{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/418 <br>KARAR NO: 2024/571<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 09.01.2024 tarihli ara karar. <br>NUMARASI: 2024/18 Esas <br>DAVANIN KONUSU: Tazminat,  tapu iptal ve tescil ile yöneticinin azli  <br>Taraflar arasındaki tazminat, tapu iptal ve tescil ile yöneticinin azli davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında  ara kararda yazılı nedenlerle, ihtiyati tedbir kararına  yönelik  itirazın reddine dair verilen 09.01.2024 tarihli ara karara karşı, ihtiyati tedbire itiraz eden davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalıların dava dışı ... Limited Şirketi'nin müdürleri olduğunu, şirkete ait 21 adet taşınmazın ve ... ve ... plakalı araçların satışından elde edilen paranın ve yine 17.15.2017 tarihli danışmanlık sözleşmesi ile verilen danışmanlık hizmetinin karşılığında şirkete ödenen 731.029,36 ABD dolarının şirket hesaplarında mevcut  olmadığını, bu nedenle işbu taşınmazların ve araçların satışından ve yine danışmanlık hizmetinden elde edilen paranın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili gerektiğini, şirket müdürlerinin muvazaalı işlemleri ve şirket genel kurulunun onayı alınmadan şirkete ait baz taşınmazları ...  ve oğlu ...  adına muvazaalı olarak tapuda tescil ettirdiklerini,  dava dışı ... Limited Şirketinin  öz kaynaklarıyla 2017-2019 yılları arasında “... MH. ... CD. ... SK. No:... Büyükçekmece/İstanbul” adresinde bulunan “...” adlı, 12 dubleks ve 32 adet apartman olmak üzere toplam 48 meskenden sonradan dubleks daireye çevrilmiş 6 adet bahçe katı ile toplamda 18 adet dubleksten oluşan bir site inşa ettiğini, müvekkilinin yurt dışında yaşadığını, gayrimenkullerinin akıbetini öğrenmek için Türkiye’ye geldiğini,  şirket müdürü olan ...'ın şirket gayrimenkullerini kardeşi ... adına devrettiğini öğrendiğini, davacının yaptığı görüşmede işbu taşınmazları şirkete iade etmesini talep ettiğini, ancak talebinin davalılarca reddedildiğini, davalıların şirketi tasfiye edeceğini, malları ayırdığını, kendi paylarına düşen taşınmazları almalarını söylediğini, müvekkilinin eğer bu talebinde ısrarcı olursa işbu kalan taşınmazları da üçüncü kişilere devredeceği şeklinde tehdit ettiğini, ortakların  şirketin kasasında olması gereken paranın mevcut olmadığını öğrendiğini, mevcut taşınmazların da ellerinden gitmesinden duydukları endişe nedeniyle kalan taşınmazları tapuda devir aldığını, 21 adet dairenin satışından  elde edilen 3.675,000 ABD dolarının şirket hesaplarında bulunmadığını, şirket adına kayıtlı ... ve ... plakalı araçların satışından elde edilen gelirlerin de şirket hesaplarında bulunmadığını, şirketin 07.12.2015 tarihli danışmanlık hizmeti ile elde ettiği gelir olan 731.029,00 ABD dolarının şirket hesaplarında bulunmadığını, taşınmazların genel kurulundan onay almadan, muvazaalı bir şekilde şirket adına kayıtlı  liste şeklinde detayları verilen 11 adet taşınmazın çeşitli tarihlerde peyderpey kardeşlerden ... adına tapuda devrettiklerini, yine ... ada, ... Parsel ... blok ... No’lu bağımsız bölümün ... oğlu ... adına tapuda devredildiğini, muvazaalı olarak devredilen taşınmazlardan elde edilen kira gelirinin  (kiraya verilen taşınmazlar: ... ada ... parsel daire no:1,2,4,5,6,7,8,10, ve ... ada ... parsel daire no:...) şirkete aktarılmadığını, davalıların fikir birliği içinde hareket ederek şirketi zarara uğratıp içini boşalttıklarını ileri  sürerek, daha önce Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/52 Değişik İş kararıyla verilen ihtiyati tedbir kararının işbu huzurdaki davalar kesinleşinceye kadar devamına, davalı ...'ın oğlu ... adına  devredilen ...,  ... Mahalle,  ... ada, ... Parsel, ... blok, ... no’lu bağımsız bölüm hakkında üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesine,  ... adına tapuda tescilli kiraya verilmiş taşınmazlardan ..., ...   Mahalle,  ... ada,  ... parsel daire no:1,2,4,5,6,7,8,10 ile ..., ... ...  Mahalle,  ... ada  ... parsel daire no:...'den elde edilen kiraların işbu huzurdaki davalar kesinleşinceye kadar şirkete veya mahkeme  adına açılacak bir banka hesabına ödenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, şirkete ait 21 adet taşınmazın ve ... ve ... plakalı araçların satışından elde edilen gelirin şimdilik 1.000,00 TL'sinin  davalı şirket müdürlerinden müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek şirkete ödenmesine, şirketin 07.12.2015 tarihli danışmanlık hizmeti ile elde ettiği gelirin şimdilik 1.000,00  TL'sinin kısmi dava kapsamında davalı müdürlerden müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek şirkete ödenmesine, davalı ... adına devredilen taşınmazların tapu kayıtlarının iptal edilerek şirket adına tesciline, herhangi bir sebeple bu talebin kabulünün mümkün olamaması halinde ise taşınmazların gerçek değerinin bilirkişi tarafından hesaplanarak davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek şirkete ödenmesine, davalı  ... adına devredilen ... ili, ... ilçesi, ... Mahalle,  ... ada, ... parsel, ... blok, ... no’lu taşınmazın tapu kaydının iptal edilerek işbu taşınmazın şirket adına tesciline, davalı müdürlerin azline ve şirketi temsille ilzama yetkili olmak üzere davacının kayyım olarak atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekilince eldeki dava açılmadan önce Bakırköy 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/52 Değişik İş sayılı dosyasındaki  ihtiyati tedbir talebinde; talep edenin ... Limited Şirketi’nde pay sahibi olduğunu, karşı taraf ... ve kardeşi ..., ... Limited Şirketi’nde pay sahibi ve işbu şirketi temsile münferiden yetkili sorumlu müdürler olduğunu, iki kardeşin aralarında anlaşarak muvazaalı bir şekilde şirket adına kayıtlı 11 adet taşınmazı; İstanbul/.... ... Mah. ... Ada ... Parsel ... Blok 2,4,5,6,7,1,2,8,9,10 ile ... blok ... numaralı  bağımsız bölümlerin çeşitli tarihlerde peyderpey kardeşlerden ... adına tapuda devrettiklerini, gelinen noktada şirket adına kayıtlı hiçbir malvarlığı kalmadığını, karşı taraf ...'ın, işbu taşınmazları karşılıksız olarak kendisi adına tapuda devrettiğini, işbu taşınmazların değerinin tapuda belirtilen bedellerinden çok daha fazla olduğunu, kaldı ki tapuda gösterilen bu düşük bedellerin dahi şirkete ödenmediğini, TTK m. 395 hükmüne göre müdürlerin genel kuruldan izin almadan şirketle kendisi adına işlem yapamayacağını, bu tür işlemlerin batıl olduğunu, şirketin içini boşalttıklarını ileri sürerek, açacakları sorumluluk davalarından evvel bu taşınmazların tapu kayıtlarına dava sonuna kadar cebri icrayı da kapsar şekilde üçüncü kişilere devredilmesini engeller mahiyette bir ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini, daha sonra sunduğu dilekçesi ile şirkete ait ... ve ... plaka sayılı araçlar üzerine üçüncü kişiye devri önleyici tedbir konulmasını istemiştir. Bakırköy 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/52 Değişik İş, 2023/52 Karar sayılı 16.03.2023 tarihli kararı ile; ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulü ile ... ili ...  ilçesi, ...- ... Mahalle, ... Ada, ... Parsel, ... Blok 1,2,4,5,6,7,8,9 ve 10 ile ... blok, ... no'lu ve ... parsel ... bloktaki ... no'lu  taşınmazlar üzerine, değer olarak gösterilen 5.800.000.00 TL'nin %15' üzerinden hesap edilen 870.000,00 TL nakti teminat veya kesin ve süresiz banka teminat mektubu ibraz edildiğinde taşınmazların halen karşı taraf ... adına kayıtlı olması halinde üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesi için ihtiyati tedbir konulmasına, ihtiyati tedbir talep eden vekilinin ... ve ... plakalı araçlara ihtiyati tedbir konulması talebinin karşı taraf dışındaki kişiler adına kayıtlı olması nedeniyle reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili tarafından itiraz edilmiştir.Davalı ... vekili, ihtiyati tedbire itiraz dilekçesinde özetle; HMK'nın 397/1 maddesi uyarınca davacının Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/52 Değişik  İş sayılı dosyasına dava açtığına dair herhangi bir evrak sunmadığını, yalnızca arabuluculuğa başvurduğuna ilişkin evrak sunmuş olup sürenin durduğunu ileri sürdüğünü, arabululucuğa başvuru ile süre durmuş ise de arabuluculuk sürecinin bitmesiyle sürenin tekrar başladığını, 09.05.2023 tarihli arabuluculuk  son toplantı tutanağı ile arabuluculuk sürecinin sona erdiğini,  arabuluculuk süreciyle süre durmuş olsa da 6325 sayılı yasa 18/a-15 bendi uyarınca 09.05.2023 tarihinde dava açma ve dava açıldığına dair evrakı mahkemenize sunma süresi tekrar başladığını, ancak davacı taraf arabuluculuk sürecinin bitmesinden sonra iki hafta içerisinde mahkemenize dava açtığına dair bir evrak sunmadığından ihtiyati tedbirin kendiliğinden kalkmış sayıldığını, müvekkili ...'ın sahibi olduğu taşınmazlar hakkında Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/52 D. İş sayılı dosyasında ihtiyati tedbir kararı verilse de dava konusu taşınmazların müvekkil adına tescilinin yolsuz olmadığını, müvekkil tarafından şirketin müdürlük görevinin yerine getirilmediğini, şirketin müdürünün ...  olduğunu,  diğer şirket ortakları gibi ortak olan müvekkilinin de müşteri olarak bedelini ödeyerek taşınmazları satın aldığını,  diğer ortakların da bu şekilde aldığını,  herhangi bir yolsuz tescil olmadığını ileri sürerek, ihtiyati tedbirin kaldırılmasını istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARI ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince itirazın değerlendirildiği 09.01.2024 tarihli ara kararda özetle;  \"İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin 07/12/2023 tarih ve 2023/2333 Esas 2023/1978 Karar sayılı ilamında; mahkememizin 2023/492 esas sayılı dosyasından verilen 16/08/2023 tarihli ek kararda gerekçe bulunmadığı gerekçesiyle ek kararın kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/52 D.iş, 2023/52 Karar sayılı ve 16/03/2023 karar tarihli değişik iş karar evrakı ile \"...1-İhtiyati tedbir talebinin KISMEN KABULÜ ile;-Talep konusu;.../... ... Mah. ... Ada ... Parsel ... Blok ... nolu Bağımsız Bölüm, İstanbul/... ... Mah. ... Ada ... Parsel ... Blok ... nolu Bağımsız Bölüm, İstanbul/... ... Mah. ... Ada ... Parsel ... Blok ... nolu Bağımsız Bölüm, İstanbul/... ... Mah. ... Ada ... Parsel ... Blok ... nolu Bağımsız Bölüm, İstanbul/... ... Mah. ... Ada ... Parsel ... Blok ... nolu Bağımsız Bölüm, İstanbul/...  Mah. ... Ada ... Parsel ... Blok ... nolu Bağımsız Bölüm, İstanbul/... ... Mah. ... Ada ... Parsel ... Blok ... nolu Bağımsız Bölüm, İstanbul/... ... Mah. ... Ada ... Parsel ... Blok ... nolu Bağımsız Bölüm,İstanbul/... ... Mah. ... Ada ...Parsel ... Blok ... nolu Bağımsız Bölüm, İstanbul/... .... Mah. ... Ada ... Parsel ... Blok ... nolu Bağımsız Bölüm, İstanbul/... ... Mah. ... Ada ... Parsel ... Blok 10 nolu Bağımsız bölüm olan taşınmazların değeri olarak gösterilen 5.800.000,00-TL'nin %15'i üzerinden hesap edilen 870.000,00-TL nakti teminat veya kesin ve süresiz  banka teminat mektubu ibraz edildiğinde taşınmazların halen karşı taraf ... adına kayıtlı olması halinde üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesi için ihtiyati tedbir konulmasına,....\" karar verilmiştir.Talep dilekçesi ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak incelendiğinde; Mahkememizin 16/08/2023 tarihli ara kararı ile ihtiyati tedbire itirazın reddine karar verilmiş olup, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nin 2023/2333 Esas, 2023/1978 karar sayılı ilamında, ek kararda gerekçe bulunmadığından bahisle ek kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.  İhtiyati tedbir, 6100 Sayılı HMK'nın 389 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Davanın açılması ile hüküm arasında geçen zaman içinde müddeabihin çeşitli şekillerde istenmeyen değişikliklere maruz kalması veya maruz bırakılması mümkündür. Bu değişiklikler sonucu davanın  sonunda elde edilebilecek hükmün icrası mümkün olmayabilir veya çok güçleşebilir. İşte ortaya  çıkan bu tehlikeyi bertaraf etmek amacıyla ihtiyati tedbir müessesesi kabul edilmiştir.HMK'nın 389. maddesinde ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş, meydana gelebilecek bir değişme nedeni ile hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı yada tamamen imkansız hale geleceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan haller, genel bir ihtiyati tedbir sebebi ve şartı olarak kabul edilmiştir.İhtiyati tedbirde asıl olan, ihtiyati tedbire esas olan bir hakkın bulunması ve bir ihtiyati tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. Bunlar ihtiyati tedbirin temel şartlarını oluştururlar. Maddede bu iki  hususa yer verilmiş, ihtiyati tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyati tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmış, ancak ihtiyati tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verileceği düzenlenmiştir.Geçici hukuki korumalardan olan ihtiyati tedbire karar verilebilmesi için ihtiyati tedbire esas olan bir hakkın bulunması ve ihtiyati tedbirin bir sebebinin mevcut olması gerekir. Yargılama sırasında mevcut durumun değişmesi halinde hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması, hakkın elde edilmesinin tamamen imkansız hale gelmesi, gecikme sebebinin bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğması tehlikesi söz konusu olan hallerde ihtiyati tedbir sebebi var kabul edilmelidir. Görüldüğü üzere, kanun koyucu bu konuda hakime oldukça geniş bir takdir alanı bırakmıştır. Ancak ihtiyati tedbire karar verilmesi için mutlaka bir tehlikenin veya zararın doğmuş olması veya halen var olması da aranmaz. Dava konusu hak veya şey bakımından ortaya çıkacak tehlike ve zararın önlenmesi için de her türlü tedbire karar verilebilir. Tedbir kararı verilebilmesi için davanın ispatına elverişli delil bulunması da zorunlu olmayıp, istekte haklı olma ihtimalinin mevcut olması yeterlidir.Somut olayda;  Davaya konu olan ve tedbir konulan taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile tesciline karar verilmesi talep edilmektedir. Bu talep, aşınmazın aynına yönelik olup, yargılama aşamasında taşınmazın 3. kişilere devredilmesi halinde telafisi mümkün olmayacak zararların ortaya çıkma ihtimali açıktır. Bu sebeplerle ihtiyati tedbir kararına itirazın reddine karar verilerek aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur. \"gerekçesiyle, davalı ... vekilinin ihtiyati tedbirin kaldırılmasına yönelik yapmış olduğu itirazın reddine  karar verilmiştir.Bu ara karara karşı, davalılar ... ve ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalılar ... ve ... vekili, 09.01.2024 tarihli ara karara yönelik istinaf başvuru dilekçesinde özetle;  HMK'nın 397/1 maddesi uyarınca davacının Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/52 Değişik  İş sayılı dosyasına dava açtığına dair herhangi bir evrak sunmadığını, yalnızca arabuluculuğa başvurduğuna ilişkin evrak sunmuş olup sürenin durduğunu ileri sürdüğünü, arabululucuğa başvuru ile süre durmuş ise de arabuluculuk sürecinin bitmesiyle sürenin tekrar başladığını, 09.05.2023 tarihli arabuluculuk  son toplantı tutanağı ile arabuluculuk sürecinin sona erdiğini,  arabuluculuk süreciyle süre durmuş olsa da 6325 sayılı yasa 18/a-15 bendi uyarınca 09.05.2023 tarihinde dava açma ve dava açıldığına dair evrakı mahkemenize sunma süresi tekrar başladığını, ancak davacı taraf arabuluculuk sürecinin bitmesinden sonra iki hafta içerisinde mahkemenize dava açtığına dair bir evrak sunmadığından ihtiyati tedbirin kendiliğinden kalkmış sayıldığını,  müvekkilinin dava konusu taşınmazların bedelini ödeyerek hukuka uygun şekilde satın aldığı ispatladığını, tedbirin esasına yönelik devam etmesini gerektirir hiçbir sebep olmadığını,   dava konusu taşınmazların bedelinin müvekkil tarafından şirkete ödendiğinin dekontlarda açıkça yer aldığını, davacı tarafın da aynı bedelleri ödeyerek taşınmaz satın aldığını, müvekkilinin ortağı olduğu ... Limited Şirketi tarafından \"... İli, ... ... ... Mah. ... Ada ... Parsel\" bilgilerine sahip taşınmaz üzerinde 48 meskenden oluşan \"...\" isimli inşaat yapıldığını, müvekkili ... tarafından 2020 yılında bu meskenlerden 10 tanesinin bedeli ödenerek satın alınmak istendiğini, bu noktada müvekkilinin şirket ortağı olmasının taşınmazları müşteri olarak satın almasında hiçbir etkisi bulunmadığını, nitekim diğer müşteriler gibi müvekkilinin de şirkete taşınmaz bedellerini ödeyerek \"1, 2, 4, 5, 6, 7, 8, 10, (... blok) 8,(...  Blok)  Bağımsız bölüm numaralı; ... Parsel  ... Bağımsız bölüm numaralı\"  olmak üzere 10 adet taşınmazı satın aldığını,  dekontların bulunduğunu, muvazaa olmadığını, diğer ortakların da  benzer şekilde şirketten taşınmaz satın aldıklarını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ek kararın kaldırılmasına karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, dava dışı limited şirketin yöneticisi olan davalı yöneticilerin kusurlu davranışlarıyla dava dışı şirketin uğradığı iddia olunan zararların tazmini, davalı müdürlerin azli  ile dava dışı şirkete ait olup da davalı yöneticiler tarafından diğer davalı ...  muvazaalı şekilde taşınmaz devri yapıldığı iddiasına dayalı tapu iptal ve tescil istemine; istinaf ise dava konusu taşınmazlar üzerine konulan ihtiyati tedbire yapılan itirazın reddi ara kararına ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda ihtiyati tedbirin kaldırılmasına yönelik yapılan itirazın reddine dair 09.01.2024 tarihli ara karar verilmiş; bu karara karşı, davalılar ... ve ... vekilince yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya kapsamının incelenmesinden; davacı ve davalıların dava dışı ... Limited Şirketi’nin hissedarları olduğu, davalıların ayrıca şirket müdürü olduklarının belirtildiği, davacının, davalıların şirketi zarara uğrattığını, şirkete ait satılan araçların ve verilen danışmanlık hizmeti bedellerinin şirket kasasına girmediğini, yine kira gelirlerinin de davalılarca tahsil edilip şirkete yatırılmadığını, şirket taşınmazlarının muvazaalı şekilde davalı ...'a satılıp devredildiğini, bedellerinin de şirket kasasına girmediğini  ileri sürerek, şirkete ait 21 adet taşınmazın ve ..., ... plakalı araçların satışından elde edilen gelirin şimdilik 1.000,00 TL'sinin, şirketin 07.12.2015 tarihli danışmanlık hizmeti ile elde ettiği gelirin şimdilik 1.000,00  TL'sinin kısmi dava kapsamında davalı müdürlerden müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek şirkete ödenmesine, davalı ... adına devredilen taşınmazların tapu kayıtlarının iptal edilerek şirket adına tesciline, bu talebin kabulünün mümkün olamaması halinde ise taşınmazların gerçek değerinin bilirkişi tarafından hesaplanarak davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek şirkete ödenmesine, davalı ... adına devredilen ..., ... ilçesi, ...  Mahalle,  ... ada ... parsel ... blok ... no’lu taşınmazın tapu kaydının iptal edilerek işbu taşınmazın şirket adına tesciline, davalı müdürlerin azline ve şirketi temsille ilzama yetkili olmak üzere kendisinin kayyım olarak atanmasına karar verilmesini talep ettiği anlaşılmaktadır. Davacı tarafından, eldeki dava dosyası açılmadan önce Bakırköy 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/52 D.İş sayılı dosyası kapsamında, ihtiyati tedbir talebinde bulunularak, ... ili, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada, ... Parsel, ... Bloktaki 2,4,5,6,7,1,2,8,9,10 numaralı taşınmazlar ile  aynı ada parseldeki ... blok, ... numaralı  bağımsız bölümler ile ... ve ... plakalı araçlara ihtiyati tedbir konulmasını talep edilmiş, mahkemenin 16.03.2023 tarihli kararı ile  ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulü ile ... ili,  ... İlçesi, ... Mahalle, ... Ada, ... Parsel, ... Bloktaki 1,2,4,5,6,7,8,9 ve 10 numaralı taşınmazlar  ile aynı ada ve parseldeki ... blok, ... numaralı ve ... parsel, ... bloktaki ... numaralı  taşınmazlar üzerine teminat karşılığı ihtiyati tedbir konulmasına, araçlar yönünden talebin reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı ... vekilince itiraz edilmiş, davacı vekilince bu süreçte esas hakkında dava açıldığından eldeki dava dosyası kapsamında mahkemenin 16.08.2023 tarihli ek kararı ile itirazın reddine karar verilmiş, bu kararın adı geçen davalılarca istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 07.12.2023 tarih ve 2023/233 Esas, 2023/1978  Karar sayılı ilamı ile, davalıların itiraz sebeplerinin incelenmediği, itirazın reddinin gerekçesiz olduğu belirtilerek kararın kaldırılmasına karar verildiği, bunun üzerine mahkemece 09.01.2024 tarihli ve istinafa konu ara karar ile itirazın reddine karar verilmiştir. Davalılar vekili süresi içinde dava açılmadığından ihtiyati tedbir kararının kendiliğinden kalktığını ileri sürmüştür. HMK'nın 397/1. maddesi, \"İhtiyati tedbir kararı dava açılmasından önce verilmişse, tedbir talep eden, bu kararın uygulanmasını talep ettiği tarihten itibaren iki hafta içinde esas hakkındaki davasını açmak ve dava açtığına ilişkin evrakı, kararı uygulayan memura ibrazla dosyaya koydurtmak ve karşılığında bir belge almak zorundadır. Aksi hâlde tedbir kendiliğinden kalkar.\" düzenlemesini içermektedir. 6325 sayılı Kanunun 16/2 maddesine göre arabuluculuk sürecinin başlamasından son ermesine  kadar geçirilen süre  zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesaplanmasında dikkate alınmaz. Yönetmeliğin 19.maddesi de aynı yöndedir. Yönetmeliğin 27.maddesi ise ''Dava şartı olarak arabuluculuğun sürelere etkisi'' başlıklı olup maddede; adliye arabuluculk bürosuna başvurulmasından, son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede uyuşmazlık konusu hususlarda  zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez. Somut olayda, mahkemece 16.03.2023 tarihli karar ile ihtiyati tedbir kararı verildiği, davacı vekilince 23.03.2023 tarihinde teminat yatırılarak bu tarihli dilekçe ile tedbir kararının yerine getirilmesinin talep edildiği, yukarıda belirtilen iki haftalık sürenin bu tarihte işlemeye başladığı, daha sonra  davacı vekilince 01.04.2023 tarihinde arabuluculuk yoluna başvurulduğu, sürenin durduğu, kalan sürenin 6 gün olduğu, arabuluculuk sürecinin 09.05.2023 tarihinde anlaşamama nedeniyle son bulduğu, 09.05.2023'te son tutanağın düzenlendiği, kalan 6 günlük sürenin eklenmesi ile davanın açılması gereken tarihin 15.05.2023 olduğu, davacı vekilince de  esas hakkındaki eldeki davanın süresinde yani 15.05.2023 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle, davalılar vekilinin süreye ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülememiştir. HMK'nın 389/1.maddesi ''Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. '' hükmünü, 390/3.maddesi \"Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' hükmünü, 391/1. maddesi ise ''Mahkeme, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yediemine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi, sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir\"  hükmünü içermektedir.Somut olayda, davacı, davalı ... adına kayıtlı olan dava ve uyuşmazlık  konusu taşınmazların  dava dışı şirketten muvazaalı işlemlerle satın alındığını, davalı müdürlerin usulsüz işlemleri ile şirketin zarara uğratıldığını ileri sürmüş ve söz konusu taşınmazların dava dışı şirket adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Dosya kapsamı, davacının talepleri ve davanın konusu nazara alındığında yaklaşık ispatın gerçekleştiği ve mahkemece dava konusu taşınmazların devir ve temlikinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesinin yerinde olduğu anlaşıldığından, davalılar vekilinin ihtiyati tedbir talebinin kabulü ara kararına yapmış olduğu itirazın reddine dair verilen ara kararda bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 ve 394/5 maddeleri uyarınca  dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda,  davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir. <br>KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 ve HMK'nın 394/5. maddeleri uyarınca, ihtiyati tedbire itiraz eden davalıların istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-İhtiyati tedbire itiraz eden davalılar  ... ve ... tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin harçlarının Hazineye irad kaydına,3-İhtiyati tedbire itiraz eden davalılar tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi  üzerlerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 ve 394/5. maddeleri uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 04.04.2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"05d5d9d5147c17cc","SID":"0283b19d21e0d08d"}}