{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/486 <br>KARAR NO: 2024/570<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 13/02/2024 (Ara Karar)<br>NUMARASI: 2024/107 Esas (Derdest)<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/04/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati haciz talep eden vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından davacı şirkete gönderilen borç kabulü içerir cari hesap kartı, cari hesap kayıtları, satış teklif formları göz önüne alındığında borcun varlığının açıkça ortaya konduğunu, hak ve alacaklarının dava boyunca güvence altına alınabilmesi için dava sonunda infazının sağlanabilmesi için davalıya ait taşınır ve taşınmaz mallarına ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep  etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"...İhtiyati haczin şartları İİK 257 ve devamı madde hükümlerinde genel olarak düzenlenmiştir. Bu yasa hükmüne göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde ve veya 3. Şahısta olan menkul ve gayrimenkul mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği, vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız borçlunun muayyen ikametgâhı yok ise, borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar yâda bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden ileri işlemlerde bulunursa bu suretle ihtiyati haciz konulursa, borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbedebileceği hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati haciz kararı verilebilir. İhtiyati haciz ve asıl olan, ihtiyati hacze esas bir hakkın varlığı ve bir ihtiyati haczin sebebinin bulunmasıdır. İİK 257 ve devamı maddesine göre ihtiyati haciz talep eden taraf öncelikle ihtiyati haciz istemine ilişkin dilekçesinde dayandığı ihtiyati haciz sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak yasal delillerle ispat etmek zorundadır. Burada sözü edilen ispatın ölçüsü ise, \"yaklaşık ispat\" kuralına göre belirlenir. Yaklaşık ispat kuralının uygulanmasında iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğruluğunun kabul etmekle birlikte, aksinin mümkün olduğu ihtimalini de gözetmelidir. Bu nedenle ihtiyati hacze karar verilirken haksız olma ihtimali de dikkate alınarak talepte bulunandan kural olarak teminat alınır. Geçici hukuki koruma kararlarından olan ihtiyati haciz kararı verirken asıl uyuşmazlığı çözecek içerikte bir karar verilmemelidir. Bununla birlikte, ihtiyati hacze karar verirken tarafların çıkar dengesini ve ihtiyati haczin amacını gözetilmesi gerekli ve zorunludur. Kanun koyucu, ihtiyati haciz hakkında karar verecek olan Hâkime geniş bir takdir alanı bırakmış ise de, Hâkim her somut olayda, ihtiyati haczin şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğini dikkatlice incelemeli ve hangi yasal sebebe ve hangi somut duruma göre, ihtiyati haciz kararı verdiğinin kararında belirtilmelidir, ihtiyati haciz şartları mevcut değilse kanunun ön gördüğü ölçüde ispat edilememişse veya yaklaşıkta olsa ispatı yargılamayı gerekiyorsa ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmelidir. İİK 257 ve devamı maddesindeki şartların mevcut olması ve talep halinde ihtiyati hacze karar verilmelidir. Bu itibarla Mahkemece asıl uyuşmazlığı çözecek nitelikte ihtiyati haciz kararı verilmesine hukuken imkân bulunmadığı gibi taraflar arasındaki uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiğinden istemde İİK 257 ve devamı madde hükümlerinde ön görülen koşullar gerçekleşmediğinden davacı vekilinin ihtiyati haciz isteminin bu aşamada reddine\" karar verilmiştir.Bu karara karşı ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati haciz talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket tarafından borçlu tarafa 2021-2023 gerçekleştirilen kağıt satış işlemleri sonrasında faturalar tebliğ edildiğini, işbu faturalar ticari defterlere işlendiğini, müvekkil şirketin davalı şirketten cari hesap alacağı oluştuğunu, davalı cari hesaba konu borcun ödemesi gerçekleştirilmediğini, müvekkil şirket tarafından anlaşma gereği gerçekleştirilen mal satımı ve teslimine istinaden davaya konu faturalar davalıya tebliğ edilmiş olup davalının işbu faturalara ilişkin itirazı söz konusu olmadığını, davalı tarafından usule uygun şekilde tebliğ edilen faturalara itiraz edilmemesi halinde işbu faturaların varlığının kabul edildiğini, davalı tarafından faturalar cari hesaba işlenmişse de ödeme yapılmadığını, davalı şirket son olarak 01.01.2023-14.12.2023 tarihlerine ilişkin olarak cari hesap kartını müvekkil şirkete gönderdiğini, dosyada mübrez cari hesap kartı incelendiğinde davalının müvekkile olan borcunun davalı tarafından da kabul edildiği görüleceğini, davalı şirket çalışanı, muhasebe finans müdürü unvalı ... tarafından müvekkil şirket çalışanı ...'e 14.12.2023 tarihinde gönderilen omkataş \"ekstre\" konulu mail ekinde işbu cari hesap kartı ulaştırıldığını, işbu kayıt ile müvekkilin alacaklı olduğu tutar davalı şirket tarafından da kabul edildğini, onaylanarak paylaşıldığını, mail görüntüsü de dosyada mübrez olduğunu, davalı tarafından müvekkil şirkete gönderilen borç kabulü içerir cari hesap kartı, cari hesap kayıtları, satış teklif formları göz önüne alındığında borcun varlığı açıkça ortaya konduğunu, bu durumda davalı şirketin mal kaçırma, tahsilatın imkansız hale gelmesi, müvekkilin alacağını tahsil edememesi, telafisi mümkün olmayan zarara sebep olması ihtimalleri oldukça yüksek olup ihtiyati haciz kararı verilmesini vekaleten talep ettiğini, ilk Derece Mahkemesince işbu talebin reddine karar verildiğini, ancak işbu karar yukarıda belirtilen nedenlerle hatalı ve usule aykırı olduğunu, ihtiyati haczin şartları oluştuğunu, açıklanan nedenlerle eksik inceleme ve hatalı olarak verilen kararın kaldırılmasını ve davalı hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.  <br>GEREKÇE: Talep; cari(açık) hesap alacağından kaynaklanan alacak nedeniyle ihtiyati haciz kararı verilmesi istemidir. Mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş, bu ara  karara davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; ihtiyati haciz şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır. Davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu hakkında İstanbul  Anadolu ...İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında 3.383.524,13 TL asıl alacağın tahsili istemiyle  10.11.2023 tarihinde ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz edilmesi üzerine icra takibi durmuştur.  2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1. maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. 2004 sayılı İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır (Yargıtay 19. HD'nin 12/12/2019 Tarih, 2019/2300 E-2019/5531 K). Somut olayda davacı taraf derdest dosyada cari hesap kartlarını dosyaya sunmuş olup istinafa konu olan ara karar tarihinde varlığı ihtilaflı ve tespite muhtaç olan bir alacak talebi yönünden ortada muaccel veya müeccel bir bir para alacağı bulunduğu yaklaşık olarak söylenemeyecektir. Alacağın varlığı ve özellikle miktarı hususunda ihtiyati haciz talebi hakkında karar verildiği tarihte davacının haklılığı noktasında yaklaşık olarak ispatı ölçüsünde delil bulunmadığı anlaşılmakla mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi isabetli olmuştur. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,  2-İstinaf karar harcı ihtiyati haciz talep eden tarafından peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İhtiyati haciz talep eden tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi18/04/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c490b053ef87644b","SID":"9d65cf03ef7bb344"}}