{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   31. HUKUK DAİRESİ        <br>     Esas No: 2024/365 - Karar No:2024/429<br>                      T.C.<br>                ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>        31. HUKUK DAİRESİ       <br>\t                                                     <br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t  \t\t     \t(İnceleme Aşamasında Esastan Red HMK 353/1-b.1  md)\t<br>\t                                                            <br>ESAS NO\t: 2024/365 <br>KARAR NO\t: 2024/429<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 17/05/2022<br>NUMARASI\t\t: 2016/290 E-2022/413 K<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 25/04/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 30/04/2024<br>\t<br>Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin davada mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili,  davacı şirket ile davalı arasında 24/02/2012 tarihli ... belgeleme, araştırma, projelendirme ve saha danışmanlığı hizmetleri sözleşmesinin imzalandığı, taraflar arasında imzalanan sözleşmede davalı tarafından proje müdürü görevlendirileceği ve sözleşme konusu proje ile ilgili davalı adına yetkili ve sorumlu olacak kişini bu kişi olduğunun belirtmiş olduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 29. maddesinde işin süresine ilişkin belirlemeler yapıldığını, resmi kurumlardan kaynaklanan gecikmelerin süreye dahil olmadığının açıkça belirtildiğini, sözleşmenin 39. maddesinde iş ve hizmetin bedelinin taraflarca kararlaştırılmış olduğunu, sözleşmenin 40, 41, 42 ve 43. maddelerinde sözleşme bedeline dahil olmayan hususların düzenlendiğini, 44. maddesinde ise ödemenin yapılacağı zamanın belirlendiğini, sözleşmenin 45. maddesinde ise saha danışmanlığı çalışmalarının yürütülmesine ilişkin hizmet bedeli ve miktarı ve ödeme biçiminin nasıl belirleneceğnin düzenleme altına alındığını, sözleşmenin 46. maddesinde hizmet bedelinin KDV hesaplanmak suretiyle davacı tarafından kesilecek faturalar karşılığı en geç 7 takvim günü içinde yapılacağının düzenlendiğini, sözleşmenin 66. maddelerinde iş durdurma, tasfiye ve fesih hususlarının düzenleme altına alındığını, sözleşmenin 72. maddesinde ise fesih hususunun düzenleme altına alındığı, davacının sözleşmeni imzalanmasını müteakip üstlendiği işlerin çalışmasına başlayarak üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davalının ise 2012 yılının 7. ayından itibaren davacının hak etmiş olduğu ödemeleri süresinde yapmadığını, davalının atadığı proje müdürü ile sürekli yapılan mali yazışmalardan da hiçbir netice alınamadığını, ödeme yapılmamasına rağmen davacının işini yapmaya devam ettiğini, 25/06/2013 tarihinde ... yapısında meydana gelen bozulma ve hasar tespitlerine ilişkin rapor ve çizimler ile alanında uzman kişi ve kurumlarca hazırlanmış danışmanlık rapor ve çizimler ile alanında uzman kişi ve kurumlarca hazırlanmış danışmanlık raporları , incelenmek ve görüşülmek üzere ... Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu Müdürlüğüne gönderilen belgelerin 02/07/2013 tarih 3145 evrak sayısı aldığını, davacı şirket yetkilisi tarafından 26/06/2013 tarihinde davalı tarafından proje müdürü olarak atanan ...'e değerlendirme raporunun gönderildiğini, proje müdürü ... tarafından ... belgeleme çalışması raporunun şifahi olarak talep ettiğini, söz konusu raporun e-posta yoluyla iletildiğini, davacı şirket yetkilisinin ... Projesi'ne ilişkin çalışmaların ... Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu Müdürlüğü'nün 21.08.2013 tarihli gündeminde görüşüleceği bilgisini öğrenmiş ve hatta o gün toplantıya katılmak üzere davacı şirket yetkilisi ve çalışanının uçak biletlerini dahi aldığını, ancak daha sonrasında ise davalının isteği üzerine gündemden çıkarıldığının öğrenilmesi üzerine uçak biletlerinin iptal edildiğini, davalı tarafından davacıya gönderilen Üsküdar 9. Noterliği'nin 20.08.2013 tarih, 28971 sayılı fesih ihbarnamesi ile Üsküdar 9. Noterliği'nin 20.08.2013 Tarih 28972 sayılı azilnamenin 23.08.2013 tarihinde davacı şirkete tebliğ edildiğini, davalı tarafından yapılan fesihte ileri sürülen iddiaların gerçek dışı olduğu gibi sözleşmenin 72. maddesinde düzenleme altına alınan hususlara riayet edilmediği için haksız fesih niteliğinde olduğunu, davalının davacı ile imzalamış olduğu sözleşmeyi feshetse dahi davacının sözleşme süresince yapmış olduğu işlerin bedellerini ödemek zorunda olduğunu, davacının yapmış olduğu işler nedeniyle sözleşmede belirlenmiş şekliyle köşk için 257.760,00-TL, müştemilat için 53.666,00-TL olmak üzere toplam 311.426,00-TL + KDV ödenmeyen kısım kaldığını ileri sürerek ve fazlaya ilişkin dava ve talep haklarını saklı tutarak 10.000.- TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır.<br> Davalı vekili,  davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, taraflar arasındaki 24.02.2012 tarihli sözleşmenin davacının sözleşme tarihinin ardından 17 ay geçmesine rağmen herhangi bir gelişme ve ilerleme sağlamamış olması ve çalışacağı uzmanlarla ilgili sözleşmenin 24. maddesine göre kendisinden onay alması gerektiği halde almadığı gerekçeleri ile haklı nedenle fesih edildiğini, davalının davacıya hiçbir borcu bulunmadığını, taraflar arasındaki hukuki ilişki fesihle sonlandığı ve işin tamamı davacı tarafından yapıldığı düşünüldüğünde davacının alacak talep etmesinin zaten mümkün olmadığını, davacının iadeli taahhütlü olarak gönderdiği yazı ile davalıyı temerrüde düşürdüğünün kabul edilemeyeceğini, sözleşmenin 39. ve 40. maddeleri gereğince iş bedelinin işin tam olarak bitirilmesi ile yapılacak ölçümlerle kesinleşeceği belirtilerek açılan davanın reddine karar verilmesi istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>Mahkemece, \"...Davaya konu sözleşmenin incelenmesinden, davacının kademe kademe olmak üzere belgeleme, araştırma, avan ve kesin projeler ile uygulama projelerin hazırlanması kapsamında projelendirme ve saha danışmanlığı gibi edimleri üstlendiği, sözleşmede ayrıntılı olarak düzenlenen tüm bu edimler bir bütün halinde değerlendirildiğinde sözleşmenin baskın unsurununun; özellikle iş bedelinin tahsili istemi kapsamında eldeki davaya da konu edilen araştırma, belgelendirme, projelendirme gibi eser sözleşmelerinin karakteristik özelliği olan sonuç taahhüdünü içeren edimler olması nedeniyle davaya konu sözleşmeye eser sözleşmesine ilişkin hükümlerin uygulanması gerektiği anlaşılmıştır.<br>Dava, iş sahibi tarafından tek taraflı olarak feshedilen eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedelinin tahsili isteminden ibaret olup davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Eser sözleşmesinin feshi halinde fesihte kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın yüklenicinin gerçekleştirdiği imalât bedeline hak kazanacağı tabii olup (Emsal: Yargıtay 15. HD.'nin 19/12/2019 tarih ve 2019/191 E., 2019/5255 K.) tüm dosya kapsamı, kayıt ve belgeler ile inşaat mühendisi, mimar ve nitelikli hesaplamalar uzmanından oluşan üç kişilik bilirkişi heyetince düzenlenip gerekçeli ve denetime elverişli olmakla hükme esas alınması uygun bulunan kök ve ek bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; bilirkişi heyeti tarafından taraflar arasındaki sözleşmenin iş bedelinin işin aşamasına göre belirlenerek ödenmesine dair kurala uygun olarak davacı yüklenici tarafından fesih tarihine kadar yapılan işler karşılığının hesaplandığı, buna göre sözleşme kapsamında davacı yüklenici tarafından yapılan iş miktarına göre hak etmiş olduğu iş bedelinin 666.808,56-TL kadar olduğu, davalı tarafından kanıtlanan ödemeler düşüldüğünde davacının bakiye iş bedeli alacağının 332.972,56 TL kadar olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. Davacı vekilince bu miktar esas alınarak 22/02/2022 tarihli dilekçe ile dava ıslah edilmiş, davalı vekili tarafından sunulan 01/03/2022 tarihli ıslaha cevap dilekçesi ile diğer hususlar yanında zamanaşımı itirazında da bulunulmuştur. Gerek 818 sayılı BK'nın 126/4 gerek 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren TBK 147/6 maddesi hükmüne göre eser sözleşmesinden doğan alacak davaları 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olup, BK'nın 128, TBK'nın 149. maddesi hükümleri gereğince zamanaşımı alacağın muaccel olması ile işlemeye başlayacaktır. Eser sözleşmelerinde sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa iş bedeli alacağı eserin tamamlanıp teslim edildiği tarihte, sözleşmenin feshi halinde ise fesih iradesinin karşı tarafa ulaşmasıyla muaccel hale gelir. 20/08/2013 tarihli Üsküdar 9. Noterliği'nin 28971 yevmiye nolu fesih ihtarının tebliğ tarihi olan 23/08/2013 tarihinden itibaren işlemeye başlayacak beş yıllık zamanaşımı süresinin 23/08/2018 tarihinde dolacağı, zamanaşımını durduran ve kesen hallerin mevcut olmadığı anlaşılmıştır. Davacı tarafından 10.000,00 TL kısım için kısmi dava açılmış ise de kısmi dava açılması halinde zamanaşımı, dava edilen alacak yönünden kesinleşeceğinden açılan kısmi davanın fazlaya ilişkin hak yönünden zamanaşımını kesici etkisi bulunmamaktadır. Sonuç olarak; ıslah harcının yatırıldığı 22/02/2022 tarihine kadar 5 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiği anlaşılmakla; davanın, dava açılırken talep edilen 10.000,00 TL üzerinden kabulüne, ıslah yolu ile arttırılan talep yönünden davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmesi gerekmiştir (Emsal: Yargıtay 15. HD.'nin 08/07/2020 tarih ve 2019/1216 E., 2020/2189 K., Yargıtay 15. HD.'nin 21/04/2021 tarih ve 2020/1899 E., 2021/1854 K. sayılı ilamı). Temerrüt tarihi bakımından ise; davacı tarafından temerrüde esas olarak gönderildiği bildirilen 22/08/2013 tarihli yazı ile miktar belirtilerek ödeme talebini içerir mahiyette olmadığı anlaşılmakla davalının davadan önce temerrüde düşürülmüş olmadığı, bu bakımdan davalının dava tarihinde temerrüde düştüğü kanaatine varılarak, kısmen kabul edilen miktara dava tarihinden itibaren avans faizi uygulanması gerektiği...\" şeklinde karar verilmiştir.\t\t\t<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece, karma nitelikteki sözleşmenin eser sözleşmesi olarak nitelendirilmesi, yapılan işin mahiyetine göre değerlendirme yapılmamasının hatalı olduğunu, müvekkilinin sözleşmenin hizmet bölümünü dahi tamamlamadığını, bilirkişi raporunda da bu hususun tespit edildiğini, 10 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiğini, sözleşmenin ödemeye ilişkin düzenlemeleri ve mail yazışmaları göz ardı edilerek faiz başlangıcının dava tarihinden başlatılmasının hatalı olduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporlarıyla davacının alacağının bulunmadığının kanıtlandığını, 28/12/2020 tarihli ek raporda davacının yaptığı iş kadar fatura düzenlediği için müvekkiline borçlu göründüğünün belirtildiğini, işi tamamlamasa dahi ücrete hak kazandığı gerekçesinin hatalı olduğunu, davacının fesih işlemine kadar yaptığı işlerin bedelinin ödendiğini, davacının alacağının bulunmadığını, davacının sözleşmenin iş programı aşamasını dahi bitirmediği ve SAFHA B kısmına dahi geçemediği ortada olduğu halde; tüm edimlerini yerine getirmiş gibi kabul edilmesinin haksız olduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.<br>\tGEREKÇE:<br>\t Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan  alacak  istemine ilişkindir.<br>İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek  yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu,  ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine  karar verilmesi gerekmiştir.<br>  HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacıdan alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70  TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90  TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,<br>3-Davalıdan alınması gereken 683,10 TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 602,40  TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,<br>\t4-İstinaf başvurusu nedeniyle taraflarca  yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerlerinde bırakılmasına,<br>5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere  25/04/2024  tarihinde oybirliği ile karar verilmiştir.   <br><br> <br>Başkan                         Üye                       Üye                  Katip <br> <br>   <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"018ba80e672f4f76","SID":"5909f4591424447e"}}