{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ\t\t         TÜRK MİLLETİ ADINA <br>DÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ\t\t              İSTİNAF KARARI <br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ : ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 14/03/2023<br>DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>KARAR TARİHİ: 25/04/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ: 29/04/2024<br><br>Yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararın istinaf edilmesi üzerinde dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ... plakalı araç ile sürücü ... ile karşı taraf olan ... arasında ... Mahallesi ... Kavşağı  ... /ANTALYA kavşağında 22/10/2021 tarihinde saat 10:00 civarında maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini,  müvekkiline ait araçta meydana gelen masraf ve değer kaybı yönünden hesaplama yapılan bilirkişi raporunda; ... plakalı ... markalı 2013 model, 220.000 km. de diesel yakıtlı aracın maruz kaldığı hasarlı trafik kazası nedeniyle kaza tarihi olan 22/10/2021 tarihindeki piyasa fiyatları ile araç üzerindeki KDV dahil toplam 38.645,00 tutarında maddi hasarın meydana geldiğini, araç üzerinde 10.000 TL tutarında değer kaybının meydana geldiği yönünde rapor tanzim edildiğini,  ... ve ... A.Ş. 'ye karşı arabuluculuk başvurusu sonucunda  ... ulaşılamadığını,  ... A.ş ile ise anlaşılamadığını, davanın  kabulüne karar verilmesini  talep etmiştir. <br>DAVALI SAVUNMASININ ÖZETİ:<br>Davalı  Sigorta şirketi  vekili cevap dilekçesinde özetle; söz konusu davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, müvekkil sigorta şirketinin yerleşim yeri İSTANBUL olması sebebiyle HMK madde 6/1 gereği; İSTANBUL Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu,  müvekkil sigorta şirketinin yalnızca iskonto uygulanan bedel üzerinden ve o bedelle sınırlı olarak sorumlu tutulabileceğinden hesaplanan tazminattan %20’den az olmamak üzere iskonto uygulanmasını talep ettiklerini,  müvekkil şirketin KDV’den sorumlu tutulmasının mümkün  olmadığını, değer kaybı bedeli belirlenirken aracın somut özelliklerinin dikkate alınması gerektiğini, müvekkili  sigorta şirketinin sorumluluğu sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu, müvekkil sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, Müvekkil sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olup kaza tarihinde poliçe limiti 43.000-TL olduğunun yargılamanın her aşamasında dikkate alınmasını  talep ettiklerini, Yetkisiz ve görevsiz mahkemede ikame edilen davanın reddini, Trafik Kanunu ve Trafik Sigortası Genel Şartlarının yukarıda işaret edilen düzenlemelerindeki yükümlülüklerini yerine getirmeden, doğrudan dava yoluna gitmiş olması nedeniyle HMK 115 maddesi gereği dava şartı yokluğu nedeniyle  usulden reddini,  kusur konusundaki anlaşmazlığın giderilmesi için konusunda uzman bilirkişi aracılığı ile inceleme yaptırılmasını,  tazminat hesabının ZMS Sigortası Genel Şartları dikkate alınarak  yapılmasını, Davacının ZMMS Poliçesi teminatı kapsamında bulunmayan kazanç kaybına ilişkin taleplerin reddini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>İlk Derece mahkemesi tarafından verilen karar ile; davanın kısmen kabulü ile, davalı ... yönünden davanın HMK’nun 114/1-d maddesi gereği usulden reddine, davalı sigorta şirketi yönünden; hasar bedeli olarak 38.645,00TL, değer kaybı olarak 10.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF DİLEKÇESİNİN ÖZETİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın ... mirasçılarına açılması nedeniyle... yönünden davanın reddine ilişkin kararın hatalı olduğunu, sigorta şirketine karşı açılan dava kabul edilmesine rağmen sigorta şirketine vekalet ücreti verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. <br>Davalı Sigorta şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükmolunan miktarın poliçe limitinden fazla olduğunu, kusura ilişkin itirazlarının dikkate alınmadığını, hasar bedeli belirlenirken iskonto uygulanması gerektiğini, müvekkilinin de bundan sorumlu tutulamayacağını, değer kaybı miktarının fahiş olduğunu, ıslaha konu edilen rakam için ancak ıslah tarihinden itibaren yasal faiz istenebileceğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. <br><br>DOSYA KAPSAMININ DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br><br>Uyuşmazlık; trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. <br>TBK. 49 md. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bedensel zarara uğrayanların TBK. 54 md.  maddesi gereğince maddi tazminat ve TBK. 56 md maddesi gereğince manevi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.<br>Somut davada dava dilekçesine göre, davalı-müteveffa ... sürücüsü olduğu araç, davacının aracına çarparak  aracının hasarlanmasına sebebiyet vermiştir. Davacı araç değer kaybı ve hasar bedelinden dolayı maddi zararlarının tahsilini talep etmiş, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davalı sigorta şirketi açısından davanın kabulüne, davalı ... yönünden davanın husumet nedeniyle reddine  karar verilmiş, bu karara karşı davacı ve davalı sigorta şirketi tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.<br>6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>1-)DAVACININ İSTİNAF TALEPLERİ YÖNÜNDEN;<br>A-) 6100 sayılı HMK 50 ve devamı maddelerinde, tarafların ehliyetlerine ilişkin düzenlemelere yer verilmiş olup ,ölü kişinin davada taraf ehliyeti olmadığı gibi, ölü kişiye karşı dava açılmasının yasal dayanağı da bulunmamaktadır.<br>HMK’nin 124.maddesinde; “Bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkündür. Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın  rızası aranmaksızın  hâkim  tarafından kabul edilir. Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir. ---” şeklinde düzenleme yer almaktadır. Bu maddenin gerekçesinde de vurgulandığı üzere, taraf değişikliğini mutlak olarak davalının rızasına bağlamak yargılama ilişkisini katı bir forma bağlayacaktır ki, bu da yargılamaya hakim olan ilkelerden “usul ekonomisi ilkesi”  ile bağdaşmaz.<br>Davacıdan, davalının  ehliyet durumunu araştırmak suretiyle dava açması beklenir ise de;  yanılgıya  dayalı olarak  davalının ölü olduğunu bilmemesi  durumu da  olabilir.<br>Şu halde davacı kendisinden beklenen tüm çaba, özen ve önlemlere rağmen davalının sağ olup olmadığını tespit edememiş ise, ya da tespit edememe durumu bir yanılgıya dayanıyor ve bu durum açıkça dürüstlük kuralına aykırılık arz etmiyorsa, bu dava ilişkisinde, daha sonra da kendilerine karşı dava açılması muhtemel olan mirasçılara, yani gerçek taraflara karşı davaya devam edilmesi mümkün olmalıdır. (HGK'nin 11.09.2013 tarihli ve 2013/14-612 E. 2013/1297 K.)<br>Bu bilgiler ışığında somut dosya kapsamı değerlendirildiğinde; davacı tarafın istinaf dilekçesinde de açıkça bildirdiği ve dava dilekçesine ekli olarak sunduğu veraset ilamından da anlaşıldığı üzere, davacının dava tarihinden önce davalı-müteveffa ... vefat ettiğinden haberdar olduğu, davacı taraf istinaf dilekçesinde veraset ilamı sunulması suretiyle dava dilekçesinde davanın ... mirasçılarına yöneltildiğini ileri sürmüş ise de; dava dilekçesinde ... davalı olarak gösterildiği, mirasçılarına dava yöneltilmediği, dilekçe kapsamında da bu hususa yer verilmediği, yalnızca dava  dilekçesine ekli olarak veraset ilamı sunulmasının davanın tarafının  belirlenmesi açısından yeterli olmayacağı, bu haliyle davacının dava tarihinde ... vefat ettiğini bilmesine rağmen davayı doğrudan bu kişiye karşı açtığı, ilk derece mahkemesinin kabulünde de olduğu üzere ölü kişiye karşı dava açılmasının mümkün olmadığı, davacının davayı doğrudan ölü kişiye karşı açtığı ve davadan önce bu kişinin öldüğünden haberdar olduğu gözetildiğinde bu taraf gösteriminin, tarafta yanılma olarak değerlendirilemeyeceği kanaatiyle, ilk derece mahkemesince davalı ... yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine ilişkin olarak verilen kararın isabetli olduğu, davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf talebinin yersiz olduğu kanaatine varılmıştır.<br>Buna karşın;<br>B-) Dava dilekçesinin talep sonucu kısmında bildirilen alacakların, dava tarihinden önce arabuluculuk faaliyeti sırasında karşı taraftan talep edilmesi halinde, davalı tarafın arabuluculuk başvurusuna konu edilen alacaklar yönünden son tutanak tarihi itibariyle temerrüde düştüğü ve talep edilen tazminat/alacaklara bu tarihten itibaren faiz uygulanabileceği kabul edilmelidir. Bu sonuç davalı tarafın usulüne uygun davet edilmesine rağmen arabuluculuk görüşmelerine katılmadığı durumlarda da geçerlidir.<br>Bu durumda, somut dosyada arabuluculuk görüşmelerine de iştirak eden davalı sigorta şirketinin son tutanak tarihi itibariyle temerrüde düştüğü kabul edilerek hükmolunan tazminat miktarına bu tarihten itibaren faiz uygulanması gerekirken, ilk derece mahkemesince dava tarihinden faiz işletilmesi isabetsizdir.<br>C-) Somut dosyada ilk derece mahkemesince, davalı sigorta şirketine karşı açılan davanın kabulüne karar verilmesine karşın davalı sigorta şirketi lehine vekalet ücretine hükmedilmiştir. İlk derece mahkemesince, yargılamadan önce yapılan tespit dosyası masrafları yargılama giderlerinden sayılarak, davacının talep ettiği tespit masrafları yargılama giderlerine dahil edilmiş ve ilk derece mahkemesince  davacının başlangıçtaki talebi gözetilerek bu kısım yönünden talep reddedilmiş gibi değerlendirilerek  vekalet ücretine hükmedilmiş ise de; tespit giderleri yargılama giderlerinden olduğundan, başlangıçta tazminat miktarına dahil edilerek talep edilen bu miktarın mahkemece yargılama gideri olarak değerlendirilmesi sonrasında bu kısım yönünden davanın reddine karar verilmişcesine vekalet ücreti takdir edilmesi hatalıdır. Bu nedenle tespit giderleri yönünden davalı lehine vekalet ücreti  takdiri hatalı olup, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davalı sigorta şirketi lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.<br>2-) DAVALI SİGORTA ŞİRKETİNİN İSTİNAF TALEPLERİ YÖNÜNDEN;<br>A-) Somut dosyada; ATK Ankara Grup Başkanlığından alınan kusur raporunda; davalı sürücünün kırmızı ışıkta geçmesi nedeniyle tam kusurlu olduğu yönünde rapor sunulduğu anlaşılmıştır. Bu kusur raporunda yapılan tespitler ve taraflara yüklenen kusur oranları; çarpışmanın meydana geldiği yer de dikkate alındığında, olayın oluş şekline, kaza tespit tutanağına ve tüm dosya kapsamına uygun olduğundan bu kusur raporuna itibar edilmesi yerinde olup, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf taleplerinin reddi gerekmiştir.<br>B-) Davalı sigorta şirketinin, KDV'nin hasar bedeline dahil edilmemesi yönündeki istinaf sebepleri yerinde değildir. Yine, davalı sigorta şirketinin, davacının sigortacısı olmadığı dikkate alındığında, tazminat hesabında anlaşmalı servis iskontosunun uygulanmasının mümkün olmadığı kanaatiyle davalı tarafın bu yöndeki istinaf talepleri de yerinde görülmemiştir.<br>C-) Haksız fiillerde gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Araç değer kaybının gerçek zarar ilkesine ve Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nce benimsenen yönteme göre yapılması için de davacı aracının hasarsız haldeki ikinci el değeri ile hasar sonrası tamiri yapıldıktan sonraki ikinci el değerinin piyasa rayicine göre saptanması ve karşılaştırılması suretiyle belirlenmiş olması gerekecektir. <br>Somut dosyada hükme esas alınan ATK Ankara Grup Başkanlığından alınan 13/01/2023 tarihli raporda, aracın hasarlı-hasarsız halindeki fiyatları  serbest piyasa rayicine göre belirlenerek yapılan hesaplama sonucunda, araç değer kaybının 10.000,00 TL olduğu bildirilmiştir.  Bilirkişi tarafından, yerleşik Yargıtay içtihatlarına uygun olarak,  aracın hasarsız haldeki ikinci el değeri ile hasar sonrası tamiri yapıldıktan sonraki ikinci el değeri piyasa rayicine göre belirlenerek rapor sunulmuş olduğundan, yapılan bu araç değer kaybı tespitine ilişkin bilirkişi raporuna itibar edilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. <br>D-) Davalı tarafça, hükmolunan tazminata ıslah tarihinden itibaren faiz uygulanması gerektiği yönünde istinaf sebebi ileri sürülmüş ise de; somut dosyada davacı tarafından yapılan bir ıslah söz konusu olmadığından bu istinaf talebi de yersizdir.<br>Buna karşın;<br>E-) Somut olaya konu olan sigorta poliçesi incelendiğinde, poliçenin başlangıç tarihinin 20/02/2021 tarihi olduğu ve kaza tarihi olan 22/10/2021 tarihi itibariyle bu poliçedeki limitlerin halen yürürlükte olduğu, poliçe limitinin ise 43.000,00 TL olduğu  tüm dosya kapsamı itibariyle sabittir. Bu durumda davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı olarak tazminatla sorumlu olduğu gözetilerek hüküm kurulması gerekirken, ilk derece mahkemesince poliçe limitini aşacak şekilde 48.645,00 TL'ye hükmedildiği anlaşılmıştır. Bu haliyle ilk derece mahkemesi kararı hatalıdır. Bu durumda ilk derece mahkemesince yapılan bu hatanın Dairemizce giderilmesi gerekecektir. Bu durumda, davacının hasar bedeli ve değer kaybı olarak iki ayrı talepte bulunduğu gözetildiğinde, davalının hangi talep açısından hangi miktarla  sorumlu olduğunun tespiti gerekmektedir. Bu kapsamda yapılan hesaplamada, davacının davalı sigorta şirketinden poliçe limiti ile sınırlı olarak talep edebileceği araç değer kaybı bedelinin 8.839,55 TL olduğu, talep edebileceği hasar bedelinin ise 34.160,45 TL olduğu kanaatine varılmıştır. İlk derece mahkemesi karanın kaldırılarak davalı sigorta şirketinin belirlenen bu tazminat miktarlarıyla sorumlu tutulması yönünde Dairemizce yeniden karar verilmesi gerekmiştir.<br>3- Hal böyle olunca; açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; davacı vekilinin istinaf isteminin yukarıda gösterilen 1-B ve 1-C bentlerinde yer alan sebeplerle,  davalı vekilinin istinaf isteminin ise yukarıda gösterilen 2-E bendinde yer alan sebeplerle kısmen kabulüyle 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-2) bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, kabul edilen istinaf nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden yukarıda 1-B,  1-C ve 2-E bendlerinde gösterildiği şekilde kararın düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Açıklanan gerekçeyle;<br>I-Davacı vekili ve davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE, ilk derece mahkemesi kararının yukarıda gösterilen sebeplerle kaldırılmasına ve hükmün  HMK'nın 353/1-b,2 madde ve fıkrası uyarınca aşağıdaki şekilde YENİDEN TESİSİNE, <br>1-A-Davalı ... karşı açılan davanın HMK’nun 114/1-d maddesi gereği USULDEN REDDİNE<br>B-Davalı sigorta şirketine karşı açılan davanın kısmen kabulü ile hasar bedeli olarak 34.160,45 TL,  değer kaybı olarak  8.839,55 TL olmak üzere toplam 43.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte  davalı sigorta şirketinden tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,<br>2-Alınması gerekli 2.937,33-TL harçtan, peşin olarak alınan  921,51.-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.015,82-TL  harcın davalı  sigorta şirketinden alınarak  hazineye gelir kaydına, <br>3-Davacı tarafından yapılan davetiye, müzekkere, bilirkişi giderinden ibaret 7.355,51-TL (Korkuteli 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... D.iş  dosyasında yapılan yargılama gideri de dahil olmak üzere)  yargılama giderinden davanın kabul ve red oranı üzerinden hesaplanan 6.501,94 TL yargılama giderinin davalı sigorta şirketinden alınarak  davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,  <br>4-Davacı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen miktar üzerinden takdir ve hesap edilen 17.900,00.-TL vekalet ücretinin davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya verilmesine,<br>5-Davalı sigorta şirketi kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ret oranınca hesaplanan 5.645,00 TL  vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı sigorta şirketine  verilmesine,<br>6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden 1.202,17.-TL nin davalı sigorta şirketinden alınarak  hazineye gelir kaydına, <br>7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden 157,83-TL'nin davacıdan alınarak  alınarak hazineye gelir kaydına,  II-İstinaf başvurusu yönünden,<br>1-Başvuran davacı ve davalı tarafından yatırılan peşin harcın istemi halinde kendilerine iadesine,<br>2-Davacı taraf ile müstenif davalının peşin yatırdığı istinaf başvuru harcı ile yapmış oldukları yargılama giderlerinin kendi üzerilerinde bırakılmasına,  <br>3-Kullanılmayan avansların ilgililere iadesine,<br>4-Avans iadesi, tebligat, kesinleştirme ve benzeri işlemlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ve müzakere sonucunda 25/04/2024 gününde, oy birliğiyle ve HMK'nın 362/1-a madde ve fıkrası uyarınca kesin olarak karar verildi. \t\t\t\t\t<br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6f1d8ef481b83fbe","SID":"7d777a8a99b527ac"}}