{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  31. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/303 - 2024/428<br>                      T.C.<br>                 ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>        31. HUKUK DAİRESİ <br>\t\t\t    \t\t\t           \t\t\t       (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız)<br>                   (HMK. 353/1-a.6 Maddesi Uyarınca Kararın<br>                                                                            Kaldırılarak Mahkemesine Gönderilmesi)\t<br><br>ESAS NO\t: 2024/303 <br>KARAR NO\t: 2024/428<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F K A R A R I<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 03/03/2021<br>NUMARASI\t: 2019/613 Esas -  2021/124 Karar<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLLERİ\t: <br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Eser Sözleşmesine Dayalı İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ\t: 25/04/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ    \t: 29/04/2024<br><br>\tDavacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesine dayalı itirazın istemine ilişkin davada mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme neticesinde; <br>\tİDDİA\t\t\t\t: <br>\tDavacı vekili; davalı idarenin kendisine bağlı İzmir Liman İşletmesi Müdürlüğünün ihtiyacı olan 3 adet mobil liman vinci satın almaya karar verdiğini ve ihaleye çıktığını, ihaleyi müvekkilinin kazandığını, 10/08/2012 tarihli sözleşme düzenlendiğini, müvekkili şirketin sözleşmeden kaynaklı edimlerini sözleşmede belirtilen zamanlarda yerine getirerek işi teslim etmesinin akabinde 1 nolu vincin 31/01/2015 tarihinde çalışmakta iken dönüş sistemindeki hidromotor tahrikli redaktör pinyon dişlisi rulman yatağında arıza tespit edilmesinin akabinde arızanın müvekkili şirket tarafından sözleşmede yer alan hükümler çerçevesinde giderilmesi ile davalının 29/04/2015 tarihinde kesin kabul işlemini yaptığını, 24 aylık garanti süresinin 28/04/2017 tarihinde bitmesine rağmen davalının henüz garanti süresinin bitmediği iddiasıyla garanti süre boyunca müvekkili şirketten 29/06/2012 tarihli 084942 seri numaralı ve 671.000,00 EURO tutarlı ve 31/08/2016 tarihine kadar geçerlilik süresi dolan, akabinde sözleşmeye aykırı bir tutum sergilemek ve tek taraflı keyfi kararlar almak suretiyle  31/11/2017 tarihine dek süresinin uzatılmasını sağladığı teminat mektubunu iade etmeyeceği korkusunu aşılamak suretiyle garanti süresinden sonrada vinçlerin bakım ve garanti masraflarını üstlenmesini talep ettiğini, garanti süresi bitmiş olmasına karşın idarenin tek taraflı tasarrufuyla ve haksız suretle elinde bulundurduğu teminat mektuplarını işleme koyacağı kaygı ve korkusuyla davalı aleyhine yapılan icra takibini ve dava dilekçesine ekli faturalara konu bakım ve garanti masraflarını üstlenmek zorunda kaldığını, garanti süresinin 28/04/2017 tarihinde bittiği hususunun Ankara Asliye 2.Ticaret Mahkemesinin 2016/205 esas 2018/388 karar numaralı kararı ile sabit olduğunu, sözleşmeye aykırı kesilen 805.284.00 EURO tutarlı cezai şartın bütün etki ve sonuçları ile iptal edilip istihkaktan kesilen 805.284.00 EURO'nun dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verildiğini, Ankara 12.İcra Müdürlüğünün 2018/12148 sayılı dosyası ile davalı aleyhine genel haciz yoluyla takibe geçildiğini, yapılan takibe itiraz edildiğini, arabuluculuğa başvurulduğunu, anlaşamama ile sonuçlanan son tutanağın sunulduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar  tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tSAVUNMA\t\t\t\t  :<br>\tDavalı vekili; davanın öncelikle zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, esasa ilişkin olarak taraflar arasında 10/08/2012 tarihli İzmir Limanına 3 adet mobil liman vinci alımına ilişkin  sözleşme imzalandığını, İzmir Limanına gelen vinçler için teknik şartnamenin 34. maddesine göre geçici kabul işleri için oluşturulan kabul heyetince 17/12/2014 tarihli geçici kabul tutanağı düzenlendiğini, geçici kabul çalışmaları sonucu tespit edilen eksikliklerin 1 aylık deneme süresi  sonunda yapılacak olan kabule kadar yüklenici tarafından giderilmesi gerektiğinin tutanak altına alındığını, geçici kabul tutanağında belirtilen eksiklikler ve açıklamalar listesine göre İzmir Liman İşletmesi Müdürlüğünde  1 aylık deneme süresi sonrası yapılacak olan kabule kadar eksiklerin tamamlanması gerektiğinin yüklenici firmaya bildirildiğini, geçici kabulün yetkili makamca onaylanmış olduğunun 16/01/2015 tarihli yazı ve eklerinin teslim alındığı tarihte öğrenildiğini, deneme süresinin sona erdiği 16/02/2015 tarihinden itibaren sözleşmenin cezai hükümleri saklı kalmak kaydıyla 3 adet ... vincindeki aksaklıkların giderilerek 16/04/2015 tarihine kadar hazır hale getirilmesi gerektiğine ilişkin yazı gönderildiğini, sözleşme eki teknik şartnamenin 35.1 maddesi uyarınca 05/04/2017 tarihi itibariyle vinçlerin garanti sürelerinin 1 nolu vincin arızada geçen  süresi 15 gün olup 14/06/2017 tarihinde, 2 nolu vincin arızada geçen süresi 46 gün olup 15/07/2017 tarihinde, 3 nolu vincin arızada geçen süresi 54 gün olup 23/07/2017 tarihinde sona ereceği ve 05/04/2017 tarihinden sonra oluşabilecek arızalarda geçen sürelerde garanti süresine ekleneceğinin belirtildiğinin görüldüğünü, garanti süreleri içinde meydana gelen her bir arızanın garanti süresini arızada geçirilen gün kadarıyla ve sözleşme dolayısıyla kendiliğinden uzatacağını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ\t       : <br>\tMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; \"Dava  taraflar arasındaki sözleşmeye konu vinçlerin garanti süresini bitmesinden sonra tamir edildiği iddiasıyla bu tamir bedellerine konu faturalara dayalı alacağın tahsili isteğiyle girişilen icra takibine itirazın iptali isteğine ilişkindir. <br>\tAnkara 12. İcra Müdürlüğünün 2018/12148 esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde davacı-alacaklı tarafından davalı-borçlu hakkında 15 adet faturaya dayalı olarak işlemiş faizleriyle birlikte toplam 150.685,70 EURO alacağın tahsili isteğiyle 13/09/2018 tarihinde ilamsız takibe geçildiği, ödeme emrinin tebliği üzerine yasal süresinde sunulan dilekçe ile borca itiraz edilmiş olduğu anlaşılmıştır. <br>\tDava niteliği gereği zorunlu arabuluculuğa tabi olup tarafların katılımı ile yapılan toplantı sonucu anlaşmaya varılamadığına ilişkin 16/05/2019 tarihli son tutanağın düzenlendiği ve iş bu davanın daha sonrasında açıldığı anlaşılmıştır. <br>\tAnkara Asliye 2. Ticaret Mahkemesinin 2016/205 esas 2018/388 sayılı karar örneğinin incelenmesinde davacının ...., davalının ..., dava konusunun taraflar arasında düzenlenen 10/08/2012 tarihli sözleşme gereği sözleşmeye konu 3 adet vincin 1 aylık deneme süresinin 16/02/2015 tarihinde bittiği, kesin kabulün 72 günlük gecikme ile 29/04/2015 tarihinde yapıldığı iddiasıyla  geç tesliminden kaynaklı kesilen cezai şartın sözleşmeye uygun olmadığı gerekçesi ile açılan alacak davası olduğu, yapılan yargılama sonucu, işin teslim tarihinin deneme süresi dahil 16/02/2015 olduğu, deneme süresi içerisinde kısmi arızaların meydana geldiği, bu arızaların davalının davacıya verdiği 2 aylık süre içerisinde giderildiği, verilen ek sürenin taraflar arasındaki sözleşmenin 33.1 maddesi gereği cezasız olduğu, vinçlerde meydana gelen arızanın geçici kabulden sonra davacı yüklenici tarafından giderildiği, vinçlerle ilgili davalının ayıp iddiasının olmadığı, vinçlerin sözleşme hükümlerine uygun olarak davalı tarafa teslim edildiği, hakedişten kesilen cezai şarta ilişkin alacağın sözleşme hükümlerine aykırı olduğu, gerekçesiyle davanın kabulüne karar verildiği karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olduğu, Ankara Asliye 2.Ticaret Mahkemesi dosyasına konu davanın deneme süresine ilişkin  iş bu davanın garanti süresinin ne zaman dolduğu hususuna ilişkin olduğu anlaşılmıştır. <br>\tDeliller toplanıp, dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak tahkikat safhası tamamlanmıştır.  Taraflar arasında 10/08/2012 tarihli İzmir Limanı'na 3 adet mobil liman vinci (...) alımı işine ilişkin olarak sözleşme düzenlendiği, sözleşmenin süresinin 9.1 maddede iş başlama tarihinden itibaren 35 ay olarak, 10.3.1 maddesinde vinçlerin işe başlama tarihindin itibaren 10 ay içeresinde geçici kabul için uygun hale getirilip teslim edileceği, teslimi yapılan vinçlerin geçici kabul işleminin tamamlanmasından sonra 1 ay deneme süresinden sonra kesin kabul işlemlerinin yapılacağının, 30.1 maddede .... geçici kabul işlemleri tamamlandıktan sonra 1 ay deneme süresinden sonra kesin kabul işlemlerinin yapılacağının, 44.2 maddesinde sözleşmenin 9.1 maddesinde sözleşme süresinin 35 ay olarak girilmiş olup, bu sürenin 10 ayı teslim süresi, 1 ayı deneme süresi ve 24 ayı garanti süresi olup, yabancı isteklilerde bu sözleşme süresine 7,5 ay akreditif açma ve gümrükten geçme süresinin ekleneceğinin kararlaştırıldığı toplam 46 maddeden ibaret olduğu anlaşılmıştır. Teknik şartnamenin 35.maddesi garanti başlıklı olup, 35.1 maddesi uyarınca yapılan işin, malzeme, işçilik, imalat ve montaj hatalarına karşı yüklenici tarafından garanti edileceği, garanti süresinin geçici kabul tarihinden itibaren en az 24 ay olacağı, vinçte arızalı geçen sürelerin o vincin garanti süresine ilave edileceği kararlaştırılmıştır. <br>\tDavada uyuşmazlık, takibe konu edilen vinçlerin bakım ve onarım masraflarının davacıya haksız olarak yaptırılıp yaptırılmadığı hususlarında toplanmaktadır. <br>\tDosya kapsamı itibariyle; tarafların işe başlama tarihi olarak davacıya avans verilme tarihi olan 31/08/2012 tarihi olduğunu kabul etmektedirler. 35 aylık sürenin sona erme tarihi 29/12/2014 tarihidir. 17/12/2014 tarihinde düzenlenen geçici kabul tutanağı ile geçici kabule engel olmayan tamamlattırılabilir eksiklikler ve açıklamalar listesindeki eksikliklerin 26/12/2014 tarihli yazı ile davacı firmaya bildirildiği, 16/01/2015 tarihinde tebliğ edildiği, kesin kabulün 29/04/2015 tarihinde tamamlandığı, teknik şartnamenin 35.maddesi uyarınca garanti süresinin geçici kabul tarihinden itibaren en az 24 ay olacağı, vincin arızalı geçen sürelerin bu 24 aya ekleneceği, davacı tarafın 10/08/2017 tarihli yazısında 2 nolu vincin garanti süresinin 06/08/2017 tarihinde sona ereceğinin, 12/09/2017 tarihli yazıda 1 nolu vincin garanti süresinin 10/06/2017 tarihinden, 3 nolu vincin garanti süresinin 23/07/2017 tarihinde sona erdiğinin belirtildiği anlaşılmış olup, dosya kapsamı itibariyle garanti süresinin en son 06/08/2017 tarihinde dolduğu, garanti süresi içerisinde yapılan işlemler ve düzenlenen faturalara yönelik davacının talep hakkının olamayacağı, 06/08/2017 garanti tarihinden sonra düzenlenen 07/08/2017 ve 26/09/2017 tarihli faturalar garanti süresinin sonrasına ilişkin olup, davacı tarafından davalıdan istenebileceği\" gerekçesi ile, faturalara konu 2.084,67 EURO ve 13.500,00 EURO toplamı 15.584,67 EURO asıl alacak üzerinden davanın kısmen kabulüne fazlaya ilişkin asıl alacak ve takip tarihi öncesi itibariyle temerrüt oluşmadığından işlemiş faiz alacağına konu kısımlar yönünden davanın reddine, alacak faturalara dayalı likit olmakla hükmolunan meblağın takip tarihindeki kur üzerinden TL karşılığının % 20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t:<br>\tDavacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; müvekkilinin taraflar arasında aktedilen sözleşme uyarınca yüklendiği edimlerini tam ve gereği gibi yerine getirdiğini, sözleşme konusu işlerin  geçici kabulün 26/12/2014 tarihinde yapıldığını ve onaylandığını, ihale konusu vinçlerde arızalı geçen sürelerin toplamda 72 gün olduğu esasen yine tarafların kabulünde olduğunu, davalı tarafça ihale konusu mobil liman vinçlerinde arızalı geçen süreler için müvekkili şirkete kesilen cezai şart yaptırımının sözleşmenin 33.1 maddesine aykırı olduğunu, davalının iddia ettiği ve garanti süresine eklenmesi gerektiğini bildirdiği sürelerin eklendiğinde dahi faturalara konu işlerin garanti sürelerinin sona ermesinden aylar sonraya ilişkin olduğunun görüleceğini, davalı idarenin ayıba ilişkin müvekkiline ulaşan sözlü ve yazılı bir ihbarının bulunmadığını, idari şartname hükümlerinin, idareye kesin teminat mektuplarının tarihlerini belirleme konusunda yetki verdiğini, bu tarihleri değiştirmeye, kısaltmaya veya uzatmaya dair bir yetki vermediğini, davalı idarenin sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>\tDavalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davacı tarafça imal edilen makinelerde meydana gelen arızaların garanti süresi içerisinde olduğunu, bu arızaların kullanıcıdan kaynaklı olmadığını, makinelerde gizli ayıpların bulunduğunu, yerel mahkemece 07/08/2017 ve 26/09/2017 tarihli faturalar dışındaki diğer faturaların garanti süresi içerisinde olduğundan bahisle reddine hükmedildiğini, kabul edilen iki fatura yönünden kabul kararı verilmesinin hatalı olduğunu, zira bu iki faturanın da yalnızca garanti tarihleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde, meydana gelen arızalardan idarenin sorumlu olduğuna dair karar verilemesinin doğru olmadığını, takibin faturaya dayalı olmasının tek başına alacağı likit hale getirmeyeceğini, bu yönüyle alacağın likit olmadığını, yerel mahkemece eksik inceleme ve araştırma neticesinde verilen kararın hatalı olduğunu  ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE    : <br>\tDava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br><br><br>\tTaraflar arasında imzalanan  10/08/2012 tarihli sözleşme ile davacı davalıya 3 adet lastik tekerlekli mobil liman vinci temin ve teslim etmeyi taahhüt etmiştir. Davacı garanti süresi bitmesinden sonra da söz konusu vinçlerin bakımını yaptığını iddia ederek alacak talep etmiş, davalı ise garanti süresi içinde vinçlerde meydana gelen arızaların giderilmesi için geçen sürenin  garanti süresine eklenmesi gerektiğini, bu husus dikkate alındığında davaya konu işlerin garanti süresi içinde olduğunun kabulünün gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece garanti süresinin 06/08/2017 tarihinde dolduğu, 07/08/2017 tarihli ve 26/09/2017 tarihli ve faturaların garanti süresi sonrasına ait olduğu gerekçesiyle, 15.584,67 Euro üzerinden itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmiş, karar taraf vekillerince istinaf edilmiştir.<br>\t1- Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 16. maddesinde malların kabulü sonrasında 24 ay garanti süresi olduğu, sözleşme   eki şartnamenin 35. maddesinde ise vinçlerin arızalı olarak bulunduğu sürenin garanti süresine eklenmesi gerektiği belirtilmiştir. Mahkemece fatura tarihleri vinçlerin servis ve bakım işlerinin yapıldığı tarih kabul edilerek sonuca gidilmiştir. Faturaların sonradan düzenlenmesi de mümkündür. Bu nedenle fatura tarihlerinin başkaca bir araştırma yapılmadan söz konusu işlerin yapıldığı tarih olarak kabul edilmesi doğru olmamıştır. Diğer yandan faturada yazılı bedellerin olduğu gibi iş bedeli  olarak  kabul edilmesi de hatalıdır. Mahkemece dava ve takip dayanağı faturalarda yazılı işlerin hangi tarihlerde yapıldığı yöntemince araştırılıp incelenmeli,  söz konusu vinçlerin garanti süresi sözleşmenin 16 ve şartnamenin 35 maddesine uygun bir şekilde belirlenmeli, garanti süresi dolduktan sonra davacı yüklenicinin yaptığı servis ve bakım hizmetlerinin bulunduğunun saptanması halinde, yüklenicinin hak ettiği iş bedeli, söz konusu işlerin yapıldığı tarihteki mahalli serbest piyasa rayiçlerine göre bizzat bilirkişi heyetince hesaplanmalıdır.<br>\t2- Davalı vekilinin icra inkar tazminatı verilmesine yönelik istinaf nedeninin incelenmesinde; İtirazın iptâli davalarında İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde itiraz etmesi ve alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada, borçlu itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz. İcra inkâr tazminatı, hakkındaki icra takibine itiraz ederek durduran ve çabuk sonuçlandırılmasına engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (HGK'nın 07.06.2006 tarihli ve 2006/19-295  Esas, 2006/341 Karar sayılı kararı).<br>\tYukarıda yazılı ilke ve kurallar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; olayda davacı taşeron, iş bedelinden bakiye alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine başlattığı ilâmsız icra takibine davalı yüklenici borçlunun haksız itiraz ettiğinden bahisle itirazın iptâli, takibin devamı ve icra inkâr tazminatının tahsili talebinde bulunmuştur. Davalı ise, işlerin garanti süresi içinde yapıldığını, davacının bir alacak talep edemeyeceğini savunmuştur. Yapılan yargılama sürecinde icra takip dosyası getirilmiş, tarafların göstermiş oldukları kanıtlar toplanıp, bilirkişiden raporlar alınmış, işin garanti süresi içinde yapılıp yapılmadığı, alacak-borç durumu yargılama sonucu alınan bilirkişi raporuna göre belirlenmiştir. Bu durumda dava, konusu itibariyle yargılamayı gerektirir özellik arzetmektedir. Takibe konu edilen alacak likit değildir. Bu nedenle davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi  gerekirken, kabulü yönünde hüküm kurulması doğru olmamıştır.<br>\tYukarıda açıklanan nedenlerle eksik inceleme ve değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli olmadığından, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esası incelenmeksizin kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde incelenip karara bağlanması için kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, \t<br>2-Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/613 Esas, 2021/124 nolu kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>\t3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde incelenip, karara bağlanmak üzere mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>4-İstinaf başvurusunda bulunan tarafça yatırılan, istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine,<br>5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf başvuru harcının ilk derece mahkemesince verilecek yeni kararda dikkate alınmasına,<br>6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, <br>7-Dosya kapsamında icranın geri bırakılması kararı alınabilmesi için yatırılan bir teminat bulunması halinde, İİK. 36/5 maddesi uyarınca ilgili icra müdürlüğünce teminatın yatıran tarafa iadesine,<br>8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 25/04/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.\t\t\t\t<br><br>Başkan <br> E-imzalıdır<br><br>Üye <br> E-imzalıdır<br><br>Üye <br> E-imzalıdır<br><br>Katip <br> E-imzalıdır<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"58381f283de50154","SID":"debdd2fe966d951b"}}