{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2021/2010 <br>KARAR NO: 2024/623<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ: 24/06/2021<br>NUMARASI: 2019/361 Esas - 2021/824 Karar<br>DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)<br>KARAR TARİHİ: 18/04/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;     <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 20/11/2018 tarihinde davacının eşi ...'in yönetimindeki elektrikli bisiklet ile davalının trafik sigortacısı olduğu, dava dışı ...'nın yönetimindeki ... plakalı kamyonun karıştığı kazada sürücü ...'in hayatını kaybettiği, ceza yargılamasında alınan bilirkişi raporunda sürücü ...'nın kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğunun tespit edildiğini, davalı sigorta şirketinden destekten yoksun kalma tazminatı talep edildiğini ancak ödenmediğini belirtilerek fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla, davacının eşi ...in ölümü nedeniyle 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi 20/11/2018 itibariyle yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile talebini   40.247.13 TL'ye yükseltmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı eksik evrak ile başvuru yaptığından husustan dolayı davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, tazminat hesabının TRH-2010  hayat tablosu ile 1,8  oranında teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini,  davacının herhangi bir sosyal sigorta kurumuna bağlı olup olmadığının araştırılması,  davacının bir sosyal sigorta kurumuna bağlı olması halinde bu kurum tarafından yapılan ödemelerin davalı şirketten talep edilemeyeceğini, bundan dolayı  mükerrer ödemeden imtina amacıyla bu hususunda tespiti gerektiğini,  müteveffanın %70 oranında özürlü oğlu olduğunu, mahkemece bu hususa ilişkin araştırma yapılmadığını, tazminat hesaplaması yapılırken müteveffanın oğlu yönünden pay ayrılmadığını, raporun bu yönden de hatalı olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda,  \"Davanın kabulü ile, 40.247,13TL’nin 11/06/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı  davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; eksik inceleme ile karar verildiğini,  hükme esas alınan bilirkişi  raporunda bilirkişi tarafından hesaplama yapılırken TRH 2010 yaşam tablosunun esas alınmış ise de teknik faiz uygulanmadan yapılan hesaplamanın, yeni genel şartlar değerlendirilmeksizin tanzim edilen raporun hatalı olduğunu,  raporda tespit edilen destekten yoksun kalma tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, destekten yoksun kalma tazminatının  varsayımlara dayanılarak belirlendiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı  istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih, 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı Kararı ile \"Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinin “...bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir.” Bölümünde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi, ikinci cümlesinde yer alan “...ve genel şartlarda...” ibaresinin,  b) Kanun’un 92. maddesinin (i) bendi “Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler.” ibaresinin, Anayasa’nın 5., 13., 17., 35. ve 48. maddelerine aykırı olduğundan  oy çokluğu ile iptallerine karar verilmiştir. Bu nedenle iptal kararı gereğince tazminat hesaplarında  Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ve Ekleri uygulanmayacağından bu yöne değinen istinaf talebi yerinde görülmemiştir. Trafik kazası sonucu cismani zarar nedeniyle maddi tazminat ya da ölüme bağlı destekten yoksun kalma tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih, 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı iptal kararından sonra Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 24/05/2021 tarih, 2021/3033 Esas ve 2021/1560 Karar sayılı güncel kararında  TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenmesi ve prograsif rant tekniği kullanılmak suretiyle tazminat miktarının hesaplanması gerektiği yönünde karar verilmiştir (Aynı yönde  14/01/2021 tarih, 2020/2598 E. ve 2021/34 K. sayılı kararı). Bu nedenle 1,8 teknik faiz uygulanması gerektiği yönündeki istinaf talebi yerinde değildir. Dosya kapsamından davalı sigorta şirketi  vekilinin  hükme esas alınan aktüerya bilirkişi  raporuna karşı vermiş olduğu itiraz dilekçesinde açıkça hesaplama yöntemine dair \"müteveffanın desteğine muhtaç oğlu yönünden de pay ayrılması ile tazminat hesaplaması yapılması gerekirken sadece eş payı dikkate alarak hesap raporu alınması gerektiği \" yönünde itirazı bulunmadığı görülmektedir. Bu durumda HMK'nın 281. maddesi gereğince davacı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu gibi  HMK'nın 357/1. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesince re'sen göz önünde tutulacaklar dışında İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddialar ve savunmalar dinlemeyeceğinden bu yöne ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Yasası'na göre davalıdan alınması gereken 2.749,28 TL harçtan peşin alınan 687,50 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.061,78‬ TL harcın davalıdan  tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.18/04/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6bc080150116e6dc","SID":"0cb034ec8c0a1f51"}}