{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/411 <br>KARAR NO: 2024/569<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 28.12.2023 tarihli ara karar. <br>NUMARASI: 2022/579 Esas <br>DAVANIN KONUSU:Genel Kurul Kararının İptali <br>(BİRLEŞEN  İSTANBUL ANADOLU 12. ATM 2023/716 ESAS 2023/946 KARAR)<br>DAVANIN KONUSU: Genel Kurul Kararının İptali, Yokluğunun Tespiti<br>Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali, yokluğunun tespiti, 15.06.2022 tarihli yönetim kurulu kararının sahteliğinin ve noter tutanaklarının sahteliğinin tespiti ile iptali davasının İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılaması sırasında birleşen davada 28.12.2023 tarihli ara kararda yazılı nedenlerle ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara karara  karşı, birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Asıl davada davacı vekili, ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin  davalı şirkette %10 pay sahibi olduğunu, diğer ortaklardan ... da %10 pay sahibi olduğunu,  ... ise %80 pay sahipliği bulunduğunu, davalı şirketin 2019, 2020 ve 2021 yıllarına ait olağan genel kurul toplantısının 13.06.2022 tarihinde yapıldığını,  toplantıda TTK'nın emredici nitelikte bulunan 420.maddesine aykırı hareket edildiğini, davacının %10 paya sahip olduğunu, finansal ve yönetimsel usulsüzlükler nedeniyle davacının toplantının ertelenmesini talep etmesine rağmen bu talebinin reddedildiğini, toplantıda diğer iki ortağın usulsüz ve yasaya aykırı işlemlerinin kabul edilip ortakların ibra edildiğini, ortak ... hesabına gelen 200.000,00 TL'nin iş avansı olarak yollandığını ancak aslında rüşvet olduğunu, bankadan neden çekildiğinin ve hesaptan dağıtılmadığının anlaşılamadığını, davacının pay sahibi yetkilerini kullanmasının engellendiğini, davacının tüm banka hesaplarını görebilme yetkisinin kaldırıldığını, oysa ki pay sahiplerinin eşit işlem hakkı olduğunu, davalı şirketin diğer iki pay sahibinin ve yönetim kurulu başkanının usulsüz ve yasaya aykırı işlemleri bulunduğunu ileri sürerek,  13.06.2022 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiş,  ayrıca  telafisi güç zararların doğmaması için genel kurul kararlarının uygulanmasının tedbiren durdurulmasına, davacının önceki yetkilerinin tedbiren geri verilmesini, tedbiren kayyım heyeti atanmasını istemiştir.Asıl davada davalı vekili, savunmasında özetle; genel kurul kararlarının usul ve yasaya  uygun olduğunu, davacının erteleme talebinin kötü niyetli olduğunu, ayrıca tutanağa muhalefetini yazdırmadığından dava açma hakkı olmadığını, alınan kararların usul ve yasaya uygun olduğunu, kayyım atanması şartlarının gerçekleşmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Birleşen davada davada davacı vekili, ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı ... ve davalı ... davalı şirkette üç  hissedar olduğunu, şirketin  tek  üyeden oluşan yönetim kurulu organının üyesinin de  davalı  ... olduğunu, dava konusu hukuki ihtilafın davalı şirketin  13.06.2022 tarihli genel kurulunda, toplantı başkanlığını oluşturan davalı gerçek kişilerin, genel kurul mahallinde ve sırasında düzenlenen ve imzalanıp noterden onay alan orijinal tutanakların ilk olarak 7 numaralı kararın değiştirilip başkalarını aldatacak şekilde sahtesini düzenleyip yönetim kurulu tescilinde kullanmaları, akabinde tutanakların iade edilmesi ile genel kurul mahallinde ve sırasında düzenlenip, imzalanıp noterden onay alan orijinal tutanakların ve 15.06.2022 tarihli, 3 sayılılı yönetim kurulu kararını mühürde ve imzada sahtelik yapılarak başkalarını aldatacak şekilde değiştirilip yönetim kurulu üye seçimi, temsilci atanması, yönetim kurulu başkanı seçimi tescilini tamamlamalarından kaynaklandığını, defter onay sayfasında mühür ve imzanın sahteliği ile tutanaktaki yevmiye numarasına ait 23456 rakamının mühürde farklı taraflara basıldığını, mevcut  iki mührün ve mühür içindeki imzanın orijinlinden farklı olduğunun özel bir inceleme ile anlaşılabildiğini,  Üsküdar .... Noterliğinden 17.10.2023 tarih, ... yevmiye numarasıyla onaylı, Üsküdar ... Noterliğinden 14.06.2022 tarih, ... sayı ile tasdikli tutanağın aslına uygundur, suretinin iddialarını  ispatladığını, bir an için 15.06.2022 tarihli 3 sayılı yönetim kurulu kararının sahte olmadığı düşünülse dahi  yok hükmünde genel kurul neticesinde yoklukla malul bir yönetim kurulunun temsilci ataması ve yönetim kurulu başkanı seçmesinin mümkün olamayacağından kararın ayrıca yokluğunun tespiti gerektiğini, Üsküdar ... Noterliğinin bahsedilen tutanaklarının TTK'nın 422/2. maddesi ve TTK'nın 373/1. maddesi uyarınca aslının aynı olduğunu onaylayıp tutanaklara resmiyet kazandırması sebebiyle HMK'nın 208/4. maddesi uyarınca noterin davada zorunlu olarak taraf gösterildiğini,  davalı şirketin tek üyeden oluşan yönetim kurulunun görev süresi ve temsil yetkisinin 24.05.2022 tarihinde sona erdiğini, 13.06.2022 tarihli genel kurul toplantısında toplantı sırasında ve toplantı mahallinde hazırlanıp imzalanan akabinde noter onayı alınan genel kurul tutanağının sahtesi ile değiştirilip yönetim kurulu seçimine ait tescil başvurusunda kullanıldığını,  davalı gerçek kişilerin ve davalı tüzel kişi anonim şirket yönetim kurulunun genel kurul mahallinde ve sırasında hazırlanan tutanağı 7 numaralı yönetim kurulu seçimi kararını değiştirip imzaladıklarını ve tescil için Ticaret Sicil müdürlüğüne teslim ettikleri sahte genel kurul tutanağınının iddialarını ispatladığını, tescil işlemini gerçekleştiren sicil memurunun, 29.11.2022 tarihli Cumhuriyet Savcılığına verdiği ifadesinin, 17.06.2022 tarihinde davalı gerçek kişiler ... ve ...'in 7 numaralı genel kurul kararını değiştirip sahte genel kurul tutanağı düzenleyip, Eminönü Ticaret Sicili Müdürlüğüne tescil başvurusu yaptıklarını, bu tutanakda tescil alamayınca, genel kurul toplantı mahallinde ve sırasında hazırlanıp imzalanan akabinde noter onayı alınan orijinal tutanağı, başkalarını aldatacak şekilde değiştirip tescili sahte belge ile tamamladıklarına dair iddialarını ispatladığını, davalıların içerisinde bulunduğu suiniyetin, davacı tarafından ikame edilen davada, İstanbul Ticaret Odası Ticaret Sicili Müdürlüğünün Asliye Ticaret Mahkemesine, güvenli elektronik imzalı ve ikrar içerikli cevap dilekçesinin 6.sayfasında tescili tamamlayan sicil memuru ifadesi paralelindeki beyanları ile de sabit bulunduğunu, dilekçenin ilgili kısmının \"...evrakın iadeye alınma nedenine ilişkin açıklamalar  \"davacının ihbarlarından birinde toplantı tutanağının değiştirildiği ifade edildiğinden, müvekkil müdürlük, .. .. değiştirilmiş tutanakla işlem yapmak istememiştir. /...) şöyle ki; orijinal tutanakta, “yeni dönem yönetim kurulu'na 3 (üç) yıl süre ile münferit imza yetkilisi olarak ...'in seçilmesine oy çokluğu ile karar verildi.” ifadesinin değiştirilen tutanakta, “yeni dönem seçimine geçildi. şirketin yönetim kuruluna ... (vergi no:...) üç yıl süre ile seçilmesi önerildi. Oylamaya geçilerek oyçokluğu ile karar verildi'' şeklindedir. .. ''  şeklinde olduğunu,  bu itibarla, davalı şirket, davalı gerçek kişiler ... sahte tutanaklarla tescili tamamladıklarını, bunun noter onaylı tutanakla ispatlandığını,  davalarının  kabulü gerektiğini ileri sürerek,  davalı şirketin  13.06.2022 tarihli genel kurul toplantı kararlarının yürütmesinin durdurulması ve yokluğunun tespitine, 15.06.2022 tarihli 3 sayılı yönetim kurulu kararının yokluğunun tespitine, Üsküdar .... Noterliğinden 14.06.2022 tarih ... yevmiye numarasıyla onaylı tutanağın,  4.06.2022 tarih, ... yevmiye numarasıyla onaylı tutanağın, 15.06.2022 tarih ... yevmiye numarasıyla onaylı tutanağın sahte olduğunun tespiti ve iptaline, davalı anonim şirketin 13.06.2023 tarihli orijinal tutanağın, başkalarını aldatacak şekilde 7 numaralı değiştirilen karara ait tutanağın sahte olduğunun tespiti ve iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davacı vekili, 19.11.2023 tarihli beyan dilekçesinde özetle; ihtiyati tedbir talebinin genişletildiğini, davalı şirketin 13.06.2022 tarihli genel kurul toplantı  kararlarının ve 13.06.2022 tarihli 3 sayılı yönetim kurulu kararının yürütülmesinin geri bırakılmasına, davacının,  4271 sayılı Türk Medeni Kanunu 403/2, 427/4, 426/3 ve 691'inci maddeleri uyarınca dava sonuna kadar  şirkete kayyım tayin edilmesi kararı verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada davalı ... vekili, savunmasında özetle;   noterlik evrakının işlem ilgilisinin davacı olmaması nedeniyle davacının aktif dava takip yetkisi olmadığını,  dava konusu örnek çıkarma işleminde imza ve yazı sahteciliğinin söz konusu olmaması nedeniyle ise davalı müvekkilinin pasif dava takip yetkisinin  bulunmadığını,  onaylama şeklinde bir noterlik işlemi bulunmayıp,  98. madde kapsamında fotokopi usulüyle örnek çıkartılmasına dair noterlik işlemi söz konusu olduğunu, Noterin, yasayla kendisine verilen görev ve yetkisi kapsamında kendisinden  fotokopi usulüyle örneğinin çıkartılması talep olunan evrakın içeriğini denetlemesi, başka bir anlatımla yargı makamlarının görev ve yetkisi kapsamında bulunan sahtecilik incelemesi ya da başkaca bir inceleme ve değerlendirmesi yapmasının mümkün bulunmadığını, bu anlamda sahtecilik incelemesi ve değerlendirmesinin, yargı yerlerince Üsküdar ... Noterliğinin 01.06.2016 tarih ve ... yevmiye sayılı onayını taşıyan \"Genel Kurul Toplantı ve Müzakere Defteri\" ile Üsküdar .... Noterliğinin 01.06. 2016 tarih ve ... yevmiye sayılı onayını taşıyan \"Yönetim Kurulu Karar Defteri\" üzerinden inceleme yapılması ve varsa şirket yöneticileri bakımından suç soruşturması ve kovuşturması yapılması gerektiğini, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 20.09.2023 tarih ve  2022/198383 Soruşturma, 2023/108988 Karar sayılı soruşturma dosyasında sözü edilen defter, kayıt ve belgeler incelendiği ve sonuç itibariyle usul ve yasaya aykırı bir yönün (suç teşkil eden bir eylemin) bulunmaması nedeniyle \"Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar\" verilmiş olduğunu, hal böyle olunca, gelinen noktada davacının müvekkili noteri de dahil etmek suretiyle açmış olduğu davada kötü niyetli olduğu hususunda tartışma ve duraksama bulunmadığını, Noterlik Kanunu uyarınca düzenleme ya da onaylama şeklinde bir hukuki işlemin belgelendirilmesi yapılmadığından, evrak üzerinde ilgilerin yazı veya imzası bulunmadığını, nitekim örneği çıkarılan evrak üzerinde yer alan noterlik kaşesinde bu durumun \"İş bu işlem örnek çıkartılarak onaylanması olup, imza onayını içermemektedir\" ibaresiyle açıkça vurgulandığını, hal böyle olunca, ortada davacının iddia ettiği üzere HMK'nın 208. maddesi kapsamında ileri sürülen haliyle imza ya da yazı sahteciliğinden söz edilmesi mümkün bulunmadığı gibi, böyle bir durumda yukarıda sözü edilen haliyle işlem ilgilisi olmayan davacının aktif, müvekkili davalının ise pasif dava takip yetkisi (husumeti)  bulunmadığını, ancak her halde  HMK'nın 208. maddesinden kaynaklanan davalara bakma görev ve yetkisinin İstanbul Anadolu Asliye Hukuk Mahkemesi'ne ait olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Birleşen davada davalılar ... Tic. AŞ vekili, savunmasında özetle; hiçbir hukuki temele dayanmayan kötüniyetli davanın öncelikle yasal süresi içinde açılmadığından usulden reddine, davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığından işin esasına geçilmeksizin davanın sıfat yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, süreç kapsamında iptalleri talep edilen  talep konusu genel kurul ve yönetim toplantısının usul ve yasaya uygun şekilde yapıldığını, genel kurul gündem maddeleriyle alınan kararların iptalini gerektiren bir husus bulunmadığını, ayrıca İTO 'dan gelen cevabi yazıda yeterli inceleme yapıldığında, müvekkillerin başkalarını aldatmak suretiyle sahte tutanak düzenleyerek bunun tescilini yaptırmaları kabulünde, lehlerine olan mevcut durumu değiştirecek herhangi bir hukuki değişiklik olmayacağının görüleceğini  savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARI ÖZETİ İlk Derece Mahkemesi, ihtiyati tedbir talebini değerlendirdiği 28.12.2023 tarihli ara kararında; \"Talep, TTK'nın 449. maddesi uyarınca, genel kurul ve yönetim kurulu kararlarının yokluğunun tesipti istemli davada, genel kurul ve yönetim kurulu kararlarının yürütmesinin geri bırakılması ve davalı şirkete kayyım atanması yönünde ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. TTK nun 449. maddesinde '' Genel kurul kararı aleyhine  iptal veya butlan davası açıldığı taktirde  mahkeme,  yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilir. '' hükmünü içermektedir. Mahkememizce davalı şirketin yönetim kurulu üyelerine TTK'nun 449. maddesi uyarınca ihtaratlı davetiye gönderildiği ve bir kısım yönetim kurulu üyelerinin verilen sürede davacı tarafın yürütmenin geri bırakılması talebine dair yazılı olarak görüşlerini sunmadıkları görülmüştür. TTK'nın 449.maddesinde hangi hallerde bu geçici hukuki koruma kararının verileceği özel olarak düzenlenmediğinden, tamamlayıcı yorum kuralı olarak HMK'nın ihtiyati tedbire ilişkin hükümlerinden yararlanılabilir. HMK'nın 389. maddesi, \"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyat tedbir kararı verilebilir. \"şeklindedir.Aynı yasanın 390/3 maddesi,'' Tedbir talep eden taraf,  dilekçesinde  dayandığı ihtiyati tedbir sebebini  ve türünü açıkca belirtmek ve  davanın esası yönünden  kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir.Somut olayda iddia, savunma ve dosya kapsamında mevcut deliller değerlendirildiğinde,  ihtiyati tedbir kararı verilmemesi halinde davacının hakkını elde etmesinin  önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden şu aşamada bahsedilmesinin mümkün olmadığı, tedbir kararı verilmemesi halinde  ciddi bir zararın doğacağına dair emarelerin de bulunmadığı, ayrıca dosyanın geldiği aşama itibariyle davacı tarafın haklılığının yaklaşık olarak ispatının sağlanmamış olduğu, taraf menfaatleri de gözetildiğinde ihtiyati tedbir koşullarının oluşmadığı sonuç ve kanaatine varılmış olup, açıklanan nedenlerle ihtiyati tedbir isteyen davacı vekilinin  dava konusu genel kurul ve yönetim kurulu kararlarının  yürütmesinin tedbiren durdurulması yönündeki talebinin reddine dair karar vermek gerekmiştir.Davacının davalı şirkete kendisinin kayyım olarak atanmasına yönelik talebi incelendiğinde de;6102 Sayılı TTK'nun 449/1 maddesi, genel kurul kararları aleyhine iptal veya butlan davası açılması durumunda verilebilecek tedbire ilişkin özel bir düzenleme öngörmüş olup; mahkemece; yönetim kurulunun görüşü alındıktan sonra ve 6100 Sayılı HMK'nun 389/1 maddesinde aranana tedbir koşulları ile  390/3 maddesinde aranan yaklaşık ispat koşulunun oluştuğu kanaatine varılması halinde, butlan veya iptal davasına konu genel kurul kararlarının yürütülmesinin tedbiren geri bırakılmasına karar verilebilir. TTK'nun 449/1 maddesinde yer alan bu özel düzenleme karşısında, dava konusu olmayan ve ancak başka bir davanın konusunu oluşturacak talep hakkında tedbir kararı verilemeyeceği, kaldı ki davalı şirkette de hali hazırda organ boşluğu bulunmadığı kanaatiyle davacının davalı şirkete kayyım olarak  atanmasına dair talebinin reddine yönelik aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. ... \"gerekçesiyle, davacının davalı şirkete 13/06/2022 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararlar ile 15/06/2022 tarihli 3 sayılı yönetim kurulu kararlarının yürütmesinin tedbiren geri bırakılması talepleri ile dava sonuna kadar davalı şirkete kayyım atanması yönündeki tedbir taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.Bu karara karşı,  birleşen davada davacı vekili  istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Birleşen davada davacı vekili,  istinaf başvuru dilekçesinde özetle;  ihtiyati tedbir ret ara kararı gerekçelerinin kanuna aykırılığı, mahkemenin  kanunu uygulamasında hata etmesi, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli  delillerin değerlendirilmemiş olması sebepleriyle kararın istinaf edildiğini,  Üsküdar .... Noterliğinden 14.06.2022 tarih ve ... yevmiye numarasıyla onaylı, Üsküdar .... Noterliğinden 14.06.2022 tarih ve ... yevmiye numarasıyla onaylı, Üsküdar .... Noterliğinden 15.06.2022 tarih ... yevmiye numarasıyla onaylı   inceleme konusu tutanaklar arasında mevcut ve mevcut olmayan kısımların  belirlenmesi, farklılıkların tutanakların resmiyetini etkilemelerine dair analiz,  tutanaklarda mühür ve imza farkları, kâğıt analizleri, bilgisayar yazı analizleri, göz ve  teknolojik cihazlarla genel kontrol, ilgili yasal mevzuat kapsamında inceleme yapılacağını, imza, mühür ve kaşelerin şekli (tersim biçimi), başlangıç hareketinin yapılışı, imzaların  orta gövde yapısının şekli, ebat ve oranlarıyla istiflenişi, imza ve mühür içerisindeki  unsurların birbirlerine olan oran ve mesafeleri, imza, mühür ve kaşelerin istif (tertip,  düzenleme), eğim (imza hatlarının belgeye ve zemine göre açısı), doğrultu (yönü- istikameti) ve boyutu imza, mühür ve kaşelerin seyir (devamlılık, süreklilik), hız (işleklik,  çizgi kalitesi) ve baskı derecesi (tazyik, fulaj izi derinliği), imza, mühür ve kaşelerin  içerisindeki alışkanlıklar (yazı karakterleri, noktalama işaretinin yapılışı ve pozisyonu),   imza, mühür ve kaşelerin bitim hareketlerinin yapılışı, imzalar içerisindeki el  hareketlerinin kronolojik dizilimleri gibi  karakteristik unsurlarda görülen farklılıklar incelenen imzanın farklı kişiye ait olduğu yönünde, benzerlikler ise incelenen imzanın  aynı kişiye ait olduğu yönünde kanaat belirtilmesine imkân sağlayacağını,  dava sebebinin  somut vakıa temel olarak hile yoluyla sahtelik iddiası olduğunu, resmi   senetlerde sahtelik iddiasının konusu imza olabileceği gibi, gerçeği   yansıtmayan sahte belge düzenlenmesi de olabileceğini, bu son durumda sahtelik   iddiasının konusu bizzat belgenin kendisi olduğunu, inceleme konusu davadaki dava sebebi, resmi noter senedi mühürde ve imzada, noter belgesinin geneli üzerinde hile ile üzerinde başkalarını aldatacak şekilde  değişiklikler yapılması suretiyle sahte bir belge tanzim edildiği şeklindeki vakıa   iddiası olduğunu, 13.06.2022 tarihli genel kurulunda, toplantı başkanlığını oluşturan  davalı gerçek kişilerin, genel kurul mahallinde ve sırasında düzenlenen ve imzalanıp noterden  onay alan orijinal tutanakların ilk olarak 7 numaralı kararı değiştirilip başkalarını aldatacak  şekilde sahtesini düzenleyip yönetim kurulu tescilinde kullandığını, akabinde  tutanakların iade  edilmesi ile genel kurul mahallinde ve sırasında düzenlenip, imzalanıp noterden onay alan  orijinal tutanakları ve  15.06.2022 tarihli 3 sayılı yönetim kurulu kararını mühürde ve imzada  sahtecilik yapılarak başkalarını aldatacak şekilde değiştirip  yönetim kurulu üye seçimi, temsilci  atanması, yönetim kurulu başkanı seçimi tescilini tamamladığını, bir an için 15.06.2022 tarihli 3 sayılı yönetim kurulu kararının sahte olmadığı düşünülse dahi yok hükmünde genel kurul neticesinde yoklukla malul bir  yönetim kurulunun temsilci ataması ve yönetim kurulu başkanı seçmesi mümkün  olamayacağını, ara kararın hatalı olduğunu,  bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına  ve tedbir kararı verilmesine karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Asıl  dava, davalı şirketin  13.06.2022  tarihinde yapılan  olağan genel kurul toplantısında alınan  kararların TTK'nın 445 ve devamı maddeleri uyarınca iptali istemine; birleşen dava, davalı şirketin 13.06.2022 tarihli genel kurul toplantı kararlarının yokluğunun tespitine, 15.06.2022 tarihli 3 sayılı yönetim kurulu kararının yokluğunun tespitine, Üsküdar .... Noterliğinden 14.06.2022 tarih ... yevmiye numarasıyla onaylı tutanağın, 14.06.2022 tarih, ... yevmiye numarasıyla onaylı tutanağın, 15.06.2022 tarih ... yevmiye numarasıyla onaylı tutanağın sahte olduğunun tespiti ve iptaline, davalı şirketin 13.06.2023 tarihli orijinal tutanağının, başkalarını aldatacak şekilde 7 numaralı değiştirilen karara ait tutanağın sahte olduğunun tespiti ve iptaline karar verilmesi istemine; istinaf başvurusu ise birleşen davada verilen ihtiyati tedbir isteminin reddine dair  28.12.2023 tarihli ara karara  ilişkindir.  İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında birleşen davada ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş; bu ara karara karşı, birleşen davada davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Birleşen davada davacı vekili, davalı şirketin  13.06.2022 tarihli genel kurul toplantı kararlarının  yokluğunun tespitine, 15.06.2022 tarihli 3 sayılı yönetim kurulu kararının yokluğunun tespitine, Üsküdar .... Noterliğinden 14.06.2022 tarih ... yevmiye numarasıyla onaylı tutanağın,  4.06.2022 tarih, ... yevmiye numarasıyla onaylı tutanağın, 15.06.2022 tarih ... yevmiye numarasıyla onaylı tutanağın sahte olduğunun tespiti ve iptaline, davalı anonim şirketin 13.06.2023 tarihli orijinal tutanağın, başkalarını aldatacak şekilde 7 numaralı değiştirilen karara ait tutanağın sahte olduğunun tespiti ve iptaline karar verilmesini talep ve dava  etmiş, ayrıca bu genel kurul kararı ile yönetim kurulu kararının yürütmesinin durdurulması  ile davacının davalı şirkete  kayyım atanması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini istemiştir. Birleşen davada mahkemece (İstanbul Anadolu 12.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/716 Esas, 946 Karar)  28.12.2023 tarihli ara kararı ile ihtiyati tedbir istemi reddedilmiş, yine aynı tarihte 2023/716 Esas, 946 Karar sayılı ilamı ile dosyanın, İstanbul Anadolu 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/579 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu gerekçesiyle  birleştirilmesine karar verilmiştir. TTK'nın 449. maddesine göre genel kurul kararlarının yokluğu,  iptali ve butlanı davası açıldığı taktirde mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra dava konusu kararların yürütmesinin geri bırakılmasına karar verebilir. Mahkemenin bu konudaki takdir hakkının nasıl kullanacağı konusunda, tamamlayıcı hukuk kuralı olarak HMK'nın 389 ve devamı maddelerinde yer verilen ihtiyati tedbirlere ilişkin hükümlerinden yararlanılmalıdır. HMK'nın 389.maddesi \"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyat tedbir kararı verilebilir.\" hükmünü,  aynı Kanun'un 390/3.maddesi ise \"Tedbir talep eden taraf,  dilekçesinde  dayandığı ihtiyati tedbir sebebini  ve türünü açıkca belirtmek ve  davanın esası yönünden  kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır\" düzenlemesini içermektedir.Buna göre genel kurul kararlarının, yokluğu ve iptali  davalarında TTK'nın 445. maddesi gereğince, alınan kararların yasaya, anasözleşmeye veya objektif iyiniyet kurallarına aykırı olduğunun da yaklaşık olarak ispat edilmesi gerekmektedir.Davacı ayrıca, yönetim kurulu kararının ilanından önce  noter tarafından yapılan onaylı örneklerinde sahtecilik yapıldığı iddiasında bulunmuş, bu nedenle tedbiren  yönetim kurulu kararının da yürütmesinin durdurulması ve kendisinin tedbiren kayyım atanması talebinde de bulunmuştur. Bu talepler yönünden de genel hükümlere göre inceleme yapılması gerekir. İlk derece mahkemesi tarafından somut olayda, ihtiyati tedbir şartlarının oluşmadığı, yaklaşık ispatın sağlanamadığı, organ boşluğu bulunmadığı  gerekçesiyle ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiştir.Davacı ile davalı ...  davalı şirkette hissedardır. Dosya içerisindeki 13.06.20221 tarihli genel kurul toplantı tutanağının incelenmesinde; gündemin 1.maddesinin açılışın yapılması ve gündemin okunmasına, 2.maddesinin başkanlık divanına  ... seçilmesine,  tutanak yazmanı olarak ... seçilmesine, 3.maddesinin 2019-2020-2021 yıllarına ilişkin faaliyet raporunun okunması ile müzakeresine ilişkin olduğu,  2020 ve 2021 yılı faaliyet raporunun oy çokluğu ile kabul edildiği, davacı  ... söz alarak genel kurulun 1 ay süreyle ertelenmesinin ve iç denetimin talep edildiği, 4.maddesinin 2019-2020 ve 2021 yıllarına ilişkin bilanço ve gelir tablosu hesaplarının okunup oylanmasına, 5.maddesinin yönetim kurulunun ibrasına ilişkin olduğu, 6.maddesinin davacının sorularına ilişkin, 7.maddesinin ise yeni yönetim kurulunun seçilmesine  ilişkin olduğu ve oy çokluğu ile karar verildiği, davacının muhalefet şerhinin bulunmadığı anlaşılmaktadır.15.06.2022 tarihli 3 sayılı yönetim kurulu kararının incelenmesinde ise; 13.06.2022 tarihli  genel kurul kararı uyarınca  1 yıl süre ile görev yapmak üzere ...  yönetim kurulu başkanlığına seçildiği görülmektedir. Her ne kadar davacı,  davalı şirketin  13.06.2022 tarihli genel kurulunda, toplantı başkanlığını oluşturan davalı gerçek kişilerin, genel kurul mahallinde ve sırasında düzenlenen ve imzalanıp noterden onay alan orijinal tutanakların ilk olarak 7 numaralı kararın değiştirilip başkalarını aldatacak şekilde sahtesini düzenleyip yönetim kurulu tescilinde kullanmaları, akabinde tutanakların iade edilmesi ile genel kurul mahallinde ve sırasında düzenlenip, imzalanıp noterden onay alan orijinal tutanakların ve 15.06.2022 tarihli, 3 sayılılı yönetim kurulu kararını mühürde ve imzada sahtecilik yapılarak başkalarını aldatacak şekilde değiştirilip yönetim kurulu üye seçimi, temsilci atanması, yönetim kurulu başkanı seçimi ile tescilinin yapıldığını ileri sürmüş ise de; dosya kapsamındaki belgeler ve dosyanın bulunduğu aşama itibariyle  davacının iddialarının yaklaşık olarak ispatın gerçekleşmediği, ayrıca yeni bir yönetim kurulunun atamasının söz konusu olmadığı, önceki yöneticilerin yeniden seçilerek göreve devam ettiği nazara alındığında bu aşamada genel kurul kararı ile yönetim kurulu kararının yürütmesinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi şartlarının gerçekleşmediği, yaklaşık ispatın sağlanamadığı anlaşıldığından talebin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir. Yine mahkemece, davacının şirkete tedbiren kayyım atanması  talebi de reddedilmiş olup mahkeme ara karar gerekçesinde de belirtildiği üzere  herhangi bir organ boşluğu bulunmadığı gibi sahtecilik iddiasının yukarıda da belirtildiği üzere  mahkemece talebin değerlendirildiği tarih itibariyle yaklaşık ispat ölçüsünde ispatlandığından da söz edilemez. Yargılamanın ilerleyen aşamalarında sunulacak deliller ışığında yaklaşık ispatın gerçekleşmesi halinde, yargılamanın her aşamasında  yeniden ihtiyati tedbir talep edilmesi ve mahkemece yeniden yapılacak değerlendirme sonucu verilen karara karşı kanun yolunun açık olması karşısında, mahkemenin bu aşamada tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenlerle birleşen davada davacı vekilinin 28.12.2023 tarihli ara karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi  gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 ve 391/3. maddeleri  uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, İlk Derece Mahkemesince verilen istinafa konu 28.12.2023 tarihli ara karar usul ve yasaya uygun olup,  birleşen davada davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinde, birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun  esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.<br>KARAR; Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.b.1 ve 391/3. maddeleri uyarınca, birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,-Birleşen davada davacı tarafından yatırılan istinaf harçlarının Hazineye gelir kaydına, 3-Birleşen davada davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi  üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın,  kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1. ve 391/3. maddeleri uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.04.04.2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"18dd395a0d240277","SID":"d063c3a932363c6a"}}