{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t: 2020/1289 <br>KARAR NO\t\t: 2024/817<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br> <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 09/07/2020<br>NUMARASI\t\t: 2018/1399 Esas  2020/380 Karar <br>DAVA\t\t: ALACAK <br>KARAR TARİHİ\t: 18/04/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ   : 18/04/2024<br><br>İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1399 Esas ve 2020/380 Karar sayılı dava dosyasından yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya, Dairemize gönderilmiş olmakla HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br><br>Mahkemece yapılan açık yargılama sonucunda; ''...Davacı vekili 27/11/2018 tarihli dilekçesinde özetle;  Müvekkili ile davalı ... Şti. arasında tanzim ve imza olunan 22.01.2015 tarihli, (5 yılı geçmemek üzere) 25.000 litre bira satın alınıncaya kadar geçerli Satın Alma Sözleşmesi gereğince davalının \"... Mah.... Sok.No:.../... .../...\" adresindeki...' isimli sözleşme konusu işletmede sadece müvekkil şirketin pazarladığı biraları (..., ...,vs.) satmayı ve bulundurmayı, diğer rakip ürünleri (..., vs.) satın almamayı, bulundurmamayı, tanıtımını üstlenmemeyi, işletmeyi sözleşme süresince açık tutarak bizzat çalıştırmayı, kapatmamayı, (işyerini ve işletme ruhsatım) başkalarına devretmemeyi, işyerinde iş değişikliği yapmamayı, bira satışında azami gayret göstermeyi, işbu sözleşme hükümlerinden herhangi birisine aykırı hareket ettiği takdirde müvekkili şirketten almış olduğu 30.000,00 TL tutarındaki katkıyı iade ile birlikte 15.000 USD cezai şartı müvekkil şirkete nakten ve defaten ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini , sözleşme doğrultusunda müvekkili şirket tarafından, davalıya 30.000,00.-TL tutarında katkıda bulunulduğunu, davalının 30.000,00 TL tutarındaki karşılıksız katkıyı aldığının taraflarca tanzim edilen Teslim Alındı Tutanağı, davalının tanzim ettiği Hizmet Bedeli faturası ve sair evrak ile de sabit olduğunu, müvekkilinin sözleşmeden doğan yükümlülüklerini eksiksiz ifa ettiği halde, davalının işletmede sadece müvekkil şirketin pazarladığı biraları (...,...,vs.) satmadığı, bulundurmadığı, rakip ürünleri (...,vs.) ve bunlara ilişkin malzemeyi satın aldığı, bulundurduğu, sattığı, tanıtımını üstlendiği, bu ve diğer suretlerle davalının sözleşme hükümlerini ihlal ettiğinin İstanbul 12.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/80 Dİ. sayılı dosyası ve bilirkişi incelemesi ile tespit olunduğunu, diğer davalı ...'ın ise tanzim ve imza ettiği 22.01.2015 tarihli Müşterek Borçlu Müteselsil Kefil Senedi ile, davalı ... Şti .nin, müvekkili şirkete karşı sözleşmelerden, diğer taahhütlerden, kanundan ve benzeri nedenlerden dolayı doğmuş, doğacak her türlü borçlarım müşterek ve müteselsil borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla aynen kabul etmiş olduğunu, ... Şti.nin yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde, ... A.Ş.nin adı geçene yaptığı 30.000,00 TL tutarındaki miktarı hiçbir ihtara gerek kalmadan ... A.Ş'ne ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, davalı ... Şti ve ...'ın işbu dava konusu borçtan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarım beyan ederek; sözleşme hükümlerini ihlal eden davalılardan, (cezai şart başta olmak üzere fazlaya ilişkin tüm haklar saklı kalmak üzere) 30.000,00 TL katkı tutarının dava tarihinden itibaren tahakkuk edecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, delil tespit giderleri, delil tespit avukatlık ücreti, yargılama gideri, harç, masraf ve dava vekalet ücretinin davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br> Davalı vekili Mahkememize ibraz ettiği 28.12.2018 tarihli cevap dilekçesinde; davacı tarafın iddialarının kabulünün mümkün olmadığını ve haksız davanın reddi gerektiğini, işbu davanın istanbul Mahkemelerinde ikame edilmesi gerektiği ve bu nedenle davada yetkisizlik karan verilmesi gerektiğini, Davacının İddialannm tamamıyla gerçek dışı olduğunu, müvekilinin hiç bir şekilde başka bir marka ile anlaşma yapmadığı ve başka bir markanın birasını işletmesinde satmadığını, bu hususun davalı şirketin şirket defterlerinin incelenmesi sonucunda açığa çıkacağını, müvekkilinin basiretli bir tacir gibi davranarak sözleşmeden doğan yükümlülüklerini eksiksiz bir şekilde ifa ettiğini, buna karşılık davacı tarafın yükümlülüğü olan sözleşme konusu biralan temin etme borcunu gereği gibi ifa edemediğini, davacı tarafın çok sık işçi değiştirmesinden dolayı müvekkili şirket tarafından verilen bira siparişlerinde gecikme olduğu ve hiç bir siparişin zamanında gelmemeye başladığım, bu hususun müvekkili şirketin ticaret hayatını olumsuz yönde etkilediğini ancak yine de müvekkil şirket tarafından sözleşmeye aykın davranamadığını, müvekkilinin bu konu hakkındaki şikayetim ... A.Ş İstanbul Bayisi ... A.Ş (... A.Ş) ile görüşüp şikayetini bildirmiş olmasına rağmen davacı şirket tarafından gerekenin yapılmamış olduğunu, ... A.Ş'ne müzekkere yazılarak mevcut telefon kayıtlannm celbinin talep edildiğinde işbu hususun ispatlanacağını, müvekkili ile davacı arasında yapılan sözleşmenin fıçı bira bazında olduğu ve biralann satışının fıçı tesisat sistemine fıçı bağlanarak yapıldığını, taraflar arasında tanzim edilen sözleşme incelendiğinde görüleceği üzere, işbu fıçı tesisat sisteminin davacı tarafın mülkiyeti kendisinde kalmak şartıyla, müvekkili şirketin işletmesine kurduğu ve herhangi bir arıza durumunda davacı tarafın bu arızayı üstleneceğini ve gerekli servis hizmetini sağlayacağım ücret talep etmeksizin üstlenmesinin kararlaştırıldığını, ancak davacının bu yükümlülüğünü de yerine getirmediği ve fıçı tesisat sistemindeki arızadan dolayı müvekkil şirket tarafından davacıya bildirimde bulunulmuş olmasına rağmen gerekli servis hizmetinin sağlanmadığını, yeme-içme alanında faaliyet gösteren müvekkilinin işbu suretle ciddi ekonomik zarara uğradığını, siparişlerin zamanında getirilmemesi ve fıçı sisteminin arızasının davacı tarafınca giderilmemesinden ötürü davacı şirketle bir çok kez irtibata geçmeye çalışılmış olmasına rağmen Davacı tarafınca ilgili hususlarda hiç bir işlem yapılmadığı ve müvekkili şirketin mağduriyetinin giderilmediğini, sözleşmede taahhüt etmiş olduğu edimlerini gereği ifa edemeyen davacının sözleşme hükümlerini ihlal ettiğinin açık olduğunu, bu nedenle dava dilekçesinde iddia edilenin aksine sözleşme kurallarını ihlal edenin davacı şirket olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesinde 30.000,00 TL'lik katkı tutarım istemesinin sözleşmeye aykırılık teşkil ettiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin 22.01.2015 tarihli olup 5 yılı geçmemek üzere 25.000 litre bira satın alınıncaya kadar geçerli bir akit olduğunu, taraflar arasındaki anlaşmaya göre müvekkil şirketin yükümlülüklerini yerine getirmediği takdirde 30.000.00 TL tutarındaki katkıyı ve 15.000 USD tutarındaki cezai şartı davacıya ödemekle yükümlü olduğunu, ancak yukarıda açıklandığı üzere müvekkilinin yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirdiği için almış olduğu katkı tutarını ve cezai şartı ödemekle yükümlü olmadığını, davacının taleplerini kabul etmemekle birlikte; müvekkilinin davacı ...Ş. ile olan sözleşmesini siparişlerin düzenli gelmemesi ve fıçı sistemindeki arızanın giderilmemesinden ötürü feshetmek istediğini davacıya beyan ettiğinde, davacı ...Ş. tarafından müvekkiline mail yoluyla geri dönüş yapıldığı ve 18.257,00 TL Ödeme yapılması durumunda fesih işlemlerinin başlayacağının ekli mail yazışması ile bildirilmiş olduğunu, Müvekkiline gönderilen mailde, sözleşmeyi feshedebılmesi için 18.257,00 TL ödeme yapılması gerektiğini bildiren davacı şirketin ikame ettiği huzurdaki davada 30.000,00 TL talep etmesinin haksız ve kötü niyetli olduğunu kanıtladığım beyan ederek davanın yetkisiz mahkemede açılmış olması nedeniyle yetkisizlik karan verilmesine, ... A.Ş.'ye müzekkere yazılarak telefon kayıtlannın celbine, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini, talep etmiştir.<br>Davacı vekili 15.01.2019 tarihli cevaba cevap dilekçesinde özetle; davalının rakip marka ürünlerini satmak koşuluyla sözleşmeyi ihlal ettiğinin istanbul 12. Sulh Hukuk Mahkemesi1 nin 2018/80 D. İş dosyasıyla hukuka uygun olarak Mahkeme vasıtasıyla tespit edildiğini, sözleşmeyi ihlal ettiği sabit olan davalı yanın aksi yöndeki soyut iddialanmn kabulünün mümkün olmadığını, Müvekkili şirketin çok sık işçi değiştirdiği, verilen siparişlerin zamanında gelmediği yönündeki iddialarının soyut ve asılsız olduğunu, satış yapmayı geciktirmesi ve hatta verilen siparişleri hiç göndermemesi gibi hususların ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, sözleşmenin müvekkil şirket tarafından ihlal edildiğini iddia eden davalı yamn, işbu mahkeme dosyası açılana kadar bu hususta herhangi bir talep ve dava yoluna gitmediğini, davalı yan ürün temini konusunda davacı şirkete bildirimlerde bulunulduğunu iddia etse de öne sürülen iddiaların soyut ve farazi olduğunu, davanın mahiyeti düşünüldüğünde hiçbir yazılı ve hukuki delil bulunmayan hususlara ilişkin telefon kayıtlarının celbedilmesi gibi delillere dayanılmasına muvafakat etmediklerini, davalı yanın, siparişlerin düzenli gelmemesi ve fıçı sistemindeki arızanın giderilmemesinden ötürü sözleşmeyi feshetmek istediğini davacı şirkete bildirdiğini ve 18.257,00 TL ödendiği takdirde sözleşmenin feshedilebileceğine ilişkin bir maille kendisine geri dönüş yapıldığım iddia ile sözleşmenin ihlali neticesinde 30.000,00 TL katkı alacağı talebinin haksız ve kötü niyetli olduğunu iddia ettiğini, taraflar arasında mutabakata varılarak imza altına alınan Satın Alma Sözleşmesi mevcut iken nereye ve kime, hangi taleplere verildiği belli olmayan bahis konusu bir mail cevabının işbu davada ispat aracı sayılmasının söz konusu olamayacağını, kaldı ki 30.000,00 TL katkı alacağı talebinin sözleşmenin ihlali sebebiyle hukuki dayanağı olan, karşılıklı imza altına alınmış geçerli bir sözleşmeye dayalı bir alacak olduğu ve sözleşmenin feshedilmesi müzakereleri ve koşullarıyla hiçbir ilgisi bulunmadığını, davalılardan ...' ın dava konusu borca müşterek borçlu müteselsil kefil olduğu hususuna ilişkin davalı yanın hiçbir İtiraz ve iddiada bulunmamasının, Mahkeme'ye sunulan delillerin yanı sıra davalı yanca da bu hususun ikrarı niteliğinde olduğunu, davalının, maddi deliller arasında tanık, yemin ve isticvap gibi delillere dayandığım belirttiğini, davanın niteliği itibariyle tanık, yemin ve isticvap ile ispatı caiz bir husus bulunmadığından bu delillere muvafakat etmediklerini, aynca davalının dava dışı ... A.Ş.'ye müzekkere yazılarak telefon kayıtlarının celbi talebinin de HMK kapsamında delil niteliğinde olmadığından toplanmaması gerektiği düşüncesiyle, buna da muvafakat etmediklerini beyan ederek dava dilekçesindeki taleplerini yinelemiştir.<br>Mahkememizce ön incelemenin duruşmalı yapıldığı, yargı yolunun caiz olduğu, mahkememizin görevli ve yetkili olduğu, dava şartlarının mevcut olduğu, taraf ve dava ehliyetinin mevcut olduğu, vekaletnamelerde eksiklik olmadığı,  yetki ilk itirazının bulunduğu hususları tespit edilmiştir. <br>Dilekçelerin teatisi aşaması usulüne uygun tamamlanmakla tahkikat aşamasına geçilmiştir.<br>Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacı ile davalı şirket arasında düzenlenen 22/01/2015 tarihli satın alma sözleşmesinden doğan yükümlülüklerin davalı tarafından eksiksiz olarak yerine getirilmediği, sözleşme gereğince davacının temin ve servis hizmeti borcu olup olmadığı var ise gereği gibi ifa edip etmediği, sözleşme gereğince davalının işletmesinde davacının pazarladığı ürünleri bulundurup satıp satmadığı, rakip ürünlere bulundurup satıp satmadığı bhu sözleşme hükümlerinin taraflarca ihlal edilip edilmediği bu nedenle davacının davalıya sözleşme gereğince katkı bedeli olarak ödediği tutarın davalılar tarafından iadesinin gerekip gerekmediği, davalı ...'ın bu sözleşme nedeni ile müteselsil kefil sıfatı ile müteselsilen sorumlu olup olmadığı hususlarında olduğu  tespit edilmiştir. <br>DELİLLER:<br>22/01/2015 tarihli başlangıç tarihli satın alma sözleşmesi, İstanbul 12. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2018/80 D. İş sayılı dosyası, hizmet bedeli faturası, müşterek  borçlu ve müteselsil kefalet senedi, bilirkişi raporları  dosyamız arasındadır.<br>İstanbul 12. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2018/80 D. İş sayılı dosyasının incelenmesinde; mahkememiz davacısı tarafından davalı ... hasım gösterilerek 27/06/2018 tarihinde delil tespiti istemli dava açıldığı, adı geçen Mahkemece Marka ve Patent vekili bilirkişi ... tarafından 23/07/2018 tarihli raporun dosyaya sunulduğu ve adı geçen davalıya tebliğ edildiği görülmüştür. Söz konusu raporun incelenmesinde; taraflar arasında 22/01/2015 tarihli satın alma sözleşmesinin imza edildiği, sözleşmenin konusunun tespit isteyen Mahkememiz davacısının pazarladığı ve sözleşme süresince pazarlanmasını üstleneceği bira ürünleri ..., ...'in, yeniden satıcı \"...\" tarafından ... Mahallesi, ... Sok. No: .../... D:... .../... adresindeki \"...\" adlı işletmesinde satın alınarak kullanıcılara ve tüketicilere yeniden satılması, bu malların servisine ilişkin mamül ve malzemelerin bulundurulması ile, diğer rakip ürünlerin satın alınmaması, bulundurulmaması, tanıtımının üstlenilmemesine ilişkin olduğunun, aynı sözleşmenin 13. Maddesinde asgari satın alma taahhüt miktarının 25.000 litre olarak kararlaştırıldığının tespit edildiği ve ayrıca sözleşmenin 14. Maddesinde ise sürenin 22/01/2015-22/07/2017 tarihleri arası olmak üzere 30 aylık süre ile geçerli olduğu, bu süre zarfında 13. Maddede belirtilen ürünlerin alımlarının gerçekleşmemesi halinde taahhüt edilen alım gerçekleşinceye kadar iş bu sözleşmenin devam edeceğinin ve bu halde sözleşmenin süresinin 5 yılı geçemeyeceğinin belirlendiğinin tespit edildiği görülmüştür. Adı geçen bilirkişinin katılımı ile işletme adresinde yapılan inceleme neticesinde sözleşme konusu olmayan \"3 adet ... marka fıçı bira ürünü\" olduğu tespit edilmiş, alınan görüntü kayıtlarının hazırlanan rapora eklendiğinin belirtildiği ayrıca söz konusu iş yerinde gerek tespit isteyin şirketin gerekse de başka şirketin reklam ve tanıtım malzemelerinin bulundurulmadığı da ayrıca tespit edilerek rapor halinde adı geçen Mahkemeye ibrazının gerçekleştiği anlaşılmıştır. <br>Mahkememizce dosyanın SMM Bilirkişi ...'e tevdii ile davacının ticari defter ve belgeri üzerinde  yerinde inceleme yetkisi de verilmek  sureti ile taraflar artasındaki uyulmazlığın davacının ticari defter ve belgelerine yansıma şekli ve uyuşmazlık konuları hakkında bilirkişi raporu düzenlemesi istenilmiş, bilirkişi tarafından sunulan 10/09/2019 havale tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında aynen; Davacı yasal defterlerinin E-defter formatında kayıt altına alındığı görülmüş olup, defterlerin yasal süresinde Gelirler İdaresi Başkanlığı sistemine yüklenerek beratlarının alındığı, defter kayıtlarının genel kabul görmüş muhasebe ilkelerine ve ilgili mevzuata uygun olduğu, tespit edilmiştir. Dosya kapsamında fotokopisi görülen Satın Alma Sözleşmesi başlıklı 22.01.2015 imza tarihli sözleşmenin 24 maddeden oluştuğu ve sözleşmenin taraflarının ... A.Ş ile (Yeniden Satıcı) ... Ltd.Şti arasında imzalandığı, sözleşme eki Müşterek borçlu ve müteselsil kefalet senedinde diğer davalı ...'m isim ve imzasının bulunduğu tespit edilmiştir. Sözleşmenin 14.maddesinde; sözleşme süresinin 22.01.2015 ile 22.07.2017 tarihleri arasında belirlendiği, bu süre zarfında 13.madde de belirtilen asgari taahhüt edilen (30.000 litre) ürün alımların gerçekleşmemesi halinde, taahhüt edilen alım gerçekleşinceye kadar sözleşmenin devam edeceği ancak bu halde dahi sözleşme süresi 5 yılı geçemeyeceğinin düzenlendiği görülmüş olup, sözleşme süresini kapsayan dönemde Davalının Davacıdan satın aldığı ürün miktarı 10.935,08 Litre olarak belirlenerek alım miktarının 13. maddedeki 30.000 Litre'nin altında kaldığı tespit edilmiştir. Sözleşmenin 1. maddesi doğrultusunda davalının \"diğer rakip ürünleri ve bunlara ilişkin her türlü malzemeyi satın almamayı, bulundurmamayı, tanıtımım üstlenmemeyi ve reklam niteliği taşıyan mamul ve malzemelerini bulundurmamayı, tanıtımını üstlenmemeyi\" taahhüt ettiği, Ancak İstanbul 12.SuIh Hukuk Mahkemesi 2018/80 D.İş dosyasında 28.06.2018 tarihinde Davalının adresinde yapılan keşif ile hazırlanan bilirkişi raporunda; \"İşyerinin faal durumda bulunduğu, İşyeri içerisinde, taraflar arasındaki sözleşmeye konu olmayan 3 adet '...' markalı fıçı bira ürünü ile tespit isteyen ile tespit istenilen şirket arasındaki 22.01.2015 tanzim tarihli Satın Alma Sözleşmesine konu ... markalı 4 adet fıçı bira ürününün olduğu\" tespit edildiğinden Davalının sözleşmenin 1. maddesine aykın davrandığı anlaşılmaktadır. Davalının \"siparişlerin zamanında yerine getirilmediği\" iddiası konusunda dosya kapsamında yazılı bir belgeye rastlanmamıştır. Sözleşmenin 11. maddesinde, sözleşme hükümlerinde aykın hareket edilmesi durumunda tüm yardım ve sabit yatırımların bedelinin bankalarca uygulanan en yüksek kredi faizi ile birlikte ... A.Ş'ye iade edileceği ve ayrıca ceza-İ şart olarak 15.000,00 A.B.D. Dolan karşılığı Türk Lirasını bankalarca uygulanan en yüksek kredi faizi ile birlikte hiçbir ihtara hacet kalmaksızın ... Paz.A.Ş'ne nakten ve defaten ödenmesi belirlendiğinden Davalının Davacıdan tahsil ettiği 30.000,00 TL nakit katkı bedeli kadar borçlu olduğu sonucuna varılması mümkün olup, nihai takdir Sayın Mahkeme'ye aittir. Sayın Mahkeme'nin faiz konusunda takdirinde değerlendirmek üzere 30.000,00 TL alacak İçin dava tarihi 27.11.2018 ile rapor tarihi arasında (bankalarca uygulanan en yüksek faiz oranı tarafımca tespit edilemediğinden) 29.06.2018 tarihinde Resmi Gazetede belirlenen reeskont faiz oranlarına göre faiz hesaplaması yapılarak 4.599,86 TL faiz tutan belirlenmiştir. Sözleşmenin 2. maddesinde davacı ... .A.Ş, Yeniden Satıcı'ya vermiş olduğu emanet demirbaşların, tamir ve bakımlannı ücret talep etmeksizin yapmayı veya yapılmasını sağlamayı kabul ve taahhüt ettiği görülmekle birlikte dosya kapsamında Davalının anza bildirimi ve servis talebi görülememiştir. Bu nedenle Davacmın bu yükümlülüğünü yerine getirmediği konusunda tespit ve değerlendirme yapılamamıştır.<br>Yapılan incelemeler sonucunda;<br>İstanbul 12.Sulh Hukuk Mahkemesi 2018/80 D.İş dosyasında bilirkişi incelemesi ile davalıya ait işyerinde rakip firmalara ait ürün bulunduğu tespit edildiğinden, Sayın Mahkeme'nin Davalı tarafça sözleşmenin l.maddesinin ihlal edilmiş olduğu yönünde kanaate varması durumunda; Davalının Davacıdan tahsil ettiği 30.000,00 TL nakit katkı bedeli kadar borçlu olduğu sonucuna varılması mümkün olup, nihai takdir Sayın Mahkeme'ye aittir. Sayın Mahkeme'nin faiz konusunda takdirinde değerlendirmek Üzere 30.000,00 TL alacak için dava tarihi 27.11.2018 ile rapor tarihi arasında (bankalarca uygulanan en yüksek faiz oranı tarafımca tespit edilemediğinden) 29.06.2018 tarihinde Resmi Gazetede açıklanan reeskont faiz oranlarına göre faiz hesaplaması yapılarak 4.599,86 TL faiz tutarı belirlenmiştir.\" şeklinde görüş bildirmiştir.<br>Bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş, davacı vekili tarafından  bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesi sunulduğu, davalı tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan ya da  itiraz dilekçesi sunulmadığı görülmüştür.<br>Mahkememizce Davalı defterleri üzerinde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere davalının ikametgahının bulunduğu Nöbetçi ATM'ne talimat yazılarak sözleşmenin geçerli olduğu dönmede davacıdan başka firmalardan sözleşme konusu benzer ürünlerin satın alınıp alınmadığı belirlenerek rapor halinde mahkememiz dosyasına sunulması istenilmiş, İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/18 Talimat sayılı dosyasında alınan 11/03/2020 havale tarihli raporun sonuç kısmında aynen \" Davalının,2015,2016,2017,2018 yıllan ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu; İstanbul 12.Sulh Hukuk Mahkemesi 2018/80 D.İş dosyasında Sayın Bilirkişi Av. ... raporunda, davalıya ait işyerinde rakip firmalara ait ürün bulunduğu tespit edildiğinden Sayın Mahkemenin davalı tarafça sözleşmenin 1. Maddesini ihlal edilmiş olduğu yönünde kanaate varması durumunda; Davalının davacıdan tahsil etmiş olduğu 30,000 TL katkı tutarı kadar borçlu olduğu, dava tarihi olan 27.11.2018 tarihinden itibaren bankalarca uygulanan ticari avans faiz oranı ile ödeme tarihine kadar işleyecek faiz hesaplanması, Taktir Sayın Mahkemenin olmakla birlikte; sözleşmenin 1.maddesi gereğince ; davalının diğer rakip ürünleri ve bunlara ilişkin her türlü malzemeyi satın almamayı, bulundurmamayı, tanıtmayı üstlenmemeyi taahhüt ettiği görülmüş ancak 23.07.2018 tarihli bilirkişi raporunda davalıya ait işyerinin faal olduğu, işyeri içerisinde sözleşmeye konu olmayan 3 adet ... markalı fıçı bira ürünün tespit edilmiş olması neticesinde davalının davacı ile imzalamış olduğu Satın Alma Sözleşmesinin 1.maddesine aykırı davranmış olduğu, neticeten davalının sözleşmenin 1.maddesine aykırı hareket etmiş olduğundan sözleşmenin 11.maddesi gereğince davalının tüm yardım ve sabit yatırım bedeli olan 30.000,00 TL yi bankalarca uygulanan en yüksek kredi faizi ile birlikte davacıya iade etmesi gerektiği\" yönünde görüş bildirilmiştir. <br>Talimat Mahkemesince alınan bilirkişi raporunun taraflara 16/03/2020 tarihinde tebliğ  edildiği, davacı tarafça beyan dilekçesinin sunulduğu, davalı tarafça beyan ya da itiraz dilekçesinin sunulmadığı görülmüştür. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların iddia ve savunmaları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;<br>Davanın sözleşmesel ilişki kapsamında davalı .... Şti'ne verilmiş olan katkı payını yine sözleşmesel hükümler gereği geri istenmesi talebine ilişkin olarak bu katkı payından her iki davalının sorumlu olup olmadıkların tespitine esas varılacak kanaate yönelik açılan alacak davası olduğu anlaşılmıştır.<br>Davacı ile davalı taraflardan ... Şti arasında 22/01/2015 tarihinde satın alma sözleşmesi başlıklı sözleşmenin imzalandığı, bu sözleşmeye göre davalı .... Şti'nin yeniden satıcı olarak kararlaştırıldığı, sözleşme süresinin bitiminin 22/07/2017 olduğ ve 30 ay süre ile geçerli olduğu, sözleşmenin konusunun ... A.Ş.'nin ... ve ... marka bira ürünlerinin ve sözleşme süresince ... A.Ş.'nin pazarlamasını üstleneceği ve yineden satıcı'ya satılması konusunda mutabık kalınan diğer ürünlere ilişkin olduğu, sözleşme kapsamının ... A.Ş.'nin pazarladığı ve sözleşme süresince pazarlanmasını üstleneceği bira ürünleri ..., ....'in, yeniden satıcı \"... Şti\" tarafından ... A.Ş.'den satın alınarak kullanıcılara ve tüketicilere yeniden satılması, bu malların servisine ilişkin mamül ve malzemelerin bulundurulmasına ilişkin olduğu görülmüştür. Diğer davalı ... ise söz konusu sözleşmeye 22/01/2015 imza altına alınan Müşterek borçlu ve müteselsil kefalet senedi başlıklı belge ile müteselsil olarak kefil olmuş, istem konusu edilen talebin kefillik konusu sınırları içerisinde kaldığı da tespit edilmiştir.<br>Sözleşmenin 1. maddesine göre; kararlaştırılan ürünlerin ... Şti'nin ... Mahallesi, ... Sok. No: .../... D:... .../... adresindeki \"...\" adlı işletmesinde satın alınarak kullanıcılara ve tüketicilere yeniden satılması, bu malların servisine ilişkin mamül ve malzemelerin bulundurulması ile, diğer rakip ürünlerin satın alınmaması, bulundurulmaması, tanıtımının üstlenilmemesi ile ... A.Ş'nin pazarladığı mamüllerin satışının iş bu sözleşme hükümlerine uygun şekilde yapılmasının sözleşme taraflarınca kabul ve taahhüt edildiği görülmüştür.<br>Sözleşmenin 13. maddesine göre;  ... ve ... marka ürünler yönünden asgari satın alma taahhüt miktarının 25.000 litre olarak kararlaştırıldığı ayrıca yeniden satıcı-davalı ... Şti'nin belirlenen satın alma tutarına ulaşamaması halinde davacı tarafından aleyhinde satın alma miktarına ulaşılamaması nedeniyle cezayi şart müeyyidesine başvurabileceği, aynı sözleşmenin 14. Maddesine göre ise 13. Maddede belirtilen asgari satın alma tutarına ulaşılamaması halinde taahhüt edilen alım gerçekleşinceye kadar iş bu sözleşmenin devam edeceğinin ve bu halde sözleşmenin süresinin 5 yılı geçemeyeceğinin kararlaştırıldığı görülmüştür.<br>Sözleşmenin 11. maddesine göre; davacının talep konusu itibariyle tüm yardım ve sabit yatırım bedellerini sözleşmenin diğer tarafı olan davalı ... Şti'nden bankalarca uygulanan en yüksek kredi faizi ile birlikte istimi hakkının bulunduğu görülmüştür.<br>Delillerin değerlendirilmesine geçmeden evvel şu hususun belirtilmesinde fayda vardır: usulüne uygun tebliğine rağmen davalılar tarafından beyan ya da itiraza uğramadığı dosya kapsamından sabit olan her iki taraf ticari defter ve belgelerine göre davacının davalı ... Şti'ne sözleşmesel ilişki kapsamında katkı payı bedeli olarak 30.000,00 TL'yi verdiği ve bu kapsamda bu konu yönünden davacının söz konusu sözleşmenin 9. maddesinde kararlaştılan bu yükümlülüğünü yerine getirdiği hususunda bir tereddüt bulunmamaktadır.<br>Taraf defterlerinin birlikte incelenmesi neticesinde; davacı ticari defter ve kayıtlara göre taraflar arası ticari ilişkinin sözleşmenin imzalanması tarihinden evvel başladığı ve 09/05/2018 tarihine kadar da devam ettiği, kayıtların açık hesap şeklinde cari hesap üzerinden takip edildiği, davalı cari hesap kayıtlarına göre davalının davacıdan 28/02/2015 tarihinde toplam 1.350,09 TL fatura bedeli üzerinden ürün satın aldığı ve takip eden tarihlerde muhtelif ürünlerin satın alındığı ve en son satın almanın 03/05/2018 tarihinde toplam 1.350,00 TL fatura ile olduğu, bu kapsamda davalı ... Şti. tarafından davacıdan 2015 yılında 1.648,56 litre, 2016 yılında 3.128,52 litre, 2017 yılında 4.372,00 litre ve 2018 yılında 1.750,00 litre olmak üzere toplamda 10.935,08 litre ürün satın alındığı, bu miktarın sözleşmenin 13. Maddesinde belirlenen asgari 25.000 litre miktarın altında kaldığı, davalı ... Şti'nin ticari defter ve kayıtlara göre ise taraflar arası ticari ilişkinin cari hesap üzerinden takip edildiği, kendi kayıtlarında olan faturalardan kaynaklı BA formunun bildiriminin yapıldığı, davacıya 26.618,89 TL cari borcunun olduğu görülmüştür. Ayrıca davalı kayıtlarında bulunan fatura tutarları ile davacı kayıtlarında bulunan fatura tutarlarının karşılaştırılması neticesinde davalının sözleşmede kararlaştırılan asgari alım düzeyinin altında ürün satın aldığı anlaşılmıştır.<br>Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Davacı ile davalı taraflardan ... Şti arasında 22/01/2015-22/07/2017 tarihlere arası dönemde 30 ay süre ile geçerli olacak şekilde satın alma sözleşmesi başlıklı sözleşmenin imzalandığı, sözleşmenin 13. maddesinde bu süre içerisinde davalı şirketin davacıdan asgari 25.000 litre ürün alımı yapacağının kararlaştırıldığı, sözleşmenin 14. maddesine göre 13. Maddede belirtilen asgari satın alma tutarına ulaşılamaması halinde taahhüt edilen alım gerçekleşinceye kadar iş bu sözleşmenin devam edeceğinin ve bu halde sözleşmenin süresinin 5 yılı geçemeyeceğinin belirlendiği ve bu kapsamda taraf ticari defter ve kayıtlara göre sözleşme süresinin normal bitim tarihinden sonra 14. maddeye göre ticari ilişkinin devam ettiği görülmüştür. Yukarıda belirtildiği gibi taraf ticari defter ve kayıtlarına göre adı geçen davalı şirketin davacıdan asgari alım miktar kadar alımın yapılmadığı dolayısı ile sözleşmenin 13. maddesindeki hükmün ihlal edildiği kanaatine varılmıştır. Söz konusu sözleşmenin 14. maddedeki 5 yıllık sürenin henüz dolmadığı düşünülse bile somut uyuşmazlığın sözleşmenin 1. maddesinde kararlaştırılan ihlalden kaynaklı olarak talep edildiği dosya kapsamından sabit olduğundan 13. maddeye dayalı olarak açılmadığında tereddüt bulunmamaktadır. Dosya arasında bulunan  İstanbul 12. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2018/80 D. İş sayılı dosyasından da görüleceği üzere sözleşmesel ilişkinin devamı sırasında davalı şirketin ticari faaliyetinin sürdürüldüğü ve sözleşmede yazılı adresinde yapılan tespit işlemine göre rakip firmaya ait ürünlerin ticari faaliyet nedeniyle bulundurulduğu yönündeki tespit dosyasının varlığı nedeniyle durumun sözleşmenin 1. maddesine aykırılık teşkil ettiği bu kapsamda aynı sözleşmenin 9. maddesi ile kararlaştırılan ve davalı şirkete verildiği sabit olan 30.000,00 TL katkı payı bedelinin davacı tarafından talep edilmesinde hukuki yararının bulunduğu kanaatine varılmıştır. Dolayısı ile bu tutarın davacı tarafından davalı şirket ve söz konusu sözleşmeye müteselsil kefil sıfatı ile imza atan diğer davalıdan müteselsilen tahsilinin istenmesi hakkının bulunduğu ve bu tutara yönelik istem konusu edilen faiz türünün sözleşme ile kararlaştırılmış olması...'' gerekçesi ile; Davanın KABULÜNE, 30.000,00.TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte DAVALILARDAN MÜTESELSİLEN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE karar verilmiş, verilen bu karara karşı davalılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br> <br>İSTİNAF NEDENLERİ: <br><br>Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili davalıların yerleşim yerlerinin Şişli/İstanbul olduğundan mahkemenin yetkisiz olduğunu ve yetkili mahkemenin İstanbul Mahkemeleri olduğunu, maddi gerçeklerin araştırılmadığını, davacı tarafın edimlerini ve sözleşme yükümlülüklerini yerine getirmemesinin dikkate alınmadığını ayrıca müvekkili davalı şirketin davacı ... ile olan sözleşmesini siparişlerin düzenli gelmemesi ve fıçı sistemindeki arızanın giderilmemesinden ötürü feshetmek istediğini davacıya beyan ettiğinde, davacı .... tarafından müvekkiline mail yoluyla geri dönüş yapılarak 18.257,00.TL ödeme yapılması durumunda fesih işlemlerinin başlayacağının bildirildiğinden bu davada davacının 30.000.00.TL talep etmesinin haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalı müvekkili şirket yanında müvekkili diğer davalı ... aleyhine müteselsil sorumlu tutulmasının da hukuken mümkün olmadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.  <br><br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: <br><br>Dava, satın alma sözleşmesinin ihlal edilmesi nedeniyle katkı payının iadesi istemine ilişkindir. <br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br> Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle taraflar arasında imzalanan sözleşmenin davalı şirket tarafından ihlal edilmesinden dolayı davacı tarafından sözleşmenin haklı nedenle feshedilmesine, davacının ödediği katkı payını sözleşme doğrultusunda davalı şirket ve davalı müteselsil kefil ...'dan müştereken ve müteselsilen isteyebileceğine, yargılamada eksiklik bulunmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalılar vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br><br>1-İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/07/2020 tarih ve 2018/1399 Esas  2020/380 Karar sayılı hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davalılar vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf başvurusu sırasında alınması gereken 2.049,30.TL nispi karar harcından peşin olarak alınan 512,25.TL harcın mahsubu ile bakiye 1.537,05.TL harcın davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına,  <br>3-İstinaf başvurusu sırasında davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 18/04/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"dd52f96374449e81","SID":"9a85eb592d777d17"}}