{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2021/2000 <br>KARAR NO: 2024/355<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 27/04/2021<br>NUMARASI: 2017/367 (E) - 2021/365 (K)<br>DAVANIN KONUSU:Maddi ve Manevi Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 27/02/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Sigorta AŞ'ye Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigorta poliçesiyle, davalı ... Sigorta AŞ'ye (eski unvanı:... Sigorta AŞ) Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesiyle, davalı ... Sigorta AŞ'ye (eski unvanı:... Sigorta AŞ) İhtiyari Motorlu Kara Taşıtları Mali Sorumluluk Sigortasıyla sigortalı davalı ... Ticaret İthalat ve İhracat Limited Şirketi'ne ait davalı sürücü ...'nin sevk ve idaresindeki ... plakalı otobüsün hostes koltuğunda yolculuk yapan davacı ...'ın buzlanma sebebiyle sürücünün hâkimiyeti kaybetmesi sonucu tek taraflı meydana gelen kazada vefat ettiğini, kaza sonrası düzenlenen Trafik Kazası Tespit Tutanağında sürücünün kusurlu bulunduğunu, kaza sonrasında sigorta şirketlerine başvurulmuş olup poliçeler kapsamında ödenmesi gereken meblağların ödenmediğini, Erzurum 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/137 (E) ve 2013/248 (K) sayılı dosyasında yapılan yargılamada sürücü ...'nin tam kusurlu bulunarak taksirle ölüme sebebiyet verme suçundan dolayı cezalandırıldığını, meydana gelen kaza sonrasında müvekkillerinin müteveffanın tüm maddi desteğini yitirmiş ve desteğinden yoksun kaldığını, davacı anne ... için 2.500 TL, davacı ... için 1.500 TL, davacı ... için 1.500 TL, davacı ... için 1.500 TL, davacı ... için 1.500 TL, davacı ... için 1.500 TL olmak üzere defin, mezar yeri, dini vecibeler gereğince yapılan giderler ve sair giderler için 100 TL olmak üzere 10.100 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigorta şirketleri yönünden temerrüt tarihinden, davalılar ..., ... ve ... İhracat Limited Şirketi yönünden kaza tarihinden itibaren artan oranlarda yasal faizi ile birlikte davalı ..., davalı ... ve davalı ... İhracat Limited Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen; davacı anne ... için 200.000 TL, davacı çocuklar ... için 100.000 TL, ... için 100.000 TL, ... için 100.000 TL, ... için 100.000 TL, ... (eski soyadı:...) için 100.000 TL olmak üzere toplam 700.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren artan oranlarda yasal faiziyle birlikte alınarak davacılar verilmesini, ... plakalı aracın ve davalı şirket üzerine kayıtlı başkaca araçların trafik kaydına, UYAP üzerinden inceleme yapılarak adına kayıtlı taşınmaz bulunması halinde taşınmaz kayıtları üzerine teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep dava etmiş; 20/10/2020 tarihli bedel artırım dilekçesiyle davacı ... için 185.463,39 TL, davacı ... için 7.782,54 TL, davacı ... için 13.164,37 TL, davacı ... için 24.674,53 TL, davacı ... için 37.052,69 TL, davacı ... için 60.754,52 TL olmak üzere toplam 328.892,04 TL destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte sürücü işleten ve taşıyıcıdan müteselsilen avans faiziyle birlikte tahsilini, davalı ... Sigorta AŞ'nin teminat limiti olan 35.000 TL, davalı ... Sigorta AŞ’nin kalan teminat limiti olan 42.918,28 TL’sini, diğer davalılar açısından temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte müteselsilen sorumlu tutulmasını talep etmiştir. Davalı ... Sigorta AŞ vekili ile davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçelerinde davanın reddini savunmuşlardır. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; kaza tarihi itibariyle davacının talepleri yönünden iki yıllık zamanaşımı süresi dolduğunu, Erzurum Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açılması gereken davanın görevsiz ve yetkisiz mahkemede açılmış olduğundan davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... Ticaret İthalat ve İhracat Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, davanın kazanın meydana geldiği yerdeki Asliye Hukuk Mahkemesinde açılması gerekirken İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmış olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince; davacıların ... Sigorta AŞ'ye açtıkları davanın feragat nedeniyle reddine; davacıların ... Sigorta AŞ ile ... Sigorta AŞ'ye açtıkları davanın feragatin sirayeti nedeniyle poliçe teminat limitlerinin dolduğu anlaşılmakla reddine; davacılar ..., ... ve ...'ın destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin 02/11/2020 harçlandırma tarihli talep arttırım dilekçesi ile talep edilen tutarlar üzerinden kabulüne; davacı ... için 185.463,39 TL, davacı ... için 37.052,69 TL, davacı ... için 60.754,52 TL destekten yoksun kalma tazminatının 21/11/2009 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ... ve ... İthalat ve İhracat Limited Şirketi'nden müteselsilen tahsili ile bu davacılara verilmesine, davacılar ..., ... ve ...'ın destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin 02/11/2020 harçlandırma tarihli talep arttırım dilekçesi ile talep edilen tutarlar üzerinden kısmen kabulüne; davacı ... için 7.014,44 TL, davacı ... için 12.568,41 TL, davacı ... için 22.792,39 TL destekten yoksun kalma tazminatının 21/11/2009 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ... ve ... Ticaret İthalat ve İhracat Limited Şirketi'nden müteselsilen tahsili ile adları geçen davacılara verilmesine; davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne; davacı ... için 40.000 TL, davacı ... için 25.000 TL, davacı ... için 25.000 TL, davacı ... için 25.000 TL,davacı ... için 25.000 TL, davacı ... için 25.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının 21/11/2009 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ... ve ... İhracat Limited Şirketi'nden müteselsilen tahsili ile adları geçen davacılara verilmesine karar verilmiştir. Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; tüm davacılar aleyhine manevi tazminat nedeniyle ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, tek bir vekâlet ücretine hükmedilerek davalılar lehine bu şekilde hüküm kurulması gerektiğini, ... Sigorta AŞ'ye karşı açılan davadan feragatin hukuken davadan tamamen vazgeçme şeklinde vasıflandırılarak diğer tüm davalı sigorta şirketlerine karşı sirayet ettirilmesinin mümkün olmadığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; inşaat işçisi olan müteveffa için belirlenen asgari ücretin üç katı düzeyinde gelir elde edeceği varsayımına dayanan bilirkişi raporunun hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacı tarafça murisin düzenli bir işte sürekli çalıştığına dair dosyaya herhangi bir belge ibraz edilmediğini, tazminatın hesaplanmasında kabul edilen kazanç tutarının gerçek rakamların çok üzerinde kaldığını, sigorta şirketleri tarafından yapılan ödeme ile maddi tazminat alacağının kalmadığını, işten çıkarılmış ve herhangi bir geliri bulunmayan müvekkili için adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... Limited Şirketi vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ... plakalı otobüsün müvekkiline ait olmayıp davalılardan ...'na ait olduğunu, müteveffanın biletini ... firmasından almış olup müvekkilinin bilet satışı yapmadığını, yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan müvekkili şirketin aracın maliki gibi hüküm kurulmuş olduğunu, Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinden kusur oranlarının tespiti yapılmadığını, bilirkişi raporunun doğru olmadığını ve denetime açık olmadığını, rapor hesabında alınan emsal ücretin hatalı olduğunu,  Yargıtayın içtihatları doğrultusunda makul bir tazminata hükmedilmesi gerekirken fahiş miktarlarda manevi tazminata hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir. ... plakalı aracın işleteni olmamakla birlikte, bu aracı kendi adına bilet keserek yolcu taşımasında kullanan davalı ... Şirketi 4925 sayılı Kanun'un 17. maddesi uyarınca taşımacı sıfatıyla sorumludur. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin içtihatlarında tazminat hesaplamalarında TRH 2010 tablosuna göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, desteğin ve davacının kaza tarihinden sonraki muhtemel yaşam süresinin belirlenmesinde PMF 1931 yaşam tablosuna göre hesaplama yapılması doğru değil ise de PMF 1931 tablosunun TRH 2010 tablosundan daha kısa ömür süresi belirlemesi ve davalı lehine olması nedeniyle davalı ... Şirketi vekilinin bu yöne ilişkin istinaf başvurusunda hukuki yararı bulunmamaktadır. Somut uyuşmazlıkta davacıların desteğinin tek taraflı kaza yapan otobüste yolcu konumunda bulunduğu dosya kapsamından anlaşılmakla kusurun tespiti yolcu olan destek için sonuca etkili değildir. Bu nedenle ilk derece mahkemesince kusur raporu alınmamış olması eksiklik oluşturmadığından bu yöne ilişkin istinaf itirazı yerinde değildir. Dava açıldıktan sonra davalı ... Sigorta AŞ vekili tarafından dosyaya sunulan 19/03/2018 tarihli beyan dilekçesinde davacılarla karşılıklı sulhen mutabakata vardıklarını, müvekkilinin ibra edildiğini belirterek davacılar vekili tarafından imzalanan 11/01/2018 tarihli \"ibraname,feragatname\" başlıklı belgeyi sunmuştur. Davacılar vekili de 22/03/2018 tarihli duruşmada ... Sigorta AŞ tarafından müvekkillerine 150.000 TL ödeme yapıldığını, ... Sigorta AŞ hakkındaki davalarından feragat ettiklerini, diğer davalılar yönünden davalarının devam ettiğini beyan etmiştir. TBK'nin 61. maddesi uyarınca birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 85. maddesinin 1. fıkrası gereğince bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. Aynı maddenin son fıkrasına göre de, işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur. Davadan feragatin diğer borçlulara sirayetinin düzenlendiği TBK'nin 168. maddesinin 2. fıkrası hükmüne göre alacaklı diğerlerinin zararına olarak borçlulardan birinin durumunu iyileştirirse, bunun sonuçlarına katlanır. Aynı Kanun'un 166. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, borçlulardan biri, ifa veya takasla borcun tamamını veya bir kısmını sona erdirmişse, bu oranda diğer borçluları da borçtan kurtarmış olur. Anılan maddenin 2. fıkrası gereğince de, borçlulardan biri, alacaklıya ifada bulunmaksızın borçtan kurtulmuşsa, diğer borçlular bundan, ancak durumun veya borcun niteliğinin elverdiği ölçüde yararlanabilirler. Yine TBK'nin 168. maddesinin 1. fıkrası hükmüne göre, diğerlerine rücu hakkından yararlanan müteselsil borçlulardan her biri, ödediği miktar oranında alacaklının haklarına halef olur. Burada, ifada bulunan müteselsil borçlunun alacaklıya halef olması hali düzenlenmekte olup madde metninden de anlaşılacağı üzere, alacaklının müteselsil borçlulardan biri hakkındaki davadan feragat etmesi, alacaklıya yapılan ödeme nedeniyle olması durumunda, diğer müteselsil borçlular o ödeme oranında borcun sona ermesinden yararlanırlar. Davadan feragat, öncelikle bir usul işlemidir. Dava konusu olayda, davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğundan davacı tarafın davalılardan birisi hakkındaki feragati usul hukuku bakımından diğer davalı aleyhine bir sonuç doğurmaz ise de, davadan feragat aynı zamanda bir maddi hukuk işlemi olduğundan, ZMSS sigortacısı ... Sigorta AŞ hakkındaki feragatin, rücu hakkı bulunan diğer davalıları etkileyip etkilemediğinin üzerinde durulması gerekir.Yukarıda açıklandığı üzere, davalılar alacaklıya karşı borçtan müteselsilen sorumludurlar. TBK'nin, müteselsil sorumlulukta borçluların iç ilişkilerini düzenleyen hükümleri gereğince, müteselsil borçlulardan biri alacaklıya borcu ödediği takdirde, diğer müteselsil borçlulara rücu hakkı bulunmaktadır. TBK'nin 167. maddesinin 2. fıkrası ve 168. maddesinin 7. fıkrası gereğince diğerlerine rücu hakkına sahip olan borçlulardan her biri, ifa ettiği miktar oranında alacaklının haklarına halef olur. Aynı Kanunun 168. maddesinin 2. fıkrası uyarınca da, alacaklı diğerlerinin zararına olarak borçlulardan birinin durumunu iyileştirirse, bunun sonuçlarına katlanır. Somut uyuşmazlık yukarıda yapılan açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde; trafik kazasına neden olan davalı sürücü, kazaya karışan otobüsün davalı maliki, bilet keserek yolcu taşımacılığı yapan şirket, Zorunlu Karayolu Taşımacılık Sigortacısı ... Sigorta AŞ'nin trafik kazası sonucu oluşan eldeki davaya konu maddi zarardan müteselsil sorumlu oldukları konusunda duraksama bulunmamaktadır. Ancak otobüsün ZMSS poliçesini düzenleyen davalı ... Sigorta AŞ ve İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortacısı ... Sigorta AŞ'nin sorumluluğu diğer davalılarla birlikte müteselsil sorumluluk değil sıralı sorumluluk esasına dayanmaktadır. Bu nedenle hesaplanan tazminat miktarından öncelikle davalı ... Sigorta AŞ'nin ödemesinin tenzil edilerek kalan tazminat tutarı yönünden davalı ... Sigorta AŞ'nin teminat limitinde kalan kısım ve sonrasında ... Sigorta AŞ'nin ödemesi ve tenzili de dikkate alınarak davacıların tazminat tutarlarının hesaplanması gerekmektedir. Kabule göre de; davacı vekili dava dilekçesinde vefat eden davacıların desteğinin inşaat ustası olduğunu aylık gelirinin ortalama 1.500 TL olduğunu beyan etmesi karşısında emsal ücret araştırması sonucu beyan edilen gelirden daha yüksek gelir üzerinden hesaplama yapılması doğru olmamıştır. Kaldırma sebep ve şekline göre manevi tazminata yönelik istinaf itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacılar vekili ve davalı ... vekili ile davalı ... Limited Şirketi vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulüne, yukarıda esas ve karar numarası belirtilen ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1-a/6. maddesi uyarınca kaldırılmasına, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 3-İstinaf başvurusu için yatırılan istinaf karar ve ilam harçlarının, istekte bulunulması durumunda ilk derece mahkemesince yatıran taraflara geri verilmesine, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf kanun yolu başvurusundan ötürü davacılar ve davalı ... ile davalı ... Ticaret İthalat ve İhracat Limited Şirketi tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin, ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda gözetilmesine, 6-İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarların, HMK'nin 333. maddesinin, 1. fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran taraflara geri verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 362/1-g maddeleri uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 27/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"86faa813603cf056","SID":"dadd9962dd57e99b"}}