{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/416 <br>KARAR NO: 2024/588<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi <br>TARİHİ: 22.01.2024 tarihli ara karar.<br>NUMARASI: 2023/775 Esas <br>DAVA: Alacak<br>Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında verilmiş olan ihtiyati tedbire davalılar vekilinin itirazının reddine dair verilen ara karara karşı, ihtiyati tedbire itiraz eden davalılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkillerince davalılara sözleşme hükümleri uyarınca üzerine düşen edimleri yerine getirmeleri için sözlü olarak da defalarca uyarıda bulunulmuş ise de davalıların edimlerini bir türlü yerine getirmemeleri sebebiyle taraflarınca Kadıköy ... Noterliği vasıtasıyla keşide edilen 20.11.2023 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname ile taraflar arasındaki sözleşme feshedilerek iş bu davayı açma zarureti hasıl olduğunu, dava konusu ... Tic. Ltd. Şti. hisselerinin dava devam ederken üçüncü şahıslara devri durumunda mahkemece verilebilecek kararın icrasının imkansız hale geleceğinden ve bu durumda müvekkilleri açısından telafisi mümkün olmayan zararlar husule geleceğinden dolayı müvekkillerinin davalıya devrettiği şirket hisselerinin 3.şahıslara devrinin önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesini, halen ... Tic. Ltd. Şti. adına tapuda kayıtlı olan ... İli, ... İlçesinde bulunan taşınmazların üçüncü şahıslara devri durumunda müvekkilleri  bakımından telafisi mümkün olmayan zararlar ortaya çıkacağından dolayı söz konusu taşınmazların 3.şahıslara devrinin önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sırasında, ihtiyati tedbir talebinin değerlendirildiği 14.12.2023 tarihli ara kararla; \"...somut olayımıza baktığımızda; tedbir konusu şirket hisselerinin ve taşınmazların, dava konusu olan karma sözleşmede yer alan  ...'ne ait olduğu, davacılar taragından söz konusu sözleşmenin feshedildiğinin bildirildiği, şirket hisselerinin ve taşınmazlarının devredilmesi halinde talep eden tarafın muhtemel hakkının elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı, davacılar yönünden telafisi zor zararların doğabileceği, davacılar tarafından sunulan bilgi ve belgelerin HMK 390 maddesi kapsamında haklılık açısından yaklaşık ispatı sağlamaya yeterli olarak görüldüğü, sözleşmenin feshinin haklı olup olmadığının yapılacak yargılama ile belirleneceği göz önünde bulundurularak davacıların ihtiyati tedbir talebinin dava değeri olarak tensip tutanağında belirlenmiş olan 4.680.000,00 üzerinden %10 teminat karşılığında kabulüne... \" gerekçesiyle, davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin %10 teminat karşılığında kabulü ile; dava değeri olarak tensip tutanağında belirlenmiş olan 4.680.000,00 üzerinden %10 oranında  468.000,00 TL teminatın dosyaya depo edilmesi ya da kesin ve süresiz teminat mektubunun mahkeme dosyasına sunulması halinde, ... Tic. Ltd. Şti. hisselerinin 3. Şahıslara devrinin önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir konulmasına, ... Tic. Ltd. Şti. Adına tapuda kayıtlı olan; ... İli, ... İlçesi, ... Mah., ... Sok., ... Pafta, ... Ada, ... Parsel sayılı 756 m2, 50 dm2 yüzölçümlü, ... İli, ... İlçesi, ... Mah., ... Sok., ... Pafta, ... Ada, ... Parsel sayılı 34,50 m2, ... İli, ... İlçesi, ... Mah., ... Sok., ... Pafta, ... Ada, ... Parsel sayılı 34,50 m2, ... İli, ... İlçesi, ... Mah., ...  Köyü, ... Pafta, ... Ada, ... Parsel sayılı 149,50 m2, ... İli, ... İlçesi, ... Mah., ... Mevkii, ... Pafta, ... Ada, ... Parsel sayılı 548 m2, İstanbul İli, Beyoğlu İlçesi, ... Mah, ... Ada, ... parsel sayılı 59-m2, taşınmazların üçüncü şahıslara devrinin önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir konulmasına, karar  verilmiştir. Bu karara karşı, HMK'nın 394. maddesi uyarınca, davalılar vekilince verilen itiraz dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararının usul ve yasaya aykırı olmakla kaldırılması gerektiğini,  taraflar arasında imzalanan karma sözleşmenin mahkemece incelenmediğini, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 3 başlık altında toplanabilecek nitelikte olduğunu, şirket hisselerinin devri işlemlerinin davacılar tarafından yapıldığını ve devir bedelleri kendilerine ödendiğini, yine sözleşme ile belirlenen araçların  ve taşınmazların devir işlemlerinin de yapıldığını, taraflar arasında devir bedellerinin ödenmesi hususunda oluşan niza ile ilgili davacılar tarafından icra takibi başlatıldığını ve yapılan itiraz üzerine itirazın iptali davası açıldığını, bu husustaki anlaşmazlığın temel sebebinin hisse devir bedellerinin ödenmemesi olmadığını,  taraflar sözleşme ile devir bedellerinin taksitler halinde ödenmesine, taksit bedellerinin sözleşmede belirtildiği şekilde ÜFE- TÜFE ortalamasına göre yıllık yapılmasına karar verdiklerini, ancak  ülkemizde ve dünyada yaşanan Covid- 19 Koronavirüs salgını nedeniyle müvekkilin iş yerinin ekonomik olarak zorluklar yaşadığını, akabinde ülkede yaşanan ekonomik gelişmelerin, döviz kurlarındaki yükselme, enflasyonun sürekli artması gibi ekonomik nedenlerle ödeme güçlüğü yaşandığı için taraflar bir araya gelerek ödemelerde yapılacak artış miktarı üzerinde şifahi olarak anlaştıklarını, tarafların kardeş oldukları için de işbu hususun ayrıca sözleşmeye bağlanmasının düşünülmediğini, ancak gelinen aşamada davacılar tarafından bu hususun göz ardı edilerek müvekkilin devir bedellerine gerekli artışın yapılmadığının belirtilmekte olduğunu, esasında devir bedelinin ödenmesi hususunda taraflar arasında bir anlaşmazlık bulunmadığını, Nizanın sebebi yıllık ödenmesi gereken bedeller üzerinden sözleşmede belirtilen oranda artış yapılıp yapılmadığı hususunda toplandığını, Şirket bölünmesinin gerçekleştirildiğini  ve  ... Tic Ltd Şti isimli şirketin  kurulduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşme gereğince belirtildiği gibi ... şirketinin kurulmuş ve Ticaret Sicil Gazetesinde ve Ticaret Odasında tescil işlemlerinin yapıldığını, iş bu şirketin yönetiminin çift imza ile yapıldığını, her ne kadar imzaya yetkili yöneticilerden birisinin davalı müvekkil ... ise de diğer imza yetkilisi davacılar olduğunu,  sözleşme kapsamında taşınmaz devirlerinin ... şirketine yapılacağının kararlaştırıldığını,  ancak davacılar ile müvekkil,  aradaki niza sebebiyle bir araya gelememiş ve taşınmaz devirleri yapılamadığını, bu hususun da müvekkile yüklenebilecek bir kusur bulunmadığını,  İmza yetkilisi davacılar taşınmazların devralınması hususunda kaçındığını,  müvekkilin  söz konusu taşınmazların devrine hazır olduğunu,  bölünme yoluyla kurulan ... isimli şirketin şuan faal bir ticari işlettme olup,  taşınmazların devri hususunda da talep hakkının işbu şirkete ait olduğunu, davacıların karma sözleşmeden kaynaklı bu şekilde bir tasarruf talep etme hakları bulunmadığını,  sözleşme ile ... devredilecek taşınmazların yönetiminin, müvekkil ... İnşaat şirketinin kullandığı yer ile ilgili olarak ... ödeyeceği kira bedelleri üzerinde sözleşme ile anlaşmaya varıldığını, Sözleşmenin 5. Maddesi ( sayfa 4) müvekkil ... şirketinin 85 Parsel sayılı yeri kiracı olarak kullanacağı, bunun karşılığında kira bedelinin ...  şirketine ödeyeceği kararlaştırıldığını, yine sözleşmenin 6. Maddesi ( sayfa 4) yeni kurulacak olan ...  şirketinin kendi mülkiyetinde bulunan taşınmazların kiralama işi ile iştigal edeceği, bu kapsamda diğer ortaklar  ...  şirketinin kiralama işinden gelen tüm gelirleri 5 yıl süre ile müvekkil ...'a verecekleri hususu açıkça belirtildiğini, müvekkil  ... şirketi, kullanmış olduğu taşınmazın kira bedellerini  ...  şirketine ödemekte olduğunu, mahkemenin de takdir edeceği üzere  davacıların 5 yıl süre boyunca taşınmazlardan elde edilecek kira gelirleri ile ilgili de talep haklarının  bulunmamakta olduğunu,  Sözleşme gereğince 5 yıl boyunca bu taşınmazlardan elde edilecek gelir müvekkil ...'a  ait olduğunu, bu nedenle taşınmazların devredilmemesinden veya üzerindeki şerh ve ipoteklerin de kaldırılmamış olmamasından dolayı bir zararlarının  da oluşmadığını, ayrıca taşınmazların yönetimi hususunda ise  yukarıda açıkladıkları  gibi, imza yetkilisi de olan davacı tarafın taşınmazları devralmaktan kaçınması sebebiyle gerekli devir işlemleri yapılmadığını, yine ...  şirketi faal bir ticari işletme olduğundan kira bedelinin talep hakkı da davacılarda  olmadığını,  taraflar arasındaki sözleşme 3 ana başlık altına toparlanabilir nitelikte olup, taraflar arasındaki anlaşmazlığın özü devir bedellerinin ödenmesinde belirlenen artış oranında artış yapılıp yapılmadığı noktasında olup, belirtilen uyuşmazlık ile ilgili İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin  2023/ Esas sayılı dosyasında işbu hususla ilgili derdest dava bulunmadığını, somut olayda ihtiyati tedbirin şartları oluşmadığını, söz konusu tedbirin orantısız ve ölçüsüz uygulandığını,  ihtiyati tedbir kararının HMK.391/2-b'ye uygun  olmadığını, tüm bu nedenlerle ihtiyati tedbire İtirazlarının kabulüne, İhtiyati tedbire itirazlarının duruşma açılmak suretiyle incelenmesine, mahkemece verilen 14/12/2023 tarihli ara karar ile verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, mahkemece aksi kanaatte olunması halinde sözleşmenin bir bütün olarak değerlendirilerek hakkaniyete göre teminat miktarının belirlenmesine karar verilmesini  talep etmiştir. İlk derece mahkemesi, ihtiyati hacze itirazı değerlendirdiği 22.01.2024 tarihli ara kararıyla; \"...İtiraz üzerine yapılan incelemede, davalı tarafın itiraz gerekçelerinin mahkememizde tedbir verilmesine yönelik oluşan kanaati değiştirmeye yeterli  olmadığı anlaşılmış ve sözleşmenin feshinin haklı olup olmadığının yapılacak yargılama ile belirlenecek olması ve bu süreçte tedbir kararı verilmesinin yerinde olduğu düşünülerek tedbire itiraz reddedilmiştir. Davalılar vekilinin taşınmazların devrine ilişkin tapu müdürlüklerine müzekkere yazılmasına yönelik talebi de Mahkememizce verilmiş olan tedbir kararı uyarınca reddedilmiştir...\" gerekçesiyle, 14/12/2023 tarihli ihtiyati haciz kararına davalılar vekilince  yapılan itirazın reddine ve davalılar vekilinin 03/01/2024 tarihli dilekçesindeki taşınmazların devrine ilişkin tapu müdürlüklürene müzekkere yazılmasına yönelik talebin reddine,  karar verilmiştir. Bu son ara karara karşı, ihtiyati tedbire itiraz eden davalılar vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalılar vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Şirket hisselerinin devri işlemleri davacılar tarafından yapıldığını ve devir bedellerinin kendilerine ödendiğini, yine sözleşme ile belirlenen araçlar ve taşınmazların (sözleşmede şirket adına kayıtlı olmayıp taraflardan birisi adına kayıtlı olmakla birlikte tarafların müşterek çalışmaları neticesinde elde edilen malvarlığı değerlendirilen)  devir işlemlerinin de yapıldığını, taraflar arasında devir bedellerinin ödenmesi hususunda oluşan niza ile ilgili davacılar tarafından icra takibi başlatıldığını ve yapılan itiraz üzerine itirazın iptali davasının açıldığını,  Şirket bölünmesinin gerçekleştiğini ve ... Tic Ltd Şti isimli şirketin kurulduğunu, somut olayda ihtiyati tedbirin şartları oluşmadığını, yine tedbir konulan taşınmazlar yönünden de mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden de bahsetmenin olanaksız olduğunu, zira taşınmazların 5 yıldır müvekkili şirket adına kayıtlı olup müvekkilleri tarafından davacıların aleyhine olabilecek herhangi bir eylemde de bulunulmadığını, ayrıca dava konusu edilen müvekkili şirket hisselerinin de aynı şekilde bulunduğunu, aradan geçen süre içerisinde davacıların aleyhine olabilecek herhangi bir işlem yapılmadığını, Söz konusu tedbirin orantısız ve ölçüsüz uygulandığını, ihtiyati tedbir kararının HMK'nın 391/2.b'ye uygun  olmadığını, mahkemece sözleşme hükümleri kapsamında değerlendirme yapılması, devir bedellerinin artışı hususundaki nizaya ilişkin davacı tarafın da dilekçesinde bildirdiği dava ve icra dosyalarının celbi, sözleşmede belirtilen ... şirketinin ticaret sicil gazetesi ve İto kayıtlarının celbi, daha sonra sözleşme kapsamında kira bedellerini talep hakkı olup olmadığı hususunda değerlendirme yapılması ve ayrıca hakkın elde edilmesini zorlaştıran hareketlerin var olup olmadığı hususunda bir değerlendirme yapılarak ihtiyati tedbirin kabulü veya reddi yönünde karar verilmesi gerekirken, soyut beyanlara dayanarak verilen kararın  hakkaniyete aykırı, orantısız ve ölçüsüz olduğunu, bu kapsamda teminat bedelinin de belirlenmesi gerektiğini,Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu ihtiyati tedbire itirazın reddine dair verilen 20.01.2024 tarihli ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ara kararın kaldırılmasına ve ihtiyati tedbire itirazın kabulü ile tedbir kararlarının kaldırılmasına, karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, taraflar arasında imzalanan 02.01.2019 tarihli sözleşmenin feshi nedeniyle sözleşme uyarınca davalı gerçek kişiye devredilen diğer davalı şirket hisselerinin davacılar adına tescili istemine  ilişkindir. İstinaf istemi ise esas dava içinde dava konusu hisselerin üçüncü kişilere devrinin önlenmesi ve şirkete ait taşınmazların devrinin önlenmesi yönünde verilen ihtiyati tedbir kararına itirazın reddine ilişkin ara karara ilişkindir. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı eldeki davada, taraflar arasında 02.01.2019 tarihli imzalanan karma sözleşme uyarınca davalıların edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle Kadıköy ... noterliğinin 27.04.2021 tarih ve ... y.no lu ihtarının keşide edildiğini, davalıların buna rağmen edimlerini yerine getirmemeleri üzerine, Kadıköy ... noterliğinin 20.11.2021 tarih ve ... y.no lu ihtarı ile fesh edildiğinin bildirildiğini, sözleşme uyarınca davalı gerçek kişiye devredilen diğer davalı şirket hisselerinin davacılar adına tescili için eldeki davanın açıldığı, dava konusu hisselerin 3. Kişilere devrinin önlenmesi ve şirkete ait taşınmazların devrinin önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edilmiştir. İlk derece mahkemesince 14.12.2023 tarihli ara karar ile teminat mukabili ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekilinin itirazı üzerine murafaalı yapılan inceleme sonucu 22.01.2023 tarihli ara karar ile tedbire ve teminata yönelik itirazın reddine karar verilmiş, davalılar vekilince 22.01.2023 tarihli ihtiyati tedbire ve teminata yönelik itirazın reddine dair ara karara karşı istinaf başvurusunda bulunulmuştur. 6100 sayılı HMK'nın 389/1.maddesi ''Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. '' hükmünü, 390/3.maddesi \"Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' hükmünü, 391/1.maddesi ise ''Mahkeme, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yediemine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi, sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir\"  hükmünü içermektedir. Davacının  iddia ve delilleri ile davalı savunmaları kapsamında, sözleşme hükümleri ile ihtar içerikleri ve  diğer deliler kapsamında dava konusu uyuşmazlık nedeniyle tedbir talep eden davacı tarafça HMK'nın 390/3 fıkrası gereğince kendisinin haklılığını yaklaşık ispat etmiş olduğunun kabulü  mümkün olup, tedbire itirazın reddinde de bir isabetsizlik görülmemiştir. Tedbir kararının teminat karşılığı verildiği anlaşılmakla ve ayrıca yargılamanın ilerleyen aşamalarında değişen delil durumuna göre talep edilmesi ve şartların oluşması hâlinde her zaman tedbirin kaldırılması veya teminatın arttırılması talepleri bakımından yeniden değerlendirme yapılmasının mümkün olduğu da nazara alındığında, ilk derece mahkemesi takdirine göre  tedbire  itirazın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş ve davalılar vekilinin istinaf nedenlerinin reddi gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1, 394/son maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir. <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-HMK'nın 353/1.b.1, 394/son maddeleri uyarınca, ihtiyati tedbire itiraz eden davalılar  vekilinin  istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalılar vekili tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına,3-Davalılar tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendilerinin üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1, 394/5 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 04.04.2024 tarihinde, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"15cdd3eee1588808","SID":"c2b12dc4bd185fa1"}}