{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/86 <br>KARAR NO: 2024/271<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 17/12/2019<br>NUMARASI: 2016/554 Esas -  2019/1289 Karar<br>DAVA: Alacak<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 28/02/2024<br>Taraflar arasındaki Alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde  taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket adına kayıt ve tescil edilmiş olan ... marka ... Model lastik tekerlekli yükleyicinin, ... Sigorta A.Ş tarafından 11.08.2015 tarihinde İnşaat All Risk Sigorta Poliçesi kapsamında teminat altına alındığını, dava konusu olan makina 17.02.2016 tarihinde ise sigortalı mahalde yapılan çalışmalar sırasında kazaya uğramış ve hasar gördüğünü, meydana gelen zarar sigorta şirketi tarafından poliçe kapsamında rizikoya alınmasına karşın, aracın hasarı  poliçe kapsamında giderilmediğini, bununla birlikte ... Sigorta A.Ş. ile birçok kez görüşme yapılarak iş makinesinin hasar tespit bedelinin müvekkili şirkete ödenmesi talep edilmiş ancak sigorta şirketi mevcut ödemeyi yapmaktan da imtina ettiğini, 18.04.2016 tarihinde ... Sigorta A.Ş makinanın hasarının giderilemeyeceği şekilde kısmi ödeme yaptığı (çekici ve nakliye ücretini de kapsayan), müvekkili şirkete ait söz konusu iş makinesinin sigorta kapsamında hasarının giderilmemesi ve bunun akabinde makinanın faaliyete geçirilememesiyle ilgili proje kapsamında Karayolları Genel Müdürlüğü 7.Bölgeye karşı taahhüt edilen işlerin yapılamamasından dolayı meydana gelen kazanç kaybı, 6102 sayılı TTK Mad. 1421, muhtevasında sigortacının yükümlülüğünde olduğundan fazlaya dair talep hakları saklı kalmak üzere şimdilik ayrı kalemler halinde 1.500 TL eksik ikame edilen araç hasar değerinin talebi ile 1.500 TL kazanç kaybının giderilmemesinden kaynaklı, 3.000 TL üzerinden açılan belirsiz alacak davasının kabulü ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf 16.02.2016- 08.12.2018 tarihleri arasında Sinop Ayancık Devlet Yolu Yapım İşi açısından İnşaat All Risks Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğu, işbu poliçe ile projede çalışacak inşaat makineleri teminata dahil olduğu, 17.02.2016 tarihinde meydana gelen iş makinesi hasarının müvekkili şirkete ihbarı üzerine ... No'lu Hasar Dosyası açılarak bağımsız eksper ataması yapılmış ve ekspertiz incelemesi gerçekleştirildiği, 28.03.2016 Tarihli ve ... Nolu Eksper Raporu ile Makinenin onarımının rayiç bedelinden çok yüksek miktarda 257.779 TL olduğu, onarımının ekonomik olmayacağı bu nedenle hükmi tam ziya uygulanarak makinenin hasardan önceki rayiç bedelinin belirlenerek hurda bedelinin indirilmesi sureti ile gerçek hasar rakamının bulunmasının uygun olacağı tespit edildiği, yapılan piyasa araştırması ile makinenin maksimum 150.000 TL rayiç bedeli bulunduğu, rayiç bedelin belirlenmesinde bağımsız eksper tarafından söz konusu iş makinesinin alım satımım yapmakta olan işletmeler ile görüşülmüş ve belirtilen en yüksek rakam rayiç bedel olarak kabul edildiği, yine aynı raporda hasara uğrayan iş makinesinin hasarlı hali ile 40.000 TL sovtaj bedelinin olduğu belirlendiği, İş Makinesinin hasarlı halde nakliye ve işçilik ücretlerinin toplam 9.250 TL olarak tespit edilmiş ve bu şekilde sigortalının uğramış olduğu gerçek zarar miktarının 119.925TL olduğu belirlendiği, Poliçede makine hasarları için hasar miktarının %10'u oranında muafiyet hükmü öngörülmüş olup bulunan işbu gerçek zarar miktarından muafiyet miktarı olan 11.925 TL tenzil edildiğinde ödenmesi gereken tazminat miktan 107.325 TL olarak bulunmuş ve bu takam davacı sigortalıya ödendiğini, herhangi bir eksik ödeme söz konusu olmadığını beyan etmiş, haksız ve dayanaksız davanın reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"..İş makinasının kazanç kaybı, aracın onarım süresince kullanılmamasından kaynaklanacaktır. İş makinasında meydana gelen maddi hasarın onarımı için bir aylık süre yeterlidir. Dolayısıyla bu iş makinasına eş değer de bir iş makinasının aylık kiralama ücreti burada kazanç kayıbı olarak ele alınacaktır. Kaza tarihindeki, eşdeğer iş makinasının ortalama aylık kiralama ücreti 15.000,-TL olarak belirlenmiştir.Bilirkişinin iş makınasının rayiç değeri 209.950,-TL olarak belirlenmiş olup bu miktar mahkememzin kabulündedir. Sovtaj ve diğer indirimler dikkate alındığında hasar bedelinin 161.280,00-TL olduğu anlaşılmış olup sigortaca ödenen 107.325,00-TL çıkartıldığında  bakiye 53.955,00-TL davacı alacağının kaldığı kanaatine varılmıştır. tüm bu nedenlerle asıl ve ıslahla açılan davanın kabulü ile 53.955 TL nin ilk ödemenin yapıldığı 18.04.2016 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, kazanç kaybı bedeli olan 15.000 TL nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme’ce, eksik ve hatalı inceleme neticesinde müvekkili şirketini tazminata hükmedildiğini, işbu kararın kabulünün mümkün olmadığını, davacı tarafın kazanç kaybına ilişkin iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, bu sebeple davanın kabul kararının kaldırılması gerektiğini, davacı tarafça talep edilen bakiye tutarın reddi gerektiğini, müvekkili şirket tarafından ödeme yapıldığını, gerekli inceleme yapılmaksızın tanzim edilen bilirkişi raporu esas alınarak hatalı hüküm kurulduğunu, işbu hususlar incelenmeden, eksik ve hatalı yargılama neticesinde kurulan hukuka aykırı hükmün, istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili katılma yoluyla sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ... San.Ve.Tic.A.Ş.'nin maliki olduğu ... marka ... model lastik tekerlekli yükleyicinin 11.08.2015 tarihinde ... Sigorta A.Ş. tarafından aracın poliçe tarihinden önce yurtdışından getirilen orijinal parçalarla tamamen revizyon görmesi sebebiyle 712.050,00 TL üzerinden İnşaat All Risk poliçesi kapsamında teminat altına alındığını, ilgili iş makinasının 17.02.2016 tarihinde Sinop-Helaldı sigorta teminatı bölgesinde devrilerek kaza yaptığını, kazaya uğrayan iş makinası poliçe kapsamında rizikoya alınmasına karşın aracın 248.421,62 TL onarım bedeli, aracın rayiç bedelinden yüksek olduğu sigorta şirketi tarafından iddia edildiğini, sigorta şirketi tarafından makinanın tam ziyaya uğradığını, kaza öncesi aracın rayiç değerinin muhtelif sanayi siteleri ile yapılan görüşmelerde, 150.000,00 TL olduğunun müvekkili şirkete bildirildiğini, makinanın rayiç bedeli üzerinden sovtaj değeri düşülerek, nakliye ve işçilik bedelleri dahil %10 hasar muafiyetiyle müvekkili şirkete 18.04.2016 tarihinde 107.325,00 TL kısmi bir ödeme yapıldığını, poliçe teminatı kapsamında sigorta şirketinin müvekkili şirketin zararını tazmin etmemesi nedeniyle 17.12.2019  tarihli karar ile 53.955,00 TL bakiye rayiç bedel ile 15.000,00 TL kazanç kaybı bedelinin yasal faiz ile müvekkili şirkete ödenmesine karar verildiğini, ancak verilen karar faizin nevi noktasında hatalı olduğunu, işbu sebeple kararın davacı lehine düzeltilmesini, davalının istinaf taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava, İnşaat All Risk Sigorta Poliçesi kapsamında sigortalı iş makinesinin hasara uğradığı iddiasıyla bakiye hasar bedeli ve Karayolları Genel Müdürlüğüne karşı taahhüt edilen işlerin yerine getirilememesinden dolayı kazanç kaybından  kaynaklı alacak davasıdır.Mahkemece davanın kabulü ile bakiye hasar bedeli 53.955 TL'nin ilk ödemenin yapıldığı 18.04.2016 tarihinden itibaren, kazanç kaybı bedeli olan 15.000 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş ve karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık, davacıya ait iş makinasının 17.02.2016 tarihinde sigorta konusu olan yol yapım işi sırasında devrilerek kazaya uğraması nedeniyle oluşan hasar bedelinin hesaplanmasında esas alınan rayiç değerin yerinde olup olmadığı, kazanç kaybı talebinin sigorta poliçesi kapsamında kalıp kalmadığı noktalarındadır. Davacı ... San. ve Tic. A.Ş. ile ... Sigorta A.Ş. arasında 08.01.2015-08.12.2018 tarihleri arasında Samsun Karayolları 7. Bölge Müdürlüğü Takum Beldesi, Sinop Ayancık devlet yolu yapım işi için 07.08.2015 tarihinde inşaat all risk sigorta poliçesi imzalandığı, ... Sigorta A.Ş'nin 18.04.2016 tarihinde  hasar gören makina için kısmi ödeme yaptığı anlaşılmaktadır. Hasar bedeli yönünden yapılan değerlendirmede; ... yetkili servisine yazılan müzekkere cevabında, dava konusu olan lastik tekerlekli iş makinasının orijinal parçalar ile revize edildiği hasarsız hali ile piyasa satış değerinin 80.000 - 90.000 Euro aralığında olduğu bildirilmiş olup, bilirkişi tarafından ... yetkili servisinin iş makinasının teknik durumunu iyi bildiği belirtilerek bu servisin  fiyat değerlendirmesine göre  iş makinasının kazadan önceki rayiç değerinin 65.000 Euro (25.02.2016 tarihinde 209.950 TL) olduğu rapor edilmiştir. Her ne kadar davalı vekilince iş makinasının rayiç değerinin 150.000 TL olduğu ileri sürülmüş ise de 2013 yılında dava konusu olan iş makinasının kapsamlı bir revizyon gördüğü  dikkate alınarak, ... yetkili servisi tarafından bildirilen yazı cevabı da değerlendirilmek suretiyle hazırlanan bilirkişi raporunun mahkemece hükme esas alınması isabetli olmuştur. Davalı vekilinin hasar bedeline yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Kazanç kaybı yönünden yapılan değerlendirmede;  İnşaat Sigortası Genel Şartları A.1 maddesi; \"Bu sigorta, konusunu teşkil eden değerlerin teminat müddeti içinde, inşaat sahasında bulunduğu sırada, inşaat süresinde bu poliçede gösterilen istisnalar dışında kalan, önceden bilinmeyen ve ani bir sebeple herhangi bir ziya ve hasara uğraması halini temin eder” hükmünü düzenlemektedir.  İnşaat sigortası bir mal sigortası olup, inşaat sigortasının konusunu, inşaa edilmekte olan yapı ve bu inşa eserini meydana getirmek üzere kullanılan malzemeler üzerindeki menfaat oluşturur. İnşaat Sigortası Genel Şartları A.4.n maddesinde  inşaatın gecikmesinden, kısmen veya tamamen durmasından, taahhüdün tamamlanamamasından, akdin feshinden veya cezai şartların uygulanmasından ileri gelen zararlar dahil kar kaybı ve estetik kusurlar gibi her türlü netice zararları teminat dışı bırakılmıştır. Somut olayda davacı, iş makinesinin kullanılamaması sebebiyle Karayolları Genel Müdürlüğüne karşı taahhüt edilen işlerin yerine getirilememesinden dolayı kazanç kaybı talep etmiştir. Her ne kadar davacının bu istemi hükme esas alınan bilirkişi raporunda iş makinesinin tamiri için gerekli olan  bir aylık süredeki kiralama ücreti olarak ele alınmış ve 15.000 TL olarak hesaplanmış  ise de iş makinesinde meydana gelen hasara bağlı olarak oluşan, yansıma veya dolaylı zarar niteliğinde olup,  teminat dışı bırakılan kazanç kaybından (Yargıtay 11. HD'nin 2020/7416 Esas - 2022/4378 Karar sayılı kararı) davalı sigorta şirketinin sorumlu tutulması doğru olmamıştır. Davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf sebebi yerindedir. Davacı vekilinin istinaf talepleri yönünden yapılan değerlendirmede ise davacı vekili  mahkemece hükmedilen tutarlara avans faizi uygulanmasını talep etmiş olup, davanın taraflarının tacir ve dava konusu alacağın ticari nitelikte olduğu gözönüne alınarak hükmedilen hasar bedeline  avans faizi uygulanması gerekirken mahkemece yasal faiz uygulanmasına karar verilmesi doğru görülmemiştir. (Yargıtay 11.Hukuk Dairesi’nin 02.04.2018 tarihli 2016/9512 E., 2018/2292 K. sayılı kararı)  Davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf sebebi yerindedir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile  İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ancak yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; istinafa konu ilk derece mahkemesinin kararının HMK.'nın  353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; 53.955 TL hasar bedelinin ilk ödemenin yapıldığı 18.04.2016 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 2-Alınması gereken karar ve ilam harcı olan 3.685,66 TL nin, peşin harç ve ıslah harcı toplamı olan 1.181,24 TL den düşümü ile kalan 2.504,42 TL bakiye ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan peşin harç ve ıslah harcının  toplamı olan 1.181,24 TL   harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 91,00 TL tebligat ve müzekkere gideri, 650,00 TL bilirkişi ücreti ve 29,20 TL başvuru harcı olmak üzere olmak üzere toplam 770,20 TL yargılama giderinin davanın kabul oranına göre (%78,24) 602,61 TLsinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına 5-Davacı taraf kendisini vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince 7.935,05 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. Gereğince 15.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Taraflarca yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesin olduğundan ilgili  tarafa iadesine, 8-İstinaf yargılamasına ilişkin olarak; a-Davacı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, b-Davalı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, c-Taraflarca yapılan yargılama masraflarının kendi üzerlerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi  28/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8bdcd95a05dd63f3","SID":"1b03e1ce1c40663d"}}