{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/449 <br>KARAR NO: 2024/392<br>KARAR TARİHİ: 14/03/2024<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 12/11/2019<br>NUMARASI: 2017/459 Esas -  2019/1195 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/03/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı  vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin Gıda Pazarlaması alanında faaliyet gösteren bir şirket olduğunu ve davacı tarafından davalıya gıda satışı yapıldığını, davacı şirketin bu satış nedeniyle 14.12.2016 tarihi itibari ile 52.857,69-TL alacağı bulunduğunu, söz konusu borç için İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, sonradan yapılan araştırmada davalının davacı şirket personeline 848.80-TL ödeme yaptığının öğrenildiğini, bu ödeme mahsup edildiğinde de 52.009,29.-TL davacı şirketin alacaklı kaldığını, davalı şirketin ödeme emri tebliğ aldıktan sonra kısmı ödemede bulunduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişkinin icra takibinden sonrada devam ettiğini, buna rağmen davalı tarafın icra dosyasının fer'ilerini vermek istemediğini, davalının dosya fer'ilerini ödememek amacıyla yaptığı itiraz nedeniyle icra takibinin durduğunu, kısmi ödeme yapılmasına rağmen takibe konu borcun tamamının ödenmediğini açıklanan nedenlerle itirazın iptaline ve takibin icra giderleri, icra vekalet ücreti, icra harçları yönünden takibin devamına, davalı tarafın %20'den aşağı olmamak üzere  icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı taraf davaya cevap vermemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \" Dosya kapsamı, benzer konuda verilmiş Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemesi kararları birlikte değerlendirildiğinde ve bilirkişi raporuyla da tespit edildiği üzere takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 52.008,54-TL alacaklı olduğu, davalı borçlu tarafından takipten sonra bu tutarda ödeme yapıldığı dikkate alındığında, ödeme tarihi olan 20/12/2016 itibariyle 52.008,54-TL'nin fer'ileri;<br>4.553,20-TL Vekalet Ücreti (6.070,94-TL'nin 3/4'ü (AAÜT. m.11/4)) 60,68-TL İşlemiş Faiz (52.008,54-TL'ye 16/12/2016'dan 20/12/2016'ya kadar) 29,20-TL Başvuru Harcı 4,30-TL Vekalet Harcı 22,00-TL Tebligat Gideri 6,80-TL Baro Pulu + 260,04-TL Peşin Harç 4.936,22-TL Toplam, şeklinde mahkememizce hesaplanmıştır. 20/12/2016 tarihinde yapılan 52.008,54-TL'lik ödeme, takip talebinde de belirtildiği üzere  TBK. m. 100 gereği faiz ve masrafa mahsup edildiğinde, ödeme tarihi olan 20/12/2016 itibariyle davacının davalıdan toplam 4.936,22-TL asıl alacak talep edebileceği sonucuna varılmış, açıklanan davanın kısmen kabulüne, İstanbul Anadolu 9. İcra Müdürlüğü'nün ...E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın 4.936,22-TL'lik kısım yönünden iptali ile takibin, 4.936,22-TL üzerinden ve bu tutara 20/12/2016 tarihinden itibaren 3095 Sayılı Kanun m. 2/2 uyarınca işleyecek ticari avans faizi ile birlikte devamına, tahsil harcı icra müdürlüğüne ödenmesi gerektiğinden davadan önceki haricen tahsilat yönünden tahsil harcının infaz aşamasında icra müdürlüğünce nazara alınmasına karar verilmiş, davalının takibe yapmış olduğu itirazın haksız olduğu anlaşıldığından ve alacak likit olduğundan, kabul edilen meblağ üzerinden davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, ...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece, ileride infazda tereddüt oluşturacak ve yeniden yargılamaya sebebiyet verecek şekilde hüküm kurulduğunu, mahkemenin gerekçeli kararının infaz kabiliyeti olmadığını, mahkeme tarafından hüküm kısmında takibe devam edilecek miktarın net şekilde belirtilmesi gerektiğini, dava tarihinden önce yapılan kısmi ödemeye ilişkin tahsil harcının infaz aşamasında dikkate alınmasına yönelik hükmün hatalı olduğunu, açılmış itirazın iptali veya itirazın kaldırılması dava tarihinden sonra yapılan ödemelere yönelik tahsil harcı, infaz aşamasında icra müdürlüğü tarafından dikkate alındığını, borçlunun  borcu, alacaklının icra dairesine ödediği (ya da kanun gereği ödemek zorunda kalacağı) tahsil harcı kadar devam edeceğinden, alacaklının  ödemek zorunda kaldığı (ya da kalacağı) tahsil harcı miktarı kadar icra takibine devam hakkı bulunduğunu, dolayısıyla mahkemece tahsil harcı üzerinden de takibin devamına karar verilmesinin zorunlu olduğunu, mahkeme tarafından gerekçeli kararda kısmi ödeme tarihine kadar işlemiş faiz miktarı gösterilip, kalan bakiyeye borçlu tarafından yapılan kısmi ödeme tarihinden itibaren  faiz işletilmesine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, dosyasında, takip tarihinden kısmi ödeme tarihine kadar işletilen faizin hüküm kısmında ayrı olarak belirtilmesinin kabul edilemeyeceğini, işbu kurulan hükmün hatalı olması nedeni ile İİK madde 67/2 uyarınca davacı lehine hükmedilen %20 icra inkar tazminatı ile vekalet ücreti alacağının hatalı hesaplandığını, mahkemenin gerekçeli kararında emsal olarak gösterdiği kararların somut olaya emsal olma niteliği olmadığını beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, cari hesap ekstresine dayalı olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, asıl alacağın ödenmesi halinde icra takibine ilişkin harç, masraf ve vekalet ücreti yönünden takibin devamı yönünde karar verilip verilemeyeceği noktasındadır. Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında, \"cari hesap borcu\" sebebine dayalı olarak 52.857,69 TL asıl alacağın tahsili istemiyle 16/12/2016 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur. Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. İcra takibine konu asıl alacağın 20/12/2016 tarihinde ödendiği taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir. Davacı takip alacaklısı takip talebinde alacağın icra masrafları ve ücret-i vekalet ile birlikte tahsilini istemiştir. Bu nedenle takip giderleri dışındaki takip konusu alacağın ödenmesi halinde icra takip giderleri, harcı ve vekalet ücreti yönünden takibin devam edip etmeyeceği hususunda da bir karar verilmesi gerekir(Yargıtay 11. HD'nin 10/01/2018 tarih ve 2016/8788 - 2018/145 E-K). İtirazla takibi durduran borçlu, defaten ya da farklı zaman dilimlerinde yaptığı ödemelerle borcu tamamen veya kısmen sona erdirebilir. Davalı-borçlu sadece asıl alacak,  asıl alacağa takip tarihinden ödeme tarihine kadar tahakkuk edecek faiz, vekalet ücreti, icra masrafı ve bu bağlamda tahsil harcı ile borçludur. Davacı alacaklı takip talebinde, asıl alacağa takip tarihinden itibaren tahakkuk edecek faiz istemişse de, açtığı itirazın iptali davasında ödeme emrinin tebliğinden itibaren faiz talebinde bulunmuş, ancak ödeme emri tebliğ edilmeden borç ödenmiş olup, takip tarihinden ödeme tarihine kadar işleyecek faiz dava konusu yapılmamıştır. Mahkemece herhangi bir rakam zikredilmeksizin, davalının itirazının davacının talebiyle sınırlı olarak, vekalet ücreti, icra masrafı ve tahsil harcı yönünden iptaliyle takibin devamına karar vermekle yetinilmeli, müddeabih söz konusu olmadığından maktu vekalet ücreti ve maktu karar harcıyla sorumlu tutmalıdır(Yargıtay 19. HD'nin 30/09/2019 tarih ve 2018/2427 - 2019/4563 E-K). Bu kapsamda tahsil harcının infazda nazara alınmasına karar verilmesin de ve maktu vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ayrıca, davalı borçlu, asıl alacağı davadan önce tamamen ödediği için itirazın iptali davasında aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi doğru değildir. Bu nedenle istinaf edenin sıfatına göre icra inkar tazminatına ilişkin istinaf sebebi yerinde değildir. 6100 sayılı HMK'nın 342 . Maddesine göre, istinaf dilekçesinde başvuru sebepleri ve gerekçesinin gösterilmesi gerekli olup, HMK'nın 355. Maddesine göre de, istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde gösterilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. İstinaf dilekçesi verilmekle kararı istinaf eden gösterdiği istinaf sebepleriyle bağlı olup, bunları genişletmesi mümkün değildir. Zira HMK'da düzenlenen ve taraflarca verilecek dilekçeler, süreleri içinde bir kez verilebilirler. Buna göre ikinci veya ek istinaf dilekçesi sunulması ve istinaf nedenlerinin genişletilmesi mümkün olmadığından davacı tarafın 22/01/2021 tarihli \"istinafa ilişkin ek beyanlar\" konulu dilekçesinde belirttiği istinaf sebeplerinin değerlendirilmesi mümkün değildir. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.<br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 14/03/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"154d329ce8deed8a","SID":"69e78b06235fba4b"}}