{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. KONYA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No:<br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br>KARAR TARİHİ\t: 25/04/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>KARAR TARİHİ\t: 12/10/2023<br>NUMARASI\t:  Esas  Karar <br><br>DAVACI \t: <br>VEKİLİ\t: Av. <br>DAVALI \t: <br>VEKİLLERİ\t:Av. <br>\tAv.<br>DAVA\t: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br><br>İSTİNAF KARAR TARİHİ\t: 25/04/2024<br>İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 25/04/2024<br><br>Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; müvekkili şirketin maliki olduğu .... plakalı aracın, arcı kiralayan sürücüsü .....'nin sevk ve idaresinde iken 01.06.2022 tarihinde otoyolda İstanbul'dan İzmir istikametine seyir halinde iken otoyolda bulunan lastik parçasına çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş olduğunu, kazanın meydana gelmesinde otoyoldan sorumlu olan .... A.Ş'nin, maddi hasarlı kaza tespit tutanağında da açıkça belirtildiği üzere tam kusurlu olduğunu, aracın kazadan dolayı oluşan hasarından dolayı tamir ile ilgili servise 46.935,00 TL ödeme yapılmış olduğun, ayrıca müvekkilinin aracının 2021 model, 53.786 km'de olup kazadan dolayı değer araçta değer kaybı meydana gelmiş olduğunu, yine müvekkilinin araç kiralama işi yapmakta olup tamir süresince aracını kiralayamamış ve zarara uğramı olduğunu, dava açmadan önce ticari davalara ilişkin dava şartı olan zorunlu arabuluculuk sürecine 27.06.2022 tarihinde başvurulmuş ise de sonuç alınamadığını belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalması kaydı ile 1000 TL değer kaybı, 500,00 TL araç mahrumiyeti nedeniyle kazanç kaybı, 1000,00TL hasar bedeli olmak üzere toplamda 2.500 TL'nin kaza tarihi olan 01.06.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama gideri ile ücreti vekaletin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özet olarak; müvekkili şirketin yerleşim yerinin Çankaya/Ankara olması nedeniyle Ankara Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin iş bu davaya bakmakta görevli ve yetkili olduğunu, dava konusu itibariyle davacı tarafça açılan davanın, belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmadığını ancak aksi kanaatte ise hak kaybına uğramamak adına davanın esasına ilişkin, davacı tarafın dava dilekçesindeki, kazanın meydana gelmesinde Otoyoldan sorumlu kuruluşun tam kusurlu olduğunu, bu hususun maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağında açıkça belirtilmiş olduğunu, ifadesiyle müvekkil şirketin kazanın, meydana gelmesinde sorumlu olduğunu iddia etmiş olduğunu, dosyaya sunulduğu üzere, kaza mahallinde olay öncesi yapılan devriye çalışmalarına ilişkin bilgilerin yer almakta olduğunu, ilgili raporda da görüleceği üzere müvekkili şirketin üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmekte, gerekli kontrol ve çalışmaları yapmakta olduğunu, otoyolda sürücülerin de seyri esnasında tedbirli davranmakla ve değişken hava ve yol şartlarını dikkate alacak şekilde üzerine düşen özeni göstermekle yükümlü kılınmış olduğunu, araç sürücüsü tarafından hızla ilgili hususlara özen gösterilmemesi nedeniyle yaşanılan kazaya ilişkin olarak müvekkili şirketin kusurunun varlığından bahsedilmesinin mümkün olmadığını, keza araç sürücüsü tarafından 161 Otoyol Acil Yardım Hattı aranarak, iki adet TIR'ı sollamaya çalışırken kazanın gerçekleşmiş olduğunun bildirilmiş olduğunu, ayrıca araç sürücüsünün hızının saatte 53 km/s olduğu tespit ediliş olup, aracın belirtilen hızda seyir halinde olması halinde dava konusu hasarın meydana gelmesinin mümkün olmadığını, trafik ekiplerince tanzim edilen tutanağın, aksi ispat edilinceye dek geçerli bir resmi belge olarak kabul edilmekte olduğunu, söz konusu tutanağa itiraz ettiklerini, söz konusu tutanakta müvekkil şirketin kural ihlalinden bahsedilmiş olup kusur oranından bahsedilmemiş olduğunu, davacı tarafın iddia etmiş olduğu aracın tamiri süresince aracını kiralayamadığı ile ilgili kazanç kaybı taleplerinin iddiasının hukuka aykırı, asılsız ve gerçek dışı iddialarının taraflarınca kabul edilmesinin mümkün olmadığını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı tarafın talep ettiği faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olabileceği hususuna itirazda bulunduklarını belirterek; davanın öncelikle usulden reddine ancak mahkeme aksi kanaatte ise haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :<br>Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi .... Esas... Karar sayılı gerekçeli kararında özetle; \"Somut olayda, davacı 01/06/2022 tarihli trafik kazası nedeniyle .... plakalı aracında hasar ve değer kaybı oluştuğunu, ayrıca aracını kullanamaması nedeniyle de mahrumiyet bedeli zararının oluştuğunu iddia ederek, kazanın meydana geldiği yer otoyol işletmecisi olan davalı şirketten  zararının tahsilini istemiştir.<br>Davaya konu 01/06/2022 tarihli trafik kazasının, sürücü ..... sevk ve idaresindeki .... plakalı otomobili ile otoyol İstanbul istikametinden İzmir istikametine seyir halindeyken 05 kesim 07 km ye geldiği sırada üç şeritli yolun en sol şeridinde aracının sağ ön kısımlarını daha önce yola plakası alınamayan bir araçtan düşen plastik parçasına çarpması sonucu meydana gelen tek araçlı maddi hasarlı trafik kazasında; davalı şirketin KTK 'nın 13. Maddesini ihlal ettiği, .... plaka sayılı araç sürücüsünün ise herhangi bir kusurunun bulunmadığına dair maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağının düzenlendiği anlaşılmıştır. <br>Mahkememizce, dava konusu kazada kazaya karışan sürücülerin kusur oranlarının tespiti ve davacının aracında meydana gelen değer kaybı ile mahrumiyet bedeli zararının belirlenmesi bakımından Sigorta Bilirkişisi ... ve Adli Trafik Bilirkişisi ....tarafından düzenlenen 26/01/2023 tarihli heyet raporunda, yoldan sorumlu olan davalı şirketin ve .... plaka sayılı araç sürücüsünün kural ihlalinin bulunmadığı, davacının aracında ise 40.456,82 TL hasar bedeli, 10.000,00 TL değer kaybı ile 50.000,00 TL mahrumiyet bedeli zararının oluştuğu belirlenmiştir. <br>Bilirkişi heyeti raporuna yönelik itirazlar üzerine, Mahkememizce aldırılan 15/07/2023 tarihli bilirkişi heyeti raporu ile davalı şirketin ve .... plaka sayılı araç sürücüsünün kural ihlalinin bulunmadığı, kazanın oluşmasında lastiği kopan ve kimliği belirlenemeyen araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, araçta oluşan maddi hasarın 38.624,32 TL, değer kaybının 11.000,00 TL, mahrumiyet bedelinin ise 6.750,00 TL olacağı tespit edilmiştir. <br>Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; dosya kapsamına uygun olduğundan hükme esas alınan ve birbirini teyit eden kusur raporları ile davaya konu trafik kazasının oluşmasında kimliği belirsiz lastiği kopan araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu, davalıya atfedilebilecek herhangi bir kusurun bulunmadığının tespit edildiği, davacı tarafça davalının kusurunun ispatlanamadığı sonucuna varıldığından; <br>Davanın REDDİNE, \" şeklinde hüküm kurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Davacı vekili sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; açılan dava  ile, müvekkilin aracının, davalı şirketin işletiminde olan otoyolda bulunan lastiğe çarpması sonucunda meydana gelen kaza sebebiyle uğranılan zarar talep edildiğini, mahkemece yapılan yargılama sonucunda alınan iki adet bilirkişi heyeti raporunda da davalının kusurunun bulunmadığının belirtilmesi sebebiyle davanın reddine karar verildiğini, ancak verilen kararın dosya kapsamı ve hukuka uygun olmadığını, davalı şirketin otoyolda sürüş güvenliğini sağlayacak her türlü tedbiri almakla yükümlü olduğunu, somut olayda kazaya neden olan lastik kaplamanın otoyolda bulunması ve otoyolun temizlenmemesi suretiyle davalı şirketin sorumluluğunu yerine getirmediğini ve bu suretle trafik güvenliğini tehlikeye soktuğunu, sonuçta  da elim kazanın meydana geldiğini ve müvekkilin maddi zarara uğradığını, zarar ile davalının davranışı arasında illiyet bağının da açık olduğunu, tüm bu nedenlerle yerinde olmayan kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca  ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.<br>Dava trafik kazası nedeniyle hasara ilişkin tazminat talebine ilişkin olup mahkemece verilen karar  davacı tarafından istinaf edilmiştir. <br>Türk Borçlar Kanunun 49.maddesinde, \"Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür\", yine aynı kanunun 50.maddesinde, \"Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır\" denilmektedir.<br>Buna göre, olay sonrası düzenlenen kaza trafik tespit tutanağında davalı taraf kusurlu gösterilmiş iken mahkemece tek trafik bilirkişilerden ayrı ayrı alınan kusur raporlarında davalı tarafın kusursuz olduğu belirtilmekle, bu şekilde kusur durumları  arasındaki çelişki bulunduğu halde bunlar arasındaki çelişki giderilmeksizin hüküm kurulduğu anlaşılmakla; itirazları da karşılar biçimde kusur konusundaki çelişkileri giderir, İTÜ uzman kusur bilirkişi heyetinden oluşturulacak 3 kişilik heyetten rapor alınması gerekli olduğundan,  buna yönelen davacı taraf vekilinin itirazının kabulüne karar verilmiştir. <br>H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesi  kararının HMK.nın 353/1-a.6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, <br>2-Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf eden davacı tarafından yatırılan, başvurma harcı dışında kalan, istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,<br>4-İstinaf eden davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan masrafların İlk Derece Mahkemesi tarafından verilecek nihai kararda hüküm altına alınmasına,<br>5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-Karar tebliği ve harç işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK m.353 uyarınca KESİN olmak üzere oybirliği ile karar verildi.25/04/2024<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br>e-imzalı <br><br>Üye<br><br>e-imzalı  <br><br>Üye<br><br>e-imzalı<br><br>Katip<br><br>e-imzalı <br><br> <br><br><br>Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br><br><br> <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2551694cb7a448b9","SID":"1579888cf3180673"}}