,  iş kazası dava yargılaması açısından maddi tazminat + yargılama giderleri + avukatlık ilam vekalet ücreti olarak poliçe sınırı (250.000.00) + iş kazası dava yargılaması açısından maddi tazminat + yargılama giderleri + avukatlık ilam vekalet ücreti olarak poliçe sınırının olay tarihinden davacı işverence icra dosyasına ödeme tarihine kadar olan işlemiş faizi (261.123.29) + iş kazası dava yargılaması açısından maddi tazminat + yargılama giderleri + avukatlık ilam vekalet ücreti olarak poliçe sınırı ve işlemiş faiz toplamı üzerinden orantılı icra masrafları + icra vekalet ücreti (57.720,04-TL) = 568.843,33-TL olduğunu belirtmiştir.<br>Mahkemece sigorta şirketinin sorumluluğunun sigorta sözleşmesinden kaynaklandığı ve sigorta sözleşmesi ile sınırlı olduğu, davalının ihbar tarihinden itibaren faizle sorumlu olduğu, sigortacının dava ve takip dolayısıyla yapılan giderler ile vekalet ücretinin, poliçe limitine tekabül eden kısmı ile de sorumlu olduğu belirtilerek, bilirkişi raporundaki hesaplamalar yerine anılan ilkeler nazara alınarak yeniden hesaplama yapıldığı belirtilerek yapılan hesaplama sonunda, davacının 234.145,24TL maddi tazminat, 19.998,71TL vekalet ücreti, 998,01TL (taleple bağlı kalınarak), 1.165,65TL yargılama gideri (taleple bağlı kalınarak), 107.386,06TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 363.693,67TL ile icra dosyasında yapılan 15.539,67TL (234,145,24TL + 107.386,06TL x %4,55 = 15.539,67TL) tahsil harcı, 26.441,88TL icra vekalet ücreti, 29,92TL başvurma harcı (341.531,30TL üzerinden oranlama yapıldığında), masraf  24,18TL (341.531,30TL üzerinden oranlama yapıldığında), olmak üzere toplam 42.027,65TL olmak üzere icra dosyası ile dava dosyasının toplamı olarak 363,693,67TL + 42.027,65TL = 405.721,32TL olduğu sonucuna varıldığı belirtilmiştir.<br>Mahkemece yapılan iş bu hesaplama, denetlemeye ve hükme esas almaya elverişli değildir. Mahkemece daha evvel alınan rapordaki hesaplamanın hükme esas alınamayacağı değerlendirilmiş olmasına rağmen sigorta hukuku konusunda uzman yeni bir bilirkişiden denetime ve hükme esas almaya elverişli rapor alınmaksızın eksik inceleme ile karar verilmiş olması Dairemizce doğru bulunmamıştır.<br>O halde mahkemece yapılacak iş, sigorta hukukunda uzman yeni bir bilirkişiden   davacının talep edebileceği tazminat miktarı hususunda açık, ayrıntılı ve gerekçeli rapor  alınarak oluşacak sonuç dairesinde karar vermekten ibarettir. <br>Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,\t<br>2-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 13/04/2021 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, <br>3-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın  Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>4-İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırıldığından davacı vekilinin diğer istinaf nedenlerinin şimdilik incelenmesine YER OLMADIĞINA,<br>5-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 59,30 TL maktu istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davacıya İADESİNE, <br>6-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonucunda dikkate ALINMASINA, <br>7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından  davacı  lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, <br>8-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının İlk Derece Mahkemesince ilgiliye İADESİNE, <br>9-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, <br>Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a-6. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a. maddesince kesin olarak karar verildi.18/03/2024\t\t\t\tx<br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"01d27a22aed1fb5b","SID":"0e76a179c29b761e"}}