{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>KARAR TARİHİ  : 12/03/2024<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 13/01/2021<br>DAVANIN KONUSU:Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 ila 308/h))<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 12/03/2024<br><br>İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili, müvekkili ... işletmesinin, müvekkili ... ve eşi ... birlikte 1998 yılından itibaren yaptıkları kilit taşı ve bordür taşı üretimlerini 13/01/2005 tarihinde ... (... ) adı altında ticaret sicilde ilanı ile kurulduğunu, müvekkili ... adına kurulmuş olan ticari işletmenin, ... ve vekaletnamesi ile eşi müvekkili ... tarafından idare edildiğini ve günümüze kadar geldiğini, ailenin 1998 yılından itibaren faaliyette bulunduğunu, sektörde bir aile işletmesi olarak kurulan ... Ürünlerinin kurulduğu tarihten günümüze kadar 20 yıllık süreçte hızla büyüdüğünü ve ... İli ve bölgesinin beton ürünleri konusunda tanınan en büyük tedarikçilerinden birisi olmayı başardığını, müvekkilin büyük çaplı Belediye, Karayolları ve Devlet ihaleleri olan müteahhit firmalara tedarikçi olarak projelerde bulunmakta ve bu projeleri müvekkili işletmenin faaliyetlerinin ana lokomotifi durumunda olduğunu, 2017/2018 yılı içerisinde ülkede yaşanan mali kriz ve özellikle kamu kurum ve devlet iştiraklerinin bütçe sıkıntıları doğrultusunda hakedişlerini vadesinde ya da hiç alamayan yüklenici firmaların proje tedarikçisi olan müvekkili işletmenin tahsilatlarının da planlanan vadede olmadığını, bu durumun müvekkilinin mali yapısını etkilediğini, müvekkilinin kredi kuruluşları ile söz konusu mali sıkıntılardan kurtulma çabası ve söz konusu dönem içerisinde ülkede yaşanan mevcut kriz ortamı doğrultusunda işletmenin rotatif kredilerinin fahiş faiz oranlarına ulaşmasının müvekkilinin mali olarak planlamadığı faiz ödemeleri ile karşı karşıya kalmak zorunda bıraktığını, müvekkili işletmenin elinde olmayan sebeplerle kriz ortamında bu krize bağlı olarak tahsil edemediği yüklü alacaklarının olması ve bu alacakların karşılığında ödemelerinin bulunması işletmenin ödeme güçlüğüne ve borca batık hale gelmesine sebep olduğunu, işletmenin iflası halinde söz konusu alacaklıların alacaklarının büyük bir kısmına ulaşamayacaklarını ve borçlarını elde edemeyeceklerini, konkordato talebinin bilindiği üzere alacaklıların alacağının daha fazla elde etmelerini sağlayacak bir sistem olduğunun bilinen bir gerçek olduğunu, bu yol ile müvekkil işletmenin devamı ve diğer müvekkillerin bu işletme ile geleceklerini elde etme hakkının ellerinden alınmamış olacağını, işletmenin kurtulabilmesi ve işletme borçlarından kurtulabilmesi maksadı ile şahısların kendi mal varlıklarından üzerinde tasarruf yetkisini kullanabildikleri gayrimenkullerini satarak nakdi sermaye olarak işletmeye devredeceklerini, müvekkili işletme ve müvekkillerinin tüm borçlarının alacağına kavuşması maksadının alacaklıların kendilerine taksitlendirme yaparak söz konusu alacakların bu taksitlerin sonunda ödeneceğini; ancak bu fırsatın kendilerine tanınması gerektiğinin bilincinde olduklarını beyan ederek konkordato talebinde bulunmuşlardır.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"Davacı Şirket yönünden; yapılan incelemeler, komiser heyeti raporları ekindeki şirket bilançolarının tetkiki, davacıya ait değerleri tespit edilen malvarlıkları, sunmuş oldukları konkordato projesinin somut, ciddi ve uygulanabilir olup, davacının  iyi niyetli olduğu  kanaatine varılarak davacı ... –... İmalatı şahıs şirketinin sunmuş olduğu konkordato projesinin İİK.nun 305 vd. maddeleri gereğince tasdik şartları oluştuğundan tasdikine karar verilmiştir.  <br>İİK 308/b-2 maddesine göre tasdik kararı veren mahkeme konkordato projesi uyarınca çekişmeli alacaklara isabet eden payı kararın kesinleşmesine kadar borçlu tarafından mahkemece belirlenen bir bankaya yatırılmasına karar verebilir. Anılan hükümle çekişmeli alacaklara isabet eden payın bankaya yatırılmasına karar verilmesi konusunda mahkemeye takdir yetkisi verilmiştir. Mahkememizce tüm çekişmeli alacakların değil sadece mahkeme ilamına, kesinleşmiş takibe, kambiyo senedine veya kayıtsız şartsız borç ikrarı içeren senede dayalı çekişmeli alacakların depo edilmesine karar verilmesi gerektiği kanaatiyle asli müdahil ... Bankası AŞ'nin bu kapsama girmeyen çekişmeli alacakları yönünden depo taleplerinin reddi karar verilmiştir.  <br>Davacı ... yönünden ise alacaklılar toplantısında alacaklıları tarafından sunmuş oldukları konkordato projesine olumlu oy kullanılmadığından şartları oluşmayan tasdik talebinin reddine\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, davacı vekili ile asli müdahiller ... , ... Şti., ... A.Ş., ... Bankası Anonim Şirketi, ... A.Ş., ... Bankası A.Ş. ve ... A.Ş. vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davacı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacı ... ait olan borçların hepsinin imtiyazlı alacaklar olduğunu, söz konusu ipotek olarak gösterilen taşınmazların ipotek tutarlarının bankalara olan borç miktarından fazla olduğunu, bu nedenle borcu karşıladığını, davacı ... ait adi alacak olmadığını; bu nedenle ... bakımından ayrıca oylama yapılmasına gerek olmadığını; çünkü davacı ... borçlarının firma borcuna ipotek olarak gösterilen taşınmazlardan kaynaklandığını ve ipotek tutarlarının borcu karşılamaya yettiğini, ayrıca davacı müvekkillerin nihai projede taşınmazlarını satmak suretiyle ödeme yapılabileceğinin yer almasına rağmen hukuka aykırı bir şekilde davacı ... yönünden Konkordato Projesinin Tasdikinin reddine karar verildiğini, açıklamış oldukları hususların raporda yer aldığını, Mahkeme kararında Komiser Heyetinin davanın açılmasından hükmün verilmesine kadar olan aşamadaki bütün raporlarına aykırı olarak karar verdiğini, kararında gerekçelendirilmediğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının davacı müvekkili ... yönünden istinaf talepleri doğrultusunda kaldırılmasını, Konkordato Projesi'nin davacı ... yönünden de tasdikine karar verilmesini, usul ve yasaya aykırı olarak asli müdahil vekillerine hükmedilen vekalet ücretine ilişkin hükmün kaldırılmasını talep etmiştir.<br>Asli Müdahil ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; Konkordatonun tasdikine karar verilebilmesi için İİK.'nın madde 305'te aranan şartların, şirketin mali verileri göz önünde tutulduğunda mahkemece tasdikine karar verilen söz konusu konkordato projesi bakımından gerçekleşmediğini, \"Adi konkordatoda teklif edilen tutarın, borçlunun iflası halinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olacağının anlaşılması\" koşulu için yeterli araştırma yapılmadığını, şirketin iflası halinde alacaklıların alacağının, konkordato ile elde edeceği miktardan daha fazla olmayacağına dair detaylı bir analiz raporu ile tespit yapılmaması, şirketlerin faiz borçlarından kurtulmak için konkordato yoluna başvurmasının önünü açtığını, ayrıca itiraza uğrayan alacaklar bakımından depo kararı verilmediğini, bu durumun alacaklıların hakkını ihlal etmekle birlikte kanuna aykırılık oluşturduğunu, tasdikine karar verilen projelerdeki vadelerin çok uzun olduğunu, borçlu şirketin müvekkiline ... ... Şubesi 15.12.2018 tarihli ... seri nolu 70.000,00-TL bedelli, 05.01.2019 tarihli ... seri nolu 186.118,00-TL bedelli ve 31.12.2018 tarihli ... seri nolu 21.966,00-TL bedelli çek borcu bulunduğunu, borçlu şirket ile müvekkili arasında yapılan görüşmeler sonucunda, çek borcundan kaynaklanan güncel borcun 281.753,54-TL olduğunu, ödeme planına göre bu borcun, yıl sonlarında 5 yıllık süreçte ve faizsiz olarak ödeneceğini, bu kararın yalnızca borçluyu korumakta olup alacağı yönünden müvekkilinin menfaatlerine zarar verdiğini, dosya değerlendirildiğinde, projede öngörülen konkordato sürecinin ilgili mevzuat maddelerini kötüye kullanarak davacılar tarafından alacaklıları zarara uğratmak kastıyla yapıldığını, eldeki verilerden, konkordato sürecinin borçlunun mali durumunun iyileşmesine katkıda bulunmayacağını, davacı ... konkordato tasdik talebinin kabulüne dair verilen Yerel Mahkeme kararının kaldırılarak davanın ve konkordato talebinin reddine ve tüm tedbirlerin kaldırılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine  karar verilmesini talep etmiştir.<br>Asli Müdahil ... . Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; Konkordatonun tasdikine karar verilebilmesi için İİK.'nın 305. maddesinde aranan şartlar, şirketin mali verileri göz önünde tutulduğunda mahkemece tasdikine karar verilen söz konusu konkordato projesi bakımından gerçekleşmediğini, \"Adi konkordatoda teklif edilen tutarın, borçlunun iflası halinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olacağının anlaşılması\" koşulu için yeterli araştırma yapılmadığını, şirketin iflası halinde alacaklıların alacağının, konkordato ile elde edeceği miktardan daha fazla olmayacağına dair detaylı bir analiz raporu ile tespit yapılmaması, şirketlerin faiz borçlarından kurtulmak için konkordato yoluna başvurmasının önünü açtığını, ayrıca itiraza uğrayan alacaklar bakımından depo kararı verilmediğini, bu durumun alacaklıların hakkını ihlal etmekle birlikte kanuna aykırılık oluşturduğunu, tasdikine karar verilen projelerdeki vadelerin çok uzun olduğunu, borçlu şirketin müvekkiline ... ... Şubesi 31.12.2018 tarihli ... seri nolu 29.205,00-TL bedelli ve ... ... ... Şubesi 31.12.2018 tarihli ... seri nolu 21.093,00-TL çek borcu bulunduğunu, borçlu şirket ile müvekkili arasında yapılan görüşmeler sonucunda, borçlunun müvekkiline bir kısım malları iade etmesi ile çek borcundan kaynaklanan güncel borcun 43.141,40-TL olduğunu, ödeme planına göre bu borcun, aylık eşit taksitler halinde  3 yıllık süreçte ve faizsiz olarak ödeneceğini, bu kararın yalnızca borçluyu korumakta olup alacağı yönünden müvekkilin menfaatlerine zarar verdiğini, dosya değerlendirildiğinde projede öngörülen konkordato sürecinin ilgili mevzuat maddelerini kötüye kullanarak davacılar tarafından alacaklıları zarara uğratmak kastıyla yapıldığını, eldeki verilerden, konkordato sürecinin borçlunun mali durumunun iyileşmesine katkıda bulunmayacağını beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>Asli Müdahil ... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın eksik inceleme neticesinde kanıtların değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek verildiğini, konkordato projesinin yasada aranan şartları taşımadığı gibi mali verilerin projenin gerçekleşmeyeceğini gösterdiğini, İİK'nın 305 maddesinde şartlar ile tasdikine karar verilen davacıların konkordato projesi karşılaştırıldığında yasada belirtilen şartların gerçekleşmediğini, firmanın mali verilerinin projenin gerçekleştirilemeyeceğini gösterdiğini, davacı ... gerekli şartları taşımadığını ve yetersiz olduğunu, konkordatonun tasdiki halinde asıl amacın alacaklıların elde edeceği tutardan fazla olması gerektiğini mahkemece bu hususta gerekli araştırmaların yapılmadığını, mahkemece kendiliğinden araştırılması gereken hususlardan alacaklıların ve alacakların tespiti hususunda yalnızca borçlu davacının beyanının esas alındığını, müvekkili bankanın alacağının eksik hesaplandığını, tasdikine karar verilen projelerdeki vadelerin çok uzun olduğunu, konkordato projesinin davacı borçlu tarafından yerine getirilemeyeceğini, borçlunun belirtilen tutarları  zamanında ödeyemeyeceğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>Asli Müdahil ... Anonim Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle;  Konkordato Komiserlerinin belirlediği ve mahkemenin tasdik ettiği alacak miktarları ile beyan ettikleri alacak miktarları arasında çelişkiler bulunduğunu, bu duruma itirazlarının  ve çekişmeli hale gelen alacaklarının belirlenmesini talep ettiklerini, davacılar tarafından müvekkil bankanın bildirdikleri alacak ilanına müteakip alacak kalemlerinin çoğunun kabul edilmemesine ilişkin itiraz ettiklerini, ilgili raporların gerçek durumu yansıtmadığını, dosya değerlendirildiğinde projede ön görülen konkordato sürecinin ilgili icra iflas kanunu maddelerini kötüye kullanarak alacaklıları zarara uğratmak kastı ile davacılar tarafından yapıldığını, alacaklı müvekkil açısından ilgili konkordato sürecinin başarıya ulaşmasının mümkün olmadığını, konkordato sürecinin, borçlunun mali durumunun iyileşmesine katkıda bulunmayacağını beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>Asli Müdahil ... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle;  konkordato projesinin yasada aranan şartları taşımadığını, mali verilerin projenin gerçekleşmeyeceğini gösterdiğini, konkordatonun tasdiki için konkordatonun tasdiki halinde alacaklıların elde edeceği tutarın şirketin iflas etmesi halinde alacakların elde edeceği tutardan fazla olması gerekmekte iken, bu konuda gerekli araştırmalar yapılmadığını, mahkemece kendiliğinden araştırılması gereken hususlardan alacaklıların ve alacakların tespiti hususunda yalnızca borçlu beyanının esas alındığını beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>Asli Müdahil ... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle;  Alacaklıların sürecin başındaki durumlarının, süreç içinde ve sonunda daha kötü bir hale geldiğini, konkordato kurumunun sadece borçlunun menfaatlerini korumak için değil alacaklıların da haklarını korumak amacıyla getirilmiş bir kurum olduğunu, düzenlenen komiser heyeti raporlarından anlaşıldığı üzere davacıların projesinin başarıya ulaşma şansı bulunmadığını, davacıların mevcut borçlarının, konkordato teklifindeki alacaklıların alacaklarından tenzilat yapılmaksızın, 1 sene ödemesiz, 36 ay vadede eşit taksitler halinde aylık ödemeli olacak şekildeki proje revizyonu önerisinin de kabul edilmediğini, alacaklılar toplantısında da müvekkil bankanın alacaklarının herhangi bir indirime ve vadeye tabi tutulmaksızın nakden ve defaten tasfiye edilmesi gerektiğini beyan ettiklerini, davacıların konkordato başvurusunun tamamen alacaklıların baskısından kurtulmak amacıyla yapıldığını, firmanın ön projesinin içerdiği verilerin uygulanabilir olmadığını, komiser raporların da firmanın faaliyetine ilişkin hiçbir açıklayıcı somut ve maddi veriye yer verilmediğini,  davacının sunduğu ön projede yer alan bir takım hesaplamaların hangi kriterlere göre yapıldığının belli olmadığını, İcra ve İflas Kanunu'nun 289/2 ve devamı maddelerinde de belirtilen kriterlerin sağlanmadığını, davacı firmanın konkordato projesinin başarıya ulaşmasının mümkün olmadığını,  bu noktada proje ve borç ödemeye ilişkin açıklamaların gerçeği yansıtmadığını, davacıların huzurdaki davaya konu başvuruyu borçlarını ödememek/tatil etmek amacıyla yaptığını, tamamen alacaklıların baskısından kurtulmak amacıyla davaya dahil olduğunu, müvekkili bankaya ipotekli  ... İli ... ilçesi ... mahallesi ... ada ... parsel numaralı taşınmaz ve yine müvekkili bankaya rehinli ... plakalı aracın muhafaza altına alınması ve satışının 13/01/2021 tarihinden itibaren bir yıl ertelenmesi kararının da hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, bu taşınmazın ve aracın konkordato talebi kabul edilen davacının ticari faaliyetleri ile ilgisi bulunmadığını, satışı hakkındaki tedbirin devamının müvekkili bankanın alacağını tahsil etmesini geciktirecek olup telafisi imkansız zararlara yol açacağını, bu tedbirin kaldırılması gerektiğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>Asli müdahil ... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacı ... - ... İmalatı tarafından Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile konkordato talebinde bulunulduğunu, 04/12/2018 tarihi itibari ile 3 ay süre ile geçici mühlet verildiğini, verilen geçici mühletin 04/03/2019 tarihi itibari ile 2 ay uzatılarak, 24/04/2019 tarihinden başlamak üzere, 1 yıl kesin mühlet kararı verildiğini, 1 yıllık kesin mühlet kararının 17/07/2020 tarihi itibari ile 6 ay uzatıldığını, 13/01/2021 tarihli duruşmada davacı ... - ... İmalatı'nın konkordatosunun tasdikine karar verildiğini, tasdik kararının 19/01/2021 tarihinde resmi gazetede ilan edildiğini, davacılar tarafından Mahkeme’de Konkordato başvurusu istemli dava açıldığını, Davacı ...-... İmalatının müvekkili bankanın kredi müşterilerinden olduğunu, banka ile akdedilen Kredi Sözleşmeleri’ne istinaden bankadan kredi kullandığını, kredi ödenmesinde yaşanan gecikmeler sebebi ile davacının hesabının kat edildiğini, kredi sözleşmelerini asıl borçlu sıfatı ile imzalayan ...- ... İmalatı ve müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzalayan ... , imzalamış oldukları sözleşmeler nedeni ile Denizli 8. Noterliği'nin  21/05/2019 tarihli, ... yevmiye no’lu ihtarnamesi keşide edildiğini, borçlu şirketin konkordato talebi öğrenildiğinde; Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasına müdahale talebinde bulunulduğunu, İİK.'nın madde 305'e göre konkordatonun tasdiki şartlarının oluşmadığını, davacı şirketin borca batık olduğunun  komiser heyeti raporlarıyla tespit edildiğini, buna karşın tasdik kararı alınması, bu hususun komiser raporları ile sabit olmasına rağmen, bilirkişi incelemesi yaptırılmadan eksik inceleme ile  yerel mahkemece tasdik kararı verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu,  davacı şirketin konkordato talebinin gerçekleşebilecek düzeyde ve inandırıcı bilgi ve belgelere dayanmasının zorunlu olduğunu, davacının konkordato projelerinin başarıya ulaşamayacağını, mali durumlarının düzelemeyeceğini ve borçlarını ödeyemeyeceğini  dosyaya sunulan konkordato projesinin gerçekleştirilebilir olmaktan uzak olduğunu,  konkordato mühletinin borçlunun mali durumunun iyileşmesine katkı sağlamayacağını, aksine bu süreçte alacaklıların durumunun kötüleşeceğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava,  Konkordato istemine ilişkindir.<br>Mahkemece yazılı gerekçeyle davacı ... - ... İmalatı'nın konkordatosunun tasdikine, davacı ... konkordato tasdik talebinin reddine karar verilmiştir.<br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. <br>İcra ve İflas Kanunu’nun “Kanun yolları” başlıklı 308/a maddesinde, konkordato hakkında verilen karara karşı borçlu veya konkordato talep eden alacaklının, kararın tebliğinden; itiraz eden diğer alacaklıların ise tasdik kararının ilânından itibaren on gün içinde istinaf yoluna başvurabileceği düzenlenmiştir. Anılan düzenlemede konkordato hakkında verilen karara karşı kimlerin ne zaman kanun yoluna başvurabileceği belirtilmiş olup, buna göre borçlu veya konkordato talep eden alacaklı ile birlikte itiraz eden diğer alacaklılara kanun yolu hakkı tanınmıştır. <br>İcra ve İflas Kanunu’nun 308/a maddesinin; aynı Kanun’un “Konkordatonun mahkemece incelenmesi” başlıklı 304 üncü maddesi ile birlikte değerlendirildiğinde anılan maddede; komiserin gerekçeli raporunu ve dosyayı tevdi alan mahkemenin, konkordato hakkında karar vermek üzere yargılamaya başlayacağı, mahkemenin, komiseri dinledikten sonra kısa bir zamanda ve her halde kesin mühlet içinde kararını vermek zorunda olduğu, karar vermek için tayin olunan duruşma gününün, 288 inci madde uyarınca ilan edileceği, itiraz edenlerin ise, itiraz sebeplerini duruşma gününden en az üç gün önce yazılı olarak bildirmek kaydıyla duruşmada hazır bulunabileceklerinin de ilana yazılacağı belirtilmiştir. Bu düzenlemeye göre, projeye itiraz edenlerin itiraz sebeplerini duruşma gününden en az üç gün önce yazılı olarak bildirmemeleri halinde tasdik duruşmasında yer alamayacakları anlaşılmaktadır. Komiserlerin tasdik talebine ilişkin nihai raporu ve dosyayı mahkemeye sunmasına kadar geçen süreçte alacaklının öncesinde, teklif edilen konkordato projesine ret oyu kullanması, herhangi bir hususta komisere ya da doğrudan mahkemeye dilekçe vermesi, tasdik talebini inceleyen mahkeme bakımından hiçbir anlam ifade etmemektedir. Alacaklının, ancak tasdik talebine ilişkin nihai raporun ve dosyanın mahkemeye sunulmasından sonra tasdik raporuna karşı duruşma gününden üç gün öncesine kadar itirazlarını bildirmesi halinde mahkemece dikkate alınacaktır. Henüz tasdik talebine ilişkin komiser raporunun sunulmadığı aşamada verilen dilekçeler, mahkemece verilecek tasdik kararına karşı yasa yollarına başvuru imkanı tanımayacaktır. <br>Bu yasal düzenlemelerden hareketle, 2004 sayılı Kanun'un 308/a maddesinde kanun yoluna başvuru hakkı tanınan “itiraz eden alacaklı” deyiminden, “tasdik duruşmasından önce itirazlarını bildiren alacaklı” olduğunun kabul edilmesi gerekmektedir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 24/01/2024 tarih, 2023/6-1161 Esas ve 2024/5 Karar sayılı ilamı)<br>Tüm bu açıklamalar ışığında somut olaya gelince, konkordato talebinde bulunan şirketin konkordato projesi, İlk Derece Mahkemesince nisaba dahil edilecek alacaklar belirlendikten sonra komiser tarafından düzenlenen rapor ve 2004 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinde belirlenen alacaklı sayısı ve alacak miktarına ilişkin nisabın oluşup oluşmadığı ve 2004 sayılı Kanun'un 305 inci maddesinde düzenlenen tasdik şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği yönünden değerlendirme yapılarak tasdik isteminin kabulüne karar verilmiştir. Dosya içerisinde yer alan belgelere göre 03/11/2020 tarihinde adi alacaklılar toplantısı yapıldığı, alacaklılar ... ve ... . Şti. tarafından talep eden şirket tarafından sunulan konkordato projesine ret oyu kullanıldığı, 10/11/2020 tarihinde imtiyazlı alacaklılar toplantısı yapıldığı, imtiyazlı alacaklılar ... Bankası, ... Bankası ve ... vekillerinin konkordato projesine ret oyu kullandıkları, komiser heyeti tarafından 16/11/2020 tarihinde nihai raporun, 09/12/2020 tarihinde nihai ek raporun sunulduğu, tasdik duruşmasının ise; 13/01/2021 tarihinde yapıldığı anlaşılmaktadır.<br>Asli Müdahiller ... , ... ... Şti., ... A.Ş. ve  ... A.Ş. vekillerinin istinaf isteminin incelenmesinde; <br>Asli Müdahiller ... , ... A.Ş., ... A.Ş. ve ... Ltd. Şti. vekilleri tarafından, her ne kadar alacaklılar toplantısında konkordato projesine \"ret\" oyu verilmişse de; 2004 sayılı Kanun'un 304/1 inci maddesi uyarınca itiraz sebeplerini tasdik duruşmasından en az üç gün önce ve yazılı olarak bildirmedikleri anlaşılmaktadır. Buna göre 2004 sayılı Kanun'un 308/a maddesi uyarınca mahkemece verilen tasdik kararını istinaf hakkı bulunmadığından asli müdahiller ... , ... A.Ş., ... A.Ş. ve ... Şti. vekillerinin istinaf dilekçelerinin, HMK'nın 352/1-ç bendi uyarınca başvuru şartları yerine getirilmediğinden usulden reddine karar vermek gerekmiştir.<br>Asli Müdahiller ... A.Ş. ve ... Bankası Anonim Şirketi vekillerinin istinaf istemlerinin incelenmesinde;<br>Asli Müdahiller ... A.Ş. ve ... Anonim Şirketi, vekillerince her ne kadar 2004 sayılı Kanun'un 304/1 inci maddesi uyarınca itiraz sebeplerini tasdik duruşmasından önce Mahkemeye ibraz etmişlerse de; Yasa'da belirtildiği şekilde itiraz sebeplerini tasdik duruşması olan 13/01/2021 tarihinden en az üç gün önce yani 07/01/2021 tarihine kadar sunmaları gerekirken bu süre geçtikten sonra 08/01/2021 tarihinde ibraz ettikleri anlaşılmakla; 2004 sayılı Kanun'un 308/a maddesi uyarınca mahkemece verilen tasdik kararını istinaf hakları bulunmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca asli müdahil ... Anonim Şirketi vekilince İlk Derece Mahkemesi kararının 29/01/2021 tarihinde istinaf edildiği; ancak İİK.'nın 308/a maddesinde, konkordato hakkında verilen karara karşı borçlu veya konkordato talep eden alacaklının, kararın tebliğinden; itiraz eden diğer alacaklıların ise; tasdik kararının ilanından itibaren on gün içinde istinaf yoluna başvurabileceğinin düzenlendiği, Mahkemece tasdik kararının 15/01/2021 tarihinde ilan edildiği nazara alındığında asli müdahil ... Anonim Şirketi vekilinin istinaf isteminin de süresinde olmadığı anlaşılmakla; alacaklı ... A.Ş. vekilinin istinaf dilekçesinin, HMK'nın 352/1-ç bendi uyarınca başvuru şartları yerine getirilmediğinden alacaklı ... Bankası Anonim Şirketi vekilinin HMK'nın  352/1-c bendi uyarınca istinaf isteminin süresinde olmadığından usulden reddine karar vermek gerekmiştir.<br>Asli Müdahil ... A.Ş. vekilinin istinaf istinaf isteminin incelenmesinde; <br>İstinaf talebinde bulunan ... A.Ş. vekilinin karar verilen tasdik oturumuna ve ilan edilen 13/01/2021 günü tasdik duruşmasına katıldıkları ve İİK'nun 308/a bendi uyarınca son ilandan itibaren on günlük istinaf süresi içinde karara karşı istinaf kanun yoluna başvurduklarından usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından bu müdahilin istinaf başvurularının esastan incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir. <br>İİK'nın 308/c-1 maddesinde, konkordatonun, tasdik kararıyla bağlayıcı hale geleceği; maddenin 2. fıkrasında, bağlayıcı hale gelen konkordatonun ise, konkordato talebinden önce veya komiserin izni olmaksızın mühlet içinde doğan bütün alacaklar için mecburi olduğu; maddenin 3. fıkrasında ise, 206 ncı maddenin birinci sırasında yazılı imtiyazlı alacaklar, rehinli alacaklıların rehnin kıymetini karşılayan miktardaki alacakları ve 6183 sayılı Kanun kapsamındaki amme alacakları hakkında bu maddenin ikinci fıkrası hükmünün uygulanmayacağı düzenlenmiştir. Müdahil ... , rehinli alacaklı olması sebebiyle tasdik kararının eki olan ödeme takviminde yer verilmediği gibi alacağı ile ilgili bir karar da tesis edilmemiştir. Bu durumda adı geçen müdahilin alacağı, konkordato hükmünün dışında kaldığı ve konkordatodan etkilenmediği, bu nedenle itirazlarının dikkate alınması gerekmediği gibi bu alacaklıların toplantıya çağrılmasına da gerek yoktur. Diğer bir ifade ile müdahil ... A.Ş'nin hukuki yararı bulunmadığından  konkordatonun tasdikine ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.<br>Mahkeme hükmünde, borçlu talebinin kabulü ile; İİK.'nın 307. maddesi uyarınca rehinli malların muhafaza ve satışının bir yıl süre ile ertelenmesine karar verildiği, müdahil vekilince bu kararın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğundan bahisle istinaf sebebi yapıldığı anlaşılmıştır. <br>Bu kapsamda yapılan incelemede; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 307. maddesinde, rehinli malların muhafaza ve satışının ertelenmesi düzenlenmiştir. Maddede, borçlunun talebi üzerine, tasdik kararında rehinli malların muhafaza altına alınması ve satışının, karardan itibaren bir yılı geçmemek üzere ertelenebileceği ve ertelemenin hangi şartlarda olacağı belirtilmiştir. Mahkemece gerekli incelemeler yapılarak karar verilmiştir. Özellikle borçlu şirketlerin faaliyet alanları dikkate alındığında, söz konusu malların faaliyetlerinin devamı için gerekli olduğu açıktır. Borçlu şirketlerin öncelikli amacı,  faaliyetlerini devam ettirerek alacaklılara olan borçlarını ödemek olduğundan, erteleme kararında bir isabetsizlik görülmemiştir. <br>Açıklanan gerekçelerle; ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun  HMK' nın  353/1.b.1 maddesi gereğince  esastan  reddine karar vermek gerekmiştir.<br>Davacı ... vekilinin istinaf isteminin incelenmesinde;<br>İİK'nın Alacaklılar toplantısı ve projenin kabulü için gerekli çoğunluğu düzenleyen 302. maddesine göre; \"Konkordato projesi;<br>a) Kaydedilmiş olan alacaklıların ve alacakların yarısını veya<br>b) Kaydedilmiş olan alacaklıların dörtte birini ve alacakların üçte ikisini aşan bir çoğunluk tarafından imza edilmiş ise kabul edilmiş sayılır.\" hükmü ile adi alacaklar yönünden gerekli çoğunluk belirlenmiştir. <br>İİK'nın 308/H maddesinin 3. fıkrasında ise rehinli alacaklar yönünden tasdik nisabı \"üçte ikiyi aşan çoğunluğu ile bir anlaşma hasıl olursa\" şeklinde belirlenmiştir. Alacaklılar toplantısında bu çoğunluk sağlandıktan sonra borçlunun İİK'nın 305. maddesinde sayılı diğer şartları da yerine getirmiş olması gerekir. İİK'nın 305. maddesinde konkordatonun tasdik şartları; \"302 nci madde uyarınca yapılan toplantıda ve iltihak süresi içinde verilen oylarla kabul edilen konkordato projesinin tasdiki aşağıdaki şartların gerçekleşmesine bağlıdır: <br>a) Adi konkordatoda teklif edilen tutarın, borçlunun iflâsı hâlinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olacağının anlaşılması; malvarlığının terki suretiyle konkordatoda paraya çevirme hâlinde elde edilen hasılat veya üçüncü kişi tarafından teklif edilen tutarın iflâs yoluyla tasfiye hâlinde elde edilebilecek bedelden fazla olacağının anlaşılması.<br>b) Teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması (bu kapsamda mahkeme, borçlunun beklenen haklarının dikkate alınıp alınmayacağını ve alınacaksa ne oranda dikkate alınacağını da takdir eder).<br>c) Konkordato projesinin 302 nci maddede öngörülen çoğunlukla kabul edilmiş bulunması.<br>d) 206 ncı maddenin birinci sırasındaki imtiyazlı alacaklıların alacaklarının tam olarak ödenmesinin ve mühlet içinde komiserin izniyle akdedilmiş borçların ifasının, alacaklı bundan açıkça vazgeçmedikçe yeterli teminata bağlanmış olması (302 nci maddenin altıncı fıkrası kıyasen uygulanır).<br>e) Konkordatonun tasdikinin gerektirdiği yargılama giderleri ile konkordatonun tasdiki durumunda alacaklılara ödenmesi kararlaştırılan para üzerinden alınması gereken harcın, tasdik kararından önce, borçlu tarafından mahkeme veznesine depo edilmiş olması.\" şeklinde düzenlenmiştir.<br>Tüm bu açıklamalar ışığında somut uyuşmazlıkta; alacaklılar toplantısında, borçlunun rehinli borçları yönünden nisabın sağlanamadığı, nisabın sağlanmasının İİK'nın 305. maddesindeki koşulların incelenmesi yönünden ön koşul olduğu, kaldı ki davacı ...'ın dava dilekçesine ekli konkordato ön projesi ve eklerine göre; müteselsil kefil olarak taşınmazlarını şirket borçlarının ödenmesi için teminat verdiği, dolayısı ile; şirketin projesinden ayrı bağımsız bir projeden bahsedilemeyeceği, borçlarının geleceğinin, şirketin projesinin başarısına bağlandığı, şirketten ayrı bir ticari faaliyetinin olmadığı ve böylelikle İİK'nın 305. maddesinde sayılı konkordato tasdik koşullarının da sağlanamadığı görülmekle ilk derece mahkemesince bu davacının konkordato talebinin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön olmadığı anlaşılmış ve bu davacının istinaf isteminin esastan reddi gerekmiştir.<br>Açıklanan gerekçelerle; HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına  göre; davacı vekilinin ve müdahil ... A.Ş. Vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurularının esastan reddine, müdahiller ... , ... A.Ş., ... A.Ş. ve ... Şti. vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 352/1-ç bendi uyarınca başvuru şartları yerine getirilmediğinden usulden reddine, müdahil ... A.Ş. vekilinin istinaf dilekçesinin, HMK'nın 352/1-ç bendi uyarınca başvuru şartları yerine getirilmediğinden ve alacaklı ... Anonim Şirketi vekilinin HMK'nın 352/1-c bendi uyarınca istinaf isteminin süresinde olmadığından usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Müdahiller ... , ... A.Ş., ... A.Ş. ve ... . Şti. vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 352/1-ç bendi uyarınca başvuru şartları yerine getirilmediğinden usulden reddine, müdahil ... A.Ş. vekilinin istinaf dilekçesinin, HMK'nın 352/1-ç bendi uyarınca başvuru şartları yerine getirilmediğinden ve alacaklı ... Anonim Şirketi vekilinin HMK'nın 352/1-c bendi uyarınca istinaf isteminin süresinde olmadığından usulden  REDDİNE, <br>-Davacı vekilinin ve müdahil ... A.Ş. vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-Müdahiller ... , ... A.Ş., ... A.Ş. ve ... . Şti. tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde kendilerine İADESİNE,<br>3-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60'şar TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30-TL istinaf karar harcının Davacı vekilinin ve müdahil ... A.Ş.'den ayrı ayrı tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkerelerinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,<br>4-Tarafların istinaf başvurusu nedeniyle yaptıkları yargılama masraflarının kendi üzerlerinde BIRAKILMASINA, <br>5-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgililerine İADESİNE, <br>6-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>7-Kararın Dairemiz tarafından taraflara TEBLİĞİNE, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b-1 bendi ve İİK'nin 308/a maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 10 gün içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere  karar verildi. 12/03/2024<br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ddc51c1559f3de76","SID":"a52ffbd91b713abb"}}