{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ  Esas-Karar No: 2022/2135 - 2024/403<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2022/2135 <br>KARAR NO\t: 2024/403<br><br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 29/04/2022<br>NUMARASI\t\t: 2018/914 Esas 2022/378 Karar<br><br>DAVACILAR\t<br>VEKİLİ\t<br>DAVALI\t:<br>\t  <br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Sebebiyle Açılan Maddi ve Manevi Tazminat)<br><br>KARAR TARİHİ\t: 20/03/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 17/04/2024<br><br>Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili, davalı ... Sigorta Şirketi vekili, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili ve davalı ... İnşaat Taahhüt Nakliye Hafriyat Ticaret Limited Şirketi vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile  anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>Davacılar vekili dava dilekçesinde; 03/10/2018 günü saat 00:20 sıralarında ...’ın yolcu olarak bulunduğu, sürücü ... yönetimindeki, davalı ... Sigorta A.Ş.'ye sigortalı otomobil ile kırmızı fasılalı ışıkta kavşağa giriş yaptığında kavşağa solundaki koldan sarı fasılalı ışıkta giriş yapan sürücü ... yönetimindeki davalı şirkete ait ve davalı ... Sigorta Şirketine sigortalı kamyon ile çarpışması sonucu ölümlü yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza neticesinde müvekkili ... ve ...’in kızları, ...’ın eşi, ...’ın ise annesi olan ...’ın vefat ettiğini, müvekkillerinin ölenin desteğinden mahrum kaldıkları gibi manevi olarak da zarar gördüklerini, zararlarından davalıların sorumlu olduğunu ileri sürerek, şimdilik her bir davacı için 500,00 'er TL olmak üzere toplam 2.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının tüm davalılardan, davacı ... için 70.000,00 TL, davacı ... için 80.000,00 TL, ... ... için 90.000,00 TL ve ... için 90.000,00 TL olmak üzere toplam 330.000,00 TL manevi tazminatın ... Sigorta A.Ş. dışındaki diğer davalılardan temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans/ticari faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.<br>Talep artırım dilekçesi ile; maddi tazminat olarak, davacı ... yönünden 163.863,40-TL, davacı ... yönünden 22.311,74-TL, davacı ... ... yönünden  30.316,04-TL olarak tahsilini istemiş, davacı ... yönünden taleplerini atiye terk ettiklerini belirtmiştir.<br>Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; kazanın dava dışı ...'un kusuru nedeniyle meydana geldiğini, kusura denk düşen kısmın teminat dışı olduğunu, mirasçılara bir kısım ödemenin yapıldığını, kazadan dolayı açılan soruşturma dosyasının celbi ile davanın sonuçlanmasından sonra kusur durumunun tespit edilmesini, kazada hatır taşıması olup olmadığının değerlendirilmesini, destekten yoksun kalma tazminatı belirlenirken asgari ücretin baz alınmasını talep ettiklerini, davalının faiz yükümlülüğünün başlamadığını savunarak davanın reddini istemiştir.<br>Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacıların talepleri dolayısı ile 28/12/2018 tarihinde 51.106,80 TL ödemenin yapıldığını, yapılan ödeme gereğince davalının sorumluluğunu yerine getirdiğini, bu nedenle öncelikle davalı tarafından yapılan ödemenin ödeme tarihindeki verilere göre yeterli olup olmadığının tespiti, ödenen ile ödenmesi gereken arasında bir misline yakın fark olmadığından davanın reddine karar verilmesini, aksi halde davalının sorumluluğunun poliçe limiti ve sigortalının kusuru ile sınırlı olduğunu, davacıların destek iddiasının kanıtlanması gerektiğini, kazada kusur durumunun belirlenmesini ve aktüer bilirkişiye dosyanın tevdini talep ettiklerini, manevi tazminata hükmedilirken ülkenin ekonomik durumu tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusurları gibi özelliklerin göz önünde bulundurulması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>Davalı ... İnş. Taah. Hafr. Tic. Ltd. Şti vekili cevap dilekçesinde; kazanın oluşumunda müteveffa ...'un tam kusurlu olduğunu, dava konusu kazaya ilişkin olarak davalı şirketin sorumluluğu bulunmadığını, davalının araç maliki olarak sorumluluğuna ilişkin olarak ... plakalı kamyonun hafriyat toprağı ve atık taşıma izin belgesi bulunduğunu, kazanın aracın bakım ve onarımındaki bir eksiklikten meydana gelmediği de gözetilerek sorumluluğunu yerine getirdiğini,  yapılan ödemeler sonrasında da davalının davacılara karşı bir sorumluluğu kalmadığını, aksi halde dahi tespit edilecek miktardan mahsup edilmesi gerektiğini, müteveffanın davacıların geçimini düzenli olarak sağlayıp sağlamadığı, maddi desteğinin bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise, ne ölçüde bulunabileceği hususlarının davacılar tarafından ispatlanması gerektiğini bildirerek, davanın reddini istemiştir. <br>Davalı ...,  usulüne uygun yapılan tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece; davanın trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu; Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2019/37 Esas 2021/13 Karar sayılı dosyası celp edilerek dosya içerisine alındığı, dosya kapsamından davalı ...’ın tali kusurlu, davacının içerisinde bulunduğu araç şoförünün ise asli kusurlu olarak kazaya sebebiyet verdiği neticeten davalı ...’ın 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiğinin görüldüğü, Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinde ki tanık ifadelerinden davacıların desteğinin kaza evvelinde kazada vefat eden araç sürücüsü ... ile birlikte restoran çıkışında araca bindiğinin belirtildiği, dosya kapsamına sunulan delillerden sürücünün 1.22 promil alkollü olduğunun görüldüğü, 22/11/2019, 03/04/2020, 04/01/2021 tarihli bilirkişi heyeti raporlarında, kazanın meydana gelmesinde desteğin yolcu olarak bulunduğu ve davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından ZMMS ile sigortalı araç sürücüsünün %60 oranında, diğer davalıların sürücüsü, işleteni olduğu ve davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından İMMS ile sigortalı aracın tali %40 oranında kusurlu olduğu tespit edilerek tazminat hesaplaması yapıldığı, son olarak Aktüer Bilirkişiden alınan 18/01/2022 tarihli ek raporda;  \"davacı vekili müşterek ve müteselsil dava açıldığından hesaplamaların %100 kusura dayanılarak yapıldığını, TRH 2010 yaşam tablosu ve Progresif rant %10 arttırım ve %10 eksiltim uygulanarak yapılan hesaplama sonucunda ...'ın destekten yoksun kalma zararı karşısında talep edebileceği tutarın 414.677,63 TL olduğu, ... ...'in destekten yoksun kalma zararı karşısında talep edebileceği tutarın 89.731,24 TL olduğu, ...'in destekten yoksun kalma zararı karşısında talep edebileceği tutarın 42.968,92 TL olduğu, ...'a yeterli ödeme yapıldığından tazminat alacağının bulunmadığı, davacı tarafın sigorta şirketinin kısmi ödeme yaptığı tarihten 20/12/2018 itibaren yasal faiz yürütülerek ... Sigorta Şirketinden dava açılma tarihinden itibaren avans faizi yürütülerek diğer davalılardan olay tarihinden itibaren yasal faiz yürütülerek tazmin talebinde bulunabileceği\" şeklinde görüş bildirdiği, tüm dosya kapsamının incelenmesinde, kaza tarihi olan 03.10.2018 tarihinde davacıların desteği ...’ın içerisinde olduğu aracın kazası neticesinde vefat ettiği, destekten yoksun kalma tazminatı yönünden yapılan değerlendirmede, alınan 18.01.2022 tarihli ek raporun TRH 2010 ve progresif rant yöntemi ile yapılan tazminat hesabının dosya kapsamına uygun olduğu, davalı ... Sigorta tarafından dava öncesinde yapılan ödemelerin güncellenmesi, diğer davalı ... yönünden ise dava tarihinden sonra yapılan ödemelerin hükmolunan tazminat miktarından düşülmesi neticesinde davacı eş ...’ın 414.677,63 TL,  ... ...’in 89.731,24 TL, ...’in 42.968,92 TL tazminat alacağı bulunduğu, davalı ... yönünden ise ödemeler nedeniyle tazminat alacağı olmadığının kabul edildiği, ancak hesaplanan bu tazminat yönünden davalıların yargılama sırasında müterafik kusur indirimi yapılması yönünden itirazları bulunmuş olup, bu hususun mahkemece değerlendirilmesinde, davalıların desteğinin kaza sırasında araç sürücünün alkollü olduğunu bilerek araç içerisinde olması neticesinde hükmolunan destekten yoksun kalma tazminatı üzerinden %20 oranında müterafık kusur indirimi yapıldığında dahi zararın talep sınırları içerisinde kaldığının anlaşıldığı, yine dosya kapsamında hatır taşımacılığı olduğu ve hatır taşımacılığına ilişkin definin davalı ... Sigorta A.Ş. vekilince esasa cevap süresi içerisinde sürülmesi nedeniyle bu davalı yönünden %20 oranında hatır taşımacılığı indirimi yapıldığında da zararın yine talep sınırları içerisinde kaldığının anlaşıldığı, manevi tazminat yönünden ise, ceza yargılamasında Trafik İhtisas Dairesi’nden alınan kusur raporunda davalı ...’ın kusur durumunun tali olarak belirlenmesi, desteğin yaşı, paranın alım gücü, davacıların desteğe yakınlıkları ve müterafık kusur oranı göz önüne alındığında, her bir davacı yönünden 40.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ..., ... İnş. Taah. Nak. Haf. Tic. Ltd. Şti. ile poliçe limiti dahilinde ... A.Ş.’den tahsiline karar vermek gerektiği, faiz başlangıcı olarak ise başvurunun davalı ... yönünden  15.11.2018 tarihinde, diğer sigorta şirketine ise 19.11.2018 tarihinde  tebliğ edildiği nazara alınarak karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle; <br>\"1-Destekten yoksun kalma tazminatı yönünden, <br>a)Davacı ... yönünden talebin kabulü ile yönünden 163.863,40 TL’nin<br>b)Davacı ... ... yönünden talebin kabulü ile 30.316,74 TL’nin<br>c)Davacı ... yönünden talebin kabulü 22.311,74 TL<br>Destekten yoksun kalma tazminatlarının tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile alacağa davalı ... Sigorta yönünden temerrüt tarihi olan 02.12.2018 tarihinden itibaren yasal faiz, davalı ... A.Ş. yönünden 28.11.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi, diğer davalılar ... ve ... İnş Taah. Nak. Haf. Ltd Şti yönünden ise kaza tarihi olan 03.10.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline,<br>d)Davacı ... yönünden destekten yoksun kalma tazminat talebinin reddine,<br>2) Manevi tazminat yönünden, davacı ..., ..., ... ... ve ... için 40.000,00 TL’er olmak üzere toplam 160.000,00 TL manevi tazminatın (davalı ... A.Ş.’nin poliçe limiti olan 100.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere) davalılar ..., ... İnş. Taah. Nak. Haf. Ltd. Şti. ve ... A.Ş.’den müştereken ve müteselsilen tahsiline, alacağın davalılar ... ve ... İnş Taah. Nak. Haf. Ltd. Şti yönünden 03.10.2018, ... A.Ş. yönünden ise dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile tahsiline,” karar verilmiş, Davacının tavzih talebi üzerine, 07/09/2022 tarihli ek kararı ile gerekçeli karardaki manevi tazminata ilişkin olarak faiz türünü değiştirmek suretiyle “avans faizi” olarak düzeltilmiş, ilk derece mahkemesi kararı,  davacılar vekili, davalı ... Sigorta Şirketi vekili, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili ve davalı ... İnşaat Taahhüt Nakliye Hafriyat Ticaret Limited Şirketi vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde; maddi tazminatların eksik ve hatalı hesaplandığını, bu nedenle gelinen noktadan maddi tazminatların fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak yeniden hesaplanmasını talep ettiklerini, manevi tazminat talepleri yönünden ise, her bir müvekkili için 40.000,00 TL manevi tazminatın hakkaniyete uygun olmadığını, davacıların yakınlarının 15 gün hastanede devam eden yaşam mücadelesi sonucunda vefat ettiğini, bu süreçte yoğun acı çektiklerini, manevi tazminat miktarının olayın özelliğine uygun olmadığını, çok düşük takdir edildiğini, vekalet ücretine ilişkin olarak ise, müvekkili lehine hükmedilen manevi tazminat nedeniyle davalıların vekalet ücretinden sorumluluğunda, davalı ... adı bulunmadığını, kararın bu nedenle de hatalı olduğunu, kazanın meydana gelmesinde vefat edenin kusuru olmadığı gibi kazada hatır taşımasının da söz konusu olmayacağını belirterek, kararın kaldırılarak güncel destek zararlarının hesaplanarak hüküm altına alınmasını, manevi tazminat taleplerinin kabul edilmesini istemiştir. <br>Davalı ... İnş. Taah. Nak. Hafr. Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kazanın meydana gelmesinde, kazaya karışan vefat edenin yolcu olarak bulunduğu karşı araç sürücünün tam kusurlu olduğunu, 1,22 promil alkollü olan karşı araç sürücüsünün kavşaklarda geçiş önceliğine uymaması nedeniyle kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğunu, yerel mahkemenin kararında alkol durumuna değinmediğini, yine karşı araç sürücüsünün ve vefat edenin emniyet kemeri takmaması nedeniyle de tam kusurlu olduğunun tespit edildiğini, buna rağmen müvekkilinin kusurlu olduğunun kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bu nedenle yapılan hesaplamaların da uygun olmadığını, müvekkilinin aracın tüm muayenelerini yaptırdığını ve tüm sorumluluklarını yerine getirdiğini bu nedenle de tazminattan sorumlu tutulamayacağını, yerel mahkemece, hatalı ve eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporuna göre rapora itirazları da nazara alınmadan karar verildiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>Davalı ... Sigorta Şirketi vekili istinaf başvuru dilekçesinde; manevi tazminat yönünden İMMS kapsamında limitlerinin 100.000,00 TL olduğunu ve meydana gelen kazada vefat eden ...’un yakınları tarafından Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/133 E. sayılı dosyasından hükmedilen manevi tazminat kapsamında, davacılara yapılan 100.000,00 TL ödeme sonrasında, limitlerinin tükendiğini bu nedenle manevi tazminattan sorumlu tutulmalarının haksız olduğunu, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsüne kusur izafe edilmesinin haksız olduğunu, kusur raporunun ATK’dan alınması gerektiğini, ayrıca müvekkilinin araç sürücüsünün kusuru oranında zarardan sorumlu tutulabileceğini, müterafik kusurun davada değerlendirilmesi ve tazminattan indirilmesi gerektiğini, taşımanın da hatır taşıması olması durumunda hatır taşıması nedeniyle indirim yapılması gerektiğini, mahkemece müvekkilinin tam kusura göre müvekkilinin müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasının da hukuka aykırı olduğu, mahkemece yapılması gerekenin kusur oranlarına göre tazminatın hesaplanması, bundan sonra ödemelerin tenzili, hatır ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davayı kabul etmemekle birlikte, teminatı aşar şekilde müvekkilinin sorumluluğuna karar verildiğini, bakiye teminat miktarının nazara alınmadığını, her ne kadar kararda poliçe teminat limiti ile sınırlı denilmiş ise bu hususun infazda tereddüt yaratacağını ve müvekkilinin bakiye teminattan fazla tazminattan sorumlu tutulacağını, yine müvekkilinin yargılama gideri ve ferilerinden sorumlu olduğu teminat miktarı ile sınırlı olarak sorumlu olmasına karar verilmesi gerektiğini, hesaba esas alınan geliri de kabul etmediklerini, davacının SGK dökümlerinde çalışmasının 30 günün altında olduğu, bu nedenle çalışılan dönem için somut gelir, çalışılmayan dönem için asgari ücretin nazara alınması gerektiğini, bu nedenle asgari ücrete göre hesaplama yapılması için yeniden rapor alınmasını talep ettiklerini, gerçek gelir varken farazi gelire göre hesaplama yapılmayacağının emsal kararlarda da kabul edildiğini, kazanın iş kazası olduğunu, bu nedenle SGK ödemesi var ise indirilmesi gerektiğini, SGK tazminat ödenmediğini belirtmiş ise ödeme alınacağının iş kazası olması nedeniyle kuşkusuz olduğunu, bu nedenle bağlanan gelirin ya da bağlanması muhtemel gelirin indirilmesi gerektiğini, müvekkili tarafından yapılan yeterli ödeme nedeniyle de müvekkilinin sorumluluğunun sona erdiğini, özellikle ödeme tarihi itibariyle hesaplama yapılarak müvekkili şirketin ödemesinin yeterli olması durumunda davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, ödeme tarihi itibariyle hesaplamanın TRH2010 Yaşam Tablosu ve 1,8 Teknik faize göre hesaplanması gerektiğini, yine hesap tarihi itibariyle de hesaplamanın Genel Şartlara göre yapılması gerektiğini, karara esas alınan raporda ise;“Progresif rant yöntemi” uygulanarak hesaplama yapıldığını, kararın bu nedenle de kaldırılması gerektiğini, vefat edenin, desteğinden mahrum kalan başkaca yakınları var ise bunların da araştırılması gerektiğini, her halükarda hesaplamanın garameten yapılması gerektiğini ve müvekkilinin asıl alacak ve ferilerinden sorumluluğunun buna göre belirlenmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde; mahkemece tam kusura göre müşterek ve müteselsilen sorumluluğu karar verildiğini, müvekkilinin sorumluluğunun, sigortalı araç sürücüsünün kusuru ile sınırlı olduğunu, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, bu nedenle ATK’dan kusur raporu alınması gerektiğini, kusuru hiçbir şekilde kabul etmemekle birlikte, müvekkilinin kusur oranında sorumlu tutulması, tazminat miktarından hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, gerekçeli kararda poliçe limiti yazılmamasının hatalı olduğunu, tazminat miktarının limiti aşması nedeniyle garame hesabı yapılması gerektiğini ve daha önceki ödemelerin güncellenerek mahsup edilmesi gerektiğini, bu nedenle de kararın hatalı olduğunu, ayrıca hesaplamanın Genel Şartlara göre yapılması gerektiğini, gelirin de asgari ücretten farklı bir miktar kabul edilmesinin hatalı olduğunu, kazanın iş kazası olması nedeniyle SGK tarafından yapılan ödeme var ise bunun da mahsup edilmesi gerektiğini, aktüeryal hesap bilirkişisi raporunun da uygun olmadığını, hesaplamanın TRH2010 Yaşam Tablosuna göre %1,8 teknik faiz uygulanarak yapılması gerektiğini, manevi tazminattan sorumlu tutulmayan müvekkilinin, manevi tazminata ilişkin yargılama gideri ve harçlardan sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenlerin sıfatına göre, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemesi neticesinde;<br>Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemidir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş hüküm davacılar vekili, davalı ... Sigorta Şirketi vekili, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili ve davalı ... İnşaat Taahhüt Nakliye Hafriyat Ticaret Limited Şirketi vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>03/10/2018 tarihinde, saat:00.20 sıralarında davalı ...'ın anayol üzerinde seyri sırasında, kendisine fasılalı sarı ışığın yandığı kavşakta, kavşak sol kol üzerinden kendisine yanan fasılalı kırmızı ışıkta kavşağa giren, ölenin de içerisin de yolcu olarak bulunduğu, kaza sonucu vefat eden ve 1,22 promil alkollü olduğu anlaşılan ... idaresindeki araca sol yan kısmından çarpması neticesinde ölümlü trafik kazasının meydana geldiği, kaza dosyası ve ceza mahkemesi dosyasında görülmüştür. Kaza tespit tutanağında, davalı İlhan idaresindeki aracın, yol içesinde, durduğu noktaya kadar 68 m. fren izi tespit edildiği, durduğu nokta ile tespit edilen çarpma noktası arasındaki mesafenin 8,5 m. olduğu, aracın fren izinin gidiş istikametine göre yolun soluna doğru devam ettiği ve davalıya ait aracın orta refüj yanındaki şerit üzerinde duruşa geçtiği, tutanakta yer alan krokide işaretlenerek, kazanın meydana gelmesinde araç sürücüsü ...'ın kavşaklarda geçiş önceliğine uymadığından, davalı sürücüsü ...'ın da meskun mahal içerisinde hız limitlerine uymadığından kusurlu olduğunun tespit edildiği görülmüştür. Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 19/01/2021 tarih 2019/37 E. ve 2021/3 K. sayılı dosyasında davalı ... hakkında taksirle ölüme neden olma suçundan açılan davada da, kazanın meydana gelmesinde ...'ın aynı sebeple tali kusurlu, vefat edenin yolcu olarak bulunduğu ...'un asli kusurlu olduğunun kabul edildiği, ...'ın taksirle ölüme neden olmak suçundan cezalandırılmasına karar verildiği ve kararın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesi tarafından yapılan istinaf incelemesi neticesinde kesinleşmiş olduğu görülmüştür. İlk derece mahkemesi tarafından alınan bilirkişi raporunda da, kavşaklarda geçiş önceliğine uymayan ...'un bu nedenle asli %60 oranında, meskun mahalde hız limitlerinin üzerinde seyreden ve seyir hızı ile kavşağa giren davalı ...'ın ise tali %40 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, mahkemece rapor doğrultusunda davanın esası hakkında karar verildiği görülmüştür.<br>İstinaf eden davalıların kusur oranına yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; meydana gelen haksız fiilin suç teşkil etmesi durumunda, ceza mahkemesi tarafından tespit edilen maddi vaka ve haksız fiilin varlığı hukuk hakimini bağlar ise de, TBK'nın 74. maddesi gereğince ceza mahkemesinde tespit edilen kusur oranı hukuk hakimi bağlamayacağından, kazanın meydana gelmesinde kusur durumu, ceza mahkemesinde kesinleşen maddi vaka çerçevesinde değerlendirilerek davanın esası hakkında karar verilmelidir. Birden fazla kişinin sebep olduğu haksız fiil çerçevesinde sorumlulardan müşterek ve müteselsil sorumluluk çerçevesinde dava açılmış olsa dahi, eldeki dosyada tespit edilecek kusur oranı, sorumlular arasındaki iç ilişki çerçevesinde talepler açısından davada taraf olanlar yönünden delil olarak sonuç doğuracağından, kusur oranlarının doğru şekilde tespit edilmiş olması önemlidir. <br>Somut olayda, gerek ceza dosyası kapsamında, gerekse kaza tespit tutanağına göre vefat eden sürücüsünün geçiş önceliğine uymaması nedeniyle kusurlu olduğu tespit edilmiş olup, kavşaklarda geçiş önceliğine uyulmamış olması KTK gereğince asli kusurdur. Davalı ... ise kavşaklara girerken yavaşlamaması, dikkatsizliği nedeniyle kusurlu olduğu tespit edilmiş olup, kazanın oluş şekline ve KTK hükümlerine göre tali kusur mahiyetindedir. Mahkemece hükme esas alınan raporda davalı İlhami tali kusurlu, vefat eden sürücü ise asli kusurlu kabul edilmiş olmasına rağmen tali kusur oranı üst düzeyde tespit edilmiş, rapora araç işleteni olan davalı ve sigorta şirketi olan davalılar vekilleri  tarafından itiraz edilmiştir. Kaza sırasında, vefat edenin yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsünün 1,22 promil alkollü olduğu tespit edilmiş olup, kaza mahallinde çarpma noktası öncesinde başlayan ve çarpma noktasının ilerisine geçen 68. metre fren izi mevcut olduğu kaza tespit tutanağından anlaşılmasına rağmen, bu hususlar ve yol üzerindeki çarpma noktası bilirkişi raporunda değerlendirilmeksizin kusur oranlarının tespit edildiği anlaşıldığından, hükme esas alınan kusur raporu karar vermeye elverişli değildir. Bu durumda, eski karayolları trafik fen heyetinde görevli 3 kişilik bilirkişi heyetinden yahut Adli Tıp Kurumundan davalıların itirazlarının değerlendirildiği, çarpma noktasından önceki fren mesafesi, yol üzerindeki çarpma noktası, aracın takip ettiği şeride göre, davalı ...'ın kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğu ceza dosyası ile sabit olsa dahi, vefat eden diğer sürücünün kavşağa giriş yaptığı anda davalı ...'ın kavşağa olan mesafesi ve intikal süresi değerlendirilmek suretiyle, kavşaklara girerken hızının azaltmamasının kazanın meydana gelmesindeki kusur oranına etkisinin değerlendirildiği denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, çarpışma noktası öncesinde başlamakla birlikte çarpma noktası sonrasında da devam eden 68 m. fren izinden hareket ile tespit edilen ve taraflarca itiraz da edilen kusur raporu çerçevesinde karar verilmesi doğru görülmemiştir.<br> Davalıların tazminat miktarı ve hesap raporuna yönelik olarak istinaf sebeplerinin incelenmesinde; haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında birden fazla kişinin birlikte zarara neden olması durumunda, davalı zararlarını müştereken ve müteselsilen tüm zarar sorumlularından talep edebilir. (TBK m. 61), haksız fiilin trafik kazasından kaynaklanmış olması durumunda, kazaya karışan araç trafik sigortacısı da, sigorta limiti ile sınırlı olmak üzere bu zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olup, müteselsil sorumluluk sigortalısının kusuru ile sınırlı değildir. (KTK m.88, 99/2) Yargıtay yerleşik içtihatları ile de birden fazla aracın karıştığı kazada, sigortaların da oluşan tüm zarardan sigorta limiti ile sınırlı olmak üzere sorumlu olacağı kabul edilmektedir. Bu açından ilk derece mahkemesi tarafından yapılan değerlendirmede hata bulunmamaktadır. Ancak davacının tazminat talepleri içerisinde, davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından davadan önce, davalı ... Sigorta Şirketi tarafından ise yargılama sırasında ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır. Davalı ... Sigorta (... Sigorta A.Ş.) ödeme sırasında hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yaptığını, ödemede bulunduğunu dosyaya bildirmiştir. Bu durumda davadan önce yapılan ödeme tarihindeki veriler çerçevesinde sigorta şirketinin ödeme yapmış olduğu ödeme ile sorumluluğu sona ermiş ise yeniden dava açılmaz. Gerek davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından ödeme yapıldığı tarih, gerekse de bakiyesine yönelik olarak davalı ... Sigorta Şirketi tarafından ödeme yapıldığı tarih itibariyle hesaplama yapılarak, yapılan ödeme tarihleri itibariyle  yapılacak hesaplamalarda vefat edenin alkollü sürücünün aracına binmesi nedeniyle müterafik kusuru ile ölenin ... Sigorta A.Ş. tarafından sigortalanan araçta hatır için taşındığı ve hatır taşıması gözeterek sigorta şirketinin ödeme yaptığı nazara alınarak, sigorta şirketlerinin ve diğer davalıların yapılan ödemeler ile sorumluluğunun sona erip ermediği değerlendirilerek, sorumluluğun sona ermemiş olması halinde ise rapor tarihi itibariyle hesaplama yapılarak, toplam zarar üzerinden TBK'nın 52. maddesi gereğince müterafik kusur indirimi ve ... Sigorta A.Ş  tarafından sigortalı aracın kusuru kapsamındaki zarar miktarından TBK'nın 51. maddesi gereğince hatır taşıması nedeniyle indirim yapılarak, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin son içtihatları çerçevesinde yapılan ödemelerin ifaya yönelik olması nedeniyle, tüm indirim sebeplerinden sonra (... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan ödemenin davadan önce olması nedeniyle güncellenerek, diğer davalı tarafından yapılan ödeme güncellenmeksizin) mahsup edilerek, ayrıca sigorta şirketlerinin yapılan ödemeler sonrasında kalan sigorta teminat limitleri de gözetilerek, gerektiğinde sigortaların sorumluluğu açısından KTK'nın 96. maddesi uygulanmak suretiyle olumlu olumsuz bir karar verilmesi gerekirken, bu yönde bir değerlendirme yapılmaksızın, müterafik kusur ve hatır taşıması uygulanması durumunda dahi talep edilen tazminat miktarı etkilenmeyeceği kabul edilerek davanın esası hakkında karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. Öte yandan İMMS kapsamında ... Sigorta Şirketinin ZMMS limiti aşan maddi zararlar ile manevi zararlar için sorumluluğu kaza başına tek limit 100.000,00-TL olduğu poliçe kapsamından anlaşılmaktadır. Davacılar ... A.Ş'.den ZMMS teminatı kapsamındaki zararları yanı sıra İMMS kapsamındaki maddi ve manevi zararlarını talep etmişlerdir. Bunun yanı sıra davalı İMMS kapsamında diğer zarar görenlere de ödeme yapmak zorunda kalacağını ileri sürerek, Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/133 E. sayılı dosyasındaki kazada vefat eden diğer sürücünün zararları kapsamında yapılan ödeme ile limitinin tükendiğini ileri sürmüştür. Davalının İMMS kapsamındaki sorumluğu kazada tüm zarar görenlerin zararına yönelik olarak tek limit olduğundan, sigorta şirketinin İMMS kapsamında diğer zarar görenlere İMMS kapsamında ödeme yapıp yapmadığı, yapmış ise ödemenin iyi niyetli olup olmadığı yahut ne kadarının iyi niyetli sayılması gerektiği değerlendirilerek, bakiye limit çerçevesinde, İMMS kapsamında açılan davalarda da KTK'nın 96. maddesinin uygulaması gerektiği Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından kabul edildiğinden, bu çerçevede davalı sigorta şirketinin, her bir davacıya karşı sorumlu olduğu miktarlar ayrı ayrı belirlenerek ve ayrıca (tüm sigorta şirketleri açısından) sigorta şirketinin yargılama giderlerinden sorumluluğunun da sorumlu olacağı tazminat miktarı ile sınırlı olacağı gözetilerek, infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde karar verilmesi gerekirken, bu hususlarda değerlendirme yapılmaksızın, ayrıca sigorta şirketinin tazminattan ve yargılama giderlerinden sorumlu olacağı miktarlar açıkça gösterilmeksizin, sigorta limiti ile sorumlu olduğu belirtilmek suretiyle karar verilmiş olması da doğru görülmemiştir.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar ... Sigorta A.Ş, ... Sigorta Şirketi ve davalı ... İnş. Taah. Hafr. Tic. Ltd. Şti. vekillerinin istinaf taleplerinin kabulüne, uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirilmeden karar verilmiş olması nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek yukarıda açıklanan eksiklikler giderilerek, kararın davalı İlhan tarafından istinaf edilmemiş olması da nazara alınarak usulü kazanılmış haklar da gözetilerek davanın esası hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırıma sebebine göre davacılar vekilinin tüm, davalılar ... Sigorta A.Ş. vekili, ... Sigorta Şirketi vekili ve ... İnş. Taah. Hafr. Tic. Ltd. Şti vekilinin sair istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına, karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>1- Davalılar ... Sigorta A.Ş vekili,  ... Sigorta Şirketi vekili ve ... İnş. Taah. Hafr. Tic. Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 29/04/2022 tarihli 2018/914 Esas - 2022/378 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>Kararın kaldırılma sebebine göre, davacıların tüm, davalılar ... Sigorta A.Ş vekili, ... Sigorta Şirketi vekili ve ... İnş. Taah. Hafr. Tic. Ltd. Şti. vekilinin sair istinaf sebeplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,<br>2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf edenler tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf edenlere iadesine,<br>4-İİK'nın 36. maddesi gereğince, Ankara 14. İcra Hukuk Mahkemesinin 2023/158 D.İş 2023/154 K. sayılı kararına istinaden Ankara 15. İcra Müdürlüğü 2022/15878 E. sayılı (Ankara 5. Genel İcra 2023/193286) dosyasına depo edilen 400.000,00 TL bedelli teminat mektubunun ve yine Ankara 7. İcra Hukuk Mahkemesinin 2023/252 D.iş 2023/229 K. sayılı dosyasına istinaden aynı icra dosyasına depo edilen 783.407,79 TL bedelli teminat mektubunun yatırana iadesine, <br>5-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine,<br>6-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 20/03/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi. <br><br><br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>Üye <br>Üye<br>Katip <br> <br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"444fc58763e5b559","SID":"ff32aea4b86a2e66"}}