{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/613 <br>KARAR NO: 2024/587<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 26/03/2024<br>NUMARASI: 2024/293 Esas 2024/340 Karar <br>DAVA: Zayi Belgesi Verilmesi<br>Davanın reddine ilişkin kararın davacı şirket yetkilisi tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA:Davacı şirket yetkilisi; Fatih Vergi Dairesi ... vergi numarasında kayıtlı ve İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünde .../... sicil no ile kayıtlı ... numaralı firmanın demirbaş defteri, genel kurul müzakere defteri ile pay defterinin kaybolduğunu, firma tarafından gerekli dikkat ve özen sağlanmasına rağmen olayın nasıl gerçekleştiğinin tespit edilemediğini, zayi belgesi verilmesini talep etmiştir. Davacı şirket yetkilisi 27/03/2024 tarihli dilekçesiyle; 2023 yılının Mart ayında şirket içinde yaptırılan komple tadilat sırasında bu işi yapan elemanlarca fazla belgelerin ve gereksiz evrakların imha edilmesi sırasında zayi belgesi verilmesi talep edilen demirbaş defteri, genel kurul müzakere defteri ile pay defterinin atıldığını veya yakıldığını düşündüklerini, dava tarihine kadar bu defterler lazım olmadığından kayıp olduklarını yeni farkettiklerini beyan etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece, davacı tarafın zayi belgesi verilmesi talep sebebinin kanunda sayılan hallerden olmadığı yine davanın süresinde de açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı şirket yetkilisi; işyerinde 20/03/2024 tarihinde boya tadilat işleri yapıldığını, 22/03/2024 tarihinde sona erdiğini, işyerinde çalışan tadilat personelinin işyerinde bulunan tüm ve kendilerine ait işyerinden çıkan atıkları yakarak imha ederek işyerinden ayrıldıklarını, tahminlerine göre defterlerin yanlışlıkla imha edildiğini, başvuru dilekçesinde sehven 2023 yazılmışsa da tadilatın yapıldığı firmadan alınan faturadan da anlaşılacağı üzere 22/03/2024 tarihinde yapıldığını, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE: 6102 Sayılı Kanunun 82/7. maddesinde \"Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren-30 gün- içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebileceği belirtilmektedir. Davacının bu hükümden yararlanabilmesi için bir taraftan defterlerin ve belgelerin korunması amacı ile gereken dikkat ve ihtimamı göstermesi, diğer taraftan da ziya uğramanın onun iradesi dışında elinde olmayan bir neden ile meydana gelmesi gerekmektedir. İleri sürülen zayi sebebinin  de defter ve belgelerin yok olması veya elden çıkması sonucunu doğuracak nitelik ve yoğunlukta  olması, başka bir deyişle  davacının iradesi  dışında defterlerin tamamen veya kısmen kaybı yahut yok olması  gerekmektedir.Somut olayda; davacı şirket yetkilisi; firmaya ait defterlerin işyerinde 22/03/2024 tarihinde yapılan tadilatta, tadilat personelinin atıkları yakarak imha ettiklerini, imha sırasında sehven şirkete ait belgelerin atılmış yada yakılmış olabileceğini, tadilat sonrasında yapılan tüm aramalara rağmen bahse konu defterlerin bulunamadığını, süresi içerisinde mahkemeye başvurulduğunu ileri sürmüştür. Tacirin TTK'nun 82/7. maddesindeki düzenlemeden faydalanabilmesi için öncelikle ticari defterlerin korunması amacıyla gerekli dikkat ve ihtimamı göstermesi gerekmektedir. Tacirin ticari defterlerini korumada gerekli dikkat ve özeni göstermediği hallerde zayi belgesi verilmesi talep edilemez. Davacı şirket yetkilisi; işyerinde yapılan tadilatta, boya badana yapan işçilerin kendi çöp ve atık malzemelerini imha ederken orada bulunan işyerine ait defterlerinin yanlışlıkla imha edildiğini ileri sürmüşse de; ileri sürülen sebeb ticari defterlerin korunmasında özen gösterilmediğini göstermektedir.Ziya , harici bir etken ile gerçekleşmiş olsa dahi önlenmesi mümkün olmayan bir sebeb olarak kabul edilemeyeceğinden zayii belgesi talep koşullarının bulunmadığı sonucuna varılmaktadır. Açıklanan nedenlerle; zayii olayının iradesi dışında elinde olmayan sebeblerle meydana geldiğinin kanıtlanamadığı, davacının ticari defterlerin korunması amacıyla gerekli dikkat ve özeni göstermediği, davanın süresinde açılmadığına gerekçede yer verilmiş ise de ,zayi belgesi talebinin esası incelenerek  zayi belgesi verilmesi koşulları mevcut olmadığından davanın reddine karar verildiği gözetildiğinde bu ibare sonuca etkili bulunmamış,kararın  kaldırılma sebebi yapılmamıştır.Davacı şirket temsilcisinin karara yönelik  istinaf sebebleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine  karar  verilmiştir.\t<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:  Davacı şirket yetkilisinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.25/04/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"66c0fea7ae9d94ee","SID":"978b40a5380d9a90"}}