{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"> T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/445 <br>KARAR NO: 2024/313<br>KARAR TARİHİ: 29/02/2024<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 07/12/2020<br>NUMARASI: 2018/1365 Esas -  2020/787 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 29/02/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı ile olan ticari ilişkisinden dolayı düzenlemiş olduğu 08/08/2017 tarihli ... numaralı fatura, 999,99.-TL, 09/08/2018 tarihli ... numaralı fatura 480,00.-TL ve 15/08/2017 tarihli ... tarihli 24,000,00.-TL bedelli irsaliyeli faturalar ile gıda maddesi sattığını ve teslim ettiğini ancak fatura bedelinin ödenmemesi üzerine borçlu aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davalının kendisine gönderilen ödeme emrine kötü niyetli olarak yetkiye, ve borca itiraz ettiğini, davalı borçlunun itirazlarının kötü niyetli olduğunu,  müvekkilinin icra takibinin konusu olan fatura bedelleri olan borcuna ilişkin olduğunu, faturalara dayalı alacak TBK.89 mad. uyarınca götürülecek borçlardan olduğunu, yetkili mahkeme ve icra müdürlüklerinin alacaklının ikametgahı mahkeme ve icra daireleri olduğunu, davalının yetki itirazının haksız ve hukuksuz olduğunu reddinin gerektiğini, davalı borçlunun faturaların varlığını kabul etmekle beraber bu faturaları iade ettiğini ve malların yedinde olmadığını iddia ettiklerini, delil listesi arasında yer alan irsaliyeli faturalar incelendiğinde bu irsaliyeli faturaların imza karşılığı teslim alındığını ve malların teslim edilmiş olduğunun sabit olduğunu. taraflar arasındaki fatura, sevk irsaliyeleri ve ticari defter ve kayıtları ile bu faturalara ilişkin tarafların vergi dairesine bildirimleri incelendiğinde müvekkilinin alacaklı olduğunun ortaya çıkacağını, bu itirazının iptali ile davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi için bu davayı açtıklarını belirterek  davalının İstanbul ...İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyasına vaki kötü niyetli itirazının iptali ile icra takibine devamına, takibin durmasına sebep olan davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İstanbul ...İcra Müdürlüğü ... E sayılı dosyasından gönderilen ödeme emrini 04/12/2018 tarihinde aldıklarını ve süresi içinde itiraz ettiklerini belirterek, takibin yetkisiz icra dairesinde açıldığını, müvekkilinin Bakırköy/İstanbul adresinde ikamet ettiğini İstanbul Bakırköy icra daireleri olduğunu, icra dairesi yetkisine itiraz ettiğini, tebliğ edilen borcun gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin takip alacaklısına herhangi bir borcunun olmadığını, müvekkilinin faturaları iki kez iade ettiğini, fatura ve içeriğini kabul etmediklerini, takibin haksız ve kötü niyetli olduğunu, takip konusu alacağın zaman aşımına uğradığını ve zamanaşımı itirazları olduğunu, bu nedenlerden dolayı, yetkiye ,dosya borcunun tamamına, ve ferilerine itiraz ettiklerini itirazlarının kabulü ile yapılan takibin durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde, ticari defterlerin kanıt olması, bu defterlerin Ticaret Kanunu'nun öngördüğü şartlar içinde tacirin lehinde veya aleyhinde olarak kullanılması ve ticari bir uyuşmazlığında hükme esas teşkil etmesidir. Böylelikle, ticari bir uyuşmazlıkta ticari defter kaydı, uyuşmazlığın çözümünde yazılı bir kanıt aracıdır. Tacirin tuttuğu bütün defterlerdeki kayıtların birbirine uygun olması; birbirini tutması ve doğrulaması şarttır. Ayrıca ticari defterlerin kanuna uygun olarak tutulmuş olması yanında tasdike tabi olan ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin de Ticaret Kanununda belirtilen sürelerde ve şekillerde yapılmış olması gerekmektedir. Aksi takdirde defterler, sahipleri lehine kanıt olma niteliklerini kaybederler. Bir ticari ilişki ve bu ilişkiden kaynaklı alacağın olduğunu iddia eden taraf yazılı belgeler ile ispat etmesi gereklidir. İspatın konusu, ispat yükünün kimde olduğu ve ispat vasıtalarının neler olduğu HMK 187,190 ve 200. Maddeleri ayrıca HMK Madde 222 de Ticari defterlerinin ibrazı  ve delil olması açısından ilgili düzenlemeler mevcuttur. Davalı şirket tarafından faturaların iade edildiğine dair yasal herhangi bir bildirimin var olmadığı gibi davalı tarafından önce ödemelerin yapıldığı sonrasında hizmet faturalarının alındığı ve davacı şirket tarafından davalı adına düzenlenen faturalara itiraz edildiğine dair bilgi  yada belgenin dosya içerisinde olmadığı anlaşılmıştır. Taraflar tacir olup, yapılan iş de ticari işletmesi ile ilgili ticari iş olduğundan talep edilen alacağa 3095 sayılı Yasa'nın 2/II. maddesi uyarınca ticari işlerde uygulanan avans faizi isteyebileceği ve kabul edilen alacağa takip tarihinden sonra avans faiz uygulanması gerektiği anlaşılmıştır. Mahkememizce yapılan tüm yargılamalar neticesinde, taraf iddia ve savunmaları, takip dosyası, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya içeriğine göre, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... takip sayılı icra dosyası ile; davacı ... tarafından davalı ... aleyhine 25.479,99.-TL tutarındaki toplam alacak üzerinden icra  takibi yapıldığı, her ne kadar davalının itirazı üzerine takibin durmasına karar verilmiş ise de;  davacı tarafça dava dosyasına sunulan cari hesap ekstresine göre taraflar arasındaki ticari ilişkinin 01/01/2017 ile 16/08/2017 tarihleri arasında devam ettiği, tarafların ticari defterlerinin e-defter sistemine tabi olduğu, defter beratlarının yasal sürelerde oluşturulduğu, E-Bilanço defterinin açılış tasdikinin yasal sürede yapıldığı, tek düze muhasebe sistemine göre işlendiği, bu itibarla tarafların ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulduğu ve lehine delil vasfı taşıdığı, davalının davacıya 26/07/2017/159733 fatura KDV dahil 25.681,00.-TL bedelli iade fatura düzenlediği, bu faturada sadece teslim eden olarak davalı ... imzasının bulunduğu, davacı tarafından teslim alan imzasının bulunmadığının görüldüğü,davalının işletme defteri kayıtlarında 25.681,00.-TL iade faturasının kaydı görülmemiş olup faturanın iade edilip edilmediğinin ispata muhtaç olduğu, T.TK.23 madde hükümlerine göre davalı tarafça, faturanın içeriğine ve faturaya yapılması gereken itiraz süresinin 8 iş günü olması gerektiği, davalının sadece kendi imzası ile iade faturasını tebliğ ettiği, ayrıca ispata muhtaç olduğu gibi yasa gereği 8 günlük sürede itiraz etmediğinden cari hesap alacağının kesinleştiği hususunda mahkememize tam kanaat geldiğinden ve bu fatura alacağının ödendiğinde ilişkin gerek mahkememiz dosyasında gerek icra dosyasında herhangi somut bir delilin bulunmadığı görüldüğünden, bu hali ile davalı borçlunun takibe haksız olarak itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği kanaatine varıldığından, kaldı ki aksinin davalı tarafından ispatlanamadığı anlaşılmakla ve bu haliyle hüküm kurmaya elverişli nitelikte bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulü ile davalı tarafından İstanbul 7. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin aynen devamına, asıl alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  usulüne uygun tutulan şirket defterleri bilirkişi raporunda dikkate  alınmadığını, iade edilen faturaları ve ticari defterlerin bilirkişi tarafından eksik ve hatalı bir şekilde incelendiğini, daha önce mahkeme dosyasına sunulan belgelerin bilirkişi raporunda dikkate alınmadığını, davalının iade faturalarını, davacı şirketin kötü niyetli ticari defterlere işlememesinin bilirkişi tarafından görmezden gelindiğini, mahkemenin tanıkları dinlemeden dosyayı bilirkişiye tevdi etmesinin daha önce dosyaya sunmuş olduğumuz delillerin neredeyse bir çoğunu dikkate alınmadan hazırlanan bilirkişi raporunu kararına dayanak yapmasının hukuk ve hakkaniyete aykırı olduğunu beyanla, ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, ticari satım sözleşmesine dayalı faturadan kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, iade faturasına konu malların davacıya teslim edilip edilmediği noktasındadır. Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında, \"fatura\" sebebine dayalı olarak 25.479,99 TL asıl alacağın tahsili istemiyle 29/11/2018 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur. Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. Mahkemece uyuşmazlığın çözümü için tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiştir.<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 222. Maddesine göre, Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Ayrıca usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Bilirkişi aracılığıyla incelenen davacı ticari defterlerine göre, takip tarihi itibariyle davalıdan 25.773,31 TL alacaklı durumdadır. Davalının işletme hesabına göre tuttuğu ticari defterlerine göre ise, davacının takibe konu faturaları davalının kayıtlarında yer almaktadır. Ancak, davalı tarafça davacıya 25.681,00 TL tutarında iade faturası düzenlenmiş ise de bu iade faturası davacının kayıtlarında yer almamaktadır. İade faturası irsaliyeli fatura olarak düzenlenmiş ise de teslim alan kısmı imzalı değildir. Davalının 05/07/2019 tarihli dilekçesi ekinde sunduğu delilleri arasında bulunan 28/08/2017 tarih ve 2452 nolu mal iade formunda \"klasik beyaz peynir(17 kg)\" yazısının yanına el yazısı ile \"(18 kg) 107 TNK\" ibaresi eklenmiş durumdadır. Bu formun teslim alan kısmı ... tarafından imzalanmıştır. Ancak davalının bu savunması üzerinde durulmamış ve bilirkişi tarafından incelenmemiştir. Davalının bilirkişi raporuna bu yönden yaptığı itirazlar da değerlendirilmemiştir. Dolayısıyla eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması doğru görülmemiştir. Bu durumda, mahkemece, 28/08/2017 tarih ve 2452 nolu mal iade formun davacının ticari kayıtlarında dosyada yer alan örneğinde olduğu gibi kayıtlı olup olmadığı bilirkişi aracılığıyla incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.<br>KARAR:Yukarıda açıklanan nedenlerle:  1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, 2-Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca  kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.29/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"98da14765926fab9","SID":"28eb315e64384bb0"}}