{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/723 <br>KARAR NO\t\t: 2024/852<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: MUĞLA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 01.03.2024<br>NUMARASI\t\t: 2024/224 Esas 2024/205 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)<br>KARAR TARİHİ\t: 29.04.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 29.04.2024<br><br>\tMuğla Asliye Ticaret Mahkemesinin 01.03.2024 tarih 2024/224 Esas 2024/205 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, başkan ...  tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>\tDAVA :Davacı sigorta şirketi vekili, müvekkili sigorta şirketine kasko poliçesi ile sigortalanan ... plakalı araç ile davalıların sürücüsü ve maliki olduğu ... plakalı aracın 22.07.2022 tarihinde trafik kazasına karıştıklarını, davalı tarafa ait aracın kusurlu şekilde sevki sırasında meydana gelen kaza sonucu sigortalılarına ödeme yapıldığını, davalı sigorta şirketinden tahsil edilen ödemenin mahsubu sonucu geriye kalan alacaklarının tahsili için davalılar hakkında sigortalının haklarına halef olunarak icra takibi başlatıldığını, davalıların bu takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek davalıların itirazlarının iptali ile birlikte icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece tensi ile birlikte davanın sigorta sözleşmesinden değil TTK'nun halefiyet başlığı altındaki 1472 maddesi başlığı kapsamında açılan davalının kusuruna dayalı haksız fiilden kaynaklanan bir dava olup, davalıların gerçek kişi olmaları nedeniyle uyuşmazlığın çözümünde Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu sonuç ve kanaatine varılarak davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine, görevli mahkemenin Bodrum Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine karar verilmiştir. <br>\tKarara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, dava dilekçesi içeriğini tekrar ederek rücu davalarında görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olabilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerektiğini, en az biri tüketici değil ise asliye ticaret mahkemelerinin görevli olduğunu, sigortalıların anonim şirket olup, müvekkilinin TTK 1472.maddesi gereğince sigortalıların halefi olduklarını, buna göre sigortalıların tüketici olmadıklarını ve Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğunu, hatalı değerlendirmeyle karar verildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istinaf konusu etmiştir. <br>\tGEREKÇE : Dava, kasko poliçesinden kaynaklanan ve sigortalısına ödenen bedelin haksız fiil hükümleri ve kusur durumu değerlendirilerek TTK 1472.maddesi gereğince sigortalının sigorta ettiren yerine geçerek kusurlu olduğu idida edilen karşı taraf işleten ve sürücüden rücuen tazminatın tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine, görevli mahkemenin Bodrum Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine karar verilmiştir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\t6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/I-a maddesinde, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı açıkça düzenlenmiştir. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece kendiliğinden (re’sen) dikkate alınması zorunlu olmakla birlikte Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının 22.3.1944 Tarih E. 37, K. 9, RG. 3.7.1944 sayılı kararında \" Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur.\" şeklinde açıklamalara yer verilmiştir. Buna göre sigorta ettiren hangi mahkemeye başvurabilecek ise ona halefen sigorta şirketi de aynı mahkemede dava açabilecektir. <br>\tSomut olayda davacı sigorta şirketi vekili, müvekkili nezdinde kasko poliçesiyle sigortalı dava dışı şirkete ait aracın davalı gerçek kişi şahısların işleteni ve sürücüsü olduğu olduğu araçla oluşan kazada sigortalılarına ödenen bedelin tahsili istenmektedir. Davacı sigorta eldeki davayı sigortalısına halefen açmış olup sigortalı şirket  ile davalı arasında haksız fiil ilişkisi bulunmaktadır ve  davalı taraf da tacir değildir. Uyap sisteminden çıkartılan trafik kaydına göre davalıların sürücüsü ve işleteni olduğu aracın kullanım amacının hususi olduğu belirlenmiştir. Buna göre  TTK 4. maddesine göre her iki tarafından ticari işlerinden kaynaklanan nispi ticari davadan da bahsedilemeyecektir. Haksız fiilden kaynaklanan eldeki davaya bakmakla Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olup  ilk derece mahkemesi kararı bu yönüyle yerindedir. Ancak eldeki davada henüz davalıların yetki itirazı söz konusu olmayıp, mahkemece görevsizlik kararı verilirken aynı zamanda Bodrum Asliye Hukuk Mahkemelerinin yetkili olduğu yönündeki tespiti yerinde görülmemiştir. Başka bir anlatımla somut olayda davalıların savunmaları alınmamış, yetki itirazında bulunup bulunmayacağı henüz belirlenmiş değildir. Bu halde mahkemece görevsizlik kararı verilirken Muğla Asliye Hukuk Mahkemelerine görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, aynı zamanda yetki itirazı varmış gibi hareket edilerek Bodrum Asliye Hukuk Mahkemelerinin yetkili kılınması doğru bulunmamıştır. Yetki konusundaki ihtilafın görevli mahkemece belirlenmesi gerekmektedir. <br>\tBu durumda, ilk derece mahkemesince verilen kararda, dava şartlarına aykırılık bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-4 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenenlerle;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE,<br>\t2-Muğla Asliye Ticaret Mahkemesinin 01.03.2024 tarih 2024/224 Esas 2024/205 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>\t4-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-4 maddesi gereğince kesin olmak üzere 29.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4d2d888f5bed658a","SID":"d83c29f2f9495f63"}}