{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2021/1470 <br>KARAR NO\t\t: 2024/604<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 26/05/2021 <br>NUMARASI\t\t: 2020/457 Esas - 2021/413 Karar<br>DAVA             \t\t: Genel Kurul Kararının İptali/Butlanı<br>DAVA TARİHİ\t\t: 27/08/2020<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 04/04/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 04/04/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/05/2021 tarihli 2020/457 Esas ve 2021/413 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın, davalı ... San.Tic.A.Ş.’nin ortaklarından biri olduğunu, 05/10/2019 tarihli  2016-2017-2018 yıllarına ait genel kurul toplantı tutanağından da anlaşılacağı üzere şirketin nevi değişikliğinin gündeme geldiğini, toplantı tutanağının 6. Maddesinde tür değiştirme plan ve yeni türün ana sözleşmesinin oybirliğiyle kabul edildiği ifadesine yer verilmişse de toplantı tutanağının imza bölümünde müvekkilinin imzasının yer almadığını, buna rağmen diğer ortakların genel kurul toplantısında alınan kararların noterden tasdik edilerek işleme konulmasına sağladıklarını ve şirketin nevinin değiştirilerek tescil edilmesi amacıyla ... Ticaret Sicil Müdürlüğüne başvuruda bulunduklarını, bunun üzerine ... Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından şirketin söz konusu belgeler esas alınarak tesciline karar verildiğini ve bu karar Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiğini, müvekkilinin bu kararı ilandan sonra öğrendiğini, müvekkili tarafından ... Ticaret Sicil Müdürlüğüne dilekçe ile başvuruda bulunularak yapılan işlemin usulsüz ve hukuka aykırı olduğunun bildirildiğini, yapılan tür değişikliği kanunun emredici hükümlerine aykırı olup işlemin hem yok hükmünde hem de  mutlak butlanla sakat olduğunu, yapılan değişikliğin, ... Ticaret Sicil Müdürlüğünce yapılan tescil işlemlerinin iptali ile şirketin eski hale getirilmesinin gerektiğini, bu husus mevzuat hükümleri de açıklanmak suretiyle ... Ticaret Sicil Müdürlüğüne de bildirilmişse de bu bildirimin sonuçsuz kaldığını, gerek şirket yetkililerinin ve  ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün kanunlara aykırı işlem tesis etmesi ve görevlerini gereği gibi yerine getirmemeleri neticesinde müvekkilinin mağdur edildiğini,  genel kurul toplantı tutanaklarını şirketin diğer ortakları olan ..., ..., ..., ..., ..., sanki müvekkilinin onayı varmışçasına gerçeğe aykırı olarak tanzim ettiklerini ve müvekkilini zarara uğrattıklarını bildirerek, fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak koşuluyla; şirketin nevi değişikliği ve yönetiminin değişmesi nedeniyle şirket kötü yönetildiğinden müvekkilinin de bu nedenle zarara uğradığından hakimin müdahalesi sonucunda tedbir taleplerinin kabulü ile 05/10/2019 tarihli genel kurul kararının usul ve yasaya aykırı olduğu gözetilerek yok hükmünde olduğunu ve mutlak butlanla sakat olduğu tespit edilerek iptaline, şirket nevi değişikliğinin tesciline ilişkin ... Ticaret Sicil Müdürlüğü ilanının terkini ile şirketin önceki yapısına döndürülerek limited şirket olarak devamına  karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. <br> Davalı tarafa usulüne uygun olarak tebligat yapılmış olup, ancak savunma ve delil sunmadıklarından, münkir kabul edildikleri görülmüştür. <br>İLK  DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN KARAR:<br>Mahkemece;  \"...Davacının iptal davası şartları gerçekleşmediği ve iki / üç aylık hak düşürücü süre geçirmiş olduğundan reddi gerektiği...\" gerekçesiyle \"...Davacının iptal davasının davasının şartları gerçekleşmediğinden reddine,...\" şeklinde hüküm kurulmuştur. <br>Karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br> İSTİNAF NEDENLERİ:<br> Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; toplantı tutanağının 6. maddesinde tür değiştirme plan ve yeni türün ana sözleşmesinin oybirliğiyle kabul edildiği ifadesine yer verilmişse de toplantı tutanağının imza bölümünde müvekkilinin ve diğer ortak ...'ın imzası yer almadığını, dava konusu şirketin 7 ortağı bulunmakta olup sadece 5 ortak tür değişikliği için olumlu yönde oy kullandığını, yasanın aradığı nisap şartlarına uyulmadığı için  dava konusu karar butlan olup iptali gerektiğini, müvekkilinin imzası olmamasına rağmen mahkemenin karara esas aldığı bilirkişi raporunda yer aldığı şekilde herhangi bir oy birliğinden bahsedilemeyeceğini, ilgili rapora karşı sunulan itirazları doğrultusunda şirket ortaklarının imzasını olmadan divan başkanın oy birliği ile karar alındığını tutanağa geçmesi yalan beyan olduğunu, divan başkanının istediği ifadeleri yazdırıp oy birliği ile karar alındı demesinin yeterli olacağını, müvekkilinin ve diğer ortak ...'ın imzasının olmadığı bir kararın oy birliği ile alındığının tutanağa yazılmasının kötü niyetli olduğunu, buna rağmen diğer ortaklar genel kurul toplantısında alınan kararların noterden tasdik edilerek işleme konulmasına sağladıklarını ve şirketin nevinin değiştirilerek tescil edilmesi amacıyla ... Ticaret Sicil Müdürlüğüne başvuruda bulunduklarını, bunun üzerine ... Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından şirketin söz konusu belgeler esas alınarak tesciline karar verildiğini ve bu karar Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiğini, müvekkilinin bu kararı ilandan sonra öğrendiğini, dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, mahkeme her ne kadar gerekçeli kararda taleplerinin nisbi butlana dayandığını ve bu nedenle talebin süresinin geçtiğini belirtse de somut olayda yapılan tür değişikliği kanunun emredici hükümlerine aykırı olup işlem hem yok hükmünde hem de  mutlak butlanla sakat olduğunu, gerek şirket yetkililerinin ve ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün kanunlara aykırı işlem tesis etmesi ve görevlerini gereği gibi yerine getirmemeleri neticesinde müvekkilinin mağdur edilmiş olup karar ile müvekkilinin mağduriyetinin devam ettiğini, izaha çalışıldığı üzere kararda belirtilenin aksine müvekkilinin işbu davayı açmakta hukuki yararının olduğunu, şirketin nevi değişikliği ve yönetiminin değişmesi nedeniyle şirketin zarara uğratıldığını, müvekkilinin bu durumdan zarar gördüğünü, arz olunan durum muvacehesinde; mürafaa taleplerinin kabulüne, başvurularının kabulü ile kararın inceleme neticesinde kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın kabulüne; yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini, kararının kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; davalı şirkete ait 05.10.2019 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan kararların usulüne uygun toplantı yapılmadığı, toplantıya katılmadığı buna rağmen oy birliğiyle karar alındığına ilişkin tutanak düzenlendiği ve tutanağın mutlak butlanla batıl olduğu iddiasına dayalı olarak açılan iptal davası ve buna ilişkin tedbir talebidir.  <br>Mahkemece; davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından<br> istinaf edilmiştir.<br>İstinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak  yapılmıştır.<br>6102 sayılı TTK’nın “İptal sebepleri” başlıklı 445. maddesine göre “446'ncı maddede belirtilen kişiler, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilirler.” düzenlemesi mevcut olup, aynı kanunun “İptal davası açabilecek kişiler” başlıklı 446. maddesinde ise, \"a) Toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten,  b) Toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri, c) Yönetim kurulu, d) Kararların yerine getirilmesi, kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa yönetim kurulu üyelerinden her biri, iptal davası açabilir.” hükmü  ile aynı Yasanın “Butlan” başlığını taşıyan 447. maddesi, “Genel kurulun, özellikle; a) pay sahibinin, genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran, b) Pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran, c) anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan, kararları batıldır.\" hükmünü haizdir. <br>6102 Sayılı TTK nun 422/1 maddesi uyarınca toplantı tutanağının  toplantı başkanı tarafından imzalanması yeterli olup,  davaya konu genel kurul toplantı tutanağıda sadece toplantı başkanı ... tarafından imzalanmıştır. <br>Davacı davaya konu 05/10/2019 tarihli genel kurul toplantı tutanağının hazirun cetvelini asaleten imzalamıştır. Anılan toplantı tutanağında davalı şirketin limited türünden anonim şirket türünü  geçmesine ilişkin karar oy birliği ile alınmış,  davacı genel kurul toplantı tutanağına  ayrı bir muhalefet şerhi koymamıştır.  <br>Bu itibarla, davaya konu somut olayda, genel kurul kararının iptali ve butlanı şartları oluşmadığından, ilk derece mahkemesince verilen kararda usul ve yasaya aykırı  bir yön bulunmamaktadır.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacı vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/05/2021 tarihli, 2020/457 Esas ve 2021/413 Karar sayılı kararının kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-İSTİNAF AŞAMASINDA; <br>a)Davacıdan alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından, başlangıçta alınan 59,30-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 368,30-TL'nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine),<br>b)Davacı tarafından yatırılan 162,10-TL istinaf başvuru harcının Hazineye gelir olarak kaydına,<br>3-Davacı tarafından istinaf yargılaması sırasında yapılan  giderlerin uhdesinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,<br>6-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin kararın temyize tabi bulunması nedeniyle Dairemiz tarafından yerine getirilmesine,<br>Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre zarfında Yargıtay 11. Hukuk Dairesi nezdinde  temyiz  kanun  yolu açık olmak üzere oy birliğiyle 04/04/2024 tarihinde  karar  verildi.\t<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"59788f3fc5f3dd11","SID":"269322e9262724aa"}}