{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO: 2018/37 Esas<br>KARAR NO: 2024/186<br>DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak)<br>DAVA TARİHİ: 09/01/2018<br>KARAR TARİHİ: 19/03/2024<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacı şirket ile davalı banka arasında münakid 27.10.2010 tarihli ticari kredi sözleşmesi uyarınca, davalı bankanın ------ şubesi tarafından müvekkiline 48 ay vadeli 120.000 TL bedelli ticari kredi verildiğini, -------- faaliyet gösteren ve müvekkilinin kredi kullandığı davalı bankanın da dahil olduğu 12 banka kredi hizmetleri konusunda anlaşma ve uyumlu eylemde bulunmak suretiyle 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanunun 4. Maddesini ihlal ettiğinden müvekkilinin davalı bankaya haksız yere fazlaca ödeme yaptığını ve zarara uğratıldığını, 4054 Sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanunun 57. maddesinde, \"Her kim bu kanuna aykırı olan eylem, karar, sözleşme veya anlaşma ile rekabeti engeller, bozar ya da kısıtlarsa yahut belirli bir mal veya hizmet piyasasındaki hakim durumunu kötüye kullanırsa, bundan zarar görenlerin her türlü zararını tazmine mecburdur\" ifadesinin yer aldığını, Ancak Rekabet Kurulu tarafından ------- faaliyet gösteren ve müvekkilinin kredi kullandığı davalı bankanın da dahil olduğu 12 bankanın, 8 Mart 2013 tarihinde kredi ve kredi kartı konularında birlikte fiyat tespit etmek amacıyla kartel oluşturduğunun tespit edildiğini, ------- sayılı ve 08.03.2013 tarihli bu kararına göre, raporda adı geçen 12 bankanın, 21 Ağustos 2007 ve 22 Eylül 2011 tarihleri arasında uzlaşma içinde hareket ederek kartel oluşturdukları ve faiz oranlarını birlikte belirlemesi sebebiyle serbest piyasa koşullarını bozarak, faiz oranlarını artırdıklarını, bu yüzden de o dönemde çekilen krediler ve kredi kartlarına olağandan yüksek faiz, mevduatlara ise olağandan düşük faiz uyguladıklarını, söz konusu bankaların haksız kazanç elde ederken, banka müşterileri olan tüketiciler, tacirler ve kamu kurumlarının mağdur edildiğinin tespit edildiğini, Bankaların, anılan kararın iptali için yaptıkları başvurular ın -------- sayılı kararı  ile reddedildiğini, temyiz itirazlarının da ------- Dairesi ------- esas ve -------- karar sayılı kararı ile haksız bulunarak kabul edilmediğini ve yerel mahkeme kararının onandığını,. böylece bankaların uyumlu eylem içerisinde faiz oranlarını yükselttiği hususunun kesin olarak hüküm altına alındığını,  bankaların tabii oldukları kanun ve mevzuat hükümlerinin öngördüğü sınırların dışına çıkarak, ellerinde bulundurdukları mevcut ekonomik gücü ------- suretiyle tüketici aleyhine kullanan bankaların, dava konusu bu eylemlerinin hukuken korunmayacağı ve bu şekilde yüksek oranlarla kredi kullandırılarak zarara uğratılan tüketicinin bu zararlarının ilgili bankalarca tazmini gerektiğini iddia ile müvekkilin, davalı bankadan kullanmış olduğu 27.10.2010 tarihli 120.000 TL bedelli ticaret kredisi sebebiyle, müvekkilin uğramış olduğu zararın tespitine, ve ayrıca tespit olunan zararın 3 katı tutarındaki tazminatın, kredi kullanım tarihinden itibaren her bir taksitin ödeme tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br><br>CEVAP    : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle iş bu davanın, uğranılan bir zarar nedeniyle değil tamamen varsayıma dayalı açıldığını, dolayısıyla esasen davada dava açma koşulu da gerçekleşmediğini, hukuki yarar dava şartının mevcut olmadığını belirterek davanın usulden reddi gerektiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, bu nedenlede reddi gerektiğini, rekabet kurulu tarafından müvekkil banka aleyhine kesilmiş olan idari para cezasının iptalini teminen -------- E. sayılı dosyası ile açılan davada mahkemece verilen 05.12.2014 tarih ve ------ karar sayılı karar hakkında halen karar düzeltme incelemesi devam etmekte olup; kararın kesinleşmemiş olması karşısında, davaya iş bu karar gerekçe yapılıyor ise Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 165. maddesi kapsamında bekletici mesele yapılması gerektiğini, esasa ilişkin olarak da;  Rekabet Kurulu kararında müvekkili banka hakkında krediler ve kredi kartı alanında (dolayısıyla davacının kullandığı konut kredisi dahil) rekabeti ihlal suçlaması bulunmadığını, bahse konu karara dayanarak açılan davanın bu nedenle haksız ve mesnetsiz olduğunu,  davaya konu tazminat talebinin hiçbir haklı dayanağı bulunmadığını, tazminat talebinin hukuki şartlarının mevcut olmadığını, davacının tazmini gereken hiçbir zararının bulunmadığını,  müvekkili bankadan kullandığı krediden zarara uğratıldığı iddiasının tamamen varsayım ve tahminden ibaret olduğunu, zarar iddiasının ispata muhtaç olduğunu, hiçbir somut dayanağı olmayan, delil göstermeyen davacının Rekabet Kurulu kararına ilişkin piyasadaki dedikodu ve söylentilerden etkilenerek açtığı haksız  davanın sayın mahkemece reddine karar verilmesini,  kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacının iddia ettiği zarar miktarının tespiti ve hesaplanmasının da fiilen imkansız olduğunu, bankalara karşı mevduata uygulamış oldukları faiz oranları nedeniyle, geçmişe dönük olarak bu şekilde dava açılmasının hukukla bağdaşır tarafı olmadığını,  davacı müşterinin kredi alırken faiz oranlarını kabul ederek sözleşme koşullarında müvekkil bankayla çalışmayı kabul ettiğini, faiz oranları hakkında geçmişe dönük dava açmasının sözleşme kapsamında hukuken haksız olduğunu, M.K. md.2 nazarında dürüstlük kurarıyla da bağdaşmadığını, davacının Rekabetin Korunması Hakkında Kanuna dayanarak, üç kat tazminat talebinde bulunmasının da tamamen yersiz olduğunu,  açıklanan nedenlerle, müvekkili bankaya hiçbir sorumluluk yükletilemeyeceğini, bu kapsamda, ------- md.58/3’te öngörülen üç kat tazminat tutarına hükmedilmesinin de mümkün olmadığını, davacının kullandığı kredi faizinin piyasaya göre yüksek olduğu, zarara uğratıldığı iddiasının da tamamen gerçek dışı olduğunu, öncelikle müvekkili bankanın davacıya banka mevzuatına göre indirimli oranlarda kredi verdiğini, ayrıca faiz oranlarının piyasada o dönemde geçerli oranlara göre de uygun olduğunu, bu kapsamda da faiz açısından zararı olduğu iddialarının gerçek dışı olduğunu belirterek haksız davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE : Dava hukuki niteliği itibariyle davacının davalı bankadan kullanmış olduğu kredi için uygulanan yasa dışı faiz oranı nedeniyle uğranılan zararın tazminine ilişkindir. Usulünce duruşma açılarak; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip ihtilaflı ve ihtilafsız konular ön inceleme duruşmasında resen belirlenerek uyuşmazlığın çözümü doğrultusunda tarafların tüm delilleri tahkikat duruşmalarında toplanmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; uyuşmazlığın, davalı tarafından davacıya kullandırılan kredi nedeniyle ------- faizi uygulayıp uygulamadığı, bu nedenle davacının zararının bulunup bulunmadığı var ise zarar miktarı ve davalının zarardan sorumlu olup olmadığı konularında tarafların anlaşamadıkları  şeklinde olduğu belirlenmiştir.Davacı vekili mahkememize verdiği dilekçesinde; fazlaya ilişkin tüm dava, talep ve ileride davamızı tespit edilecek miktarlara yükseltmeye ilişkin hakkımız saklı kalmak üzere, şimdilik 4.000 TL 'nin dava değeri sayılmasını talep etmiştir.-------- sayılı dosyanın kesinleşip kesinleşmediği sorulmuş, mahkemece verilen cevapta kararın onandığı ancak dosyanın karar düzeltme aşamasında olduğu bildirilmiştir.30/04/2019 tarihli duruşma ara kararı ile ------- numaralı kararının kesinleşmesinin beklenmesine karar verilmiştir.------İdare Mahkemesi 05/03/2024 tarihli yazısında dosyanın bozma kararından sonra -------- Esas numarasına kaydedildiğini, mahkemece 19/04/2022 tarih ve E:------- K:------ sayılı iptal kararı verildiğini ve kararın kesinleşmiş olduğunun bildirildiği görülmüştür.Davalı banka tarafından Rekabet Kurumu aleyhine açılan ve ------- Es. Sayılı dosyası ile görülen davada; ------- faaliyet gösteren bankaların mevduat, kredi ve kredi kartı hizmetlerine ilişkin faiz oranı, ücret ve komisyonların birlikte belirlenmesi konusunda anlaşma ve/veya uyumlu eylem içerisinde bulunmak suretiyle 4054 sayılı ------- 4. maddesine aykırı davranıldığından bahisle idari para cezasına uygulanmasına ilişkin kararın iptalinin istendiği, mahkemece kamu bankalarının kredi hizmetine ilişkin ihlale katıldıklarına yönelik delil bulunmadığı, soruşturmaya taraf olan 12 bankanın tek bir çerçeve anlaşma veya ortak plan dahilinde belli bir koordinasyon içerisinde hareket ettiğinin ortaya konulmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verildiği ve kararın kesinleştiği, dava konusu olayda davalı bankanın kredi faizine ilişkin kartel anlaşması yapan bankalar arasında bulunmadığı, davalı banka aleyhine idari para cezası uygulanmasına ilişkin kararın iptaline karar verildiği, davacı tarafın davalı bankadan kullandığı kredi nedeniyle zararının olmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br><br>H Ü K Ü M : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;<br>1-Davanın REDDİNE,<br>2-Davacı tarafça yapılmış yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>3-Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 4.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>4-Alınması gereken 427,60 TL red karar ve ilam harcından peşin ödenen 35,90 TL peşin harç ile 68,31 TL tamamlama harcı toplamı 104,21 TL harcın mahsubu ile bakiye 323,39 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, <br>5-Taraflarca yatırılmış gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile -------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi.19/03/2024     </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c169ff3d1e8cc0c4","SID":"6ba30c05eac1d0ab"}}