{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br>KARAR TARİHİ  : 05/04/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ: 14/04/2021<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 05/04/2024<br><br>İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, Müvekkil adına kesilmiş olan Türkiye İş Bankası'na ait ... seri nolu, 30/06/2016 vade tarihi ve 60,000 TL miktarlı çeki kaybettiğini, bu nedenle de Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi... Esas sayılı dosyasında çek iptal davası açtığını, bu davada tensip kararı gereği çek için bankaya tedbir kararı müzekkeresi gönderildiğini ve hesaba tedbir konulduğunu, bu işlemden sonra ise 01/07/2016 tarihinde çekin, davalı tarafından bankanın İstanbul ... Şubesine ibraz edildiğini, müvekkilinin davalıya hiçbir borcunun olmadığını, hatta davalıyı tanımadığını, davalının kaybedilmiş bir çeki bulduğunu ve bankaya ibraz ederek, haksı menfaat sağlama yoluna gittiğini, bundan dolayı işbu davayı açtıklarını, dava sonunda da davalıya borçlu olmadıklarının tespitini ve çekin iptaline karar verilmesini, davalının % 20'den aşağı olmamak üzere tazminat ödemesine, yargılama giderleri ile  vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili, Davacının eşinin sahibi gözüktüğü ... firmasından ... trail marka aracın satın alımı amacıyla ödeme yapıldığını, ancak davacının aracı teslim edememesi nedeniyle kendisi müvekkile 3 adet çek keşide ettiğini,  davacı dava konusu çeki kaybettiğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, \"... Davacı keşideci değil cirantadır ve imzasını da inkar etmemiştir. Bu haliyle şeklen borçlu olduğunda kuşku yoktur. Davalının bu çekin araç satışı için verilen paranın iadesine yönelik olduğu iddiasının ise ispat yükünü ters çevirdiği söylenemez. Zira davalı çek dışındaki satış ilişkisine dayanmamış, sadece kendisi tarafından verilen paranın sebebini açıklamıştır. Bilindiği gibi kambiyo senetleri illeten mücerret olsa dahi her hukuki ilişki gibi arkasında bir sebebe dayanır. Tek farkı bunun ispat zorunluluğunun olmamasıdır. Davalının dava konusu uyuşmazlıkta davacıya borç verdiğinin ya da borç doğuracak bir iş yaptığının ispatı gerekir. Taraflar arasında kambiyo senedi düzenlenmedikçe bu iddianın yazılı belge ile ispatı gerekir. Ancak, kambiyo senedi düzenlendikten sonra davalı alacaklının bu alacağının sebebini ve geçerli olup olmadığını ispat etmesine gerek yoktur. Kaldı ki bunun aksini davacı borçlu da ispat edemez. Bu husus kambiyo senedinin eski borç ilişkisinden ayrı yeni bir borç doğurmasının gereğidir. Usulüne uygun düzenlenmiş ve imzası inkar edilmemiş bir kambiyo senedinde borçlunun yapabileceği tek savunma ödeme savunmasıdır. Davacının imzasını inkar etmediği, dava dilekçesinde de davalıya yönelik bir savunması olmayıp çeki kaybettiğini öne sürdüğü, çekin beyaz ciro ile usulüne uygun şekilde tedavüle sokulduğu ve imzasının da inkar edilmediği, ispat yükünün davalı alacaklıda değil bedelsizlik iddiasında bulunan davacıda olduğu ve iddianın da kanıtlanamadığı görülmekle davanın reddine\" karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkilinin kendi adına kesilmiş olan Türkiye İş Bankası'nın ... seri nolu, 30.06.2016 vade tarihli ve 60.000,00 TL bedelli çeki kaybettiğini, bu nedenle Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. sayılı dosyasıyla müvekkilinin çek iptali davası açtığını, açılan davada çek için tedbir konulduktan sonra davalı tarafından 01.07.2016 tarihinde bankanın İstanbul ... şubesine ibraz edildiğini, müvekkilinin davalıyı tanımadığını ve davalı tarafa borcu olmadığı gibi hiçbir ticari ilişkisinin de bulunmadığını, davalının kaybedilmiş bir çeki bulduğu ve bankaya ibraz ederek haksız kazanç elde etme amacında olduğunu,  davalının iddiasının davacının eşine ait firmadan ... Trail marka araç alımı için bedel ödediğini davacının da arabayı teslim etmediğini ve kendisine çek tanzim edip verdiğini beyan ettiğini, davalının iddiasının ticari ilişki iddiası olduğu gibi ayrıca vakıanın aydınlatılması için yan delil ve beyanları gerektirecek bir iddia olduğu halde davalının dosyaya ne sözleşme, ne de bedel ödediğine ilişkin herhangi bir dekont yahut evrak, aracın hangi vasıflarda olduğuna ilişkin herhangi bir delil hiçbir kanıt sunmadığını, sadece \" araba almıştım bedeli ödedim arabayı vermedi bedel yerine çek verdi \" şeklinde soyut bir iddiası üzerine yerel mahkemenin verdiği kararın hakkaniyetle bağdaşmayan bir karar olduğunu, yerel mahkemenin sadece davalının soyut iddiası ile karar verdiğini, olay aydınlatılmadığı için müvekkilinin mağdur olduğunu,  dava konusu çeke bakıldığında çekin \" ... \" çeki olduğunu, ... davacının eşi olup aileye ait ... isimli işyerinin resmi yetkilisi olduğunu, ancak  vekaletname ile işleri fiilen eşi davacı yürütmekte olup davacının... adına çek keşide etme yetkisi olduğundan çekte ciranta olarak görünmesi nedeni ile eşler arasında ticari alışveriş olmayacağının açık olduğunu, çekte  keşideci yerindeki imzanın da bu nedenle davacının elinden çıktığının görüldüğünü, müvekkilinin tüm ticaretleri bu şekilde yaptığını, dava konusu çek daha önce kaybedildiğinden Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas, ... Karar sayılı kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, kambiyo senedi nedeniyle borçlu olunmadığının tespit istemine ilişkindir. <br>Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın reddine  karar verilmiştir. <br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, dava konusu çek nedeniyle borçlu olunmadığı konusunda ispat yükü davacıda olup davacının bu yönde herhangi bir delil sunmamış olmasına, HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,<br>2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,<br>3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6-Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, <br>Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince dava değerinin karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL'nin altında kalması nedeniyle kesin olarak karar verildi.05/04/2024 <br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"60744d84bbf4a651","SID":"c3320cf83bc4ac43"}}