{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   9. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  9. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2023/478 <br>KARAR NO\t: 2024/347<br>KARAR TARİHİ\t: 05/03/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 07/03/2019<br>NUMARASI\t\t: 2017/... 2019/...<br><br>DAVACI\t: ... - <br>\t  ...<br>VEKİLLERİ\t: Av. ...\t  <br>\t  Av. ...<br>\t<br>DAVALI\t: ... - <br>\t  ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>\t<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br><br>İSTİNAF KARARININ <br>KARAR TARİHİ                   : 05/03/2024<br>YAZIM TARİHİ                    : ...<br><br>Dairemizin, 21/12/2020 tarih, 2019/... Esas, 2020/... Karar sayılı kararının temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay ... HD'nin 05/12/2022 tarih ve 2021/... Esas, 2022/... Karar  sayılı ilamı ile bozulması üzerine duruşmalı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNLARININ ÖZETİ                                           :<br>Davacı vekili, müvekkili ... A.Ş.'nin yan şirket ve ..., ..., ..., ... ve ... Şubeleri'yle, ... ve ... tesisleri ile beraber 350-400 kişiyi istihdam eden Çay üretimi ve satışı, zeytin işleme ve satışı ağırlıklı olarak Türkiye sathında faaliyet gösteren bir firma olduğunu, davalı ... Ltd. Şti.’nin de ... bölgesinde müvekkili şirketin 30.03.2017 tarihine kadar bayiliğini yaptığını, son bir iki yıl içerisinde ... Ltd. Şti.’ne müvekkili şirketçe yapılan çay, zeytin vs. mal satışları ile yüksek volümlü satışların bu bayiye yapıldığını, açık hesap olarak yapılan ... Ltd. Şti.’ne satışlarda 2016 yılından 06.01.2017 tarihine kadar geçerli olan 150.000,00.TL’lik ...bank teminat mektubu bulunduğunu, şirket yetkililerince teminat limitleri olan açık hesapları yaklaşık 150.000,00.TL limitinde tutarak müvekkili şirketten mal alabilmekte ve borcu bu limitle sınırlandırılmakta olduğunu, yapılan görüşmelerde teminat mektubunun süresinin dolması ve yeni mektupla değiştirilmesi gerektiği tarihe kadar ödemeleri sürüncemede bıraktığını, bu sebeple ... Ltd. Şti. yetkililerine ... onaylı ihtar telgrafı ile 31.03.2017 tarihinde 95.101,66.TL açık hesaplarının kapatılması, aksi takdirde yasal yollara gidileceği yönünde ihtar çekildiğini, bu ihtarın aynı gün şirket çalışanına tebliğ edildiğini,  davalı ... Dağıtım Ltd. Şti.'nin avukatı tarafından Adana ... Noterliği vasıtasıyla, 03.04.2017 tarihinde ... yevmiye numarasıyla verilen cevabi yanıtta borçlarının 967,32.TL olduğu, bu bedelinde bankaya ihtardan sonra yatırıldığı bildirildiğini, müvekkili şirketin muhasebe yetkilileri, ... Ltd. Şti’nin muhasebe yetkililerinden bu durumun gerekçesi için açıklama istendiğini, ... Şirketi yetkilileri müşteki şirket çalışanı ...’in  kendi tanzim ettikleri fiyat indirim belgelerine imzalı onay verdiğini, bu indirim sebebiyle borçlarının olmadığını beyan ettiklerini, davalı Şirketin kendi merkezlerinde çalışma başlangıç noktası olarak bulunan müvekkili şirketin pazarlama çalışanı ...’in yetkisi olmadığı halde fiyat indirimi belgesi düzenleyen ... Ltd. Şti. yetkililerinin usulsüz düzenlediği belgelere anlaşmalı ve danışıklı olarak yetkisiz imzalar attığını, dava dışı ... müvekkili şirketin ... bölgesinde sigortalı olarak satış ve pazarlama elemanı olarak 25.03.2013 tarihinden iş akdinin feshedildiği 22.03.2017 tarihine kadar çalıştığını, söz konusu çalışanın ... ilinde müvekkili şirketin bayisi olan ... Ltd. Şti. içerisinde günlük çalışma masası olup bunun dışında asıl görev alanı ... ve ... illerinde kendisine tahsis edilen araç ile satış temsilcisi olarak çalışmakta olduğunu, bu çalışmaları sırasında ...’in kendisine müvekkili şirketçe verilen ...–... bölgelerindeki pazarlama rotlarına çoğu zaman gitmediği, bunun yerine müvekkili şirketin ... bölgesindeki bayisi olan diğer şüphelilerin sorumlu yöneticisi olduğu ... Ltd. Şti.’nin merkezinde zaman geçirdiği ve yetkisi olamadığı halde ... Şti.'nin tanzim ettiği belgelere danışıklı olarak yetkisiz imza attığını, davalı Şirket yetkilileri verdikleri teminat mektubunun süresinin dolduğu ve teminat mektubunun nakde çevrilemeyeceği tarihten sonra müvekkili şirkete hizmet ve indirim faturası adı altında değişik zamanlarda tanzim edilen e-faturalarla müvekkil şirkete cari hesaplarını kapatmak üzere e-fatura olarak  gönderdiklerini, gönderilen e-faturaların karşılığı olarak yeniden iade faturası olarak 13 adet 10.04.2017 tarihli faturalar gönderilmiş ise de; ilgili şirket tarafından Adana ... Noterliği’nden 17.04.2017 tarihli ... yevmiye nolu noter ihtarıyla bu faturaların iade edilmek istendiğini,  müvekkili şirketin o tarihlerdeki çalışanı ... ile danışıklı yapıldığı görülen işlemlerle indirim adı altında kestiğiniz e-faturalar… kabul etmiyor yasal işlem başlatıyoruz.’’ içeriğiyle ihtarat yapıldığını, ödemelerin aksadığı dönemde 17.03.2017 tarihinde ...’in yazılı beyan ve savunması alındığını, yazılı ifadesinde ödemelerin gecikmesi ve kendinin imzaladığı söylenen belgelere ilişkin hiçbir yanıt vermeden ... Dağıtım Ltd. Şti.’nin bayiliği bitirme kararı aldığı beyan edildiğini, şirket çalışanı ...’in süresi 06.01.2017  tarihinde bitecek olan teminat mektubunun yenisini bu süreden önce talep edip almadığını, sürenin bitiminden sonra ortaya çıkan indirim taleplerini yetkisi olmadan davalı şirket yetkilileriyle danışıklı olarak imzaladığını, teminat mektubunun nakde çevrilme imkanı kalktıktan sonra bu yöndeki iradenin ortaya çıktığı ve bu şekilde müvekkil şirketin açık hesap olarak bulunan alacağına karşı fatura keserek kapatmak suretiyle yanıltıcı muhasebe işlemleri yapmaya çalıştıklarını, müvekkili şirketin kayıtlarında davalı  ... şirketine ilişkin 21.04.2017 tarihli cari hesap dökümünde bu tarih itibariyle 93.479,35.TL açık hesabı bulunduğunu, davalı şirket yetkilileri müvekkili şirketin çalışanı ... ile işbirliği içinde düzenledikleri yetkisiz belgelerle indirim adı altında kendi mali kayıtlarında fatura düzenleyerek müvekkili şirkete olan borçlarını sıfırlayarak müvekkili şirketi zarara sokma eylemi içerisinde olduğunu, davacı müvekkili şirketin 93.479,35.TL bedelli alacağını tahsil için  davalı ... Ltd. Şti’ne ... ... İcra Müdürlüğü’nün .../... E. sayılı dosyasından haciz yolu ile takibe geçildiğini, davalı tarafın itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu ileri sürerek söz konusu itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devam etmesine, ayrıca borçlunun % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ                                             \t\t\t\t\t               :<br>Davalı vekili, davacı şirket çalışanı ...'in yetkili çalışanı olduğunu, özellikle ürünlerin pazarlama ve satışına doğrudan etki eden fiyat ve kampanyaları belirleme ve uygulama, müşterilerle birebir görüşme konusunda yetkili olduğunu, davacı şirketin iddialarının tamamının gerçek dışı olduğunu, işlemlerin tamamen taraflar arasındaki yerleşmiş uygulamaya uygun olarak gerçekleştiğini, ... tarafından yapılan indirimler ve davacı firmaya kesilen faturaların davacı firma tarafından kabul edildiğini, tüm bu hususların ticari defterlere işlendiğini, dolayısı ile davacı firma ...'in yaptığı indirimlerin ve kesilen faturaların geçerli olduğuna dair baştan beri ... Ltd. Şti.'ne güven verdiğini, müvekkilini de inandırdığını, 2017 yılı Mart ayından sonra müvekkili şirkete hiç haber verilmeden açıklama yapmadan davacıya gönderilen faturaların kabul edilmediğini, arkasından iade faturaları gönderildiğini, davacının gönderdiği iade faturaları ... Ltd. Şti. şirketi tarafından kabul edilmediğini, iade edildiğini, davacı firmanın bu haksız ve kötüniyetli talebinin müvekkilin itibarını zedeleyecek nitelikte olup davacı aleyhine tazminat davası açılacağını savunarak davanın reddine ve davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ                                        \t               :<br>Yerel mahkemece verilen karar ile; davalı şirket tarafından davacı şirket adına kesilen ve dava dosyası kapsamında yer alan fiyat farkı faturalarınnın tamamının davacı şirket tarafından davalı şirkete satılan mallar karşılğı davalı şirket tarafından yapılan bir kısım ödemeler ve gerekse davalı şirket tarafnıdan müşterilerine yapılan indirimlerle ilgili olarak davacı şirkete hesapları üzerinde 05/04/2017 tarihli itibariyle sadece 0,51.TL alacak bakiyesi kalacak şekilde sona erdirilmiş olsa da, yapılan incelemelerde, dava konusu olan ve davacı şirket tarafından davalı şirket adına tamamı % 8 fiyat farkı gelirlerinden oluşan KDV dahil toplam 93.478,87.TL tutarlı 13 ayrı satış faturası, düzenlendiği ve düzenlenen bu faturalarla davacı şirket tarafından müşterilerine yapılan bu tutardaki indirimin davacı şirket tarafından kabul edilmediği, dolasıysıyla davacı şirket kayıtlarında taraflar arasında mal satışından kaynaklanan KDV dahil toplam 93.479,38.TL tutarında davalı şirketten bir alacağın mevcud olduğuna bilirkişi raporunda belirtilmiş olmasına göre, taraflar arasında faturalar kapsamında davacı tarafından davalıya mal verildiğine ilişkin itilaf bulunmadığı, faturalar kapsamındaki mallara ilişkin ve davacı tarafından davalıya teslim edilen malların fiyatı hususunda da taraflar arasıda ihtilaf bulunmadığı, esasen uyuşmazlığın özünün faturalar kapsamında fiyatında anlaşmazlık bulunmaksızın davacı tarafından davalıya teslim edilen mallar için fiyat farkı faturası düzenlenip düzenlenemeyeceği hususunda toplandığı, her ne kadar davalı taraf mal tesliminden malları ve davacı faturalarını kayıtlarına işledikten sonra davacı çalışanı ...'in  onayı ile malların fiyatlarında indirim yapıldığı ve bu yönü ile iade faturaları düzenleyerek davacı tarafa tebliğ edildiğini öne sürmüş ve mütehaddid defalar iade faturaları taraflar arasında karşılıklı tebliğ edilmiş ise de, davacı çalışanı ...'in malların teslim alınıp faturalardaki belirtilen değerleri ile kayıtlara işlendikten sonra  tarafları bağlar şekilde  indirim uygulamaya yetkisinin bulunduğuna dair yazılı bir sözleşme veya bu anlama gelebilecek bir belge muvafakatnamenin davalı tarafça ibraz edilmemiş olmasına göre davacı iddiaları doğrultusunda ve bilirkişi raporuna göre davacı tarafından faturalarda belirli fiyatları olan malların davalı tarafa teslim edildiği, bu hususun davalı kayıtlarına işlendiğinin anlaşılması ve ancak indirim ve fiyat farkı uygulamasına ilişkin belge ve delilin bulunmaması gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile, davalının ... ... İcra Müdürlüğü'nün .../... esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile, takibin davalı yönünden 93.479,35.TL asıl alacak yönünden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suret ile devamına, hükmolunan alacak miktarının % 20'si olan 18.695,87.TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair taleplerin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.<br>DAVALI  TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t  :<br>Davalı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; davacının, davalı şirkete sattığı ürünlerin müşteriye satış fiyatlarında sonradan piyasa koşulları gereği indirime gittiğini, bu indirimler nedeniyle davalı şirketin davalı şirkete fiyat farkı düzenleyip gönderdiğini, davacı şirketin bunu kabul ettiğini, faturaların e-fatura olarak gönderildiğini, davacı şirketin itiraz ettiği fiyat farkı faturasının da olmadığını, mevcut faturaların tümünün davalı şirketin çalışanı ...'den geçtiğini, gerek davalı şirket gerekse dava dışı şirketler yönünden de durumun aynı olduğunu, buna ilişkin örnek faturaların sunulduğunu, davalı şirketçe davacıya gönderilen faturaların kabul edilip defterlere işlendikten sonra iade faturalarının da kabul edilmeyip davacıya noter kanalıyla iade edildiğini, fiyat farkı uygulamasının delilinin davacı şirketin bu faturaları kabul edip; defterlere işlenmesi ve vergi dairesine etmesi olduğunu, bilirkişi raporunda da bu hususların tespit edildiğini, davacı şirketin davalı tarafından gönderilen toplam 165.729,00.TL fiyat farkı faturasının tamamının defterine işlediğini, ancak sadece 93.478,00.TL'lik kısmı için iade faturası düzenlendiğini, davanın reddine ve davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi gerektiğini istinaf sebepleri olarak belirtmiştir.   <br>İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne, dair verilen karara karşı davalı  vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine Dairemizce 21/12/2020 tarih, 2019/... Esas, 2020/... Karar sayılı karar ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verildiği, dairemiz kararına karşı davacı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulduğu,  Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin 05/12/2022 tarih, 2021/... Esas, 2022/... Karar sayılı ilamı ile dairemiz kararının bozulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.<br>Dairemizce, Yargıtay bozma ilamı ve duruşma günü taraflara tebliğ edilmiş, Yargıtay bozma ilamına uyularak yargılama yapılmıştır.<br>UYUŞMAZLIK KONUSU                                                                              \t\t\t\t\t\t             :<br>İspat yükünün kime ait olduğu, davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacak miktarının ne olduğu uyuşmazlık konusudur.<br>DELİLLER                                                                                                                 \t\t\t\t\t\t   :<br>Taraf vekillerinin beyanı ve dilekçeleri, ... ... İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas  Sayılı dosyası, Davalı firmaya ait Fiyat Farkı Faturaları, İhtarnameler, SGK Kayıtları, Davacı ve Davalıya ait Ticari Defter, Kayıt ve Belgeler, Bilirkişi Raporu.<br>DELİLLER İLE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE                                            \t\t\t\t                                                                               :<br>Dava \"Bayilik Sözleşmesine Dayanan İtirazın İptali\" talebine ilişkindir. <br>Davacı taraf, davalıya mal verdiğini, yetkisi olmadığı halde kendi çalışanının fiyatlarda indirim yaptığını, davalı tarafından düzenlenen indirim (fiyat farkı) faturalarının davalıya iade edildiğini, alacağın ödenmesi için davalı aleyhine yapılan genel haciz yolu (ilamsız) takibe itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptalini talep etmiş, davalı taraf ise,  davalı tarafından düzenlenen indirim (fiyat farkı) faturalarının davacı şirketin bilgisi dahilinde düzenlendiğini, davacı şirketçe kabul edilip ticari defterlerine işlendiğini, düzenlenen indirim (fiyat farkı) faturalarının bir çoğuna itiraz edilmediğini, davacıya borçlu olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep emiş, mahkemece yazılı gerekçe ile; davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. <br>Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>Tüm dosya kapsamından, taraflar arasında yazılı olmayan bayilik sözleşmesinin bulunduğu,   davacı şirket tarafından, davalı şirkete sattığı ürünlerin müşteriye satış fiyatlarında sonradan piyasa koşulları gereği indirime gittiği, bu amaçla davacı şirket çalışanı ...'in bilgisi dahilinde davalı şirketin davalı şirkete indirim (fiyat farkı) faturalarını düzenleyip davacı şirkete gönderdiği,  davacı şirketin bu indirim (fiyat farkı) faturalarının tümünü bunu kabul edip, ticari defterlerine işlediği, ayrıca ilgili vergi dairesine bildirdiği, İlk Derece Mahkemesince davacı şirket defterleri üzerinden yaptırılan bilirkişi incelemesine göre davacı şirketin davalıdan sadece 0,51.TL alacaklı göründüğü, davalı şirket defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesine göre de davalı şirketin davacıdan 219,32.TL alacaklı göründüğü, bu anlamda taraf defterlerinin 0,51.TL dışında davacının davalıdan alacaklı olmadığı konusunda da uyuştuğu, davalı şirketçe davacıya gönderilen faturaların kabul edilip ticari defterlere işlendikten sonra dava konusu indirim (fiyat farkı) faturalarının kabul edilmeyip davacı şirkete Noter kanalıyla iade edilse de bunun davalı şirketçe kabul edilmeyip iade edildiği, hatta taraflar arasında bu konuda yazılı sözleşme bulunmasa da; dosya içerisinde mevcut davalı tarafından davacıya düzenlenen ve 12/01/2016 tarihinden 27/03/2017 tarihine kadar dava konusu yaplmayan farklı tarih ve miktarda aynı yöntemle indirim (fiyat farkı) uygulamasının da bulunduğu, buna göre,  indirim (fiyat farkı) uygulamasının davacı şirketin bilgisi dahilinde yapıldığı, yetkisi olmadığı halde kendi çalışanının fiyatlarda indirim yaptığı iddiasının doğru olmadığı, davacının dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanmadığı, buna göre davacının takip konusu indirim (fiyat farkı) faturaları nedeniyle davalıdan alacaklı olmadığı, bu nedenle davanın reddine karar vermek gerekirken dosya kapsamına uymayan yazılı gerekçeyle  davanın 93.479,35.TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kötü niyet tazminat talebi yönünden ise; somut olayın özelliklerine göre belirlenmesi gerekmesi itibariyle, davacı tarafından açılan dava sonucunda davanın reddine karar verilmesi sonucu davasında haksız olsa da; takipte kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi talebibin reddine dair 21/12/2020 tarihinde dairemizce karar verilmiş, dairemiz kararı temyiz aşamasında taşınmıştır.<br>Yargıtay ... Hukuk Dairesi 2021/... E. 2022/... K. Sayılı ilamı kapsamın da kararımızı ele almış olup; uyuşmazlık konusu iade faturalarından ilkinin 31.08.2016 tarihinde düzenlendiğini, bu faturaların davacı tarafından davalıya satılan hangi mallara ilişkin olduğunun ve davalının hangi faturaya konu ürün için 3. kişilere yaptığını belirttiği indirimden kaynaklanan alacağının bulunduğunu, dava konusu faturaların sıhhati hususunda uyuşmazlık konusu olmadığı belirtilen önceki indirim farkı faturalarına dair uygulamanın ne şekilde olduğunun belirlenmeden eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmadığını, bu halde; taraflara açıklama yaptırılıp, taraf ticari defterleri konusunda uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak, denetime elverişli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesinin hatalı olduğu belirtilerek dairemiz kararının 05.12.2022 tarihi itibariyle bozulduğu anlaşılmıştır.<br>Dosyanın dönüşü ile 10/04/2023 tarihinde tensibi yapılmış, 09/05/2023 tarihindeki ilk duruşmada taraf vekillerine; Yargıtay bozma ilamı kapsamında indirim (fiyat farkı) uygulaması ve faturalarına ilişkin beyanlarını sunmaları için ikişer haftalık kesin süre verilmesine, verilen süre içerisinde belirtilen işlem yerine getirilmediği takdirde bu haklarından vazgeçmiş sayılacaklarının ihtarının yapıldığı, taraf vekillerince beyanların yapıldığı, 26/09/2023 tarihli duruşmada ... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılarak, dosyanın daha önce rapor tanzim eden bilirkişi ... ...r'a tevdi ile davacıya ait 2016-2017 yıllarına ilişkin ticari defter ve belgeler, taraf beyanları ile savunmaları incelenerek, Yargıtay Bozma ilamı ve bozma sonrası taraflarca sunulan beyan ve belgeler de gözetilerek defterlerin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, taraflar arasındaki ticari ilişkinin başından itibaren değerlendirme yapılmak suretiyle davalı tarafından düzenlenen indirim ( fiyat  farkı) faturalarının davacı defterine kaydedilip edilmediği,  kaydedilmiş ise hangi faturaların hangi tarihte kaydedildiği,  tespit edilerek taraflara arasında indirim (fiyat farkı )uygulaması bulunup bulunmadığı, uygulamanın ne şekilde olduğu, tespit edilerek takip tarihi itibari ile davacının talep edebileceği asıl alacak faiz ve ferilerinin bulunup bulunmadığı hususlarında rapor düzenlenmesinin istenildiği, yine aynı duruşmada davalı defterlerinin incelenmesi için dosyanın daha önce rapor düzenleyen Mali Müşavir Bilirkişi ...'e tevdi ile, talimat mahkemesince alınan bilirkişi raporu içeriği ile beraber aynı mahiyette bozma kapsamındaki hususları irdeleyecek rapor düzenlenmesinin istenildiği anlaşılmıştır.<br>Raporlar kapsamında; Taraflar arasında ihtilaf konusu fiyat farkı faturalarından öncede fiyat farkı uygulamasının olduğu ve davalının düzenlediği 50.304,47.TL tutarındaki fiyat farkı faturalarının davacı defterine (31.08.2016 tarihinden önceki faturalar) işlendiği; davalıya müşterileri tarafından fiyat farkı, insört, mağaza açılışı, ciro primi, giriş bedeli adı altında faturalar düzenlendiği, bu faturalara karşılık olarak da davalı tarafından davacıya fiyat farkı faturalarının düzenlendiği, ancak faturalarda hangi ürün için fiyat farkı olduğunun ayrıntılı olarak belirtilmediği; davalı tarafından düzenlenen fiyat farkı faturalarının kabulü halinde, davacı alacağının 0,51.TL, fiyat farkı faturalarının kabul edilmemesi halinde ise davacı alacağının takip tarihi itibariyle 93.479,38.TL olduğu; icra takibinde, takipten önce işlemiş faiz talep edilmediğinden, davacının takipten önce işlemiş faiz alacağının olmadığı rapor edilmiştir.<br>Tüm dosya kapsamı, alınan bilirkişi raporları ve Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin 2021/... E. 2022/... K. Sayılı bozma ilamı doğrultusunda yapılan incelemeler ışığında; her ne kadar davalı tarafından davacıya düzenlenen ve 12/01/2016 tarihinden 27/03/2017 tarihine kadar dava konusu yaplmayan farklı tarih ve miktarda aynı yöntemle indirim (fiyat farkı) uygulamasının da bulunduğu, buna göre,  indirim (fiyat farkı) uygulamasının davacı şirketin bilgisi dahilinde yapıldığı, yetkisi olmadığı halde kendi çalışanının fiyatlarda indirim yaptığı iddiasının doğru olmadığı, buna göre davacının takip konusu indirim (fiyat farkı) faturaları nedeniyle davalıdan alacaklı olmadığı, bu nedenle davanın daha önce reddine karar verilmiş olmasına karşın; davalı tarafından düzenlenen indirim ( fiyat  farkı) faturalarının davacı defterine kaydedilip edilmediği, kaydedilmiş ise hangi faturaların hangi tarihte kaydedildiği, taraflar arasında indirim (fiyat farkı )uygulaması bulunup bulunmadığı, uygulamanın ne şekilde olduğu konusunda yapılan araştırma neticesinde; taraflar arasında ihtilaf konusu fiyat farkı faturalarından önce de fiyat farkı uygulamasının olduğu ve davalının düzenlediği 50.304,47.TL tutarındaki fiyat farkı faturalarının davacı defterine -ihtilaf konusu olmayan 31.08.2016 tarihinden önceki faturaların- işlendiği lakin dava konusu olan 31.08.2016 tarihinden sonraki davalı tarafından davacıya yönelik düzenlenen fiyat farkı faturalarında hangi ürün için fiyat farkı olduğunun ayrıntılı olarak belirtilmediği, 31.08.2016 öncesi uygulamadan farklı olarak davacının davalıya en son 12.08.2016 tarihinde mal sattığı, 31.08.2016 tarihinden itibaren ise davacı ve davalı arasında fiyat farkına ilişkin faturaların sürekli karşılıklı iade edilmeye başlaması taraflar arasında var olduğu karinesinden yola çıkılan fiyat farkı-iade uygulamasının dışına çıkıldığını göstermekle fiyat farkı faturalarının cari hesap alacağı kapsamında değerlendirmeye alınmadan taraflar arasında mal satışından kaynaklı olarak davacının takip tarihi itibariyle 93.479,38.TL alacaklı olduğu; icra takibinden önce işlemiş faiz talep edilmediğinden, davacının takipten önce işlemiş faiz alacağının olmadığı anlaşılmakla davanın kısmen kabul kısmen reddi yönünde karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere                                                      :<br>1-Yargıtay ... Hukuk Dairesinin 05/12/2022 tarih ve 2021/... Esas 2022/... Karar sayılı bozma ilamına uyulmuş olmakla, <br>2-Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/03/2019 tarih ve 2017/... Esas 2019/... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, <br>Yeniden Esas Hakkında Hüküm Kurulmasına<br>3-Davanın KISMEN KABULÜ ile; <br>a)-Davalı tarafından ... ... İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas sayılı takip dosyasına yönelik itirazın kısmen İPTALİ ile; 93.479,35.TL asıl alacak yönünden takibin DEVAMINA, <br>b)-Asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi UYGULANMASINA, <br>c)-Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE<br>d)-Kabul edilen asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 18.695,87.TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine<br>e)-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken  6.385,58.TL karar harcından, peşin alınan 1.136,91.TL harcın mahsubu ile bakiye 5.248,67.TL  bakiye harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA,<br>f)-Adana 3. Asliye  Ticaret Mahkemesi'nin 09/05/2019 tarih ve 2017/... Esas, 2019/... Karar, 2019/5 Harç nolu, Harç Tahsil Müzekkeresinin İPTALİNE, Harç tahsil edilmiş ise mahsubuna,<br>g)-Davacı tarafından peşin yatırılan 1.136,91.TL peşin  harç ve 31,40.TL başvurma harcı olmak üzere toplam 1.171,31.TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, <br>h)-6100 Sayılı HMK'nın 330 maddesi gereğince davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiklerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre red edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 17.9000,00.TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,<br>ı)-6100 Sayılı HMK'nın 330 maddesi gereğince davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 654,99.TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,<br>i-)Davacı tarafından  yapılan 1.000,00.TL bilirkişi ücreti 281,48.TL müzekkere ve tebligat gideri olmak üzere toplam 1.281,48.TL yargılama giderinin davanın kabul red oranına göre 1.272,56.TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, diğer yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>İstinaf İncelemesi Yönünden;<br>1-a)-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken  6.385,58.TL istinaf karar harcından, peşin alınan 1.597,00.TL harcın mahsubu ile bakiye 4.788,58.TL  bakiye harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA,<br>b)- Davacı tarafından yatırılan 1.610,00.TL temyiz karar harcının kararın kesinleşmesi ile talep halinde davacıya İADESİNE,<br>2)-a)-6100 sayılı HMK'nın 326/1. maddesi gereğince davacı tarafından  292,10.TL temyiz kanun yoluna başvurma harcı, 572,00.TL tebligat ve dosya gönderme ücreti, 4.000,00.TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.864,10.TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,<br>b)-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, <br>3)-Yargıtay bozma ilamı gereği zorunlu olarak duruşma açıldığından ... ... Kurulu'nun 04/03/2021 tarih, ../... esas, .../... karar sayılı ilamı uyarınca taraflar lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, <br>4)-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde ilgilisine İADESİNE,<br>5)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemizce YAPILMASINA,<br>Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, istinaf duruşması sonucunda, kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar usulen okunup açıkça anlatıldı.<br><br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br>e-imzalıdır.<br>...<br>Üye<br>...<br>e-imzalıdır.<br>...<br>Üye<br>...<br>e-imzalıdır. <br>...<br>Katip<br>...<br>e-imzalıdır.<br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"dd22fe37a8e116c6","SID":"5c83f503452844df"}}