{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL BAM<br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/143 <br>KARAR NO: 2024/566<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 23/09/2020<br>NUMARASI: 2020/51 Esas -  2020/378 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İstirdat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/04/2024<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; vekil edeni ...'nin maliki diğer davalı ...'ın da sürücüsü bulunduğu ... plaka sayılı araçla, ... isimli şahsın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı traktörün 21/08/2013 tarihinde çarpışmasıyla meydana gelen maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazası neticesinde davalı sigorta şirketi tarafından ... plaka sayılı araç için 1.829,00-TL hasar ödemesi yapıldıktan sonra vekil edenleri aleyhine Sivas ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile kazanın oluşumuna ...'ın sebebiyet verdiğine dayanarak icra takibi başlattığını, müvekkillerinin bu takibe itiraz etmeleri üzerine davalı sigorta şirketi tarafından Sivas 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/325 esasına kayıtlı itirazın iptali davası ikame edildiğini, bu davanın olayla ilgili olarak Koyulhisar Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülmekte olan 2014/179 esas sayılı ceza yargılamasının sonuçlanması beklenilmeden kazanın oluşumunda ...'ın %100 oranında kusurlu olduğu kabul edilmek suretiyle davanın kabulü cihetine gidildiğinden, vekil edenleri tarafından icra takip dosyası hesabına 05/10/2016 tarihinde 5.780,00-TL ödeme yapılmak zorunda kalındığını; ancak, Koyulhisar Asliye Ceza Mahkemesi'nce yapılan yargılama neticesinde sanık ... hakkında verilen beraat kararına yönelik, istinaf başvurusu üzerine Ankara BAM 12. Ceza Dairesi'nce ilk derece mahkemesince verilen beraat kararı kaldırılarak, kazanın oluşumunda sanık ...'ın asli, ...'ın ise tali kusurlu olduğu belirtilerek ...'ın cezalandırılması cihetine gidildiği, bu durumda davalı sigorta şirketi tarafından vekil edenlerinden  icra  yoluyla tahsil edilen 5.780,00-TL'nin kesinleşen  kusur durumuna göre fazla olduğu, fazla ödemenin iade edilmesi gerektiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla, 4.335,00-TL'nin ödeme tarihi olan 05/10/2016 tarihinden işletilecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın müvekkili şirketçe Sivas ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı icra dosyası ile fazla para tahsil edildiğinden bahisle istirdat davası açmış ise de; işbu davanın yasada öngörülen sürede açılmadığını, zira İ.İ.K madde 72/7'nin “Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını isteyebilir.” şeklinde düzenlendiğini, davacı tarafın sunduğu dekonttan açıkça anlaşılacağı üzere  ...'ın 05.10.2016 tarihinde ödeme yaptığını, görülmekte olan davanın ise, hak düşürücü sürenin geçirilmesinden sonra 20/01/2020 tarihinde açılması  nedeniyle davanın öncelikle bu nedenle reddi gerektiğini; ayrıca Sivas 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde taraflar arasında görülen 2014/325 esas sayılı itirazın iptaline ilişkin davada, davacı ...'ın kazanın oluşumunda %100 kusurlu olduğu kabul edilerek buna göre hüküm tesis edildiğini, karara karşı davacıların temyiz yasa yoluna başvurdukları, ancak kararın yargıtayca onandığını, kaldı ki ceza mahkemesi kararlarının hukuk hakimini bağlamayacağını beyanla haksız biçimde açılan davanın davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; \"İİK madde 72/7.fıkrası gereğince takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını isteyebilir. Somut olayda, davacı borçlular takibe itiraz etmekle birlikte itirazın kaldırılması davası açmamışlardır, yasal bir yıllık hak düşürücü süre, itirazın kaldırılması davasının kabul edilmiş olması ve itirazın kaldırılmış olması yüzünden zorunlu olarak ödeme yapılması halinde söz konusudur, İİK madde 72/7.fıkrasının uygulanma şartları oluşmadığından hak düşürücü süre itirazı reddedilmiştir.<br>Sivas 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin  2014/325 E - 2015/547 K sayılı dosyasından üzerinden aldırılan raporlar ile ... %100 kusurlu kabul edilerek davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile Sivas ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında davalı borçlu itirazının kısmen iptali ile icra takibine 1.802,00 TL asıl alacak yönünden devam olunmasına  karar verildiği, Yargıtayca kararın onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır. Koyulhisar Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/179 Esas sayılı ceza dosyasında, 01/09/2015 tarihli Adli Tıp Kurumu kusur raporuna göre şerit ihlali yapan sanık ...'ın  asli,  hızını yol ve hava şartlarını göre ayarlamayan katılan ...'ın tali kusurlu olduğunun belirtildiği, sanığın beraatine karar verildiği, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesi'nin 2017/ 1747 Esas - 2017/ 2219 Karar sayılı kararı ile Koyulhisar Asliye Ceza Mahkemesi'nin kararı kaldırılarak sanığın cezalandırılmasına kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır. Hukuk ve ceza mahkemelerinde hükme esas alınan kusur oranları farklı ise de, hukuk mahkemesi, ceza mahkemesinde kesinleşen maddi olgu ile bağlı olup maddi olguya göre belirlenen kusur oranı hukuk hakimi için bağlayıcı değildir. Kaldı ki hukuk mahkemesi kararının kesinleştiği anlaşılmış, iş bu dava ile aynı nitelikteki dava daha önceden kesin hükme bağlanmış olduğundan HMK madde 114/1-i ve madde 115/1 gereğince dava şartı yokluğu nedeni ile, davacı ...'ın % 100 kusurlu bulunması sonucu hukuk mahkemesince verilen kesin hüküm gereğince, davacı ...'ın sevk ve idaresindeki davacı ...'nin maliki olduğu ... plaka sayılı aracın davalı ... Sigorta A.Ş'ye  sigortalı olan ... yönetimindeki ... plaka sayılı araca çarpması ile meydana gelen trafik kazası kaynaklı olarak davacıların davalı sigorta şirketine ödedikleri paranın istirdadını isteyemeyecekleri, davalı sigorta şirketince tahsil edilen paranın hukuka uygun olduğu...\" gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. <br>İstinaf nedenleri; dava dilekçesinde ileri sürülen hususlara paralel olup, vekil edenleri tarafından itirazi kayıtla yapılan ödemeden sonra verilen ceza mahkemesi kararıyla ...'ın fiilinin hukuka aykırı olduğunun tespit edilmesi nedeniyle, böyle bir belirlemenin hukuk hakimini bağlayacağının kabul edilmesi gerekirken, hatalı bir takım değerlendirmeler sonucunda, davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna yöneliktir. Dava; davalı sigorta şirketi tarafından davacılar aleyhine başlatılan icra takibi neticesinde yapılmak zorunda kalınan ödemenin fazla olduğuna dayanılarak açılmış istirdat istemine ilişkindir.Dosya kapsamında, davacı tarafa ait ... plaka sayılı araç ile davalı sigorta şirketi nezdinde kasko sigortalı bulunan ... plaka sayılı aracın karıştığı 21/08/2013 günlü trafik kazasında ... plaka sayılı aracın hasarlanması nedeniyle, davalı sigorta şirketi tarafından sigortalısına poliçe kapsamında ödeme yapıldığı ve yapılan bu ödemenin zarar sorumluğu olduğu ileri sürülen ... ve ...'tan rücuan tahsili amacıyla Sivas ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, bu takibe takip borçlularının itiraz etmeleri üzerine, takip alacaklısı sigorta şirketi tarafından Sivas 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/325 esas sayılı dosyası ile itirazın iptali talepli dava açıldığı ve Sivas 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülen işbu davanın yargılaması sonucunda verilen 2014/325 Esas-2015/547 Karar sayılı ilama karşı temyiz yasa yoluna başvurulduğu, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nce yapılan temyiz incelemesi sonucunda, 30/05/2016 gün 2016/3227 Esas - 2016/6521 sayılı ilamla; kararın miktar itibariyle kesin olduğuna işaret edilmek suretiyle temyiz isteminin reddedildiği, müteakip karar düzeltme talebinin de yine aynı dairece verilen 12/10/2017 gün 2016/18347Esas - 2017/9171Karar sayılı ilamla; yine parasal sınırlar nedeniyle reddedildiği ve bu suretle kararın 12/10/2017 tarihinde kesinleştirildiği ve taraflar arasında görülen itirazın iptaline ilişkin davanın temyiz incelemesi henüz sonuçlandırılmadan ... tarafından Sivas ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasına konu borca karşılık olmak üzere 05/10/2016  tarihinde itirazi kayıtla  5.780,00-TL ödeme yapıldığı; talep konusu kaza ile ilgili olarak Koyulhisar Asliye Ceza Mahkemesi'nde, ... plaka sayılı araç sürücüsü ... hakkında \"-taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçu nedeniyle,\" açılan ceza yargılamasına ilişkin 2014/179 esas sayılı davanın 06/03/2017 tarihinde beraat ile sonuçlandığı ancak 2014/179 Esas - 2017/17 Karar sayılı beraat kararına karşı ...'ın istinaf yasa yoluna başvurması üzerine Ankara BAM 12. Ceza Dairesi'nce yapılan istinaf incelemesi neticesinden verilen 21/11/2017 gün  ve 2017/1747 Esas- 2017/2219 Karar sayılı kesin nitelikteki ilamla ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırıldığı ve sanık ...'ın asli, katılan ve kaza neticesinde yaralanan karşı araç sürücüsü ...'ın ise tali kusurlu olduğu kabul edilmek suretiyle, ...'ın adli para cezasıyla cezalandırılması cihetine gidildiği anlaşılmakta olup, bu hususlarda taraflar arasında herhangi bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. 29906 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6773 sayılı kanunun 41.maddesi ile değişik HMK'nın 341/2 madde hükmü uyarınca miktar ve değeri 3.000,00-TL'yi geçmeyen mal varlığı davalarına ilişkin kararlar kesin olup, hüküm tarihi olan 2020 yılı itibariyle kesinlik sınırı 5.390,00-TL'ye çıkartılmıştır.Görülmekte olan davada davacılar fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla  kusur durumuna göre 4.335-TL fazla ödemenin istirdadı talebinde bulunmuşlar ve yerel mahkemece yapılan yargılama sonucunda davacı tarafın talebinin  reddine, karar verilmiştir.Bu durumda davacıların geri ödenmesi isteyebilecekleri  miktar en fazla 5.780,00-TL ise de;  davanın dayanağını oluşturan kesinleşmiş ceza mahkemesi kararından da anlaşılacağı üzere, talep konusu kazanın oluşumunda davacı araç sürücüsü ...'ın tali kusurludur. Her ne kadar görülmekte olan davada  kazaya karışan araç sürücülerinin hangi oranda kusurlu oldukları yönünde yeni bir kusur raporu alınmamış ise de, davacı tarafça   kazanın oluşumunda ...'ın hiçbir kusuru bulunmadığı ileri sürülmediği  aksine dava açan dilekçede ...'ın tali kusurlu olduğunu kabul edilerek  açıkça kesinleşen kusur durumuna  denilmek ve  buna bir oranlama yapmak suretiyle (%75-%25) istirdat talebinde bulunduğuna  göre; istinaf eden davacılar  yönünden reddedilen dava miktar (4.335,00-TL) itibariyle kesin nitelikte olduğundan yasa yolu kapalı bulunmaktadır. HMK.m.346/1 hükmü uyarınca, miktar itibariyle ret kararının yerel mahkemesince verilmesi gerekli ise de; temyiz merciine de aynı yetkinin tanındığı 01/06/1990 gün ve 1989/03-1990/04 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı da gözetilmek suretiyle, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun, kararın kesin olması nedeniyle usulden  reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmakla aşağıdaki biçimde hüküm tesis edilmiştir.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/Başlıkta bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davacılar vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 346/1 ve 352.madde hükümleri uyarınca usulden reddine, 2/İstinaf aşamasında yatırılan karar ve ilam harcının istek halinde istinaf eden davacılara iadesine, 3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4/İstinaf yasa yoluna başvuran davacılar tarafından yapıla diğer yargılama  giderlerinin ise,  üzerilerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince miktar itibariyle  kesin olmak üzere  oy birliğiyle karar verildi.17/04/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"223b7f392aa520db","SID":"b6494bba3c7bcdc0"}}