{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/18 <br>KARAR NO: 2024/383<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 14/12/2020<br>NUMARASI: 2019/993 Esas -  2020/654 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/03/2024<br>Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin Çin HAlk Cumhuriyeti menşeili bir şirket olduğunu, davalı şirketin müvekkili şirketten titanyum dioksit adı verilen kimyasal madde sipariş ettiğini, müvekkili ile davalı şirketin anlaştıklarını, ... adlı üründen 60.000 kg. sipariş ettiklerini, birim fiyatının kilo başına 2,38 usd olup, toplam bedelin 142.800 USD olduğunu, davalı tarafın sipariş ettiği mal Çin'den 14.03.2019 tarihinde yüklendiğini, İstanbul  Ambarlı limanına geldiğini ve davalı firma tarafından teslim alındığını, davalı  firmanın borcunun 125.200 Usd  kısmını ödediğini, kalan 17.600 Usd yi ödemediğini, müvekkili firma yetkililerinin kendileriyle defalarca görüşmelerine rağmen davalı firmanın müvekkili şirketi oyaladığını, ticari ilişki kapsamında tahakkuk eden 93.808-TL asıl alacağın tahsili amacıyla yapmış oldukları icra takibine davalı tarafın haklı bir neden olmaksızın itiraz ettiğini, bu nedenlerle davalının haksız itirazının iptali ile %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;davacı tarafından müvekkili şirkete sipariş onayı olmadan mal gönderdiğini, davacı tarafın bir ay önceki siparişten farklı olarak malın bedelini almadan gümrükleme evraklarını teslim etmesinin davacının hatalı ihracat yaptığını gösterdiğini, dava konusu olmayan ilk sipariş ... in içinde kullanıma engel oranda arsenik bulunduğunun laboratuar raporu ile belgelendiğini,  ... kodlu ürünün davacı tarafından iade alındığını  ama oluşan masrafları müvekkilinin ödediğini, süreçte müvekkili arsenik içermeyen ve Türkiye'de kalan ...'yi satın almaya karar verdiğini, bu maldan kaynaklanan gümrük,demuraj bekleme dahil tüm masraflarını kendisinin ödediğini, takibe konu faturanın bu mala ait olduğunu, iadesi alınan ve davacının talebi ile Brezilya'ya transfer edilen ... sebebi ile oluşan yaklaşık 12.310,00  USD tutarındaki gümrük vesair masrafların müvekkili tarafından ödendiğini, müvekkilinin satın aldığı ...'nin bedelinin büyük kısmını ödediğini  ancak arsenik çıkıp iade giden ...'e ve Türkiye'de devredilen bir konteyner ...'e yaptığı  toplam yaklaşık 12.867 USD tutarındaki haksız demuraj,gümrük vesair ödemelerinin de tam ve doğru hesaplanıp borcundan düşülmesini talep ettiğini, bu isteği kabul edilmiş olduğundan bakiye borç hesabı görüşmeleri devam ederken icra takibi yapıldığını, dava konusu takibe bu nedenle itiraz edildiğini, karşı tarafın ayıbı artık kabul ettiği için... kodlu malları iade almaya karar verdiğini, bu süreçte malların antrepoda beklediğini ve kiranın müvekkilince ödendiğini,iade işlemi ardından  60.000KG....'in tümü davacı ... 'un isteği üzerine  Çin'e değil, Brezilya'daki ... firmasına transfer edildiğini, faize ve oranına itiraz ettiğini,takip konusu yapılan alacağın likid olmadığını, inkar tazminatının reddi gerektiğini, davacı/alacaklı tarafın Çin/Shangay merkezli olmasına rağmen icra takibinde ve arabuluculuk başvurusunda Türkiye / İstanbul'da bir işyeri adresi verdiğini beyanla açılmış bulunan işbu itirazın iptali davasının  reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda \"..davacı tarafından davalıya yurt dışından gönderilen  ... kod numaralı ürünün davalı tarafından gümrükten teslim alındığı, söz konusu ürün ile ilgili davacı tarafın takip konusu alacak miktarı kadar alacağının bulunduğu bizzat davalı tarafın kendi ticari defterlerinde de kayıtlı olduğu, HMK 222.maddesi kapsamında davacı tarafın alacağın varlığını bu şekilde kanıtlamış olduğu; davalı tarafın ... kod numaralı ürün ile ilgili ayıplı olmasından dolayı tekrar yurt dışına satılması kapsamında masraf yaptığından bahisle 12.310-USD alacağı bulunduğu hususunda dosyaya herhangi bir delil sunmadığı, davalı tarafın bu yönde bir alacağı mevcut ise ayrı bir icra takibine veya davaya konu edilebileceği, bu nedenlerle davalının icra takibine yönelik haksız itirazının iptali ile likit olan alacağa yapılan itiraz nedeniyle davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmetmek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak davacının davasının kabulüne, davalının Küçükçekmece ...İcra Müdürlüğü'nün ... takip sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin 93.808 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %18,5'i geçmemek üzere avans faizi uygulanmasına, hükmedilen alacağın %20'si üzerinden hesaplanan 18.761 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine\"  karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;Mahkeme tarafından davanın eksik incelenmesi neticesinde somut olayın hatalı değerlendirildiğini, bu sebeple yeniden inceleme yapılarak dosyanın değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkilinin davacıdan alacaklı olma sebebi konusunda gerekçeli kararda yazılan ve  beyan ettikleri iddia edilen  \"bir kısım ürünlerin ayıplı olması nedeniyle daha ucuz fiyata satıldığı,sözkonusu işlem nedeni ile müvekkilinin zarara uğradığı,bu bağlamda müvekkili şirketin davacıdan alacaklı olduğu\",\" .her ne kadar davalı taraf ... kod numaralı ürünün ayıplı olması nedeni ile daha ucuz fiyata yurtdışına sattığını ve bu satış nedeni ile 12.310 USD masraf yaptığından bahisle ..\" ifadelerinin tamamının hatalı olduğunu, dosya incelendiğinde müvekkilinin bu minvalde bir beyanları olmadığını, ortada müvekkilinin ... 'i yurtdışına ucuz fiyata satması sebebi ile uğradığı zarar diye bir konunun da olmadığını, konu iade edilen Kusurlu ...' sebebi ile müvekkilinin katlanmak zorunda kaldığı giderler ve bu giderlerin borcundan mahsup edilmesi konusu olduğunu, Mahkemenin hatalı değerlendirme yaparak hatalı karara vardığını, bu sebeple istinaf incelemesi yapılarak yeniden karar verilmesi gerektiğini, yine gerekçeli kararda \"..Ayıplı olmasından dolayı tekrar yurtdışına satılması kapsamında masraf yapıldığından bahisle 12.310USD alacağı bulunduğu hususunda dosyaya herhangi bir delil sunmadığı,\" yazılmış olsa da dosyada ayıplı ... için yapılmış olan tüm giderlerin fatura ve evrakları ile davacının iade alma işlemi başlattığına dair imzalı evrakının eksiksiz mevcut olduğunu, ayrıca mahkeme yine alacakların  sebebi konusunda  hataya düşerek ... için \"yurtdışına satılması kapsamında masraf yapıldığından bahisle \" diyerek hata yaptığını, oysa ki alacaklarının sebebi ayıplı ...'in iade işlemleri için yapılan ancak  satıcının katlanması gereken giderler olduğunu, müvekkilinin ... için  yurtdışına satış yapmadığını, davacı tarafın talebi ile  kusurlu ... için önce mahrece iade işlemi yapıldığını  ancak sonra davacı  ...'i Brezilya'daki kendi müşterisine yönlendirdiğini, müvekkilince yapılan bir ihracat işlemi, satış olmadığını, bilirkişi raporunda \" buradaki temel mesele davalı yanın ikinci ithalatta yapmış olduğu 12.310 USD tutarı ilk ithalattan kalan borcuna karşı hapis hakkını kullanıp kullanamayacğı meselesidir.\" dediğini, oysa ki müvekkili şirketin ... ve ... için tek ithalat yapmış olup borç ve alacağın da  aynı ticari ilişkiden kaynaklandığını,  Mahkeme kararında bu yanılgıya düştüğünü, sadece gelen toz boyaların iki farklı koda sahip olduğunu, müvekkilinin ayıplı ... 'iiade ettiğini ... için ödemelerini yaptığını, ayıplı olup iade olunan ... için yapılan gider bedeli 12.310 USD lık kısmını ödemeyerek borcundan mahsup ettiğini, İcra takibine de bu sebeple itiraz edildiğini, mahkemenin dosyayı eksik incelediği için karşılıklı alacaklılık halini, hapis hakkını, tarafların ticari ilişkisinin şeklini ve mahsup gerekçesini yanlış değerlendirerek hatalı sonuca vardığını, gerekçeli kararda yüzde 20 oranında icra inkar tazminatına hükmedildiğini, borca itirazlarının kötü niyetli olmadığını, alacağın likid değil, hesaplanması gerektiğini, müvekkilinin defterlerinde ticari ilişki Usd olarak yer almakta iken icra takibinin TL üzerinden yapıldığını, ayrıca tarafların karışıklı alacaklılık vasıfları olduğunu, bu nedenle de borç alacak ilişkisinin hesap gerektirdiğini, bu yönüyle icra inkar tazminatına hükmedilmesinin de yasaya aykırı olduğunu, istinaf başvurularının kabulü ile Mahkemenin 2019/993 Esas, 2020/ 654K. sayılı kararının kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın reddine arar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava, ticari satım sözleşmesine dayalı  alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. İlk derece mahkemesinde davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, takibe konu edilmeyen ... kod numaralı ürün satışına ilişkin ürünün ayıplı olduğu iddiası nedeniyle davalı tarafından yapılan masrafın, dava konusu edilen ... kod numaralı ürün satışına ilişkin davacı alacağından takas mahsup edilip edilmeyeceği noktasındadır. Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... takip sayılı dosyasında 93.808 TL, asıl alacak, 10.365 L işlemiş faiz olmak üzere toplam 104.173,14 TL alacağın tahsili amacıyla 30.09.2019 tarihinde ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur. Davacı tarafça, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla sadece icra takibine konu asıl alacak üzerinden 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. Taraflar arasında icra takibine ve davaya konu satış nedeniyle davalının davacıya  17.600 USD borçlu olduğu ihtilafsızdır. Tarafların ticari defterleri ve dosya kapsamında bulunan gümrük belgeleri ile diğer belgeler üzerinde yapılan inceleme sonucunda mali müşavir ve gümrük uzmanı bilirkişilerden oluşan heyet tarafından hazırlanan raporda, alacağın dayanağını teşkil eden ürünün iki parti halinde ... ve ... kod numarası ile gönderildiği, ithalat işleminin davalı tarafından yapıldığı ancak iade edilen kusurlu ... ürün sebebi ile davalının katlanmak zorunda kaldığını beyan ettiği 12.310 USD tutarındaki masrafın takibe konu alacağa  mahsup edilmek istendiği belirtilmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 139. Maddesinde “iki kişi, karşılıklı olarak bir miktar para veya özdeş diğer edimleri birbirine borçlu oldukları takdirde, her iki borç muaccel ise her biri alacağını borcuyla takas edebilir, alacaklardan biri çekişmeli olsa bile takas ileri sürülebilir.” hükmü yer almaktadır. Takas, borcu sona erdiren sebeplerden biri olup, takas ile her iki borç da az olanı oranında sona erer. Yani takas beyanıyla her iki alacak da kesin olarak ortadan kalkar. (Eren, Fikret, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 1999, s.1261, 1267.) 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 143. maddesi uyarınca, takas ancak borçlunun takas iradesini alacaklıya bildirmesiyle gerçekleşir. Bu durumda her iki borç, takas edilebilecekleri anda daha az olan borç tutarınca sona erer. Böylece takas beyanı, borçları (alacakları) geriye yürüyen bir şekilde sona erdirir. (Reisoğlu, Safa, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 2008, s. 376.) Somut olayda, davalının borca itiraz ve cevap dilekçesindeki beyanına göre asıl amacının katlanmak zorunda kaldığı masraf bedeli ile davacı alacağının takas edilmesi olduğu anlaşılmaktadır. Davalı ayıplı olduğunu belirttiği ... kodlu ürünlerin davacı tarafından Brezilya'da bir firmaya transfer edilmesinin istenmesi nedeniyle katlanmak zorunda kaldığı demuraj, gümrükleme, antrepo vesair masrafları olarak 12.310 USD  ödediğini beyan etmiş ise de  mahkemece bu masrafların  ... kod numaralı ürünlerin yurt dışına satışı kapsamında yapıldığı kabul edilmiştir. Davacı tarafça 17.07.2019 tarihli e-mailde ... kodlu ürünlerinin iade alınacağının ve iade isleminin ... firmasina yapılacağının davalıya bildirildiği gözetildiğinde davalı tarafça takas edilmesi istenen masrafların ... kodlu ürünlerin yurt dışındaki ...'ya satılması veya gönderilmesi nedeniyle yapılıp yapılmadığı,  ithalat aşamasında veya ürünlerin davalı tarafça tesliminden sonra yapılıp yapılmadığı konusunda mahkemece bilirkişi heyetinden ek rapor aldırılıp , sonucuna göre davalının takas defi değerlendirilerek  karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve hatalı değerlendirme  ile karar verilmesi  isabetsiz olmuştur. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, sair istinaf  davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.<br>KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, 2-Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, 3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca  kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.13/03/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f65d01447764244d","SID":"28e4ddcf16774683"}}