{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>4. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1432 <br>KARAR NO: 2024/1510<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 10/01/2024<br>NUMARASI: 2014/681 Esas -  2024/18 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız İhtiyati Hacizden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 24/04/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi, <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili ... Ltd. Şti.’nin 2006 yılından itibaren ticari faaliyette bulunduğunu, borçlu ile müvekkili şirketin arasında hiçbir bağ yokken alacaklı ile borçlunun danışıklı bir şekilde müvekkilinin adresinde haciz ve muhafaza yaparak müvekkilini zor duruma düşürdüğünü, davalı ... tarafından borçlu ... A.Ş.’nin adresi olarak müvekkili şirketin adresinin bildirildiğini, müvekkili şirketin adresinde hukuka aykırı haciz ve muhafaza işlemi yapılarak müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğratıldığını, davalı şahısların davalılardan ... Faktoring’in avukatı olduğunu, davalı avukatların alacağın tahsili için alınan ihtiyati haciz kararlarının Bursa ... İcra Müdürlüğünün ... E. ve Bursa ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyalarından takibe konulduğunu, İcra Memurluğunca verilen haciz ve muhafaza talimatlarında borçlu ...’un adresi olarak kasıtlı bir şekilde borçlu ile hiç alakası olmayan müvekkilinin adresinin gösterildiğini, müvekkili şirketin ... firmasının 28.02.2012 tarihi itibariyle distribütörü olduğunu, ... firmasının ... firması ile olan distribütörlük ilişkisinin 21.02.2012 tarihi itibariyle sona erdiğini, ...’a ihtarname gönderildiğini, ... ile müvekkili şirket arasında husumet olduğu izah edilmiş ise de davalılarca haciz ve muhafaza yapıldığını, alacaklı vekilinin “her türlü cezai ve hukuki sorumluluk tarafımıza ait olmak üzere haciz ve muhafaza talep ediyoruz” şeklindeki beyanının haciz zaptına geçirildiğini, alacaklı vekilinin hukuksuz işlem yaptığını kabul ettiğini, müvekkili şirkete ait malların kötü niyetli olarak zarar verme kastı ile muhafaza altına alındığını, haciz işlemi sırasında icra memurunun göz yumması ile alacaklı vekilinin hiç yetkisi yokken müvekkili şirketin bilgisayarında borçlu ile ilgili evrak arıyoruz diye arama yaptıklarını, alacaklı vekilinin suç işlemesine icra memurunun göz yumduğunu, müvekkiline ait tüm bilgisayarlar, printerler ve ... marka buzdolapları (ticari mal) kaldırılmak suretiyle faaliyette bulunamaz konuma geldiğini, müvekkili şirketin itibarının zedelendiğini, müvekkili şirketin işlerinden geri kaldığı için yeni sipariş alamadığını, müvekkilinin yurtdışından getirttiği ürünleri satamadan tekrar yurt dışında iade ederek masraf ettiğini ve kâr kaybına uğradığını, müvekkili şirketin iş bağlantılarının haciz sebebiyle kesildiğini, müvekkilinin taahhütlerini yerine getiremediğini, davalıların hiçbir haklı neden yokken Bursa Mahkemelerinden karar almalarının hileli ve kötüniyetli olduğunu, İstanbul Mahkemelerinde görülmesi gereken icra takibinin hiçbir gerekçesi yokken Bursa’da yerleşik olan Av. ... ile birlikte hareket eden Av. ... tarafından Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/1766 D. İş ve Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/854 D. İş sayılı dosyalarından ihtiyati haciz kararı alındığını, ihtiyati haciz kararının yetkisiz Mahkemede karar verilmiş olması sebebiyle müvekkili şirketin itirazda bulunduğunu, İİK m.265/2 gereğince 3. kişiler yetkiye itiraz edemez diyerek itirazlarının reddedildiğini, temyiz üzerine kararların esastan bozulduğunu, bozma işlemi ile haciz ve muhafaza kararlarının geçersiz hale geldiğini, müvekkilinin hukuka aykırı muhafaza işlemleri için istihkak davaları açmak zorunda bırakıldığını, müvekkili şirketin hukuka aykırı işlemler sebebiyle teminat yatırmak, mahkeme masrafı yapmak, Bursa adliyesinde iş takip etmek için gereksiz masraf yapmak zorunda kaldığını, müvekkili şirket tarafından hukuka aykırı muhafaza işlemini gerçekleştiren Bursa ... İcra Müdürlüğünde çalışan ... ile talimat icrası yapan Bakırköy ... İcra Müdürlüğünde çalışan ... ile icra memuru ...’ün işlemlerinden dolayı davanın Adalet Bakanlığı’na karşı da yöneltildiğini, müvekkili şirketin maddi zararları toplamının (iş gücü kaybı, çalışılmayan 5 iş günü 20 işçi 11.847,53 TL+ ciro kâr kaybı 12.691,71 TL+ finans gideri/faiz 3.420,00 TL+ ... firmasından 2012 Nisan ayında getirilen ürünlerin haciz sebebiyle satılamaması ve geri iadesi sebebiyle kâr kaybı 57.551,01 TL + mahkeme masrafları 10.509,90 TL=) 96.019,24 TL tutarında olduğunu, müvekkili şirketin 100.000,00 TL manevi zarara uğradığını belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Adalet Bakanlığı vekili cevap dilekçesinde; Müvekkili Adalet Bakanlığı’na husumet yöneltilmesinin doğru olmadığını, mahkemelerce usulüne uygun şekilde tesis edilmiş ihtiyati haciz kararlarına istinaden haciz işleminin alacaklı vekilince gösterilen adreste talimat yolu ile icra edildiğini, haciz sırasında alacaklı vekilinin bütün hukuki ve cezai sorumluluğu üstlendiğini, talimat icra dairesinin davacı tarafça haciz sırasında ileri sürülen iddialar hakkında bir karar verme yetkisinin bulunmadığını, davaya konu ihtiyati tedbir kararlarının verildiği tarihten itibaren 1 yıllık süre geçtikten sonra davanın açıldığını, zamanaşımı itirazları olduğunu, talimat icra dairesinin yanlış işlem yaptığına yönelik iddiaları kabul etmediklerini, haciz memurundan inisiyatif kullanmasının beklenemeyeceğini, davacı şirketin haciz ve muhafaza işlemlerine karşı İİK m.261/3 gereğince infazı yapan yer hakimliği nezdinde herhangi bir şikayette bulunulmadığını, davacı tarafından icra memurunun bilgisayar üzerinde herhangi bir araştırma yapmadığının ifade edildiğini, alacaklı vekillerince böyle bir işlem yapıldı ise bunun davacı firma yetkililerinin alacaklı tarafa izin vermeleri ile söz konusu olduğunu, buna ancak davacı yetkililerinin engel olabileceğini, ihtiyati haciz kararlarının bozulmasına ilişkin Yargıtay ilamlarında yetki yönünden yapılan temyiz itirazlarının kabul edilmediğini, eksik inceleme sebebiyle kararın bozulduğunu, davacının 2011 yılını zararla kapattığından takip edilen yıl için iddia edilen kâr kaybının inandırıcılıktan uzak olduğunu, manevi tazminat şartlarının oluşmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Faktoring A.Ş., ..., ..., ... vekili cevap dilekçesinde; Alacaklı ... Faktoring ile diğer müvekkilleri arasında vekalet ilişkisi olduğunu, vekille takip edilen işlerde vekilin değil asilin hukuki olarak sorumlu olduğunu, müvekkillerinin avukat olduğunu, istihkak prosedüründe karar mercii olmadıklarını, yasal görevleri doğrultusunda hareket ettiklerini, herhangi bir kasıt ya da kusurları olmadığını, müvekkilleri yönünden husumet itirazları olduğunu, müvekkillerinden ... Faktöringin alacaklı olduğu kişilere (... A.Ş., ..., ... ve ...) karşı 35.000,00 TL’lik) karşı icra takibi başlatıldığını, takiplerin devamında borçluların bilinen adreslerinde haciz işlemi yapıldığını, 31.05.2012 tarihinde borçlu ...’un ticari faaliyet sürdürdüğünü, haciz için ... Plaza ... Blok K: ... No: ... Esenler/İstanbul adresine gidildiğini, davacı tarafından istihkak iddiasında bulunulduğunu, bunun üzerine haciz mahallinde evrak incelemesi yapıldığını, haciz tutanağına göre haciz mahallinde borçluya ait pek çok evrak bulunduğunu, bilgisayar kayıtlarının incelenmesinde 27.03.2012 tarihli davacı şirket tarafından borçlu şirkete hitaben ihtarname evrakı, ... firmasının borçlu ... ile yapmış olduğu distribütörlük sözleşmesi, ... tarafından dava dışı ... firmasına hitaben yazılmış 21.02.2012 tarihli ihtarname, borçlu şirketin davacı şirkete hitaben göndermiş olduğu 20.03.2012 tarihli ihtarname, borçlu ...’un kendisine bağlı olan bayilere çekmiş olduğu mail dökümlerinin mevcut olduğunun görüldüğünü, söz konusu evrakların birer örneğinin talimat dosyasına alındığını, haciz için gidilen tesadüfi bir günde haciz mahallinde borçlu ile dava dışı şirket arasında yapılmış sözleşmelerin borçlunun müşterilerini gösterir müşteri listelerinin bayiliklere çekilmiş olan mail dökümlerinin bulunmasının borçlunun haciz mahalli ile organik bağını ortaya koyduğunu, adreste haciz işlemi yapılmasından daha doğal bir şey olmadığını, davacının elinde bulunan adi yazılı kira sözleşmesi, fatura ve vergi levhası gibi belgelerin hak sahipliğinin ispatı bakımından yeterli olmadığını, davacının haciz ve muhafaza işlemlerine yönelik icra mahkemesine şikayette bulunmadığını, hacizden itibaren 7 gün içinde şikayet etmesi gerektiğini, açılmış bulunan tazminat davasının ön koşulunun davacının istihkak iddiasının haklılığını gösteren bir mahkeme ilamı olması olduğunu, davacının istihkak iddiasının haklılığını oluşturan bir mahkeme ilamı bulunmadığını, davacının ... firmasının borçlu ile olan distribütörlük sözleşmesini 21.02.2012 tarihinde bittiği ve kendileri ile 28.02.2012 tarihinde distribütörlük anlaşması yaptığını iddia etmiş ise de TÜRKPATENT’in internet sitesinde 12.01.2011 tarihinden bu yana ... A.Ş.’nin distribütör olarak gözüktüğünü, yurtdışında bulunan bir firmanın distribütörlüğünün yapılabilmesi için distribütörlük yapacak firmanın bunu tescil ve ilan ettirmesi gerektiğini, ihtarnamelerin alacaklılara karşı borç ödemeden kaçınmak üzere danışıklı düzenlenme ihtimalinin yüksek olduğunu, davacının 31.05.2012 tarihinden çok kısa bir süre sonra 04.06.2012 tarihine malları yediemin olarak teslim aldığını, 3-4 günlük bir sürede iddia edilen ciro kaybının olmasının mümkün olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen Davada Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı şirketin ... AŞ.’den olan alacağı için Bursa ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takip dosyası ve yine Bursa ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası üzerinden icra takibi başlattığını, her iki icra takibi için müvekkili şirketin ... Plaza ... Blok K:... No:... Esenler/İstanbul adresinde talimat yoluyla 31.05.2012 tarihinde haksız haciz icra ettiğini, davalı ile borçlu olduğu ileri sürülen kişilerin adresleri İstanbul'da olduğunu, söz konusu takipte İstanbul Mahkemeleri ve icra müdürlükleri yetkili olduğu halde ihtiyati haciz kararının Bursa'dan alındığını, davalı şirketin Bursa'da icra takibine giriştiğini, ihtiyati haciz talebinde, ihtiyati haciz kararında ve takip talebinde borçlu ... A.Ş.’ye ait adresin ... Merkezi ... Blok K: ... No: ... Okmeydanı - Şişli/ İstanbul olarak gösterildiğini, ihtiyati haciz kararının davalı avukatlar tarafından Bursa ... İcra Müdürlüğünde işleme konulduğunu, haciz için Bakırköy İcra Müdürlüğüne talimat yazılırken nasıl olduğu anlaşılamayacak biçimde borçlunun adresinin kötü niyetle müvekkili şirketin adresi olarak gösterildiğini, davacı firmanın polisler eşliğinde hukuka aykırı olarak haciz ve muhafaza işlemi gerçekleştirdiğini, haciz yapılan adresin o tarih itibarıyla 10 yıla yakın bir süreyle müvekkili şirketin merkez adresi olduğunu, borçlu ile müvekkili şirketin hiçbir organik bağı bulunmadığını, bu adresin borçluya ait olduğuna dair davalı alacaklı tarafından hiçbir belge sunulmadığını, haczedilen tüm buzdolaplarının ... marka olduğunu, söz konusu malların haciz tarihinden çok önce ithal edildiğini, söz konusu malların borçluya ait olmadığını, müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığını, müvekkili şirketin adresinde yapılan haksız hacizler sırasında istihkak itirazlarına rağmen çok sayıda menkulün haczedildiğini, uğranılan zararın tanzimi için haksız fiil teşkil eden haksız haczin yapıldığı yer mahkemesi olan Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/681 E. sayılı dosyası üzerinden tazminat davası açıldığını, ilgili davanın halen derdest olduğunu, Bursa ... İcra Müdürlüğünün ... E. ve ... E. sayılı takip dosyaları üzerinden yapılan haksız hacizlere karşı Bursa 6. İcra Hukuk Mahkemesinde sırasıyla 2012/568 E. ve 2012/569 E. sayılı dosyaları üzerinden istihkak davaları açıldığını, anılan davalar açılırken Bursa 6. İcra Hukuk Mahkemesinin 2012/568 E. (Yeni Esas: 2015/212) sayılı dosyasına müvekkili şirketin 04.06.2012 tarihinde 13.400 TL teminat yatırdığını, yine aynı Mahkemenin 2012/569 E. (Yeni Esas: 2017/621) sayılı dosyasına da müvekkili şirketin 04/06/2012 tarihinde 13.400 TL teminat yatırmak zorunda kaldığını, Bursa 6. İcra Hukuk Mahkemesinin 2012/568 E. ve 2012/569 E. sayılı dosyalarının Yargıtay tarafından bozulması üzerine dava dosyalarının ilk derece mahkemesine gönderilerek 2015/212 E. ile 2017/621 E. sayılı numaralarını aldığını, söz konusu davaların lehlerine sonuçlanarak Yargıtay denetiminden geçtiğini, anılan dosyalardan 2015/212 E. sayılı dosyanın 03/01/2020 tarihinde kesinleştiğini, müvekkili şirketin yatırmak zorunda kaldığı teminatın 20/05/2020 tarihinde taraflarına iade edildiğini, Bursa 6. İcra Hukuk Mahkemesinin 04.12.2018 tarihli, 2017/621 E. ve 2018/964 K. sayılı kararının Yargıtay denetiminden geçerek 24.01.2020 tarihinde kesinleştiğini, yatırdıkları teminatın 28.01.2021 tarihinde taraflarına iade edildiğini, Bursa 6. İcra Hukuk Mahkemesinin 2012/568 E. (2015/212) sayılı dosyasına teminat olarak yatırılan 13.400 TL’nin 04.06.2012 tarihi ile 20.05.2020 tarihleri arasında davacı firma tarafından ticari işlerde kullanılamamasından dolayı ciddi bir ek zarar doğduğunu, yine Bursa 6. İcra Hukuk Mahkemesinin 2012/569 (2017/621) E. sayılı dosyasına teminat olarak yatırılan 13.400 TL’nin de 04.06.2012 tarihi ile 28.01.2021 tarihleri arasında davacı firma tarafından ticari işlerde kullanılamamasından dolayı ciddi bir ek zarar doğduğunu, yatırılan bu teminatlar istihkak davaları sonuçlanıncaya kadar taraflarına iade edilmediğini, istihkak davalarının derdest olması sebebiyle daha önce açılan ve halen derdest olan Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/681 E. sayılı dosyadaki tazminat taleplerine dahil edilemediğini, müvekkilinin istihkak itirazlarının haklı görülerek lehlerine sonuçlandığını, anılan dosyalara ayrı ayrı yatırılan 13.400'er TL’nin yıllarca kullanılamamasından doğan zararların belirlenir hale geldiğini, söz konusu ek zararların tazmini için işbu davanın açılmasının zorunlu hale geldiğini, İİK’nın 259/1. maddesine göre ihtiyati haczin haksız çıkması halinde ortaya çıkan bütün zarardan alacaklının sorumlu olduğunu, ihtiyati haciz haksız olduğundan bundan maddi zarar doğmuşsa alacaklı kusurlu olmasa dahi bu zarardan sorumlu olduğunu, bu sorumluluk kapsamında müvekkilinin zararının giderilmesi gerektiğini belirterek davanın kabulü ile Bursa 6. İcra Hukuk Mahkemesinin 2012/568 E. (2015/212) sayılı dosyasına teminat olarak yatırılan 13.400 TL’nin 04.06.2012 tarihi ile 20.05.2020 tarihleri arasında ticari işlerde kullanılamamasından doğan kar kaybı ve ek zarar ile Bursa 6. İcra Hukuk Mahkemesinin 2012/569 E. (2017/621) sayılı dosyasına teminat olarak yatırılan 13.400 TL’nin 04.06.2012 tarihi ile 28.01.2021 tarihleri arasında ticari işlerde kullanılamamasından doğan kar kaybı ve ek zararın tespitine, müvekkili şirketin fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 30.000,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; \"...Dosya tüm deliller ile birlikte değerlendirildiğinde; yukarıda da bahsedildiği gibi dava haksız ihtiyati haciz nedeni ile maddi ve manevi tazminat davası iken birleşen dava haksız haciz nedeni ile maddi tazminat istemine ilişkindir. Asıl dava yönünden öncelikle pasif husumet bakımından mahkememizce değerlendirme yapmak gerekmekte olup, hacze konu dosyanın tarafları davacı ile davalılardan ... Hizm. A.Ş. Olup yukarıda bahsi geçen İstanbul BAM 4. Hukuk Dairesi, 2020/1209 Esas, 2022/966 Karar ile İstanbul BAM 4 HD 2020/556 Esas, 2022/506 Karar sayılı ilamları dikkate alınarak ..., ..., ..., Adalet Bakanlığına karşı açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar vermek gerekmiştir. Asıl dava ve birleşen dava bakımından davacının aleyhine uygulanan haczin haksız olup olmadığı, haksız ise maddi zararının tespiti bakımından dosya iki farklı bilirkişi heyetine tevdi edilmiş düzenlenen kök ve ek raporlar dosyamız arasına alınmıştır. 2004 sayılı İİK’nın 259/1. maddesinde, ihtiyati haczin haksız çıkması halinde, borçlunun ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğradıkları bütün zararlardan alacaklının sorumlu olduğu düzenlenmiştir. İhtiyati haciz haksız ve bundan maddi zarar doğmuşsa, alacaklı kusurlu olmasa dahi, zarar görene maddi tazminat ödemekle yükümlüdür. Buna karşılık, haksız ihtiyati haciz koyduran alacaklının kusursuz sorumluluğu sadece maddi tazminat bakımından olup, manevi tazminat yönünden 818 sayılı BK’nın 49. maddesindeki (6098 sayılı TBK'nın 58.maddesi) koşulların oluşması gerekir. Bu maddeye dayalı sorumluluk ise, kusura dayalıdır. Bu itibarla, alacaklının kötüniyetli veya iyiniyetli olup olmadığı da sonuca etkili olup, ağır olmasa da kusurlu olması gerekmektedir. (Bkz. Prof. B. Kuru, İcra ve İflas Hukuku, Ankara, 1993, Cilt 3, Sh.2583 v.d). (Emsal Yargıtay 4. HD nin 24.10.2018 gün ve 2016/9599 E - 2018/6494 K. Sayılı ilamı) T.C.YARGITAY4. Hukuk Dairesinin  2014/12440 Esas,  2014/14543 Karar sayılı ilamı dikkate alınarak istihkak davasının neticesinin kesinleşmesi mahkememize beklenmiştir. Yargıtay'ın eski tarihli içtihatlarında da belirtildiği gibi istihkak davasının davacı lehine sonuçlanması tek başına manevi tazminat için yeterli görülmese de haczi haksız hale getireceğine şüphe yoktur. Davacının haksız haciz nedeni ile uğradığı maddi zarar miktarı ise her iki raporda da asıl dava bakımından 9.907,58-TL, birleşen dava bakımından ise 20.046,04-TL olarak tespit edilmiş olup raporların uyumlu olduğu bakiye zarar iddiasının davacı tarafça ispatlanamadığı anlaşılmakla bu miktarlar üzerinden asıl dava ve birleşen dava bakımından maddi tazminat taleplerinin kabulü gerekmiştir. Davacının manevi tazminat talebi bakımından ise, yukarıda da bahsedildiği gibi tek aşına istihkak davasının davacı lehine sonuçlanması manevi tazminatın kabulünü gerektirmemektedir. Manevi tazminatın kabulü için BK’nın 49. maddesindeki (6098 sayılı TBK'nın 58.maddesi) koşulların oluşması, alacaklının  ağır olmasa da kusurlu olması gerekmektedir. Dava konusu olaya gelindiğinde ise, dava dışı takip borçlusu ile davacının organik bağının olmaması, ihtilaflı olduğunun dinlenen tanık beyanlarında hacze gelen kişilere iletildiği, yine tanık beyanlarında avukatlarına haber verdiklerini yan binada olduğunu beklenilmesini talep etmelerine rağmen beklenilmediği yönündeki beyanları,  ödeme emrindeki adres ile davaya konu haczin yapıldığı yerin farklı olması, haciz konusu malların dava dışı borçlu ile ilgisinin olmaması, hacze konu erde buna dair bir delil de olmamasına rağmen haczin yapılmış olması, dinlenen tüm tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde davalının haczin yapılmasına kusurlu olduğu anlaşılmakla 20.000,00-TL 'nin bu davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan sebeplerle; <br>ASIL DAVA BAKIMINDAN; Davacının ..., ..., ..., Adalet Bakanlığı'na karşı açmış olduğu maddi ve manevi tazminat davansının REDDİNE, Davacının davalılardan ... HİZM A.Ş 'e karşı açmış olduğu maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜNE, 1-Davacının 9.907,58-TL maddi zararının bu davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 2-Fazlaya ilişkin talebin ispatlanamadığından reddine, Davacının davalılardan ... HİZM A.Ş 'e karşı açmış olduğu manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜNE, 1- Manevi zarar olarak  20.000,00-TL 'nin bu davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 2- Fazlaya ilişkin talebin reddine, <br>HARÇLAR 1-Alınması gerekli 2.042,98 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 3.347,55-TL harcın  mahsubu ile 1.304,57 TL harcın  karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, b-Davacı tarafından ödenen 24,30-TL Başvurma Harcı, 3.347,55-TL Peşin Harç, 3,75 TL vekalet harcı toplamı 3.375,60 TL'nin davalı ... HİZM A.Ş'den alınarak davacıya VERİLMESİNE,<br>VEKALET ÜCRETİ Maddi Tazminat Yönünden a-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesap edilen 9.907,58 TL ücreti vekaletin Davalı ... FAKTORİNG HİZM A.Ş'den tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, b-Davalı ... FAKTORİNG, ADALET BAKANLIĞI, ..., ..., ... kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesap edilen 17.900 TL ücreti vekaletin Davacıdan tahsili ile davalılara VERİLMESİNE,<br>Manevi Tazminat Yönünden a-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalı ... FAKTORİNG HİZM A.Ş'den tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, b-Davalı  ... FAKTORİNG HİZM A.Ş, ADALET BAKANLIĞI, ..., ..., ... kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesap edilen 17.900 TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile davalılara VERİLMESİNE,<br>YARGILAMA GİDERİ a-Davacı tarafından yapılan tebligat + posta  ücreti, bilirkişi ücreti toplamı 15.509 TL 'nin kabul ve red oranı göz önüne alındığında 2.326,35-TL'nin davalı ... FAKTORİNG HİZM A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine, bakiye 13.182,65-TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, b-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde  davacıya İADESİNE, <br>BİRLEŞEN DAVA BAKIMINDAN; Açılan Davanın KISMEN KABULÜNE, 1-Davacının 20.046,04-TL olarak hesap edilen zararın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 2-Fazlaya ilişkin talebin reddine, ...\" karar verilmiştir. Verilen karara karşı davacı vekili ve ... Faktoring A.Ş. vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Haciz uygulanan adresin borçluya ait olduğuna dair davalı alacaklı ve vekilleri hiç bir belge sunamadığını, sırf bu durum bile alacaklı davalı ile vekilllerinin kötü niyetini ortaya koymamaya yeterli olduğunu, icra işlemlerini gerçekleştiren icra görevlisinin kusuru ile işlemler gerçekleştirildiğinden davalı Adalet Bakanlığının sorumluluğu da bulunduğunu, davalıların tamamen kötü niyetle yaptığı haciz sebebiyle manevi tazminat miktarının düşük olduğunu, alıcı firmaların ürünleri almaktan vazgeçtiği için zarar oluştuğunu, zararın bilirkişiler tarafından eksik belirlendiğini, davalı faktöring firmasının ödeyeceği maddi tazminatı 9.907,58 TL  olarak belirlemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ilk derece mahkemesi tarafından nasıl belirlendiği anlaşılamayacak şekilde 20.046,04 TL olarak belirlenmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, diğer davalılar yönünden davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olması sebebiyle kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... Faktoring A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; Bilirkişi raporları doğrultusunda karar verilmesinin hatalı olduğunu, muhafaza talebini reddetmeyen kişi veya kuruma yöneltilmesi gerektiğinden müvekkili ... faktoring A.Ş.'nin pasif husumet ehliyeti bulunmadığını, hak arama özgürlüğü kapsamında haksız bir haciz işlemi bulunmadığını, resmi belgeler karşısında tanık anlatımlarına itibar edilmesi açıkça hukuka aykırı olduğunu,  davacının birleşen dava adı altına talep etmiş olduğu zarara kendisinin sebebiyet verdiğini, müvekkilinin haklı alacağını tahsil etme gayesinde olan iyi niyetli alacaklı olduğunu, işbu hususun aksi davacı tarafça ispatlanmamış olmasına rağmen müvekkili aleyhine manevi tazminata hükmedilmesi hatalı olduğunu, bu sebeple; miktar itibariyle de manevi tazminatın fahiş olması sebebiyle kararın kaldırılması gerektiğini, yerel mahkemenin bilirkişi raporu doğrultusunda talep edilen mahkeme masrafları kalemine de hükmetmiş olmasının fahiş bir hata olduğunu, davacının usulüne uygun tutulmamış ticari defterlerinden yapılan tespitlerin hesaplamaya ve hükme esas almasının hukuka aykırı olduğunu, birleşen dava bakımından müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden  kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava; Haksız haciz iddiasına dayalı tazminat talebine ilişkindir. 2004 sayılı İİK’nın 259/1. maddesinde, ihtiyati haczin haksız çıkması halinde, borçlunun ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğradıkları bütün zararlardan alacaklının sorumlu olduğu düzenlenmiştir. İhtiyati haciz haksız ve bundan maddi zarar doğmuşsa, alacaklı kusurlu olmasa dahi, zarar görene maddi tazminat ödemekle yükümlüdür. Buna karşılık, haksız ihtiyati haciz koyduran alacaklının kusursuz sorumluluğu sadece maddi tazminat bakımından olup, manevi tazminat yönünden 818 sayılı BK’nın 49. maddesindeki (6098 sayılı TBK'nın 58.maddesi) koşulların  oluşması gerekir. Bu maddeye dayalı sorumluluk ise, kusura dayalıdır. Bu itibarla, alacaklının kötüniyetli veya iyiniyetli olup olmadığı da sonuca etkili olup, ağır olmasa da kusurlu olması  gerekmektedir (Bkz. Prof. B. Kuru, İcra ve İflas Hukuku, Ankara, 1993, Cilt 3, Sh.2583 v.d). (Emsal Yargıtay 4. HD nin 24.10.2018 gün ve 2016/9599 E - 2018/6494 K. Sayılı ilamı). Somut olayda; Davalının davacının adresinde haciz uygulamasının takipte veya haciz işleminde  kötü niyetli ve ağır kusurlu olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Manevi tazminatın miktarı yönünden yapılan istinaf istemine gelince; 6098 sayılı TBK’nın 58. maddesi hükmüne göre hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir  olunacak   manevi   tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan sebepleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Somut olayda; Olayın meydana geliş biçimi, davalının eylemi, eylemin davacı üzerindeki etkisi, olay tarihi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın olay tarihindeki alım gücü ve yukarıdaki ilkeler nazara alındığında davacı yararına hükmedilen manevi tazminat miktarı yerindedir. Manevi tazminatın miktarına ilişkin istinaf istemi bu sebeple yerinde değildir. Yargılama Giderlerine Hükmedilmesi HMK Madde 332(1) Yargılama giderlerine, mahkemece resen hükmedilir.(2) Yargılama gideri, tutarı, hangi tarafa ve hangi oranda yükletildiği ve dökümü hüküm altında gösterilir.(3) Hükümden sonraki yargılama giderlerini hangi tarafın ödeyeceği, miktarı ve dökümü ile bu giderlerin hangi tarafa yükletileceği, mahkemece ilamın altına yazılır. Bu sebeple eldeki davada başka dava dosyasındaki avukatlık ücreti ve yol giderlerinin bu davada istenilmesi mümkün olmadığından asıl davada maddi tazminat kapsamında tutulması hatalı olup, bu sebeple davalı vekilinin istinaf isteminin kabulü gerekir.Vekalet ücreti  yönünden yapılan istinaf  incelemesinde; Karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT.'nin  Manevi tazminat davalarında ücret Madde 10- (1) Manevi tazminat davalarında avukatlık ücreti, hüküm altına alınan miktar üzerinden bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez. Tarifelerin üçüncü kısmına göre ücret Madde 13-(2) Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez. (3) Maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez. Karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT.'nin Madde 3-(2) Müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur. Bu sebeple asıl davada maddi ve manevi tazminat ile birleşen davada maddi tazminat yönünden AAÜT'nin yukarıda açıklanan maddelerine göre hatalı vekalet ücretine hükmolunması sebebiyle davalı vekilinin  istinaf isteminin kabulü gerekir. Yukarıda açıklanan hususlar gereğince davalı ... Faktoring Hizm A.Ş. vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulüne ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince kaldırılmasına ancak bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, Davacının davalılardan ... Hizm A.Ş. 'ye karşı açmış olduğu maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜNE, 1-Davacının 4.391,58 TL maddi zararının işbu davalıdan tahsiliyle davacıya ödenmesine, 2-Fazlaya ilişkin talebin ispatlanamadığından reddine, Davacının davalılardan ... Faktoring Hizm A.Ş'ye karşı açmış olduğu manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜNE, 1- Manevi zarar olarak  20.000,00 TL 'nin işbu davalıdan tahsiliyle davacıya ödenmesine, 2- Fazlaya ilişkin talebin reddine,<br>HARÇLAR 1-Alınması gerekli 2.042,98 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 3.347,55-TL harcın  mahsubu ile 1.304,57 TL harcın  karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, b-Davacı tarafından ödenen 24,30-TL Başvurma Harcı, 3.347,55 TL Peşin Harç, 3,75 TL vekalet harcı toplamı 3.375,60 TL yargılama giderinin davalı ...Faktoring Hizm A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine,<br>VEKALET ÜCRETİ Maddi Tazminat Yönünden a-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesap edilen 4.391,58 TL nispi vekalet ücretinin davalı ... Faktoring Hizm A.Ş'den tahsiliyle davacıya verilmesine, b-Davalı ... Faktoring Hizm A.Ş. kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden  karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesap edilen 4.391,58 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalı ... Faktoring Hizm A.Ş'ye verilmesine c-Adalet Bakanlığı, ..., ..., ... kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle işbu davalılara verilmesine,<br>Manevi Tazminat Yönünden a-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davalı ... Faktoring Hizm A.Ş'den tahsiliyle davacıya verilmesine, b--Davalı ... Faktoring Hizm A.Ş kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden  karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre 17.900,00 TL maktu ücreti vekaletin davacıdan tahsiliyle davalı ... Faktoring Hizm A.Ş'ye verilmesine c-Davalı Adalet Bakanlığı, ..., ..., ... kendilerini  vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle işbu davalılara verilmesine, <br>YARGILAMA GİDERİ a-Davacı tarafından yapılan tebligat + posta  ücreti, bilirkişi ücreti toplamı 15.509,00 TL 'nin kabul ve red oranı göz önüne alındığında 2.326,35 TL'nin davalı ... Faktoring Hizm A.Ş'den tahsiliyle davacıya verilmesine, bakiye 13.182,65 TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, <br>BİRLEŞEN DAVA BAKIMINDAN; Açılan Davanın KISMEN KABULÜNE, 1-Davacının 20.046,04 TL olarak hesap edilen zararın davalıdan tahsiliyle davacıya ödenmesine, 2-Fazlaya ilişkin talebin reddine, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden  karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 4-Davalı ... Faktoring Hizm A.Ş. kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden  karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesap edilen 9.953,96 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalı ... Faktoring Hizm A.Ş'ye verilmesi yönünde yeniden karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK' nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı ... Faktoring Hizm. A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile; Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/01/2024 tarih, 2014/681 Esas - 2024/18 Karar sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2.maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden bu kapsamda; 3- Davacının, davalılar ..., ..., ..., Adalet Bakanlığı'na karşı açmış olduğu maddi ve manevi tazminat davasının REDDİNE, 4- Asıl dava bakımından; Davacının davalılardan ... Faktoring Hizm A.Ş 'ye karşı açmış olduğu maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜNE, 4/a-Davacının  4.391,58 TL maddi zararının  ... Faktoring Hizm. A.Ş.' den tahsiliyle davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin ispatlanamadığından reddine, 5- Davacının davalılardan ... Faktoring Hizm. A.Ş. 'ye karşı açmış olduğu manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜNE, 5/a-Manevi zarar olarak  20.000,00 TL'nin ... Faktoring Hizm. A.Ş.' den tahsiliyle davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 6- Birleşen dava bakımından; Açılan davanın KISMEN KABULÜNE, 6/a-Davacının 20.046,04 TL olarak hesap edilen zararın davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 7- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; Asıl dava yönünden; 7/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.666,18 TL nispi karar ve ilam harcının peşin alınan 3.347,55 TL'den mahsubuyla fazla alınan 1.681,37 TL harcın  karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 7/b-Davacı tarafından yapılan 24,30 TL başvurma harcı, 1.666,18 TL peşin harç, 3,75 TL vekalet harcı ile müzekkere, bilirkişi ücreti, posta ve tebligat gideri 15.509,00 TL olmak üzere toplam 17.178,93 TL yargılama giderinden davanın kabul ret oranına göre 3.435,78 TL'sinin davalı ... Faktoring Hizm. A.Ş.' den alınarak davacıya verilmesine,  bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, 7/c-Davalı ... Faktoring Hizm. A.Ş. tarafından  yapılan 11,50 TL vekalet harcı, 153,60 TL posta/tebligat gideri, (ayrıntısı uyapta kayıtlı) olmak üzere toplam  165,10 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre 132,08 TL'sinin davacıdan alınarak davalı ... Faktoring Hizm. A.Ş.'ye verilmesine, bakiye giderin işbu davalı üzerinde bırakılmasına, 7/d-Davalı Adalet Bakanlığı tarafından  yapılan 50,00 TL posta/tebligat gideri, (ayrıntısı uyapta kayıtlı) yargılama giderinin  davacıdan tahsiliyle işbu davalıya verilmesine,  7/e-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/(2). maddesine göre kabul edilen maddi tazminat yönünden 4.391,58 TL nispi vekalet ücretinin davalı  ... Faktoring Hizm. A.Ş. 'den  tahsiliyle davacıya verilmesine, 7/f-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/(1-3). maddesine göre reddedilen maddi tazminat yönünden 4.391,58 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalı  ... Faktoring Hizm. A.Ş. 'ye verilmesine, 7/g-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/(1). maddesine göre reddedilen maddi tazminat talebi yönünden 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalılar Adalet Bakanlığı, ..., ... ve ...'e verilmesine, 7/h-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin  10 ve 13/(1). maddelerine göre kabul edilen manevi tazminat talebi yönünden 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davalı ... Faktoring Hizm. A.Ş.' den  tahsiliyle davacıya verilmesine, 7/ı-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10/(2).  ve 13/(2). maddelerine göre reddedilen manevi tazminat talebi yönünden 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalı ... Faktoring Hizm. A.Ş.' ye verilmesine, 7/j-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10/(2).  ve 13/(2). maddelerine göre reddedilen manevi tazminat talebi yönünden 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalılar Adalet Bakanlığı, ..., ... ve ...'e verilmesine, Birleşen dava yönünden; 8-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.369,34 TL nispi karar ve ilam harcının peşin alınan 512,33 TL'nin mahsubuyla bakiye 857,01 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 8/a-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/(1). maddesine göre kabul edilen maddi tazminat yönünden 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davalı ... Faktoring Hizm. A.Ş. 'den tahsiliyle davacıya verilmesine, 8/b-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/(2). maddesine göre reddedilen maddi tazminat talebi yönünden 9.953,96 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalı ... Faktoring Hizm. A.Ş.'ye verilmesine, 9- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 9/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı ... Faktoring Hizm. A.Ş. tarafından  yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 9/b-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının peşin alınan 855,20 TL'den  mahsubu ile fazla alınan 427,60 TL harcın  karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 9/c-İstinaf yargılaması için davalı ... Faktoring Hizm. A.Ş. tarafından yapılan 2.338,80 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 223,00 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 2.561,80 TL yargılama giderinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 9/d-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 9/e-İstinaf incelemesi duruşmasız yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 10-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise  kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 11-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeri düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, 12-Bursa ... Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takip dosyasına yatırmış olduğu  36.015,73 TL Nakit teminatın 2004 Sayılı İİK'nın 36/5. maddesi gereğince yatıran ... Faktoring Anonim Şirketi haricindeki diğer davalılar ..., ... ve ...'e talepleri halinde kendilerine iadesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 24/04/2024 </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d551b3e27b597dca","SID":"4da0364157ffb181"}}