{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2021/1531 <br>KARAR NO\t\t: 2024/565<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 18/09/2020 (Dava) - 28/09/2021 (Karar) <br>NUMARASI\t\t: 2020/379 Esas - 2021/533 Karar<br>DAVA             \t\t: Menfi Tespit <br>BAM KARAR TARİHİ\t: 03/04/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 03/04/2024<br>İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/09/2021 tarih ve 2020/379 Esas - 2021/533 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA:<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil aleyhine davalı tarafından  40.000,00-TL bedelli 4 adet bonoya dayalı olarak icra takibine girişildiğini, müvekkilinin takip alacaklısına böyle bir borcunun bulunmadığını,   taraflar arasında 12.10.2019 tarihinde ... ... ... Mahallesi ... Sokak No:... adresinde bulunan ve ... tarafından işletilen ayakkabı mağazasını demirbaşlar ve ayakkabılar ile birlikte devir almak üzere anlaşma sağlanarak, mağazanın davacı ile davalıya devri konusunda 12.10.2019 tarihli protokol  imzalandığını, 10.000,00-TL kaporanın ... hesabına davalı ... tarafından gönderilerek, 30.000,00-TL'nin 14.10.2019 pazartesi günü nakit olarak ödeneceğinin kalan 90.000,00-TL'nin ise sıralı senetler yapılarak ...'e verileceğinin kararlaştırıldığını, davacı ile davalı  tarafından 30.11.2019 tarihli 30.000,00-TL bedelli ve her biri 10.000,00-TL bedelli 30.12.2019 - 30.01.2020 - 28.02.2020 - 30.03.2020 - 30.04.2020 - 30.05.2020 tarihli, sıralı senetler düzenlenerek teslim edildiğini, müvekkilinin ödenmesi kararlaştırılan miktarın kendisine düşen kısmı için ayrıca icra takibine konu her biri 10.000,00-TL bedelli, 15.10.2019 tanzim 30.01.2020 - 29.02.2000 - 31.03.2020 - 30.04.2020 - 31.05.2020 vade tarihli senetleri düzenleyerek davalıya teminat olarak teslim ettiğini, 30.01.2020 vade tarihli 10.000,00-TL bedelli senet haricindeki senetlerin icra takibine konulduğunu, 12.10.2019 tarihli protokol gereği yerine getirilmediğini, ...'e ait işyerinin davacı ile davalıya birlikte devrinin gerçekleştirilemediğini, davalı ... tarafından tek başına ... ve taşınmaz maliki ile kontrat yapmak suretiyle, davacı saf dışı bırakarak mağazanın devrinin davalı ...'e yapıldığını, müvekkili tarafından keşide edilen ihtarname ile 21.10.2019 tarihli sözleşmenin ihlal edilmesinden bahisle, iş yapma amacı ile aralarında düzenlenen sözleşmeye bağlı olarak düzenlenen 5 adet teminat senedinin sözleşmenin ihlaline rağmen iade edilmediği, tebliğden itibaren 3 gün içinde sözleşmeye bağlı teminat senetlerimin iadesi belirtilerek, davalı yanda bulunan senetlerin iadesinin talep edildiğini, ancak senetlerin iade edilmeyerek takibin başlatıldığını ileri sürerek, dava konusu farklı tarihli 4 adet senedin ve Karşıyaka 2. İcra Müdürlüğü’nün 2020/2903 Esas sayılı icra takibinin iptaline, kötü niyetli ve ağır kusurlu davalının takip konusu alacağın %20 oranından aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\tCEVAP:<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu senetler üzerinde \"teminat senedi\" olduğuna dair herhangi bir ibare bulunmadığını, senet borçlusunun  senet bedellerini \"nakten\" aldığının ve senetlerin bu alacak-borç ilişkisi nedeniyle keşide edildiğinin açık olduğunu, davacı tarafından dava dilekçesinde belirtilen hususların dava konusu senetlerle ilgisi olmadığını, tarafları farklı olan bir başka ticari ilişkinin konusu olduğunu,  davacının ticari ilişki nedeni ile kendi payına düşen kısmın teminatı olarak müvekkiline dava konusu senetleri teminat senedi olarak verdiği iddiasının mantık dışı ve ticari gerçeklerle, hayatın olağan işleyişine aykırı bulunduğunu, senetlerin teminat senedi olduğu iddiasının aynı kuvvette delil ile ispatlaması gerektiğini, alacaklısının müvekkili olmadığı bir başka ticari ilişki nedeni ile, davacının müvekkiline dava konusu senetleri \"teminat senedi\" olarak vermesinin, davacının payına düşen ve dava dışı 3. şahsa ödemekle yükümlü olduğu miktar kendi beyanına göre 65.000,00-TL olduğu halde dava konusu senet bedelleri ise 40.000,00-TL olduğundan  davacının 3. şahsa olan 65.000,00-TL borcuna karşılık davalıya 40.000,00-TL'lik teminat senedi vermiş olmasının mümkün olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>İlk derece mahkemesince; \"... icra takibine ve davaya konu 4 adet bononun üzerinde -ön ya da arka yüzlerinde- teminat senedi olduğuna ilişkin hiçbir ibare bulunmamaktadır. Davacı tarafın delili olan 12.10.2019 tarihli “Protokol” başlıklı belgenin ise taraflar arasında imzalanmadığı,  ayakkabı mağazasını devreden ... ile, devir alanlar sıfatı ile davacı ... ve davalı ... tarafından birlikte imzalandığı, protokolde vade ve bedelleri açıklanan senetlerin de dava konusu bonolar ile herhangi bir ilgisinin bulunmadığı saptanmıştır. Kaldı ki, davacı da icra takibine ve davaya konu bonoların bu protokolde açıklanan senetlerden olmadığını, protokolün düzenlenmesinden sonra birlikte devir alan taraflar arasında verildiğini iler sürmüş ancak, takip ve dava konusu bonoların kendisi tarafından davalıya hangi hukuki ilişkiden kaynaklanarak verildiği konusunda yazılı belge, sözleşme sunamamıştır. HMK.'nun 190/1. maddesi uyarınca, yazılı bonoya dayalı borcun bulunmadığını kanıtlama yükü altında bulunan davacı, dava dilekçesinde ve 16.03.2021 tarihli delil listesinde yemin deliline dayanmamıştır. Sebepten bağımsız soyut bir hukuki bir işlem olarak ortaya çıkan kambiyo senedi ile borç altına giren davacı, kambiyo senedinin bedelsiz olduğu, teminat senedi olduğu, borçlu olmadığı iddiası ile açtığı menfi tespit davasında yazılı belge sunamamış, yemin teklif hakkını da kullanmamıştır. Davanın, davacı tarafından kanıtlanamadığı...\" gerekçesiyle davacının kanıtlanamayan davasının REDDİNE karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, yerel mahkemece ilgili senetlerin üzerinde herhangi bir teminat senedi ibaresi bulunmadığından bahisle teminat senedi olmadıklarına dair kanaat getirildiğini ancak, bir senedin teminat senedi vasfını taşıyabilmesi için ye senet metninde açık olarak teminatın hangi hususta verildiğinin belirtilmesi ya da ayrı bir sözleşmeyle söz konusu teminat senedine atıf yapılarak senedin teminat senedi olduğunun belirlenebilir olmasının sağlanması gerektiğini, dava dilekçesinde, protokolde yer alan senetler sebebiyle ilgili ihtilafın yaşandığı, protokolde bahsi geçen senetlerin takibe konu edildiğini, oysa ki ilgili sözleşmenin gereği yerine getirilmediğinden müvekkilinin davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, buna istinaden bu davanın taraflarınca açıldığını, yerel mahkemece hataya düşülerek kendilerinin takibe konu senetler ile protokole konu senetlerin farklı olduğunu beyan ettikleri düşüncesinin hatalı olduğunu ve kabul etmediklerini, davalının açtığı takipten önce, ihtarnamenin müvekkili tarafından gönderildiğini, dava konusu protokolden bahsedildiği ve müvekkilinin bu protokole bağlı olarak senetlerin başka bir alacak ilişkisi sebebiyle kendilerine verildiğini iddia etse de tarafların arasında ilgili protokol dışında herhangi bir alacak ilişkisinin mevcut olmadığını, davalının, müvekkilinin üzerine düşen ödemenin 65.000 TL olduğundan bahisle, takip konusu senet bedelleri toplamının 40.000 TL olduğunu, iki rakamın birbirini tutmadığına dayanarak haksız olduklarını iddia ettiklerini, bu iddianın her türlü hukuki gerekçe ve dayanaktan yoksun olduğunu, yapılan hesabın da yanlış olduğunu, protokole göre devir bedelinin toplamda 130.000 TL olduğunu, 10.000 TL kaporanın ödendiğinin protokolde anlaşıldığını, aynı protokolün altında düşülen imzalı şerhe göre 15/10/2019 tarihinde 30.000 TL'nin ...'e ödendiğini, toplamda 40.000 TL'nin hali hazırda devredene ödendiğini, 130.000 TL'den 40.000 TL düşüldüğünde kalan ödemenin 90.000 TL olduğunu, iki devralan düşünüldüğünde üzerlerine düşen ödemenin her biri için 45.000 TL olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte davalının yaptığı hesabın doğru olduğu düşünülse dahi, kendilerinin bizzat müvekkili aleyhine başlattıkları takip alacağının 4 senete dayalı olarak 40.000 TL'ye denk geldiğini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar  verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, icra takibine konu senetler sebebiyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. <br>Mahkemece; davanın reddine karar verilmiş olup, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.<br>Davacı, davalı ile birlikte dava dışı ... tarafından işletilen dükkanı davalı ile birlikte satın almak için sıralı senetler düzenleyip bunlar için protokol yaptıklarını, söz konusu sıralı senetlerdeki bedellerden kendine düşen kısım için de ayrıca 4 adet senet düzenleyip davalıya teminat amaçlı olarak verdiğini, davalının bu senetleri kötüniyetli olarak Karşıyaka 2. İcra Müdürlüğü’nün 2020/2903 E. sayılı icra takip dosyasında takibe koyduğunu ileri sürerek davalıya borçlu bulunmadığının tespitini talep etmiştir. <br>Davaya konu 4 adet bononun üzerinde -ön ya da arka yüzlerinde- teminat senedi olduğuna ilişkin hiçbir ibare bulunmamaktadır.  Davacı tarafın delili olan 12.10.2019 tarihli “Protokol” başlıklı belgenin ise taraflar arasında imzalanmadığı, ayakkabı mağazasını devreden ... ile devir alanlar sıfatı ile davacı ... ve davalı ... tarafından birlikte imzalandığı, protokolde vade ve bedelleri açıklanan senetlerin de dava konusu bonolar ile herhangi bir ilgisinin bulunmadığı saptanmıştır. Kaldı ki, davacı da dava dilekçesinde icra takibine ve davaya konu bonoların bu protokolde açıklanan senetlerden olmadığını, protokolün düzenlenmesinden sonra protokol uyarınca kendisine düşen bedellere karşılık ayrıca düzenleyip davalıya verdiğini belirtmiş olup bu hususu ispatlayan herhangi bir yazılı belge veya sözleşme sunamamıştır.<br>Takip dayanağı yapılan senetlerin kambiyo senedi niteliğinde olup kayıtsız şartsız borç ikrarını içerdikleri, senetlerin ihdas nedeni olarak \"nakten\" yazılı olduğu, ispat yükü davacı tarafta olduğundan HMK 201. maddesi uyarınca  senede karşı ileri sürülen iddiaların yazılı delille kanıtlanması gerektiği, HMK 203. maddesinde sayılan senetle ispat zorunluluğunun istisnası olan hallerin mevcut olmadığı, davacının dava dilekçesi ve delil listesinde yemin deliline de dayanmadığı, bu sebeple senetlerin teminat amaçlı verildiğini kanıtlayamadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Davacı vekilinin Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/379 Esas - 2021/533 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gerekli 427,60 TL istinaf karar harcından peşin yatan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL istinaf karar harcının davacı tahsili ile hazineye gelir kaydına, (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine), <br>3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel  mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.  03/04/2024<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"29cfef3dea69f498","SID":"c608ad7131c736f9"}}